İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · SALI

Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)

Hüseyin Güler

Mersin Milletvekili ·

Genel Kurul, 114. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Haziran 2005 · 740 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Güler, 21 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KAN.,SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR KAN.TAS.( S.SAYISI : 934 ) (DOKTORLARA MECBURİ HİZMET HK.)); konuşma 740 kelime.

Hüseyin Güler (Mersin). “Sağlık hizmetleri temel kan.,sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair kan.tas.( s.sayısı : 934 ) (doktorlara mecburi hizmet hk.)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2005-06-21-saglik-hizmetleri-temel-kan-saglik-personelinin-tazminat-ve-calisma-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlar; hepinizi bu saatten itibaren saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Evet, eski köye yeni âdet geldi; ne demek lazım?! Kulislerde hep oturup konuşuyoruz; gerek siyasetçisi, siz milletvekilleri ve gerek bürokrasi bu işin yanlış olduğunu söylüyor; ama, bugün bu Meclis kürsüsüne geldiğimiz andan itibaren ise grup psikolojisi içerisinde bunu savunmanın arayışı içerisine giriyoruz.

Savunulacak çok tarafı da yok. Evet, düne kadar devrim olarak nitelediğiniz, reform olarak nitelediğiniz bir unsur iki yılda ne oldu; yerle bir mi oldu?! Tabiî, bu, aynı zamanda, bir belge olarak da… Beceriksizlik diyebilir miyiz; bilemiyorum. Evet, maddede söylenecek çok bir şey yok; yürürlük tarihi… Ama, söylenecek çok şeyler var. Buradan hepimizin de inandığı şeylerin savunmasını yapmak lazım; ama, gördüğüm kadarıyla, buraya çıkan AKP'li arkadaşların inanmadığından dolayı söyleyecekleri çok da fazla bir sözü göremedim. Bizler diyoruz ki…

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Tam tersine, aslanlar gibi savunuyoruz.

HÜSEYİN GÜLER (Devamla)Yok, ben algılayamadım ve inanıyorum ki, burada, birçok arkadaşınız da buna inanmadı, inanmaya da niyeti yok.

Evet, zorla güzellik olmuyor. Benim ilk görev yerim Adıyaman-Gölbaşı-Belveren. Zorunlu hizmete de tabi tutulmuş bir hekim arkadaşınızım. Orada da zorla güzellik olmadığını gördük ve yaşamda mesleğimizi icra ederken, hep, zorla değil de, üreteni teşvik eden, ama, bu doğrultuda ise emeğin karşılığını alan bir anlayış. Ama, görünen ikinci bir yüz de var ki, sistemin temel sağlık sorunlarından bir tanesi, hekimin görevden kaçma gibi bir anlayışa sürülmesi. Burada bir hekim olarak da üzüldüm. Ülkemizde meslek grupları içerisine baktığımız zaman, en çok özverili meslek gruplarından bir tanesinin hekimlik olduğunu hepimiz biliyoruz ve ona bir kutsal misyon da üstleniyoruz. Tıp doktoru olmak veya doktorluk kutsaldır ve burada birçoğunuzun da eğitim süreci içerisinde hekim olmak istediğinizi de biliyoruz. Biz de diyoruz ki, sağlık sisteminin aksayan yönlerini hekim camiasından çıkarmayalım, bugün çalışma barışını bozmayalım.

Evet, kaç hekim arkadaşın burada kadro sıkıntısı var olduğunu biliyor musunuz? Buradaki eğitim döneminin, gerek tıbbiyedeki eğitim dönemiyle paralel, çıkan hekim sayısıyla, burada, aynı zamanda devletin istihdam alanı olarak ayıracağı kadro olarak baktığımızda, o kadar da çok büyük sorun yok. Zorunlu hizmet kanunu çıkarılacak. Gördüğüm kadarıyla, hepiniz yürekten katılmasanız da, burada oybirliğiyle geçiriyorsunuz; ama, buna karşın, hekim arkadaşlarımızın çoğu, boş kadro çekecek; biliyor musunuz bunları? Yılda 5 000 hekim mezun oluyor.

