Eğitime yüzde yüz destek kampanyası hakkında
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 54. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Şubat 2004 · 987 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 18 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EĞİTİME YÜZDE YÜZ DESTEK KAMPANYASI HAKKINDA); konuşma 987 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Eğitime yüzde yüz destek kampanyası hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-02-18-egitime-yuzde-yuz-destek-kampanyasi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Millî Eğitim Komisyonu Başkanımız İstanbul Milletvekili Sayın Tayyar Altıkulaç'ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi mensupları tarafından, Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası çerçevesinde bir okul yaptırmasıyla ilgili olarak yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya Hükümet adına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyasının bugün geldiği aşamayı sizlerle paylaşma fırsatı verdiği için Sayın Altıkulaç'a teşekkürlerimi sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, Ankara'dan top sesleri duyulduğu zaman, millî mücadele esnasında, savaş ortamında bile, Büyük Millet Meclisinde heyeti ilmiyeler oluşturuluyordu ve Büyük Atatürk tarafından eğitim kongreleri toplanıyordu. Dolayısıyla, şartlar ne olursa olsun, ülkenin içerisinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, bizim, olmazsa olmaz, kesinlikle vazgeçilmez ilgi alanlarımızdan birisi mutlaka eğitimdir ve eğitim olmalıdır.
Bu yıl, sizlerin de büyük destekleriyle Millî Eğitim Bakanlığının bütçesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa savunma bütçesinin önüne geçti. Bu, takdire şayandır; bundan dolayı Hükümetimizi ve Meclisimizi tebrik ediyorum.
Üniversitelerimizin bütçesi dahil edildiği zaman, Türkiye'de eğitimin bütçesi 17 katrilyon civarındadır. Bu, aşağı yukarı 14 milyar dolar eder. Büyük bir paradır, büyük bir kaynaktır; ancak, aşağı yukarı 20 000 000'luk nüfusumuzun eğitim gördüğü hesaba katılırsa, bu meblağın yetmediği, çağdaş ülkelerde, kalkınmış ülkelerde verilen eğitimin kalitesine ulaşmak için harcamamız gereken, bu kaynağa katmamız gereken daha başka kaynaklar olması gerektiği gerçeği ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, sadece konsolide bütçenin imkânlarını değil, özel sektörün imkânlarını da millî eğitimin emrine tahsis etmemiz gerekiyor, çekmemiz gerekiyor. Bu arada, üçüncü sektör dediğimiz vakıfların, derneklerin, sivil toplum örgütlerinin de eğitim alanına ilgisini artırmamız gerekiyor, bu alana yatırım yapmalarını teşvik etmemiz gerekiyor.
Bu amaçla, Hükümetimiz bir tasarı getirdi. Bu, 4842 sayılı Yasa olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçti, 24 Nisan 2003 tarihinde bu yasa çıktı. Bu tasarıyı getirdiği için başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, Hükümetimize teşekkür ediyorum ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin siz değerli mensuplarına da, eğitime yapılabilecek en büyük katkılardan birisi olan bu yasayı çıkardığınız için teşekkür ediyorum.
4842 sayılı Yasanın getirdiği şey özetle şuydu: Daha önce işadamları, vergi mükellefleri, okul yaptırdıkları zaman, yurt yaptırdıkları zaman veya eğitimle ilgili herhangi bir harcama yaptıkları zaman, yaptıkları harcamaların ancak yüzde 5'ini gider göstererek vergiden düşebiliyorlardı. Bu yasayla birlikte, bu, yüzde 100'e çıkarılmıştır; yapılan bütün harcamalar gider gösterilerek vergiden düşülebiliyor.
Biz de, bu yüzde 100 esprisinden hareket ederek Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası adı altında bir kampanya başlattık; 11 Eylülde, Millî Eğitim Şûra Salonunda, Sayın Başbakanımızın öncülüğünde bu başlatıldı. Bütün il valilerimiz, bütün millî eğitim müdürlerimiz bu toplantıya davet edildiler; bazı sanatçılarımız, devlet adamlarımız bu toplantıda bulundular; onların hazır bulunduğu bu toplantıda bu kampanya başlatılmış oldu.
Değerli arkadaşlarım, bugün itibariyle bu kampanyanın vardığı sonucu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli Başkan Sayın Altıkulaç "bu kampanyanın hedefine ulaşması, daha önce açılan kampanyalara benzememesi için bizlerin de gayret göstermesi gerekiyor" dedi. Elbette bu gayret, takdire şayan bir gayrettir; ancak, bugün bile, bu kampanya, aslında, hedefine ulaşmış durumdadır; fakat, yapılması gereken daha birçok şey vardır.
