İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye' de sağlık alanındaki son gelişmeler konusunda

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 104. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Haziran 2004 · 648 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 22 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE' DE SAĞLIK ALANINDAKİ SON GELİŞMELER KONUSUNDA); konuşma 648 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Türkiye' de sağlık alanındaki son gelişmeler konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-06-22-turkiye-de-saglik-alanindaki-son-gelismeler-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Denizli Milletvekili Sayın Mehmet Neşşar'ın "sağlık alanındaki son gelişmeler" başlığı altında yaptığı gündemdışı konuşmaya Hükümet adına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum.

Değerli Sağlık Bakanımız, Sayın Başbakanımızla birlikte Amasya'ya gitmek durumunda olduğu için, Sayın Neşşar'ın sözünü ettiği atamalarla ilgili, bu detaylı prosedürle ilgili cevabı ben kendisine bırakıyorum; eminim ki, zatıâlinizi, yazılı da olsa, cevaplandıracaktır; ancak, burada, iki sefer adımı anarak bazı iddialarda bulunduğu için Sayın Neşşar, huzurunuzda onlara cevap vermek istiyorum.

Öncelikle, Sayın Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısının Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde şef olması, Sayın Vekilimiz tarafından garipseniyor. Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar; bugün, bürokraside etkin yerlerde olan birçok bürokratımız üniversitelerden gelmişlerdir. Bu, bugün, sadece bizim Hükümetimiz döneminde olan bir uygulama değil, oldum olası var. 2547 sayılı Kanunun 38 inci maddesine göre bu görevlendirmeler yapılıyor. Kadroları üniversitelerde kalmak kaydıyla geçici görevlendirmelerle, çeşitli bürokratik yerlerde, bürokratik makamlarda, akademisyenler gelirler ve devlete, kamuya hizmet ederler. Şimdi, tıp fakültesinde kadrosu bulunan bir doçent veya bir profesör, kadrosu tıp fakültesindeyken görevlendirme yoluyla gelip bir bakanlıkta çalışabiliyorsa, aynı kişi, bir devlet hastanesinde şef kadrosunda, şef yardımcısı kadrosundayken niçin gelip çalışamasın. Bu, yasal olmayan bir şey değil, bugün ilk defa yapılmış olan bir şey de değil. Bunu garipsemenin, bunu yadırgamanın anlamlı olmadığını düşünüyorum.

Sonra, bakın, Millî Eğitim Bakanlığında 7 tane müsteşar yardımcılığı makamı var. Diğer birçok Bakanlıkta olduğu gibi 3 tane müsteşar yardımcısı yok; Millî Eğitim Bakanlığının büyüklüğüne orantılı olarak 7 tane müsteşar yardımcısı var. Bildiğiniz gibi...

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Şef duruyor orada, şef yardımcısı idare ediyor orayı.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Efendim, bakın, bir şey söylüyorum. Siz bir yerde bölüm başkanısınız, 38'le üniversiteden bir bakanlığa geçebilirsiniz. Bu ne kadar yadırganmıyorsa, bu ne kadar normalse, diğer taraftaki uygulama da normal; onu söylemeye çalışıyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar...

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli)1 gün de işe gitmiyor yalnız...

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Hastaneye gitmiyor, hastaneye...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Müsaade edin... Müsaade edin...

Bakın, 81 ilde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık eğitim merkezlerimiz vardı ve Millî Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık ünitelerini topladığınız zaman bir bakanlık kadar ediyordu. Şimdi, biz, bunları, Sağlık Bakanlığına devrettik. Sağlık Bakanlığına bağlı 280 tane sağlık meslek lisesi Millî Eğitim Bakanlığına devredildi.

Tıp kökenli bir müsteşar yardımcısının Millî Eğitim Bakanlığında olmasını -bu Parlamentonun çatısı altında da defalarca duyduğum için, ifade edildiği için söylüyorum- yadırgamanın anlamlı olmadığını, bir kez daha, huzurunuzda ifade etmek istiyorum; ama, öte taraftan, Sayın Neşşar bir şey söyledi; dedi ki: "Nasıl ki Sayın Millî Eğitim Bakanı bütün rektörleri kendine bağlamak istiyor idiyse..." Sayın Neşşar, benim böyle hiçbir beyanım olmadı, böyle bir beyanat vermedim, böyle bir arzum, böyle bir isteğim asla olmadı.

Üniversitelerimizin hangi konumda olduğunu, üniversitelerimizin yasal altyapısının ne olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz, ben de çok iyi biliyorum; siz de, ben de akademisyen kişileriz. Üniversiteler, anayasal kuruluşlar olarak, Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili olan kuruluşlardır; ama, rektörler, akademik faaliyetleri ve işleyişleri itibariyle Millî Eğitim Bakanlığına bire bir bağlı değillerdir. Ben de böyle bir talepte bulunmadım; benim adıma sizin böyle bir şey ifade etmenize de asla gerek yok. Söylemediğim bir şeyi, lütfen, bana izafe etmeyin. Biz, YÖK Yasasını hazırlarken de böyle bir hedef hiçbir zaman gözetmedik. Yapmak istediklerimiz ortadadır. Dolayısıyla, bizim adımıza böyle bir niyet beyanında, lütfen, bulunmayınız.

FERAMUS ŞAHİN (Tokat)Böyle bir arzunuz olmuştur da...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Diğer iddialarınızla ilgili olarak, Değerli Sağlık Bakanımız, sanırım, gerekli cevabı verecektir.

Nasıl?

FERAMUS ŞAHİN (Tokat)Böyle bir arzunuz olmuştur da...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Böyle bir arzumun olup olmadığını siz... Arzu okuyucu makineniz falan mı var sizin?! Yani, ben, şimdi, sizin şu arzunuz var şeklinde bir beyanda bulunursam, bu doğru olur mu arkadaşlar?!

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Sayın Bakan, ben beyin tomografisinden iyi anlarım.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)Arkadaşlar, birbirimizin rüyalarını tefsir etmeye, birbirimizin niyetini okumaya kalkışmayalım; bu, doğru değildir.

Saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 22 Haziran 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook