Kadın ve toplum konusunda
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 52. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Şubat 2004 · 440 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hamit Taşcı (AK Parti), 12 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADIN VE TOPLUM KONUSUNDA); konuşma 440 kelime.
Hamit Taşcı (AK Parti, Ordu). “Kadın ve toplum konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamit-tasci-22-2004-02-12-kadin-ve-toplum-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HAMİT TAŞCI (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, ekranları başında bizi izleyen bayanlar, baylar, ümidimiz ve geleceğimiz olan gençler; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Konuşmamın konusu kadın ve toplum. Kadın ve erkek ayırımı, kadın ve erkek sözcüğü, ayrı ayrı bir bütünü ifade etmiyor; türümüzün ortak adı insan. Bu gezegende insan türü, temel ilahî öğretilerin tümünde, bir erkek ve bir kadınla yaşamı başlatır. İlk erkeğin adı "Âdem" ilk bayanın adı da "Havva"dır; bugün, gezegendeki tüm insanlığın ortak atası ve anasıdır. Bu iki insanla, insanlığın çileli serüveni böyle başlar bu gezegende. Kutsal kitapların ortak anlatımına göre, önce cennete sonra da gezegene indirildiler. Zamanın o kesitinden bugüne, çileli yaşam bu gezegende süregelir.
Kadın, ilk insanın eşi, gezegendeki tüm insanlığın ortak anası; son elçi Hz. Muhammed'in ifadesiyle, cennetin ayaklarının altına serildiği yüce bir varlık. Kadın anadır, kadın bacıdır, eştir, candır, arkadaştır, sevgilidir, sevgidir, özlemdir, yaşamın sırrını saklayan eşsiz ve yüce bir varlıktır. Zamanın bugünkü kesitinde, gezegendeki insanlığın yarısı, ülkemizdeki vatandaşlarımızın yarısı, yaşamın yarısı, türümüzün devamı için anagüç, anakadın, kadın ana, kadın, kadın...
2000 nüfus sayımına göre, ülkemizde nüfusumuzun 34 000 000'unu kadınlar teşkil eder. Yaklaşık, kadın nüfusumuz, nüfusumuzun yarısı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ana dinamiği, ana gücü, ulus olarak soyumuzun devamının ana simgesi. Ülkemizin ana dinamiğini, türümüzün ana gücünü teşkil eden kadınımızın, bugün, toplumdaki durumu nedir; bu durumun tespitini yapalım mı hep birlikte.
Kadınlarımızın sağlık durumu nedir; anne olmasının sırrını ne kadar anlayabildik; gebelik, doğum, doğum sonrası dönemde verilen hizmet yeterli mi; çocuk sağlığı hizmetleri, yeterli ve dengeli beslenme hizmetlerinde alınan mesafeler ya da var olan eksiklikler nelerdir; doğum sürecinde anne ve bebek ölümleri için alınan tedbirler yeterli mi; dünya ülkeleriyle aramızdaki mesafeler nelerdir; ulusumuzun ana dinamiğini oluşturan ve soyumuzun devamını sağlayacak olan kadınımızın eğitim durumu nedir?.. Ülkemizde kadınlarımızın hâlâ yüzde 20'si okuma yazma bilmemektedir; bu, bizim için utançtır; biz, hâlâ bu utançla yaşamaya devam ediyoruz. Okuma yazma oranı ise, ancak yüzde 80'lerdedir. Bugün ancak 1 160 000 civarındaki kadınımız önlisans ve lisans eğitimi yapabilmiştir. Bugün bu istatistikler gösteriyor ki, anamız olan, bacımız olan, eşimiz olan, nüfusumuzun yarısının eğitim durumu içler acısı, utanç verici. Bir yandan çağdaşlık arayışı, bir yandan cehalet içinde yüzen yarımız! Nasıl çağdaş uygarlığı yakalayacağız, nasıl yeni bir medeniyet inşa edeceğiz?!. Bir yanda cehalet içinde boğulup yok olan kadınımız, bir yanda okumak isteyen kızlarımıza köhnemiş anlayışlar nedeniyle okuma şansı tanımayışımız; bu kafayla nereye kadar?!..
Çalışma yaşamına gelince; Türkiye'de kadın istihdamı, temel sorun alanlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Kadınların işgücüne katılım oranı 1990'da yüzde 34 civarında iken, 1998'de yüzde 27, 2000 yılında ise yüzde 23'e düşmüştür. Çalışan 100 kadından 57'si kendi iş alanı olan tarım sektöründe, 14'ü sanayi sektöründe, 29'u da hizmet sektöründe, genelde çok düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 12 Şubat 2004