İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sağlık haftası nedeniyle

İdris Sami Tandoğdu

Ordu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 60. Birleşim · 1. yasama yılı · 2 Nisan 2003 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İdris Sami Tandoğdu (CHP), 2 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 475 kelime.

İdris Sami Tandoğdu (CHP, Ordu). “Sağlık haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-sami-tandogdu-22-2003-04-02-saglik-haftasi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İDRİS SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sağlık Haftası nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, Yüce Meclisi saygıyla selamlar ve Millî Futbol Takımımıza başarılar dilerim.

Değerli arkadaşlarım, hekimlerimizin, yardımcı personelin ve en önemlisi halkımızın içinde bulunduğu olumsuz koşullar, bu Sağlık Haftasında kutlamalar yapma yerine, ağıtlar yakmamızı gerektirmektedir. Hekimlerin ve yardımcı personelin yaşamlarını sürdürebilmesi için, ikinci, hatta üçüncü işte çalışmak zorunda kaldığı ülkemiz, dünya sağlık sıralamasında gelir sıralamasının da altına inerek 108 inci sıradadır. İnsan sağlığını ve mutluluğunu temel almayan siyasî anlayışların, sağlıktaki kötü yönetimlerin bedelini, çocuklarımızın küçük bedenleri ödemektedir. Ülkemizde her yıl 5 yaş altında 1 000 çocuktan 48'i ölmektedir. Ülkemizin ulusal geliri dikkate alındığında, bu rakamın binde 30'larda olması gerekmektedir.

Sağlık Bakanlığının bütçesi 3,5 katrilyondur; yani, bütçenin 2,4'üdür. Sağlık yatırımlarına ayrılan pay ise 266 trilyon 744 milyar liradır. Ancak, bu kadar küçük paya rağmen, her kriz döneminde olduğu gibi, sağlık hizmetleri, şimdi de kurban edilerek, tırpanlanmaktadır. Sağlık Bakanlığının genel bütçe içerisindeki payı, cumhuriyet tarihi boyunca yüzde 5'in altında kalırken, son yıllarda yüzde 2,5'in altına inmiştir. Halbuki, Dünya Sağlık Örgütünün, bizim gibi ülkeler için önerdiği rakam yüzde 10'dur.

Sağlığa ayrılan kısıtlı kaynakların hemen hemen tamamı, tedavi edici hizmetlere ayrılmaktadır. Oysa, çağdaş sağlık örgütlerinde öncelikli alan, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinedir.

Bakanlıkça tasarruf tedbirleri olarak sunulan ilaç katkı paylarının memur aylıklarından kesilmesi, reçete kontrolü uygulaması, ilaçta ortalama fiyat uygulamasına geçilmesi, negatif ilaç listesi uygulamasının genişletilmesi gibi konular ve tedbirler, hem hekim ahlakına hem de hasta haklarına aykırıdır. Bazı ilaçların da hekimler tarafından yazılmasına engel getiren kurum genelgeleri uygulamasının da kabul edilmesi mümkün değildir.

Sayın milletvekilleri, Türkiye'de kişi başına düşen sağlık harcaması 140 dolardır. Bunun 40 doları ilaç harcaması içindir. Sağlıkta yapılan tasarruf, sağlık hizmetlerine ulaşamayan halkı, hizmet vermek isteyen hekimi ve sağlık personelini mağdur etmektedir.

Türkiye'de uygulanan yeşil kart konusu çok önemlidir. Nüfusun yüzde 30'unun yoksulluk, yüzde 2'sinin açlık sınırında olduğunu düşünerek, 12 000 000 yeşil kart sahibinin azaltılmasının mümkün olamayacağını gözlemlemekteyim. Bu rakamı yadırgamak yerine, yeşil kart sahiplerinin mağduriyetlerini önlemek zorundayız. Memurlarda kesenek oranının yüzde 15'ten 16'ya çıkarılmasından ve emekli aylıklarından yüzde 1 sağlık primi kesilmesinden derhal vazgeçilmelidir. Gelişmiş ülkelerde, bu gibi uygulamalar denenmiş; ama, o hükümetler sallanmış ve bazen de düşürülmüştür.

Sayın milletvekilleri, sağlıkta tasarruf olmaz. Temsilcisi olduğum Ordu İlinin 16 ilçesinde uzman hekim, ameliyathane, laboratuvar ve röntgen hizmetleri hiç yokken, 20 000 nüfuslu Kabataş İlçemizde sadece 2 pratisyen hekim vardır. Köyleriyle beraber 65 000-70 000 nüfuslu olan Kumru İlçemizde, personel yetersizliğinden nöbet tutulamamaktadır. Gürgentepe, Korgan, Akkuş Devlet Hastanelerinde uzman hekim yoktur ve bu hastanelerimizde, ameliyathanelerdeki cihazlar paslanmakta ve kullanılmayan binalar da yıkılma tehlikesiyle baş başa kalmıştır.

Ülkemiz bu durumdayken, millî gelir bu kadar düşükken, işsizlik oranı bu kadar yüksekken, devletin sağlık alanından giderek çekilmesi, sağlık hizmetlerinin metalaştırılması "parası olana parası kadar sağlık" anlayışının hâkim kılınması doğru mudur?!

Sayın milletvekilleri, dikkatinizi çekmek istiyorum. Toplumun yoksul kesimlerinin sağlık hizmetlerine ulaşması her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 2 Nisan 2003

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook