Sosyal sigortalar kanunu,tarım işçileri sosyal sigortalar kanunu,esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu ile tarımda kendi hesabına çalışanlar sosyal sigortalar kanunu kapsamında ödenen gelir ve aylıklarda 2005 yılında yapılacak artışlar hakkında kan.tas.(ss.727)
Kocaeli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 44. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Aralık 2004 · 733 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İzzet Çetin (CHP), 29 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR KANUNU,TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU,ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE TARIMDA KENDİ HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU KAPSAMINDA ÖDENEN GELİR VE AYLIKLARDA 2005 YILINDA YAPILACAK ARTIŞLAR HAKKINDA KAN.TAS.(SS.727)); konuşma 733 kelime.
İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Sosyal sigortalar kanunu,tarım işçileri sosyal sigortalar kanunu,esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu ile tarımda kendi hesabına çalışanlar sosyal sigortalar kanunu kapsamında ödenen gelir ve aylıklarda 2005 yılında yapılacak artışlar hakkında kan.tas.(ss.727)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-12-29-sosyal-sigortalar-kanunu-tarim-iscileri-sosyal-sigortalar-kanunu-esnaf-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Biraz evvel kürsüye çıkmayacağımı söylemiştim, AK Parti Grubundan gelen alkışlar onun için olsa gerek; ama, düzeltilmesi gereken birkaç nokta var, onları açıklığa kavuşturacağım; onun için huzurunuzdayım; hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, her şeyden önce kötü söz söyleyene aittir; yani bir sayın milletvekilinin buraya çıkıp "sizin aklınız ermez" sözünü bu kürsüden geri almasını beklerdik, hatadan dönmek büyüklüktür. Arkadaşımızın bu sözü, düzeltilmeye matuf bir sözdür; ısrarı, kendi kişiliğini ortaya koymaya yönelik bir şey; bunu düzeltmesini beklerdim Sayın Tanrıverdi'den. Gerçekten, birbirimize hakaret etmeye gerek yok, bu Yüce Meclis çatısı altında bulunan herkesin aklı eriyor ki, buraya süzülerek, seçilerek gelmişler. Kaldı ki, Sayın Tanrıverdi de, ben de, çalışma yaşamımın otuz yılını, seçimle gelerek ve buradan ekmek yiyerek sürdürmüş bir arkadaşınızım; üstelik de malî müşavirlikten tutun, değişik yöneticilik görevlerinde de bulundum, pek çok arkadaşım da böyle; bizim aklımız çok iyi eriyor, halkı kandırdığınız gibi bizi kandıramamanın sıkıntısı, sizi böyle feryat etme noktasına getiriyor! (AK Parti sıralarından gürültüler)
SALİH KAPUSUZ (Ankara)Senin şu lafın yerinde mi yani?!
İZZET ÇETİN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bakınız, 75 000 000 ve 100 000 000 liralar, açıklanması gereken... Yani, 2003 yılında, emeklilere en çok zammı biz verdik dediğiniz zammın öyküsünü kısaca sizlere anımsatmak için söz aldım.
57 nci hükümet döneminde, dönemin Başbakanı Sayın Ecevit memurlara 2002 yılında bir artış yapmış ve eğer yılsonunda işçi ve Bağ-Kur emeklilerine verilen zam memur emeklilerinin altında kalırsa, bunun, 1 Ocaktan geçerli olmak üzere Bağ-Kur ve SSK emeklilerine de yansıtılacağını hüküm altına almıştı. Devlette süreklilik esastır. Siz iktidara geldiniz, o iki ay içerisinde, 3 Kasım 2002 seçimlerinden hemen sonra -hatırlamanız için söylüyorum- emekliler feryat etmeye başladı, bizim zamlarımızı uygulayın diye.
AHMET YENİ (Samsun)Parayı biz verdik...
İZZET ÇETİN (Devamla)Parayı önceki hükümet hüküm altına almıştı; siz, bir hükmü uyguladınız.
