T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 90. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Haziran 2003 · 970 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 970 kelime.
Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN EKMEKÇİOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 7 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlarım.
Çiftçilerimizin sorunları bir çığ gibi büyümektedir. Son yıllarda sürdürülen ekonomik ve sosyal politikalar, tarım kesimi ve çiftçilerimizi çok zor durumda bırakmıştır. Özellikle son beş yıldır, çiftçimiz, yaklaşık yüzde 50 oranında fakirleşmiştir.
Uygulanan ekonomik istikrar politikalarıyla, değerli çiftçilerimiz iki yönlü baskı altında kalmıştır. Bir taraftan genel ekonomik sorunlar, krizler çiftçimizi yoksulluğa iterken, diğer taraftan tarım ve destekleme politikasındaki yanlışlıklar, tarımsal desteklerin kaldırılması, çiftçilerimizin satın alma güçlerini ve gelirlerini azaltmıştır. Bu durumda, çiftçilerimiz, aldıkları kredileri, borçlarını ödeyemez, tarımsal faaliyetlerini sürdüremez ve bu nedenle üretemez, geçimini temin edemez hale gelmişlerdir.
Değerli milletvekilleri, çiftçilerimizin sorunlarını çözmek Yüce Parlamentodan çıkan bu hükümete düşmektedir. Çiftçilerimizin uzun yıllar önce aldıkları; ancak, oluşan ekonomik krizler nedeniyle ödeyemedikleri borçları, geçen zaman içerisinde, üzerine eklenen faiziyle birlikte, bugün ödenemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Çiftçilerimizin bu borçlarını ödeyerek tekrar üretime kavuşması, hem ülke tarımını rahatlatacak olması hem de tarımsal kredilerin geri dönüşünü sağlayarak, çiftçilerimizin tekrar kredi verilebilir ve kullanabilir bir yapıya kavuşması açısından son derece önemlidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarımın, ekonominin yaşamsal öneme sahip sektörü olduğu gerçeği, gelişmiş veya gelişmemiş tüm ülke ekonomileri için geçerlidir. Ülkemizde, geçtiğimiz seksen yıl içerisinde gerçekleştirilen ilerlemelere karşın, tarım sektörünün, gerek barındırdığı nüfus oranının yüksekliği gerek çiftçilerimizin gelir düzeyinin düşüklüğü gerekse kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan önemli sorunları vardır. Uzun yıllar boyunca üretimiyle nüfusunu besleyebilen sayılı ülkelerden biri olmamıza rağmen, bugün, tarımsal ürün ithal eden ülke durumuna gelinmiştir. Bu da, hep, çiftçimizin sorunlarına uzak kalmaktan kaynaklanmıştır. Tarım sektörünün içerisinde bulunduğu sorunların aşılması, yalnız, geçimini tarımdan sağlayan insanların değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Türk tarımının, gerçekleştirilecek kapsamlı bir reformla, rekabet gücü yüksek, verimli üretim yapısına kavuşturulması gerekmektedir. Çiftçilerimizin sorunları, sadece kredi sorunları değildir. Girdi fiyatlarının ürün fiyatlarına göre daha hızlı artması ihracat sorunlarına neden olmakta, bu da değerli tarım üreticilerimizin gelir istikrarını bozmaktadır. Ayrıca, çiftçilerimiz, yüksek oranda faiz altında ezilmektedir. Faiz oranlarının, makul bir seviyede, yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçilerimizin en temel ihtiyacı tohum, gübre, mazot ve ilaçtır. Bunları temin etmek için tarım kredi kooperatiflerine başvurduklarında, borçlu oldukları için bu üretim girdilerini alamamaktadırlar. Türk çiftçisi, borcunu ödeyemez duruma gelmiştir. Bu duruma neden olan başlıca etken de, tarıma olan desteğin azaltılması, tarımsal kredi faizlerinin yüksekliği ve tabanfiyatın maliyetin altında belirlenmesidir. Çiftçilerimizin Ziraat Bankası, tarım kredi kooperatifleri ve İhracatı Geliştirme Merkezinden aldığı tarımsal kredi borçlarının faizleri silinmeli, anaparanın taksitlendirilmesi sağlanmalıdır. Çiftçilerimiz, bırakınız borç faizlerini, anapara borçlarını bile ödeyemez duruma düşmüştür. Köylülerin almış oldukları krediye aynı köyden kişilerce müteselsil kefil olunması nedeniyle, birçok köylü icra takibine maruz bırakılmıştır. 57 nci cumhuriyet hükümetinin mevcut borçları taksitlendirmeye gitmesi dahi çözüm olmamış, çiftçilerimizin evine, ürünlerine, tarlasına, traktörüne haciz gelmiştir.
58 inci ve 59 uncu hükümetler döneminde de, çiftçilerimizin sıkıntılarını giderecek adımlar yeterince atılmamıştır. Hükümetin sunduğu programda, kesinlikle detaya girilmeden, yuvarlak ifadeler kullanılmıştır. Bazı çevrelere seçim öncesinde verilen vaatlere hiç değinilmezken, bazı çevrelere güven verilmiştir.
