Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Kasım 2004 · 499 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Güldal Akşit (AK Parti), 10 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE ARAŞTIRMA KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞK.VE GÖR.HK.KAN.TAS. (SS: 661 )); konuşma 499 kelime.
Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul). “Aile araştırma kurumu genel müdürlüğü teşk.ve gör.hk.kan.tas. (ss: 661 )”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2004-11-10-aile-arastirma-kurumu-genel-mudurlugu-tesk-ve-gor-hk-kan-tas-ss-661-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı, değerli katkılarınızla yasalaşmıştır.. Hükümetimizin, başından beri üzerinde ısrarla durduğu bir konuda daha millete ve sizlere verdiğimiz sözü katkılarınızla yerine getirmiş bulunuyoruz.
Bizi, her türlü felakete rağmen ayakta tutan yüce değerlerin kaynağı ailedir. Aile, doğal sosyal güvenlik kurumudur. Eğitimde, sağlıkta, beslenmede, barınmada, güvenlikte ve asayişte sorunların gerçek çözüm kaynağı ailedir. Aileyi merkez almayan bir bakış açısıyla sorunlarımızın üstesinden gelmek, maalesef mümkün değildir. Aile, temel bir yaşama birimidir. Dolayısıyla, ferdin gerçek durumu ne olursa olsun, mutlaka fonksiyonlarını yerine getirme kabiliyetinde olan bir aileye ihtiyacı vardır; ancak, ne kadar güçlü olursa olsun ve ne kadar köklü olursa olsun, aile kurumunun da bir direnç noktası olduğunu görmezlikten gelemeyiz. Nitekim, geçmişte yapılan korkunç ihmalin faturasını bugün acı bir şekilde ödüyoruz. İşte, bu vahim boşluğu, bu, kendi haline terk edilmişliği aşacak önemli kararlardan biri, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün yeniden teşkil edilmesidir. On yılı aşkın bir zamandır aileyle birlikte ihmal edilen kurum, bugün, yeniden hukukî kimliğine kavuşmaktadır. Bu ülkede, hiçbir sorun alanı, hiçbir kurum ve hiçbir kesim kendi kaderine terk edilemez. Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, pek çok ilgilisi olduğu halde, boşlukta, sahipsiz kalan, pek çok meselemizin çözüm kaynağıdır. Bu kurum, Türkiye'nin bilgi çağının gereklerine uygun bir şekilde yönetilmesi bakımından kilit bir öneme sahiptir.
Bir de, birer kör nokta olarak kalan bazı sosyal sorunlarımız var. Son yıllarda artış eğilimi gösteren uyuşturucu kullanımı böyledir; ürpererek izlediğimiz töre cinayetleri böyledir; daha kurulmadan yıkılan aileler böyledir; aile içindeki şiddet böyledir; çocuklara yönelik şiddet ve istismar böyledir; sokak çocukları olarak tanımladığımız acı gerçek böyledir.
Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün önemli bir fonksiyonu da, ailenin eğitimidir. Özellikle yetişkin eğitimindeki boşluğun doldurulması daha özel bir çaba istemektedir, daha özel bir çaba gerektirmektedir.
Bu konularda, icracı kurumların, bilgi ve strateji ihtiyacı içerisinde oldukları açıktır. Bu sorun alanlarının her biri derinlemesine tespit ve çözüme muhtaçtır; yani, kamu yönetiminde bilgi ve strateji boşluklarının doldurulması, bilimsel bilgiden yola çıkılarak geliştirilecek çözümlerle mümkündür. Bu sorunların bir kısmı, birden çok kurum ve kuruluşu ilgilendirmektedir. Bu sorunların çözümünde, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının işbirliğine ihtiyaç vardır. Türkiye, bu ağır sorunların çözümünde, akılcı, uygulanabilir stratejiler geliştirmek zorundadır.
Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, aileyi odak alan temel yaklaşımla, sosyal sorunların çözümünde bir strateji merkezi olarak düşünülmelidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belki bir teşekkür konuşması için gereğinden fazla vaktinizi aldığımı düşünüyor olabilirsiniz; ancak, yapılan iş, bizim açımızdan gerçekten çok önemlidir ve bu önemi ifade etmezsem sizlere haksızlık etmiş olacağıma inandığım için, biraz ayrıntıya girdim; bağışlayacağınızı ümit ediyorum.
Ülkemiz için bu denli önem arz eden bu yasa tasarısının yasalaşması konusunda atılan bu büyük adım, müreffeh bir Türkiye özlemimizin en bariz ifadesidir.
Bu büyük adımın atılmasında emeği geçen herkese ve başta Başkanlık Divanı Üyeleri olmak üzere, Yüce Meclisin tüm üyelerine en derin duygularla teşekkür ediyor, bu konuda bizden desteklerini hiç esirgemeyen Sayın Başbakanımıza saygılarımı arz ediyorum.
Yüce Atatürk'ün 66 ncı ölüm yıldönümünde, Atatürk'ü saygı ve minnetle anıyorum.
Yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 10 Kasım 2004