Dediğim gibi, söylenecek aslında çok da fazla bir şey yok. Görünen tablo itibariyle, burada, bu kanunu çıkarmaya niyetiniz var. Biz de, dilimizin döndüğünce, ifade ettiğimiz kadar, bu kanun, gerek hekim camiası -şimdi çalışan personel açısından- gerek bunların temsilcisi Türk Tabipler Birliği aracılığıyla gerekse biz siyasîler olarak diyoruz ki, bu, çalışma hayatında dengeleri sarsar.

Tabiî, söylenecek çok söz var. En basit, bugün kısmen de içerisinde katıldığımız, altına imza atabileceğimiz unsurlar da var. Çalışan hekimin özellikle nöbette icap görevi yaparken emeğin karşılığını alması gibi, bunun yanında, çalışan yönetici vasfındaki başhekim, başhekim yardımcılarının böyle tek iş olurcasına özel muayenehanecilikten uzak tutulmasını ben de anlayışla karşılıyorum ve kabul ediyorum; ama, bir bütünlük içerisinde baktığımızda, bu zorunlu hizmetin çalışma barışını bozacağından hiç şüphem yok. Burada, şu anda, tüm hekim camiamızın ve Türk Tabipler Birliğinin de bu konudaki olumsuz tavrını hepiniz biliyorsunuz, bunlar ulaştırıldı; ama, ifade ettiğim gibi, iki yılda ne oldu da bir anda böyle bir ihtiyaç duyuldu, bunu vurgulamakta zorlanıyoruz.

Evet, saat ilerledi, ilerleyen saatlerde de bizler en iyi şekilde bunun yanlış olduğunu, bu vesileyle -sizler karar aldınız çıkarmaya; ama- kamuoyuyla paylaşacağız.

Evet, en son, sağlığın, bir bütünlük içerisinde baktığımızda, bir boyutu daha var. Sözleşmeli personel kanunu çıkarken, bu kanun da devrim olarak nitelendirildiği zaman, biz, sağlıkta özelleştirmenin başlangıcı olduğunu vurguladığımızda, Sayın Bakan ve AKP'li arkadaşlar "hayır, sağlıkta özelleştirme tam boyutuyla olmayacak" dediler; ama, bugün en basitinden SSK'lı olanlara, Sosyal Sigortalar hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devrinden sonra, SSK'lılara bir özelleştirme veya özel hastanelere, polikliniklere gitme şansı verildi; arada küçük bir nüans farkı var, katkı payı adı altında para istendi. Zaten SSK'lıların bugün halk profilinin yüzde 35'inin aç olduğu bir yerde, böyle bir katkı payının hasta profilinden özel sağlık hastanelerine gitmeyeceğini hepimiz çok iyi biliyoruz; ama, buna karşın bunların tartışılmaya da niyeti yok. Böyle bir, ifade ettiğim gibi, hasta profilini irdelediğimizde böyle katkı payını verecek hasta sayısı çok az.

SSK hekimiydim, çalışırken hasta profili bile değişti, acil hastalara, ancak, zorunlu hastalar dışından gelmez oldular. Evet, yoğunluk çok fazla, SSK'lı ve Sağlık Bakanlığına birleştirildikten sonra, bugün Mersin'de birçok kadro sıkıntısı var, Mersin gibi yerde. Bugün başhekim arkadaşlarla oturup sohbetimizde, bir hekim olarak birlikte çalışma döneminin vermiş olduğu bir dostane muhabbet olarak bizlere, şu anda kadro ihtiyacı olduğunu söylediler, Mersin gibi bir yerde. Ne oldu bu sözleşmeli personel kanununa? Orada da…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

30 konuşma daha · 21 Haziran 2005

30 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook