T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 90. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Haziran 2003 · 876 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Kaptan (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 876 kelime.
Osman Kaptan (CHP, Antalya). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçilerimizin tarımsal kredilerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin, tasarının geneli hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, Büyük Türk Ulusunu ve sizleri saygıyla selamlıyor, aziz çiftçilerimize ve köylü yurttaşlarımıza sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, ülkemizde, 2000, 2001 yıllarında yaşanan ekonomik kriz, tüm sektörleri olumsuz olarak etkilemiştir; özellikle de, çiftçilerimizi etkilemiştir. Zaten, zor durumda olan çiftçilerimiz, bir de bu kriz eklenince iyice fakirleşmiş ve mağdur duruma düşmüştür. Çiftçilerimizin girdileri, aldıkları ateş pahası olmuş, sattıkları ürünler ise yok pahasına gitmiştir. Tarımsal ürünlerin fiyatlarında yaşanan hızlı düşüşler, iklim koşulları, sel, dolu, hortum gibi doğal afetler karşısında devlet desteğinin olmaması çiftçilerimizin yaşamını altüst etmiştir.
Çiftçilerimiz, kredi borçlarını, Bağ-Kura olan borçlarını ödeyemez, tarımsal faaliyetlerini sürdüremez ve bu nedenle üretemez, geçimini temin edemez hale gelmişlerdir. Ziraat Bankasından, tarım kredi kooperatiflerinden, TİGEM'den aldıkları borçlar, yüksek faizler yüzünden katlandıkça katlanmıştır; 1998'de 1 000 000 000 lira kredi alan çiftçimizin borcu 10 000 000 000'ı bulmuştur.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çiftçilerimizden, bir bu borcunu ödemek için, olanağı olanlar, traktörünü satmış, öküzünü satmış, tarlasını satmış, evini barkını satmış; kaldı ise, eşinin kolundaki bileziği, çocuğunun sünnetinde takılan takıları satmıştır ve kimisi de, acı ama gerçek, intihar etmiştir. Köylülerimizin çoğu da icralık olmuştur. Antalya'nın Kaş İlçesinden bir örnek vermek istiyorum: Palamut, Çavdır ve Çay Köylerinde 1 200 kişi icralık olmuştur. 423 hanelik Çayköy'de icralık olmayan hane sayısı, sadece 15'tir.
1980'den sonra uygulanan tarım politikaları, çiftçilerimizin yüzünü güldürmemiş, köylümüzün şapkasını eğdirmiştir. "Şapkasını eğdirmek" deyimini bilirsiniz; yani, insan içine çıkacak durumu kalmamıştır. Çiftçilerimizin, evde, hanımlarının, çocuklarının; köyde, kefil ettiği arkadaşlarının, komşularının yüzüne bakacak hali kalmamıştır.
Sayın arkadaşlar, ülkemizdeki ekonomik krizin, insanlarımızı, eşine dostuna bir çay ikram edemeyecek duruma getirdiği bir ortamda, 2002 seçimleri yapıldı. Bakınız, Kırşehir Kaman Ziraat Odası Başkanı Selami Kayhan, seçim öncesindeki çiftçinin durumunu, tüm çıplaklığıyla, 21 Temmuz 2002 tarihli Hürriyet Gazetesinde şöyle anlatıyor: "Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi, Kırşehir'in Kaman İlçesinde de intiharlar başladı, boşanmalar arttı. Faizlerin altında bittik, tükendik. Yeterince üretemedik. Arpa 150 000 lira; bir çay parası... Bununla borç mu ödenir? Bizler, bankaları hortumlayanlar gibi, borçlarımızın bize peşkeş çekilmesini istemiyoruz. Borçlarımızı ödemek istiyoruz; ama, emeğimizin, alınterimizin hakkını da almak istiyoruz. Bu yıl, bazı çiftçilerimiz, biçerdöverleriyle Rusya'ya gittiler. Fırsatını bulsa, çiftçilikle uğraşan 40 000 000 insan gider. Çiftçi ve esnafımız, bu siyasetçilere gereken dersi verecektir."
Sayın milletvekilleri, işte, bu ortamda seçimlere gidildi. Çiftçilerimiz, köylerine gelen her parti temsilcisine sordu "bizim borçlar ne olacak" diye. İktidar parti adayı olarak, siz "çiftçinin borcu taksitlendirilecek, faizi silinecek dediniz; oylarını da aldınız, iktidar oldunuz; hayırlı olsun. Hayırlı olsun da, bu getirdiğiniz kanun taslağında, çiftçinin, Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının anaparası taksitlendiriliyor; ama, faizleri silinmiyor. Anaparayı taksitlendirmeyi doğru yapıyorsunuz, hatta, bu taksitlendirmede çiftçi lehine daha da iyileştirmeler yapılmalıdır.
Bu kanun tasarısını biz de destekliyoruz; ancak, hani faizleri silecektiniz, o ne oldu? Bu TEFE nedir, bu da neyin nesi?! Sayın arkadaşlar, Sayın Bakan, çiftçimiz, TEFE'yi, TÜFE'yi bilmez, ödeyeceği parayı bilir; sizin verdiğiniz sözü tutup tutmadığınıza bakar. Faizleri TEFE'ye göre hesap ederek alacaksınız. 1995'te 1 000 000 000 lira kredi alan bir çiftçimizin borcu, şimdi, cari faizlerle 16 000 000 000 lira oluyor. Siz, bunu, TEFE'ye göre hesap ediyorsunuz; yaklaşık 6 000 000 000 lira faizi, 1 000 000 000 lira da anaparasıyla 7 000 000 000 lira olarak alacaksınız. Kısaca "ben, 16 000 000 000 lira yerine 7 000 000 000 lira alacağım" diyorsunuz. Sayın arkadaşlarım, 1 000 000 000 lirayı ödeyemeyen çiftçimiz, 7 000 000 000 lirayı nasıl ödesin?
Sayın milletvekilleri, gelin, bu faizleri hepten silelim. Hepten silmiyorsanız, faiz, anaparayı geçmesin. Hem çiftçilerimizi rahatlatalım hem de siyasete itibar kazandıralım, siz de, verdiğiniz sözü tutmuş olursunuz. Yok "ödeyenler ile ödemeyenler arasında adaletsizlik yaratılmasın" diyorsanız, o zaman, söyleyecek çok şey var. Siz, burada, bu Mecliste, 607 000 000 000 lira geliri olandan vergi almazken, işçinin, ücretlinin maaşından, asgarî ücretten vergi almayı kabul etmediniz mi? Siz, batan bir bankayı kurtarmak için 6 200 000 000 dolar devlet kasasından destek çıkmadınız mı? Bunlar adalet duygunuzu zedelemiyor da, 900 000 çiftçimizi ilgilendiren çiftçi borçları mı adalet duygunuzu zedeliyor?
Sayın arkadaşlarım, anaparası 900 trilyon lira olan çiftçi borçları, cezaları ve faizleriyle birlikte, 3,2 katrilyon liraya çıkmıştır. Bu paranın içinden Ziraat Bankasının alacağı 1 katrilyon 450 trilyon lira, tarım kredi kooperatiflerinin alacağı da 1 katrilyon 750 trilyon liradır. Ziraat Bankasına borcu olanların sayısı 210 000, tarım kredi kooperatiflerine borcu olanların sayısı da 690 000'dir. Tarım kredi kooperatifleri tamamen küçük çiftçiye kredi vermiştir; kredi limiti 3 milyarı aşmamıştır. Aslında, borçluların çoğunluğu 1 milyar liranın altında kredi almışlardır. Sayın Bakanın açıklamalarına göre, bu kanun tasarısıyla, 3,2 katrilyonluk alacağın 1,8 katrilyonu alınmayacak, 1,4 katrilyonu alınacaktır; yani, 900 trilyon liralık anaparaya karşılık 500 trilyon lira faiz alınacaktır. Biz, bu faizin de alınmamasını istiyoruz. Yoksa, bu tasarıyı zaten destekliyoruz, hatta, bu kanunun çıkarılmasında geç bile kalınmıştır diyoruz. Madem, Hazineye bir yük getirmiyor, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri bu açığı kendileri kapatacak, o zaman, şimdiye kadar niye beklendi? Çiftçiye hem fazla faiz yüklenilmiştir hem de yılbaşına doğru, bu yasayı bekleyen çiftçinin bir kısmı, umudunu keserek, tarlasını, öküzünü satarak, bu borçları ödeme yoluna gitmiştir.
Sayın arkadaşlarım, bu tasarının diğer bir eksikliği de, TİGEM ve Tarişbanktan kredi alan çiftçilerimizi kapsamamasıdır. Tarişbank Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmişse, bunda çiftçinin kabahati nedir?
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çiftçimiz sahipsizdir, çiftçimiz örgütsüzdür, çiftçimiz desteksizdir; çiftçimize, gelen hükümet vurmuş, giden hükümet vurmuştur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 5 Haziran 2003