İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 38. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yokluk ve yoksulluk ekonomisinin yarattığı kültürel erozyonla ilgili

Hüseyin Bayındır

Kırşehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 38. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Şubat 2003 · 737 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Bayındır (CHP), 27 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YOKLUK VE YOKSULLUK EKONOMİSİNİN YARATTIĞI KÜLTÜREL EROZYONLA İLGİLİ); konuşma 737 kelime.

Hüseyin Bayındır (CHP, Kırşehir). “Yokluk ve yoksulluk ekonomisinin yarattığı kültürel erozyonla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-bayindir-22-2003-02-27-yokluk-ve-yoksulluk-ekonomisinin-yarattigi-kulturel-erozyonla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım, televizyonları başında bizi izleyen değerli yurttaşlarım; hepinizi şahsım adına saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Ülkemizin yıllardır içinde bulunduğu ekonomik krizin yarattığı, Anadolu insanını canından bezdiren sorunları, Anadolu insanının çilesini anlatmak adına, bu çileyi bir kez daha gözler önüne sermek adına söz almış bulunuyorum.

Vatandaşlarımız yıllardır uygulanan, denene denene cılkı çıkmış sağ anlayışların, sağ politikaların getirdiği yoksullaşmanın kurbanı oldu. Daha dün, benim öğretmenlerim ilkmektep sıralarında bizlere diyorlardı ki çocuklar, dünyada kendi kendine yeten 7 tane ülke var ve Türkiye Cumhuriyeti de bunların içerisinde. Bugün böyle mi, bunu düşünmek lazım, bir hissetmek lazım.

Açlığın, yoksulluğun faturasının her ekonomik krizden sonra inim inim inletilerek ödettirilen şu yoksul köylü ve çiftçilerimizin haline bakın! Ne oldu bizim o verimli tarlalarımıza! Niye o tarlalarımızda bugün ekim yapılamıyor! Ektiğini alamayan, aldığını satamayan bir çiftçi, bir köylü!.. Bunları hissetmek gerek, bunları düşünmek gerek, bunları anlamak gerek. Bunların getireceği kültürel erozyonu, lütfen, yüreğinizde hisseder misiniz. Açıkça söylüyorum; 21 inci Yüzyılda, 2002 yılında, benim de yörem olan Kırşehir'de Türk çiftçisi, gübresiz tohum ekti; haberdar mısınız bundan?! (AK Parti sıralarından "haberdarız" sesleri)

Peki, haberdarsanız niye gıkınız çıkmıyor?.. (CHP sıralarından alkışlar) Peki, çiftçimizin hali bu da, memurumuzun, işçimizin, işi olmayan insanlarımızın, üniversite kapılarında bekleyen öğrencilerimizin durumları farklı mı; okullarını bitirdiklerinde ne olacağı belli olmayan yavrularımızın durumundan da haberdar mısınız?

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Mazota zam geldi, mazota zam...

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Hele memurlarımız; 400 000 000 lira maaşla geçinmeye çalışırken, 200 000 000 lira ev kirasının, odun, katık, hırka, yakacak giderlerinin ne anlama geldiğini, bunu nasıl karşıladığını, bunu karşılarken kendisinden hangi tavizleri verdiğini hisseder misiniz lütfen! Bu yoksul insanlar -açıkça söylüyorum- size de bize de "kaldırın bu yoksulluğu" anlayışıyla oy verdiler ve bunun sonucunda AKP tek başına iktidar oldu. (AK Parti sıralarından "AK Parti" sesleri)

Hani seçim bildirgenizde bangır bangır bağırıyordunuz; ne oldu sizin yeşil mazot projenize?!. Nerede?!.

Bazen gece yarısı operasyonlarıyla, bazen sabahın ilk ışıklarıyla 11 defa -bugünü saymıyorum- zam yaptınız mazota.

MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır)Mazotun fiyatı ne kadar, biliyor musun?

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Burada var, burada var...

Geçmişten beri uygulanan ve bugün sizin de dört aydır uyguladığınız politikalar sayesinde çiftçinin, memurun, işçinin, asgarî ücretlinin, işi olmayanların içinde bulunduğu yoksulluğu tadar mısınız lüften.

13 üncü Yüzyılda, ne de güzel söylemiş Yunus Emrem.

"Bir garip öldü diyeler/Üç günden sonra duyalar/Soğuk suyla yuyalar/Şöyle garip bencileyin" dizelerindeki Yunus'un hissettiklerini yediyüz yıl sonra hisseder misiniz lütfen.

Bakın, kültürel yozlaşma, kültürel değerlerdeki bozulma bizi ne hale getirdi. Üç aydır Meclisimizin gündemini savaşa kilitlediniz, getirsenize tezkereyi; bir gün getirip ertesi günü çekiyorsunuz. Siz, savaşın ne anlama geldiğini biliyor musunuz?! (CHP sıralarından alkışlar)

Savaş, televizyonlarda film seyretmeye benzemiyor. Savaşta yıkılan evler, yıkılan elektrik direkleri, insanlar göçük altında; savaşta kan var, kolunu, bacağını kaybetmiş insanlar var. Onun için "savaşa hayır" demek bizim kültürümüzün bir gereğiydi; ne oldu bu kültürümüzün gereğini yapması gereken insanlara?

MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin)Savaşa hayır.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Evet, savaşa inadına hayır, inadına hayır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Her şeye rağmen, belki cumartesi günü de getiremeyeceksiniz o tezkereyi buraya. (CHP sıralarından gülüşmeler)

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bizi biz yapan değerler nerede?! O değerlere sahip çıkma noktasında, ahlâklı yaşam noktasında, yoksulluk sınırının, 1 200 000 000 lirayı aştığı bir dönemde 400 000 000 liraya çalışan insanların, hele işi olmayanların, işsizlik yüzünden evlenemeyen Ayşelerin, Fatmaların, Hasanların, Hüseyinlerin içinde bulunduğu duyguyu hissedebilir misiniz, var mısınız bunu hissetmeye?!

Gelin, ne yapacaksanız, hangi sözü vermişseniz, nereden başlayacaksanız, lütfen, bu yoksulluk ekonomisine bir çare bulalım; yapanın yanına kâr kalmayan bir anlayışta buluşalım; bizi biz yapan değerlerde buluşalım; katılımcı, dayanışmacı ruhumuzu ön plana çıkarmanın yolunu, yöntemini deneyelim. Bunun yapılması gerektiğine, ben ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu yürekten inanıyoruz. Eminim ki, aranızda da bunu hisseden insanlar vardır. Hangi birimizin kapısını günde en az 50 kişi "iş" diye "aş" diye çalmıyor; var mı bunlarla ilgili bir projeniz, çıkardınız mı?

MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin)Var var, geliyor.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Getirdiniz mi gündeme?

İNCİ GÜLSER ÖZDEMİR (İstanbul)Var, geliyor

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Ne zaman uygulayacaksınız, var da birilerini mi bekliyorsunuz, bu hükümetten sonra gelecek insanlar mı var başka, onlar mı yürüttürecek bu misyonu?

Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; benim alanım kültür. Her şeyimiz, paramız, pulumuz bir gün çok olabilir; ama, kaybolan değerler, kültürümüz, kolay kolay geriye gelmez, yüzlerce yıl ister. Onu bulabilmek, onunla özdeş yaşayabilmek, bizi bir araya getiren kavramlarda yeniden buluşabilmek umuduyla beni dinlediğiniz için, şahsım adına, yeniden, her birinize teşekkür ediyor; saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

14 konuşma daha · 27 Şubat 2003

14 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook