Vergi kanunlarının yeni türk lirasına uyumu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.(ss.725)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 44. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Aralık 2004 · 524 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 29 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KAN.DEĞ.YAP.HAK.KAN.(SS.725)); konuşma 524 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Vergi kanunlarının yeni türk lirasına uyumu ile bazı kan.değ.yap.hak.kan.(ss.725)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2004-12-29-vergi-kanunlarinin-yeni-turk-lirasina-uyumu-ile-bazi-kan-deg-yap-hak-k (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bize, insan hakları, demokrasi dersi verenlere sesleniyorum; demokrasi dersi verenler, sizlere sesleniyorum; Avrupa Birliği görüşmeleri öncesi, uyum yasalarının bu Meclisten çıkarılmasını önşart koyanlara sesleniyorum: İnsanlık ve insan hakları, demokrasi, sadece sizin vatandaşlarınız için mi acaba geçerli?! Neler söylüyorsunuz, neler yapıyorsunuz; yaptığınız tek bir şey, Türk insanının onurunu, haysiyetini ayaklar altına alıyorsunuz; yakışıyor mu bu size?!
Sabahın saat 3'ünde, 4'ünde, karda kışta, o sıcaklarda bekleyen insanlardan sadece demir parmaklıklar arasından belge alarak, hiç kimseyle konuşmayarak, hiç kimseyle muhatap olmayarak, o insanları, sorgusuz sualsiz, günlerce orada bekletiyorsunuz. Nerede insan onuru, nerede insan hakları?! Ankara ve İstanbul'daki konsoloslukların çevresindeki evlerin zilleri sabah saat 6'da çalınıp "ihtiyacımızı giderebilir miyiz" diyen bir sürü insanlar...
"Çağdaş Avrupa, çağdaş dünya" lafları, hiç dilinizden düşmüyor; kendiniz çağdaş, başkaları çağdışı!.. Çağdaşlık bu mu?! Hangi devirde yaşıyoruz?! E-devlet diyoruz, elektronik ortam diyoruz, elektronik dünya diyoruz... Acaba, başka hiçbir çözümü yok mu?! Acaba, bu insanları sabahın saat 3'ünde buraya getirmekten başka hiçbir çözüm bulamaz mısınız?! Acaba, bu insanları, sabahın saat 3'ünde oraya dizmekten zevk mi alıyorsunuz?! Ağrı'dan, Kars'tan, Van'dan, Malatya'dan gelip, vize almak için burada üç beş gün bekleyen ve her şeyi ayaklar altına alınan insanlar topluluğu oldu burası.
Bu insanlarla bir tek kelime etmiyorsunuz, milletvekili dahi olsanız, telefonlarınıza çıkmıyorlar; bir telesekreter, pat diye yüzünüze kapanıyor. Çağdaş dünyanın diğer devletleri, acaba, bu, Türk insanının kaderi mi?!
Kızı veya oğlu yurt dışında okuyor, yılbaşı tatilini beraberce geçirmek istiyorlar; babasına vize veriyor, annesine vermiyor. Sebebini soruyorsunuz, sebep söyleyen yok. Bu öğrenciyi kabul ediyorsun, parasını alıyorsun, kendi ülkende okutuyorsun, amacın, Türk öğrencisini okutmak değil; amacın, Türk öğrencisinin parasını almak. Peki, bu öğrencinin yılda bir defa annesi ve babasıyla birlikte olmak hakkı değil mi?! Bunu, bir Türk'e çok görüyorsun. Bu mudur insan hakları?!
Yaz okullarına binlerce öğrenciyi götürüyorsun, parasını alıyorsun veya şu anda Amerika'da, İngiltere'de, yurt dışında okuyan 200 000 Türk çocuğu var, bunların hepsinin parasını alacaksın; ama, bunların ebeveynleri çocuklarının yanına gitmek isterse "dur, gelemezsin" diyeceksin. Bu mudur insan hakları?!
Torunlarının sünneti için, oradaki oğlu veya kızı davetiye gönderiyor, davetiye getirttiriyorsun; vize vermiyorsun. Sebebi ne?.. Bunların, annelerinin babalarının oraya gidebilmesi için davetiye istiyorsun, davetiye geliyor "gel" diyorsun; ama, vize vermiyorsun. Torunlarının bir defalık mürüvvetini görmek isteyen insanlara, eğer bunu çok görüyorsan; bu mu çağdaşlık?!
Vize almak isteyen insanların mal varlığını ve yedi ceddini sorguluyorlar. "Bankadaki paran ne kadar? Bordronda maaşın ne kadar? Tapularını getir. Annenden babandan ne kaldı?"
Sayın milletvekilleri, şurada bir vize formu var; inanın, bir insan olarak utanıyorum; yedi ceddin sorgulanıyor. Ben buradan Maliye Bakanıma sesleniyorum...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Aslanoğlu,
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) -Kayıtdışı ekonomiyi eğer yakalayacaksan, yabancı büyükelçiliklerin istediği kayıtları al, kayıtdışı ekonomiyi yakalarsın; yedi ceddin sorgulanıyor. Bu, insan onuru mu?!
Hakikaten anlamak zor; ülke birliğine, ülke beraberliğine inanmış, Türk olmanın onur ve şerefini taşıyan, ülkemizde yaşayan bu insanlara yaptıklarınızı anlamak zor. Bunun adı, bir zulümdür, zulüm!
Kendi ülkenizdeki bölücü ve diğer radikal örgütlere karşı acımasız davranacaksın, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü istemeyen radikal örgütleri ve cumhuriyetin temel ilkelerine karşı örgütleri besleyeceksin, bunlardan faydalanacaksın, bunlara ses çıkarmayacaksın; ama, ne kadar da çalışsan, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü parçalamaya gücün yetmeyecek!
Tabiî, ekonomik bağımsızlığımıza da biraz değinmek istiyorum...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 29 Aralık 2004