İkincisi, siz, 2003 yılında TÜFE...
AHMET YENİ (Samsun)Parayı vermek önemli...
İZZET ÇETİN (Devamla)Sayın Yeni, otomatik laf atma makinesi gibisin maşallah, kutluyorum seni!
Şimdi, 2003 yılında, yıl boyunca 75 000 000 ve 100 000 000 liralar peşinen aylıklara yansıtıldı; ama, sene sonuna doğru düşen bir seyir izlemişti. Biraz evvelki konuşmamda da açıkladım; eğer emeklilerin feryadı ve bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak ısrarlı takibimiz olmasa, 75 000 000 ve 100 000 000 lirayı emekli maaşlarına yansıtmayacaktınız. Bunun bir kere düzeltilmesini istiyorum. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Değerli arkadaşlarım, ikinci bir düzeltme -TÜFE deyince aklıma geldi- emekliler 1999 yılı ağustos ayında yapılan SSK reformundan sonra, sözümona reformdan sonra, 1 Ocak 2000'den itibaren maaş artışlarını TÜFE oranında almaya başlamışlardı ve aylık ödeme süresi de ayın 20'sine doğru kaydırıldığı için, 20 günlük bir farkları nedeniyle alacakları oluştuğu iddiasıyla yargıya başvurdular ve yargıda birkaç karar lehlerine çıktı; ama, her ne hikmetse, emeklilerin TÜFE farklarıyla ilgili, Sayın Bakanımız "Yargıtay aleyhlerine karar verdi" deyince... Tabiî, yargıya olan güven de toplumda iyice sarsıldı. 1995 yılında, ben de çok haklı olduğum bir davada, ikinci yarıyıl zamları meselesinde, Türkiye'deki bütün yerel mahkemelerde davayı kazanmıştım, bütün yerel mahkemeler kararda direnmişlerdi; ama, o günkü siyasal iktidarın yargı üzerindeki müdahalesiyle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda o davayı çoğunluk kararıyla kaybetmiştik. Şimdi de, "emeklilerin TÜFE farkları 1,2 katrilyon liraya çıkıyor, bunun altından kalkamayız, yargıda hak etsinler de ödeyelim" denildi. Yargıda lehlerine çıktı; ama, bugüne kadar hâlâ ödemediniz. Emeklilere bakış açınızı, TÜFE'ye yaklaşımınız bile ortaya koymaya yetiyor.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, maddedeki düzenlemeleri okuyanınız olmadı; çünkü, biraz evvel dağıtıldı. Birtakım kanunlara atıflar da yapılıyor, bu nedenle, anlamak da pek mümkün değil; ama, anlaşılır bir yönü var; demek ki, emeklilerin içerisinde, dul ve yetimlerin içerisinde 200 000 000 liranın altında maaş alan var, 300 000 000 liranın altında maaş alan var, 300 000 000 liranın üzerinde maaş alan var. SSK'da en yüksek emekli maaşı, şu anda 710 000 000 lira; ki, onlar da 2000 yılından sonra emekli olanlar. 2000 yılından önce emekli olanlarda en yüksek maaş 500 000 000 lira dolayında. Bağ-Kurda durum daha vahim, emekli, dul ve yetimlerde daha vahim. Onun için, maddeyle ilgili önerge verdik, 100 YTL verilsin dedik. Yani, emeklilere, onların dul ve yetimlerine 100 000 000 lira zam yapılması, herhalde Türkiye Cumhuriyeti bütçesini allak bullak etmez. Kaynak bulmak o kadar zor değil. Sağ olsun, Maliye Bakanımız şu anda burada yok; ama "para isteyen bana gelsin" diyor, bu para hükümette var. Bu bir siyasî tercih meselesidir. Yani, siz, ya bir avuç mutlu azınlığı, çıkar çevrelerini, medya patronlarını himaye edeceksiniz ya da toplumun emeğiyle, alınteriyle geçinen kesimlerini. Tercih sizin.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 29 Aralık 2004