Tc hükümeti ile uluslararası göç örgütü arasında örgütün türkiye'deki durumu hk. sözleşmeye dair kan. tas. ( s.sayısı : 187 )
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ekim 2003 · 434 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 16 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC HÜKÜMETİ İLE ULUSLARARASI GÖÇ ÖRGÜTÜ ARASINDA ÖRGÜTÜN TÜRKİYE'DEKİ DURUMU HK. SÖZLEŞMEYE DAİR KAN. TAS. ( S.SAYISI : 187 )); konuşma 434 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Tc hükümeti ile uluslararası göç örgütü arasında örgütün türkiye'deki durumu hk. sözleşmeye dair kan. tas. ( s.sayısı : 187 )”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2003-10-16-tc-hukumeti-ile-uluslararasi-goc-orgutu-arasinda-orgutun-turkiye-deki (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uluslararası bir sözleşme üzerinde müzakere yapıyoruz; bu tür uluslararası sözleşmelerin yürürlük maddelerinde konuşmak, Sayın Hacaloğlu da belirtti, aslında, pek alışılmış bir şey değil; ama, Sayın Milletvekilimiz, eski Değerli Bakanımız, bu konuda söylemek istediği şeyler olduğu için, tabiî hakkı olarak kalktı burada bazı şeyler söyledi.
Önce, hemen şunu ifade edeyim: Biliyorsunuz, kalkınmada öncelikli yöre kavramı ve bununla ilgili 4325 sayılı Yasanın yürürlük süresi çoktan bitmiştir Sayın Hacaloğlu. Daha 21 inci Dönemde bu kalkınmada öncelikli yöre kavramı fiilî olarak sona erdi ve hiçbir anlamı yoktu, son geldiği şekil itibariyle de tamamen anlamsız hale geldi. Önce 22 vilayette başladı, daha sonra arttı, arttı, 50 vilayete çıktı, bazı ilçeler bunun içine dahil edildi ve netice itibariyle kalkınmada öncelikli yöre kavramı anlamını yitirdi.
Şimdi, hükümetimiz, doğu ve güneydoğu başta olmak üzere, kişi başına düşen geliri 1 500 doların altında olan illerimizde yatırımları teşvik etmek amacıyla yeni bir hamle başlatıyor. Elbette bir ekonomik program yürütüyoruz ve bunun bir uluslararası boyutu vardır; arkadaşlarımızın müzakereleri ve açıklamaları bu yöndedir. Bunun garipsenecek bir tarafı yok.
Öte yandan, yöre insanının yaralarının sarılması, uzun yıllar süren çatışma ortamında zarardide olmuş, sıkıntılar çekmiş, göç etmek zorunda kalmış olan insanların rehabilite edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bizim elbette görevimizdir, hükümet olarak biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz.
Sayın Hacaloğlu'nun, olağanüstü hal bölge uygulaması kalktı; bunun fiilî olarak da kalkması gerektiği yönündeki beyanlarına katılıyorum. Bazı uygulamalarda, maalesef, hâlâ bazı sıkıntılar var. Bunların kalkması gerekiyor ve olağanüstü halin, uygulama olarak, psikolojik olarak aslında sona ermesi gerekiyor. Türkiye'nin normalleşme sürecinde, Edirne'den Kars'a kadar bütün vatandaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin vatandaşı olma hazzını Türkiye'nin her köşesinde duymaları gerekiyor. Özellikle yol arama ve taramalarında daha dikkatli olunması gerekiyor. Biz bu konularda hemfikiriz; ancak, tekrar ifade etmek istiyorum, hükümetimizin getirdiği, özellikle, bu, kişi başına 1 500 doların altında gelire sahip olan illerdeki yatırımları teşvik etme projesi kesinlikle son derece önemlidir, ciddîye aldığımız bir meseledir.
"4325 sayılı Yasa fiilî olarak şu anda yürürlükte değildir. Zaten teşvikler vardır; sanki yeni bir şey yapılıyormuş gibi, yeni şeyler getiriliyormuş gibi hükümet tarafından sunulmasın" şeklindeki itirazların da çok anlamlı olmadığını düşünüyorum.
İnşallah, bu yörelerimizde, dediğim gibi, bu, uygulamaya girdiği zaman, işadamlarımıza, hazine arazilerini ücretsiz olarak vereceğiz, onlardan vergi almayacağız, enerjiyi yarı fiyatına vereceğiz; sigorta primlerinde önemli kolaylıklar olacak ve oralarda istihdamın yaratılması için, istihdamın artırılması için gerekli önlemler de alınmış olacak.
Nerede olursa olsun, ülkemizin hangi köşesinde olursa olsun, insanımıza haksızlık yapıldığı zaman bu haksızlıklara karşı çıkmalıyız. Hele hele hukukdışı muameleye tabi tutulmuş olan insanların hakkını almak, onlara iade etmek, başta Meclis olmak üzere, devlet olarak, hükümet olarak hepimizin görevidir diyorum, Yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 16 Ekim 2003