Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)
Bilecik Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2004 · 685 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yaşar Tüzün (CHP), 9 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KANUNUTASARISI (S.S.619)); konuşma 685 kelime.
Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Büyükşehir belediyeleri kanunutasarısı (s.s.619)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2004-07-09-buyuksehir-belediyeleri-kanunutasarisi-s-s-619 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün yeni sefere koymuş olduğu hızlı trenin ilimizde durması ve Bilecik İlinin sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü, demiryollarına yeni bir ivme kazandırmış, hızlı tren seferini koyarak Ankara-İstanbul arasını beş saat gibi bir süreye indirmeyi başarmıştır; ancak, şunu söylemeden geçemeyeceğim; Bilecikli hemşerilerim şunu söylüyor, diyorlar ki:
"Hızlı treni neyleyim,
Bilecik'te durmayınca,
Tren geçer, hoş geçer,
Bilecik'ten boş geçer."
Değerli arkadaşlarım, bu anlamda, ilimiz topraklarında yaklaşık olarak 150 kilometre seyreden ve ilimiz tarım alanlarını ikiye bölerek ilimiz çiftçisini zaman zaman zor durumlarda bırakan bu hızlı trenden, 200 000'lik il nüfusuna sahip bölge halkımız maalesef yararlanamamaktadır.
59 uncu hükümetin Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım Beye buradan seslenmek istiyorum. Hızlı tren, Bilecik İlimizde duracak mı? 200 000 hemşerim bu trenden faydalanacak mı? Yoksa, bu tren, sadece ve sadece İstanbul ve Ankara'da yaşayan değerli yurttaşlar için mi sefere konuldu?
Değerli arkadaşlarım, ayrıca, hızlı trenin sefere konulmasıyla, demiryolları üzerindeki hemzemin geçitler kapatılmış, iki geçit arasındaki mesafe oldukça uzamıştır. Bu da, bölge halkını, bölge çiftçisini sıkıntıya sokmuştur. Demiryolları boyunca hemzemin geçitlere ulaşılması için yan yollar da yapılacak mıdır? Yan yollar yapılacak ise, bölge halkına istimlak parası ödenecek midir?
Değerli arkadaşlarım, zannediyorum, Ulaştırma Bakanımız yok; bu konuşmama başka bir hükümet temsilcisi cevap verebilir. Bugün, daha bir saat önce, Bilecik Gar Müdürlüğüyle yapmış olduğum görüşmede, 2004 yılının geçtiğimiz haziran ayında Bilecik Gar Müdürlüğünden 7 025 biletli yolcunun seyahat etmiş olduğunu öğrendim; yani, 7 025 kişi Bilecik Garından bilet almıştır. Böylesine bir talepte bulunan Bilecik halkının bu isteği ne zaman yerine gelecektir diye bir kez daha soruyorum.
Değerli arkadaşlarım, yine, köy yollarının demiryollarıyla kesiştiği merkezlere altgeçit, üstgeçit veya kontrollü hemzemin geçit yapılacak mıdır? Bu konularda da Sayın Bakanlığımızın çalışması var mıdır?
Hızlı trenin sefere girdiği günden bugüne kadar, basından takip ettiğim kadarıyla, ölümlü sonuçlanan 2 kaza meydana gelmiştir. Hızlı trenin geçtiği demiryolu kenarında, yaya ve hayvanların geçmesini engelleyecek kafesli tel örgü, bariyer gibi tedbirler ne zaman alınacaktır?
Demiryolları, toplu taşımacılıkta çok önemli bir rolü olmasına rağmen, ülkemizde yıllardan beri yeteri kadar önem görmemiştir; zarar eden kurum halindeyken, kâr eden kurum haline dönüştürülmüştür. Bu çalışmalarından dolayı da, emeği geçen tüm yöneticileri kutluyorum. Hızlı treni de başarılı bir adım olarak görüyorum; ama, bölge halkımızın sıkıntılarını da dile getirmek bizim görevimizdir diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Başkanımızın yüksek müsaadeleriyle, Bilecik İlinin birkaç konusuna daha değinip sözlerimi tamamlamak istiyorum.
Büyük illerimizin arasında sıkışmış küçük bir ilimiz olan Bilecik, devlet yatırımlarından da bugüne kadar nasibini alamamıştır. İstanbul'u, daha doğrusu Marmara Bölgesini Akdeniz'e bağlayan Bozüyük-Adapazarı, Bozüyük-Bilecik-Osmaneli-Mekece yolu, Türkiye'nin çok önemli bir yolu olmasına rağmen, 1996 yılında yatırım programına alınmış, bugüne kadar 135 kilometrelik yol tamamlanamamıştır. Yoğun bir trafik akışına sahip bu karayolumuzda, yıllardan beri, maddî hasarlı ve ölümlü binlerce kaza meydana gelmiş, maddî hasarlı kazalarda kaybettiğimiz millî servetse, belki bugüne kadar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Tüzün.
YAŞAR TÜZÜN (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
İstanbul-Akdeniz ve İç Anadolu karayolunun ilimizden geçmesi, demiryolunun 5 kilometre, havayolunun 50 kilometre, denizyolunun ise ilimize 80 kilometre uzaklıkta olması, organize sanayiin gelişmesi, büyük illerin ilimize yakın olması, sanayicileri Bilecik İline çekmiş ve çekmeye devam edecektir.
Değerli arkadaşlarım, bilindiği gibi, ülkelerin gelişmişlik göstergelerinin en önemli unsurlarından birisi, ülkenin eğitim seviyesi ve eğitilmiş insangücüdür. Ülkemizde son dönemlerde yeniden hız kazanan üniversiteleştirme hareketinin başarıya ulaşması, bu açıdan da büyük önem taşımaktadır. Bilecik İli, gerek sahip olduğu köklü ve tarihî geçmişi açısından gerekse coğrafî konumu itibariyle her dönemde ekonomi, kültür, ticaret ve eğitim merkezi olmuştur; ancak, altyapısı tam anlamıyla mevcut olmasına rağmen bir üniversite mevcut değildir. İlimizde yükseköğrenimdeki bugünkü öğrenci sayısı 5 000 civarındadır. Bu öğrenciler üç üniversiteye dağılmış durumdadır. Bu öğrenci sayısının çok daha altında, fizikî yapıları olan köklü üniversiteler kurulmuştur ve halen eğitime devam etmektedir; ancak, ilimizdeki fizikî yapısı oldukça iyi, altyapısı olmuş, bu yüksekokul ve fakültemizin bir araya getirilerek üniversiteye dönüştürülmesi, Bilecik İlimize ekonomik anlamda ve eğitim anlamında büyük canlılık kazandıracaktır.
Sayın Millî Eğitim Bakanımızın bu konuda hassas davranmasını, siyaseten düşünmemesini, Bilecik İline üniversite için vermiş olduğumuz kanun teklifinin en kısa zamanda gündeme alınmasını ve Bilecik İlimize en kısa zamanda üniversitenin kurulmasını, bir kez daha, talep ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 9 Temmuz 2004