İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 128. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 128. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2008 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 574 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 249 sıra sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı’nın 5’inci maddesi üzerinde verdiğim bir önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Önergenin mahiyeti bu. “Kurumca bu Kanuna göre yapılacak her türlü tebligat hakkında 11/2/1959 tarihli 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır…” Bundan sonraki “…ancak, ilanen yapılacak tebligatlar Resmi Gazetede yayımlanır.” ifadesinin metinden çıkarılmasını istiyorum. Çünkü bu tebligatların büyük bir kısmı hak düşürücü tebligatlardır. Resmî Gazete her tarafa gitmiyor, her tarafta okunmuyor. Niye öteki gazetelerde ilanı önlüyorsunuz da Resmî Gazete’yi getiriyorsunuz? Ben bunu anlamış değilim. Eğer Hükûmet de anlıyorsa söylesin burada. Resmî Gazete’yi kaç kişi alıyor?

Şimdi, bu kanuna göre istimlak yapılacak, işte birtakım hak sahiplerinin hakları elinden alınacak. Dolayısıyla bu hak düşürücü ilanen tebligat üzerine vatandaş dava açacağı için, bu dava hakkının kaçırılmaması için bunun uygun gazetelerle ilan edilmesi lazım. Niye Resmî Gazete alındı bilmiyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, siz iktidar partisi olarak -aslında Meclisin tatile girmesi lazım- getirdiniz, hem de İç Tüzük’ü askıya almak suretiyle, üç haftalık, Danışma Kurulu kararı yerine geçecek karar aldınız. Aslında bu, İç Tüzük’e aykırıdır. Danışma Kurulu kararını almak, 19’uncu maddede, çok istisnai olması lazım. Siz, Danışma Kurulu kararını almakla İç Tüzük’ü askıya alıyorsunuz. Böyle bir yönetim sistemi olmaz.

İkincisi: Biraz önce burada bir önerge kabul edildi. Bakın, sayın milletvekilleri, personel sistemiyle ilgili bir sistem getirdiniz. Efendim, Enerji Bakanlığı bunu… Bakın, personelin alınma sistemleri Devlet Personel Kanunu’nda var. Peki, niye buraya… Öyle bir önerge getirildi ki zaten okuyan arkadaşımız da tam… Yani, belki biz arka sıralardayız doğru dürüst anlamıyoruz. Şimdi, bu son önergelerle getirdiğiniz sistem ülkeye fayda vermiyor.

Bakın, şimdi, bu kanunun bir maddesi var -sonunda- 27’nci maddesi: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda bir değişiklik yapıyorsunuz. Bununla şunu getiriyorsunuz: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda öyle bir değişiklik getirdiniz ki vatandaşın birisi bir tanker petrol naklediyor, ona 75 milyar idari para cezasını getirmiştiniz. Hatta bir vatandaş bana telefonda da söyledi, adam müteahhit, kendi şantiyeleri var, şantiyeleri kanalıyla o şantiyelerine petrol dağıtıyor. “Vay efendim, senin Petrol Piyasası Kanunu’na uygun olarak nakliye kamyonun yok.” 650 milyar lira para cezası kesmiş.

Bakın, şimdi, Danıştayı araştırın, en azından yüz elli bin tane dava 5015 sayılı Petrol Kanunu’nun uygulamasından kaynaklanan ve çok fahiş, astronomik rakamlara dayanan bu tür cezalardan kaynaklanıyor. Yani adam, daha önce, 5015 sayılı Kanun çıktığı zaman müracaatını yapmış Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, buna zamanında ruhsatını vermemiş. Vay efendim sen zamanında ruhsatını almadan petrol sattın diye, adama tuttular 750 milyar, o civarda, 1 katrilyon 600 trilyon lira cezalar kesildi.

Şimdi, bu kadar, bir hükûmet bir devlette vatandaştan habersiz olamaz. Bir defa siz kafası eren, çalışan insanların görevine son veriyorsunuz. Sizin değer verdiğiniz kişi, ancak sizin kafanızdaki adam olacak. Eh, sizin kafanızdaki adamla devleti yönetemezsiniz beyler. İşte, bakın, kaç senedir bu 5015 sayılı Kanun yürürlükte. Ne kadar ceza kestiniz? Bu insanların büyük bir kısmı, hepsi aşağı yukarı Danıştaya gitti ve bu paralar orada duruyor. Bir kısmı da şey etti. Yani getirdiğiniz o maddeyle o cezaları kaldırıyorsunuz. Peki, ödeyenlerin durumu ne oldu? Onlara da iade edecek misiniz? Yani devlet böyle, çalakalem, cahil kafayla idare edilmez. Bunu bilesiniz yani.

Burada her şey enine boyuna tartışılırsa burada doğru olan şeyler yapılabilir. Uygulamadan gelen arkadaşlarımız var, Türkiye'nin gerçekleri var. Türkiye seksen beş yıllık bir cumhuriyet, oturmuş, bürokrasisi oturmuş, işte Parlamentosunun da oturması lazım.

Dolayısıyla, böyle herkesin kafasına bir şey esiyor, getiriyor son anda bir önerge veriyor. Ben, özellikle bu AKP grup başkan vekillerinin son anda verdikleri bu korsan önergelerden çok şüphe duyuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 9 Temmuz 2008

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook