Maden kan.ve bazı kan.değ.yap.ilişkin kan.tas.
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 93. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Mayıs 2004 · 956 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Akın (CHP), 26 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KAN.VE BAZI KAN.DEĞ.YAP.İLİŞKİN KAN.TAS.); konuşma 956 kelime.
Harun Akın (CHP, Zonguldak). “Maden kan.ve bazı kan.değ.yap.ilişkin kan.tas”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2004-05-26-maden-kan-ve-bazi-kan-deg-yap-iliskin-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HARUN AKIN (Zonguldak)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmekte olan Maden Kanunu Tasarısının 23 üncü maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi şahsım ve Partim adına saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, Sayın Bakan önderliğinde, sayın milletvekillerine, biraz evvel borla ilgili önergemize vermiş olduğunuz destekten ötürü teşekkür ediyoruz.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz Maden Kanunu Tasarısının 23 üncü maddesi, bütünüyle bölgemi, yani, milletvekili olarak bu Parlamentoya geldiğim Zonguldak İlini ilgilendirmektedir.
Maden Kanununun, birçok madenimizi ilgilendiren maddeleri içerse bile, sadece Zonguldak TTK için çıkarılmak istenen bir kanun olduğuna inanıyorum. Kanunun yıldızlı maddesi olarak da 23 üncü maddeyi görüyorum; yani, Zonguldak Türkiye Taşkömürü Kurumunu görüyorum.
Sizlere, bölgemin, yani, Maden Kanunuyla birlikte devletin elini çekeceği ve TTK'nın yok olacağı inancında olduğum Zonguldak'ın tanımını yapmak istiyorum öncelikle. Zonguldak taşkömürünün devletimiz için ne kadar önemli olduğunu sizlere anlatmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, Zonguldak'ı tarif ederek konuşmama başlamamı belki tuhaf karşılayacaksınız; çünkü, bu madde, bütünüyle Zonguldak'ı ilgilendiriyor.
Zonguldak, taşkömürünün üretilmeye başlanılmasıyla birlikte ülke gündemine gelmiş, cumhuriyet öncesinde yerli ve yabancı sermayenin ilgi, kazanç kaynağı olmuştur. Başlangıçta Türkiye'nin Almanyası olarak nitelenen Zonguldak, daha sonraları, uzun yıllar ülke sanayiine omuz vermiştir. 1990'lı yılları hatırlarsınız, sadece maden işçisinin ücretinde yaşamış olduğu sorunla yüzbinler Ankara'ya yola çıkmıştır, meselesine sahip çıkmıştır. Zonguldak, o şanlı dönemlerde de, ülkemiz tarafından, her kesim tarafından, emeğin başkenti ilan edilmiştir.
Zonguldak madenlerinde 4 500 madenci şehit vardır. Değerli arkadaşlar, Zonguldak'ta savaş olmadı, Zonguldak hiç işgali tanımadı; Zonguldak'ta 4 500 madenci, ülkesine, sanayiine katkı vermek için şehit düşmüştür.
İsmet Paşa Cumhurbaşkanı, ülkemiz İkinci Dünya Savaşına sokulmak isteniyor; İngiliz Lider Churchill, İsmet Paşayı sıkıştırıyor; İsmet Paşa, Churchill'den üç şey istiyor; bir, Ankara; iki, İstanbul; üç, Zonguldak madenlerinin korunmasını istiyor.
Bu gerçekleri hatırlatarak konuşmama devam etmek istiyorum.
Zonguldak Taşkömürü Havzası, 1937'de devletleştiriliyor, 1940'ta da EKİ kuruluyor. 3867 sayılı Kanunla, havza, devletleştirilmiş oluyor. 1957 yılında TKİ'ye bağlanıyor, 1983 yılında, bugün hâlâ devam eden TTK adını alıyor.
Havzanın -1 200 metreye kadar hesaplanmış jeolojik rezervi yaklaşık 1 354 000 000 ton olup, yüzde 42'si görünür rezerv olarak kabul edilmektedir.
Taşkömürünün ömrü ikiyüz yıldır. Değerli milletvekilleri, Sayın Bakanım da sürekli bahsediyor, gerçekten, biz, bu konuda çok büyük sıkıntı duyuyoruz. Taşkömürünün bilim adamlarınca ömrünün ikiyüz yıl olduğu kabul edilmişken -önümüze konulan doğalgaz projeleri, petrol yataklarının bilimsel ömrü yine elli yıl, doğalgazın altmış yıl- Zonguldak'ın ne kadar önemli bir bölge olduğunu hepiniz takdir edersiniz.
Kurumda bugün 14 925 personel çalışmaktadır.
Sizlere bir gerçeğin altını daha çizmek istiyorum. TTK tarafından üretilen taşkömürünün yaklaşık yüzde 75'i termik santrallara, yüzde 10'u demir çelik sektörüne, yüzde 15'i diğer sanayilere pazarlanmaktadır. Dünya birincil enerji ihtiyacının yüzde 23'ü yine kömürden karşılanmakta, dünya elektrik üretiminin yüzde 38'i kömürden elde edilmektedir. Dünya taşkömürü üretiminin yaklaşık yüzde 16'sı çelik üretiminde kullanılmakta, dünya çelik üretiminin de yüzde 70'i kömür kullanılarak elde edilmektedir. Böylesi önemli bir gerçekle baş başayken, demir-çelik işletmelerimiz kömürü nereden alıyor; binlerce kilometre uzaktan sıfır gümrükle getirilip, Zonguldak, Ereğli limanlarına ithal kömür gemileri giriyor. Milyonlarca dolar dövizimiz dışarıya gidiyor ve çok gariptir, biraz evvel Sayın Bakanım da bu şikâyeti dile getirdi; yani, biz, muhalefet partisi olarak, bölge insanı olarak aynı sıkıntıyı söylüyoruz, Sayın Bakanım da aynı sıkıntıyı söylüyor; ama, farklı düşünüyoruz.
Değerli arkadaşlar, Erdemir, Kardemir bu bölgeye Zonguldak'ta taşkömürü var diye kuruldu. Erdemir'in TTK'dan aldığı kömür 400 000 ton, dışarıdan aldığı kömür 2 500 000 ton. Efendim, TTK, Erdemirin istediği nitelikte kömür üretemiyormuş. Şimdi, bu söyleniyor. Evet, mevcut yıkama tesisleri, gerek süreç gerek yaşları itibariyle yetersiz. Neden bu yıkama tesisleri bugüne kadar yenilenmedi; neden kırk elli yıllık lavvarlarla hâlâ bugün dayatılıyor? Bunu, ben, bölge milletvekili olarak, hükümete sormak isterim.
Ben, aynı zamanda KİT Komisyonu üyesiyim; Başbakanlık Yüksek Denetleme ve Hazineyle TTK'nın hesaplarının denetimini yapan milletvekiliyim. TTK'nın denetimlerini yaparken karşılaştığımız manzaraları gördükçe gerçekten yüreklerimiz sızlıyor. Yüzde 60'lara kadar bitmiş, milyonlarca dolar boşa gitmiş projeler yarım bırakılmış.
Değerli arkadaşlar, şayet, hükümet olarak, bu bölgenin arkasında olmazsanız, bu projeleri yarım bırakırsanız, yatırımı bilerek engellerseniz, sıfır gümrüğü çıkarıp ithal kömürün önünü açarsanız, şimdi çıkıp da "Zonguldak'ta 300 000 000 dolar var" derseniz, samimî olur musunuz?!
Tabiî ki, bu anlattığım mesele, sadece bu hükümetin meselesi değil. Yirmi yıldır Zonguldak'a böyle bakıldı, yirmi yıldır madenlere böyle şaşı bakıldı; ama, Zonguldak ve ülkemiz bir seçim yaşadı. 3 Kasımda halk bunu değerlendirdi; yirmi yıldır uygulanan bu politikaları reddetti. Ellibir yılda olmayan bir şey oldu; Türkiye Büyük Millet Meclisinin tamamı dışarıda kaldı, iki partili bir Meclis oldu. Şimdi, Zonguldak insanı da böyle bir değerlendirme yaptı; bu politikaları reddetti; ama, şimdi işbaşında olan hükümetimizin ve Sayın Bakanımızın geçmişteki politikalardan pek farklı şeyler söylemediğini görüyoruz. Ulusal kaynaklarımız bütünüyle devredışı bırakılmak isteniyor. TTK, bilerek bu hale getirildi arkadaşlar! Bilerek ve isteyerek bu hale getirildi; yirmi yıldır bu hale getirildi.
Demir-çelikte endüstri dışa bağımlı hale gelmiştir. Hepiniz bilirsiniz, takdir edersiniz, demir çelikte yüzde 30, yüzde 40 ithalat yapılabilir; bunun üzeri risktir! Bunun üzeri risktir! Dışarıya bağımlı bir ekonomi şekillenmektedir değerli arkadaşlar. İşte doğalgaz projelerini hep birlikte yaşıyoruz; Sayın Bakanın da o konudaki sıkıntılarını biliyorum. Hazine diyor ki "yirmi yılımız kapalı." Bu ülkenin yirmi yılını kapatmışlar doğalgaza. Doğalgazın bilimsel ömrü elli yıl, altmış yıl, taşkömürünün ikiyüz yıl. Bizi, hazinemizi doğalgaza yirmi yıl mahkûm etmişler.
"Efendim, kömürü biz de önemsiyoruz" diyorsunuz "reddeden mi var" diyorsunuz. Sayın Başbakan, geçen sene, Zonguldak'a, biraz evvel bahsettiğim 4 500 madenci şehidimizin anıtının açılışına geldi. Ben de, o gün çok heyecanla o toplantıya katıldım. Sayın Başbakanımız "ocakları kapatmayacağız" dedi; ama "ocakları satmayacağız" demedi ve orada alkış aldı. Belki insanlarımızın birçoğu umut adına bu yorumu yapamayabilir; ama, biz, ertesi gün basına vermiş olduğumuz değerlendirmemizde, endişelerimizin devam ettiğini söyledik. Yani, Başbakan "ocakları satmayacağız, TTK bizim dönemimizde ayağa kalkacak" demedi.
Efendim, madenlerle ilgili araştırma önergelerimiz vardı, iki hafta evvel, bu çatı altında tamamı birleştirilerek görüşüldü ve hükümet reddetti. O araştırma önergelerimizin görüşmelerinde Sayın Bakanı yine heyecanla dinledim ve Sayın Bakan, Maden Kanunuyla birlikte bölgeye müjdeleri olduğunu söyledi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 26 Mayıs 2004