Bakın, kampanyanın başladığı tarih olan 11 Eylülden bu yana, 220 okulun yapılması için, işadamlarıyla, hayırseverlerle protokol imzalanmıştır; 220 okul. Bu arada, 82 ekbinayla ilgili protokol imzalanmıştır. Bu 220 okulun, bir kısmı eğitim öğretime başlamıştır, bir kısmı inşa halindedir, şu anda inşaatı devam ediyor, bir kısmının da -protokol imzalanmıştır- mevsimin müsait olduğu bir zamanda temeli atılacaktır ve 2004 yılı için bizim hedefimiz 500 okula ulaşmaktır.
Ayrıca, 2 tanesi fakülte binası olmak üzere, 82 tane de ekbina yapılmasıyla ilgili -dediğim gibi- protokol imzalanmıştır ve 136 000 metrekare, eğitim amaçlı olarak, arazi hibe edilmiştir. Bu kampanyaya, bazı insanlar arsalarını, arazilerini bağışlamışlardır.
Değerli arkadaşlarım, bunun dışında, biz, Türkiye'deki ilk 500 firmaya, en büyük 500 firmaya, vakıflara, derneklere, işçi ve işveren kuruluşlarına mektuplar yazarak, onların da bu kampanyaya katılmalarını temin etmeye çalıştık. Memur sendikaları, spor kulüpleri ve Türkiye'deki sanatçılar, hayırseverler, bu kampanyaya dahil edilmeye çalışılmıştır. Ben, bu konuda, gerek televizyonlarımıza gerekse gazetelerimize huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Hazırladığımız reklam ilanları, hazırladığımız fragmanlar, yani reklam filmleri, bu kampanyayı tanıtıcı olan fragmanlar, bilâücret, ücret alınmadan, birçok televizyon kanalımız tarafından yayımlanmıştır. Bu televizyon kanallarımızın sahiplerine ve genel yayın yönetmenlerine de, huzurunuzda teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir değerli komisyonunun başkanı ve üyeleri birlikte bir karar almışlar; Millî Eğitim Komisyonunun Değerli Başkanı ve üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı bu 4842 sayılı Yasanın getirdiği -dediğim gibi- imkânlarla başlatılan bu kampanyaya kendileri bizzat katılma iradesini ortaya koymuş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli mensuplarını da bu kampanyaya katılmaya çağırmışlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Değerli Başkanı Sayın Arınç, buna destek vermiştir. Ben, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin, çıkardıkları yasaya bizzatihi kendilerinin, güzel bir örnekle, numune bir davranışla katılmış olmalarını çok anlamlı buluyorum. Millî eğitim camiası adına, Türk millî eğitimi adına, Millî Eğitim Komisyonunun Değerli Başkanına ve Millî Eğitim Komisyonunun değerli üyelerine huzurlarınızda çok çok teşekkür ediyorum.
Hele hele, bu yapılacak olan okulumuzun, inşa edilecek okulumuzun, eski Meclis ile mevcut Meclisin mimarî özelliklerini taşıyacak olması, âdeta Türkiye Büyük Millet Meclisinin mücessem bir hizmeti olacaktır, cisim haline gelmiş bir sembolü olacaktır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin eğitime gösterdiği önemin bir ifadesi olacaktır. Ben, bunu, son derece anlamlı buluyorum ve değerli milletvekili arkadaşlarımın kendi maaşlarından her ay 100 000 000 kesilmesine müsaade edeceklerine inandığım gibi, içimizde tüccar olan, sanayici olan, müteahhit olan, işadamı olan milletvekili arkadaşlarımız var; bunların ayda 100 000 000'la katılmaları, sanırım kendilerini de tatmin etmez; biz, bu milletvekillerimizden, müstakil okullar yapmalarını bekliyoruz; içimizde varlık sahibi olan milletvekillerimizin olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu da, bir sinerjinin oluşmasına, topluma bizim örnek olmamıza vesile olacaktır diyorum. Tabiî, bu, kendi iradeleriyle olabilecek, kendi tercihlerinin sonucu olacak bir şeydir; ama, bütün milletvekillerimizin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi personelinin böyle sembol bir okul yapmış olmaları, tek başına çok anlamlıdır, tek başına da olsa çok anlamlıdır diyorum. Bu teşebbüsün hayırlı olmasını diliyorum, Türkiye'de yeni bir sinerjinin oluşmasına vesile olacağını umuyorum.
İktidarıyla muhalefetiyle, bütün arkadaşlarımızın bu meseleye omuz vermiş olmasından dolayı, ben, hem İktidar Partimize hem anamuhalefet Partisine, bu güzel jestten dolayı huzurunuzda teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Fikri bizatihi Komisyona getiren Sayın Başkana ve Komisyonun değerli üyelerine ve siz değerli arkadaşlarıma, teşekkürlerimle beraber, en derin saygılarımı sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 18 Şubat 2004