İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · SALI

Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 46. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2008 · 658 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 8 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 658 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-08-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, biraz önce burada tasarının hakkında konuşan MHP’li Grup Sözcüsü dedi ki: “Bu, torba değil; çuval.” Çuvala da çok sığmayan bu maddeler, altı yüz elli bir tane madde getiriyoruz.

Aslında, tabii, Türkiye Büyük Millet Meclisinde hukuk tevessü etmiş, ne komisyonlarda işliyor ne Başkanlık Divanında işliyor. Şimdi, İç Tüzük’ün 35’inci maddesi var, diyor ki: “Komisyon, kendisine gelen kanun tasarısı ve tekliflerini aynen veya değiştirerek kabul veya reddedebilir.” Ama dört maddelik bir kanun tasarısı –tasarısı mı, teklifimi- gelmiş, altı yüz elli bir tane maddeye çıkarılmış, bu, dünyanın neresinde görülmüş?

Biraz önce, bir yandan Komisyonun Başkan Vekilliğini yapıyor, bir de AKP’nin grup sözcülüğünü yapıyor. Bu da hiç görülmemiş, emsali görülmemiş. Ya sen komisyonun sözcüsü olacaksın ya grubun sözcüsü olacaksın. Hem komisyonun sözcüsü olup da hem grubun sözcüsü olamaz.

Diyor ki: “Efendim, işte, biz getirdik, şarkıcılara da Komisyonda şarkı söylettik.” diyor. Herhâlde yarın da buraya getirip de bir konser de vermezsiniz herhâlde bu Meclisin kürsüsünde. Yahu böyle, bir Meclis bu kadar aşağılanabilir mi? Bu kadar kötü kullanılabilir mi? Meclis meclistir, gazino gazinodur, ondan sonra, komisyon komisyondur. Böyle bir şey olmaz arkadaşlar.

Şimdi, çuvallarla ceza kanunlarını getiriyoruz. Değerli milletvekilleri, bu kanunla getirilen cezaları siz bilemezsiniz, okumadınız ki çünkü. Sizin bu Komisyonunuz da bilmiyor, işin içine girmedi ki, “İçinde ne var?” diyor.

Şimdi, şu maddede ne getiriliyor? Duruşma sırasında hâkim isterse… Yani, siz gittiniz, tanınan bir kişisiniz, ondan sonra, hâkimin de hoşuna gitmediniz, bir laf söylediniz, hemen sizi dört gün tutukluyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)İhtar edecek ama önce.

KAMER GENÇ (Devamla)Dört gün…Güzel mi?

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Önce ihtar edecek.

KAMER GENÇ (Devamla)Yahu, seni getirsinler de bir dört gün tutuklasınlar. Ondan sonra “AKP’nin Grup Başkan Vekili tutuklandı.” desinler. Ardından da, böyle değil…

Ha, şimdi tabii gülüyorsunuz. Tabii, tutuklanmak sizin onurunuzu zedelemiyor, ama haysiyetli ve onurlu insanlar sebepsiz yere tutuklandıkları zaman onurlar zedeleniyor. Onun için, beyler, yani…

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Haysiyetsizlik seninkisi!

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, hiç, şimdi… Ben, haysiyetli insanların tutuklanmaması gerektiğine inanıyorum.

Şimdi, Türkiye’de bir yargı sistemini getirdiniz, mülakatı getirdiniz, kendi bürokratlarınızın emrine verdiniz. Siz zannediyorsunuz ki, üç sene sonra, beş sene sonra biz de burada olacağız. Göreceğiz burada kimin olup olmayacağını.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bir kişinin bir saat dahi özgürlüğünden yoksun bulunması, o onurlu ve soylu insanlar için çok ağır bir cezadır. Mahkeme sırasında…

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu)Vardır… 150’nci madde…

KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, bilmediğiniz şeylerde konuşmayın ya! Konuşmayın kardeşim!

MUSA SIVACOĞLU (Kastamonu)150’nci madde…

KAMER GENÇ (Devamla)Çık, burada konuş kardeşim! Çık konuş!

Şimdi, bakın, ben başımdan geçen bir olayı anlatayım size. Bir tane AKP’nin yetkili birisi aleyhimde bir tazminat davası açmış. Gittim, kendimi savunacağım. Birinci duruşmaya gitmedim, haberim olmadı. İkinci duruşmaya gittim. Bir laf söylüyorum, hâkim “Sus! Seni atacağım dışarı.” dedi. Ben bilinen bir insanım. “Bir daha konuşma.” diyor, “Atacağım seni dışarı. Bir daha duruşmaya kabul etmeyeceğim.” diyor.

Bakın, sevgili milletvekilleri, ben şimdi anlayan, özgürlüğüne değer veren, haysiyetine değer veren insanlara konuşuyorum. Siz nasıl anlarsanız, edin.

Sonra, avukatlar, bu kanunu hazırlayan avukatlar… Diyor ki: Avukatlar ve çocuklar hariç, duruşmada birisi, yani mahkeme adabına aykırı -Adabı dediği de nedir, belli değil- davranırsa, efendim, hâkim diyecek ki: “Kardeşim böyle konuşma.” E konuştu, karşıdaki avukat sizi rencide etti, size hakaret etti. Siz de insansınız kardeşim, diyorsun ki: “Yahu, hâkim bey, bak bu adam beni rencide ediyor. Bu avukat beni rencide ediyor. Lütfen bunu susturur musunuz?” O durumda ne yapacak? Sizi dört gün içeri atacak.

Böyle olmaz ki arkadaşlar! Ha, şimdi, mahkeme adabının düzeninin bozulmasını istemiyorum, ama, yani, şimdi siz kendinizi savunurken karşı tarafta güçlü bir avukatın, güçlü bir siyasetçinin karşısında, iktidara yakın bir siyasetçinin açtığı bir davada gidip de kendinizi savunduğunuz zaman hâkim de sırf onun gözüne girmek için sizi dört gün tutuklarsa böyle bir şey olur mu arkadaşlar! Sonra, aklı başında olan bir insan niye mahkemenin düzenini bozsun, kendisini savunacak. Ama, bence, buraya getirilen bu maddeyi kaldıralım, diyoruz. Ha, para cezasını getirelim, yani bir insan mahkemede olabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 8 Ocak 2008

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook