İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · CUMA

Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)

İsmail Değerli

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2004 · 958 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İsmail Değerli (CHP), 9 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)); konuşma 958 kelime.

İsmail Değerli (CHP, Ankara). “Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-degerli-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Sayın Başkan, değerli Meclis üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 619 sıra sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum.

Büyükşehir belediyelerinde veyahut ilçe belediyelerinde, belediye meclisleri, belediye başkanı tarafından, ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işleri veyahut belediye başkanının uygun görmüş olduğu konuları karara bağlamak üzere toplantıya çağırılır ve bu konular, mecliste görüşülerek karara bağlanır.

Değerli arkadaşlar, şimdi "Meclis kararlarının kesinleşmesi" başlıklı maddede deniliyor ki: Büyükşehir belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü belediye meclisi kararlarını, yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine havale eder.

Şimdi, meclis toplantılarının gündemini, zaten, büyükşehir belediye başkanı belirler. Büyükşehir belediye başkanının belirlediği gündem, meclise getirir, tartışılır ve bir karara varılır. Eğer, meclis, büyükşehir belediye başkanının veyahut da ilçe belediye başkanının getirmiş olduğu konuları kabul etmez ise, büyükşehir belediye başkanına veyahut ilçe belediye başkanına yetki veriyorsunuz, ikinci sefer tekrar meclise getiriyor. Şimdi, gündemini siz belirliyorsunuz; komisyonlardan gelen veyahut sizin belirlediğiniz gündemleri, bunları ikinci sefer niye meclise getiriyorsunuz?

Değerli arkadaşlar, burada sıkıntı doğuyor. Hiçbir zaman böyle değildi, 1580 sayılı Yasada da böyle bir şey yoktu, 3030 sayılı Yasada da böyle bir karar yoktu. Belediye meclisine gelen kararlar belediye meclisi tarafından reddedildiği zaman, bir yıl içerisinde tekrar aynı meclise gelemez; daha önceki yasa da böyleydi. Eğer hakikaten belediye meclisi üyeleri uygun görmüyorsa, o karar ancak bir sene sonra gelirdi -ki, bizim Meclis İçtüzüğümüz de böyle- ama, burada, ne hikmetse, meclis o kararı reddettiği zaman, bir hafta sonra tekrar meclise geliyor.

Şimdi siz, belediye meclisi üyelerine yeterli maaşı vermiyorsunuz, yeterli harcırahı vermiyorsunuz; ne yapıyorsunuz; belediye başkanını meclis üyelerine mahkûm ediyorsunuz yahut da meclis üyelerini belediye başkanına mahkûm ediyorsunuz. Ne olacaktır; herhangi bir belediye başkanının isteyip de yapamayacağı bir şey var mı?! İçimizde belediye başkanlığı yapmış arkadaşlarımız var, ben de yaptım; yani, siz, bir hafta sonra, meclisin reddettiği kararı tekrar meclise getireceksiniz. Bu, doğru bir karar değil; bu, sıkıntı yaratır; bu, bazı dedikodulara sebep olur.

Değerli arkadaşlar, daha önce de söylemiştim; bu nedir -ben, belediye meclisi üyelerinin böyle bir şey yapacağını tahmin etmiyorum ama -belediye başkanı ile bazı belediye meclisi üyeleri pazarlığa oturacaktır "ben bu maddeye tekrar oy veririm; ama, siz de bana şunu vereceksiniz..." Bunun sonucu böyle olacaktır.

Sonra, ilçe belediye meclisi toplantılarına belirli sayıda mahalle muhtarları geliyor, sivil toplum örgütlerinden kişiler geliyor, odalardan bazı kişiler geliyor. Peki, büyükşehir belediye meclisine niye gelmiyor? En büyük sıkıntı büyükşehir belediyelerinde. Biraz önce Ali Beyin de söylediği, en büyük rant, büyükşehir belediyesinin imarla ilgili yapmış olduğu çalışmalarda. Peki, niye buraya kimse gelmiyor? Yani, sır mı var?!

Sonra, şeffaflık, saydamlık, açıklık diyorsunuz. Hangi şeffaflık var bu maddelerde?! Yani, büyükşehir belediyeleri kapalı bir kutu mu?! Hiç kimse mi bir şey öğrenmeyecek, hiç kimseye mi bir bilgi, belge verilmeyecek?.. Mahalle muhtarı yok, sivil toplum örgütlerinden hiç kimse yok, odalardan hiç kimse yok, baş başa... Halk zaten gelmiyor oraya. Nasıl olacak bu?

Eskiden imar planlarında 1/ 50 000'likleri Bayındırlık Bakanlığı yapıyordu. Şimdi siz bütün yetkileri büyükşehir belediyesine verdiniz, bütün işleri büyükşehir belediyeleri yapacak. Nasıl olacak bu?