Hükümetinizin tarım programında, kaldırılan tarımsal desteklemelerin sürdürüleceği söylenmemekte; aksine, IMF ve Dünya Bankasının geçmiş hükümetler aracılığıyla başlattırdığı tüm desteklerin yerine tek başına ikame ettirdiği gelir desteğine devam edileceği açıklanmaktadır; ama, maalesef, bu desteklemelerin de düzenli verildiği söylenemez. Bu konunun da ivedilikle düzenlenmesi gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, gelişmiş ülkeler çiftçilerin mağdur edilmemesi için büyük çabalar harcarken, ülkemizde tarımsal destek sınırlandırılmaktadır. İlaç, mazot, gübre, alet ve makine fiyatlarındaki yüksek artışlar, çiftçimizi üretim yapamaz konuma getirmektedir. Bu nedenle, üretim girdilerinin kontrol altına alınması için gerekli önlemler öncelikle alınmalıdır.
Ülkemizde tarımsal desteklemeler, tarımda gelişmiş ülkelere oranla düşük olmasına rağmen, yapılan yanlış değerlendirmelerle, ekonomik krizlere sebep olarak gösterilmiş ve tasfiye edilmiştir. Asıl sorun, verilen desteklerin çiftçiye ulaşmaması, desteklemenin finans yönteminin yanlışlığı olduğu halde, desteklerin ortadan kaldırılması, çiftçiye zarar veren süreci başlatmıştır. Yapmamız gereken, doğru tarım ve destekleme politikalarıyla, tarımın, üreten ve ülkemizin gereksinmelerini karşılayan, kalkınmamıza katkıda bulunan bir sektör haline getirilmesidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; artık, tarımda, tutarlı ve sürekli bir devlet politikası uygulanmalı, her gelen hükümet, böylesine önemli konuları yaz-boz tahtasına çevirmemelidir. Avrupa Birliğinin ortak tarım politikalarına uyum sağlanmalıdır. Tüm ürünlerde üretimin ve kalitenin yükseltilmesi, ürün planlaması için prim desteklemelerinin sürdürülmesi gerekmektedir. Çiftçilerimizin bize doğrudan yaptığı yakınmaların temelinde, buğday, arpa, pamuk, zeytinyağı, ayçiçeği başta olmak üzere hemen hemen tüm ürünlerin tabanfiyatının üreticinin maliyetine yakın veya altında belirlenmesi bulunmaktadır. Bu konunun üzerinde öncelikle durulmasını istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizin, içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi için üretime ihtiyacı vardır. Üretmeden, ihracat yapmadan, dışarıya ve içeriye olan borçlarımızın ödenmesi mümkün değildir. Toplumsal kalkınmaya hız vermek gerekmektedir. Bunun yolunun da, doğrudan üretime katılan çiftçimizden geçtiği unutulmamalıdır. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk "köylü, milletin efendisidir" demiştir; fakat, köylümüz, milletin kölesi durumuna getirilmiştir. Köylümüzü, çiftçimizi, Ulu Önderin belirttiği gibi, bu milletin efendisi durumuna getirmemiz gerekmektedir.
Ülkemizin sorunlarına çözüm bulmak hükümete düşmektedir. İcra makamı sizsiniz; üreticimizin, çiftçimizin sorunlarını çözmek size aittir. Bu konuda muhalefete düşen de sıkıntıları dile getirmek, sorunları tespit edip, çözüm yolları üretmek, üreticimizin, köylümüzün ve çiftçimizin lehine olan yasaların çıkmasına destek olmaktır. Biz, muhalefet olarak, ülkemizin yüksek menfaatları doğrultusunda hiçbir ayırım gözetmedik. Bu doğrultuda yapılacak her çalışmaya her zaman destek olduk, destek olmaya da devam edeceğiz. Halkımızın da bizden beklediği, ülkemizin yıllardır birikmiş sorunlarını iktidarıyla muhalefetiyle bir olup, çözmesidir değerli arkadaşlarım.
Değerli milletvekilleri, bir konuyu tespit etmekte yarar görüyorum. 2001 yılında 500 trilyon lirası doğrudan gelir ödemesi olmak üzere, bütçeden tarımsal destekleme için toplam 938 trilyon lira kaynak aktarılmıştır. Tarımda 7 300 000 işgücü barınıyor. Verilen bu desteği bu nüfusa pay ettiğimizde, kişi başına verilen desteğin 129 000 000 lira olduğunu görüyoruz. Rantiyecilere 40,5 katrilyon liralık ödemenin yanında, 7 300 000 çiftçiye 1 katrilyon lirayı bulmayan destek veriliyor; bu, hak mıdır değerli arkadaşlarım, adalet midir?! Ülke kaynaklarını hortumlayan bu kişilerin yaptıkları yanına kâr kalmamalıdır. Üzerimize düşen, bunun gereğini yapmaktır; hortumlanan paraların üzerine gitmek ve bu paraları geri döndürmektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Parlamentomuzun huzuruna getirilen bu yasa tasarısının 7 nci maddesine, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, olumlu oy vereceğimizi belirtir, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 5 Haziran 2003