Bir diğer konu, ilçe belediyelerini büyükşehir belediyelerinin tamamen emrine koydunuz. Ya ilçe belediyelerini kaldıracaksınız, ilçe belediyeleri müdürlük olacak, bölge müdürlüğü olacak veya büyükşehir belediyesine bağlı müdürlükler haline getireceksiniz ya da hakikaten bu vesayeti kaldıracaksınız. Geldi, siz bir karar aldınız; eğer aynı partiden belediye değilseniz, her kararınız büyükşehir belediyesinde bekler. Daha önce biz bunun büyük sıkıntılarını çektik. Siz, meclisinizde oybirliğiyle karar alıyorsunuz, büyükşehir belediyesine gönderiyorsunuz, büyükşehir belediyesi bekletiyor üç ay, beş ay, altı ay, bir sene. Bakıyorsunuz, ret kararı "reddedilmiştir" diyor. Bu sefer meclisine geliyordu, üçte 2'yle geçirdiğiniz zaman, o karar geçerli oluyordu; ancak, büyükşehir belediyesine bilgiyi verirsiniz, mahkeme yolu vardı. Şimdi, bu da yok, üçte 2 de yok işin içerisinde. İkinci sefer meclise geldiği zaman büyükşehir belediye başkanının itirazı, hiç olmazsa, üçte 2 çoğunluk koymalısınız. Eğer üçte 2 çoğunluğu koyarsanız, o zaman bu pazarlıklar olmayacaktır; ama, siz "oyçokluğuyla" diyorsunuz, bu, doğru bir karar değil. Biz, gerçekten bununla ilgili çok büyük sıkıntılar çektik. Kararlarımız üç ay, beş ay, altı ay bekliyor.

Bunun yanında, doğru, büyükşehre geldi, üç aylık bir müddet koymuşsunuz, eğer nazım imar planına uygunsa, üç ay içerisinde karar verir "ilçe belediyeleri, imarla ilgili yapmış olduğu çalışmaları büyükşehir belediye başkanına sunar" denilir. Peki, büyükşehir belediye başkanı bunu ne zaman onaylayıp gönderecek? Kaç günde gönderecek? İşine gelmezse, yine altı ay bekletecek; ama, işine gelirse de bir günde bunu onaylayacak. Burada bununla ilgili bir müeyyide de yok. Yani, bir müeyyidenin konulması lazım. İlçe belediyeleri gönderdiği zaman, üç ay içerisinde incelenecek; olumluysa, yani nazım imar planına uygunsa, zaten uygunluğunu onaylayacak, uygun değilse, kendisi uygun hale getirecek, belediye başkanına sunacak. Peki, ondan sonra ne olacak; belediye başkanı bekletecek, altı ay, bir sene... O zaman, o ilçe belediyesinin elini kolunu bağlamış olacaksınız. Yani, bir karar altı ay, bir sene bekler mi! Biz, bunun örneklerini gerçekten çok gördük, çok büyük sıkıntı çektik. Ancak, belediyeler eğer aynı partidense gerçekten işi kolay; ama, farklı partilerdense ne olacak o zaman; o zaman, o ilçe belediyelerinin eli kolu bağlanmış olacak. Siz, belediye başkanına iki sefer meclise gönderme yetkisi veriyorsunuz, mülkî idare amiri eğer kabul etmezse, o zaman ona da verin; niye ikinci sefer gidiyor? Zaman kaybına uğruyor değerli arkadaşlar. Bence, bu madde doğru değildir, ilçe belediyelerini tamamen büyükşehir belediyelerine teslim etmiş oluyor, sıkıntı doğuruyor, zaman kaybına uğruyor; çünkü, büyükşehir belediye başkanı istemediği zaman, ya bekletecek ya da mahkemeye gidecek. O zaman sıkıntı doğuyor burada. O zaman valilere de yetki verelim; büyükşehir belediyesinin kararları da mülkî idare amirine gittiği zaman, eğer uygun değilse, o da tekrar büyükşehir belediyesine göndersin. Bunlar doğru değildir. Gerçekten, eskiden büyükşehir belediye başkanları padişahtı, resmen padişah; siz şimdi, büyükşehir belediye başkanlarını imparator yaptınız; ne partileri dinleyecektir ne genel merkezleri dinleyecektir -hiç kimseyi dinlemeyecektir- ne de İçişleri Bakanını dinleyecektir. Zaten doğru dürüst bir denetim mekanizması da yok; vay haline -ben onu size söyleyeyim- ilçe belediyelerinin!.. Bunun yanında da, büyükşehir belediyeleri tamamen imparator oldu; hayırlı uğurlu olsun!..

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 9 Temmuz 2004

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook