Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 128. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2008 · 596 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 596 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 249 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 6’ncı maddesinde verdiğim bir önergeyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, benim konuşmalarım çok açık ve nettir. Ben diyorum ki her şeyi usulüne göre yapalım. Burada milletvekili olarak ben, verilen bir önergenin ne anlama geldiğini bilmek istiyorum. Mesela geçen gün, işte arazilerin yabancılar tarafından satın alınmasıyla ilgili son anda bir önerge verildi burada. Bu önergede ne denildi… Yani askerî yasak alanlardaki arazilerin de yabancılar tarafından satın alınması eskiden Genelkurmay Başkanlığının iznine bağlıydı, o yetkiyi kaldırdınız. Böyle bir şey olur mu? Bunun gibi daha çok örnekler getiririm ben size.
Bizim burada kişisel menfaat peşinde koştuğumuz yok. Biz Türkiye'nin gerçeklerini bilen insanlarız. Ben size -eğer iyi dinledinizse- dedim ki: Eğer böyle bir zan altında kalmak istemiyorlarsa önergeleri komisyonlarda getirin, Hükûmet teklifinde getirin, kanun teklifinde getirin; enine boyuna tartışılsın, bu anlaşılsın, ondan sonra gelsin buraya böyle bir zan altında kalmak istemiyorsanız. Ama siz, devamlı olayları ters anladığınız için böyle şey ettiniz.
Sonra, yeni mi aklınız başınıza geliyor? Yani bir Hükûmet altı senedir bu memleketi yönetiyor, bu Hükûmetin aklı nerede? Zaten sıralar bomboş, kimse yok yani ondan sonra da yeni mi aklınıza… Yani bu kanunların müzakere edildiği saatte mi aklınız başınıza geliyor? Hükûmet etmek ciddiyet ister. Dolayısıyla, ben de size bunları söylemek istiyorum. Niye son anda şey ediyorsunuz?
Şimdi, benim önergemin esası şu sayın milletvekilleri: Türkiye Anayasa’sında bir tüzük müessesesi vardır fakat AKP’liler bu tüzük müessesesini nedense işletmiyorlar, hep yönetmelik... Yönetmelikler bu konuları düzenlemeye yeterli bir düzenleme değil çünkü bunlar ülkenin enerji politikasını ilgilendiren çok geniş düzenlemeleri gerektiren, en ince teferruatına kadar bazı konuların incelenmesini gerektiren konulardır. Yönetmelik Danıştaya gider, Danıştay bu yönetmeliklere getirilen hükümleri bütün mevzuat çerçevesinde enine boyuna tartışır, bütün bürokratları çağırır, dairede inceler, dolayısıyla daha iyi bir düzenleme olur, daha ülke menfaatlerine uygun bir düzenleme olur ama –benim, işte- 2007’den itibaren buradayım, aşağı yukarı bir seneye yakındır burada görev yapıyoruz, bir tane bu Anayasa’daki “tüzükle düzenlenir” kelimesine ben rastlamadım. Bu çok önemli şeyleri tüzüğe bırakalım, niye yönetmeliğe bırakıyorsunuz?
Sonra, biraz önce, işte, Özelleştirme İdaresinden bahsettiniz. Bakın, Isparta’da bir yün iplik fabrikası var. Bunun içinde 28 tane Tuncelili… Tunceli’nin Pertek fabrikasının kapatılmasından dolayı 28 tane işçi gitmişti oraya. Efendim, tuttular… Fabrika hâlâ yürürlükte, özelleştirilmedi, üretime devam ediyor; tuttular o 28 tane işçiyi, “Tuncelilidir” diye bunların görevine son verdiler. Böyle bir şey olur mu? Attılar yani. Özelleştirme kapsamına aldılar, ondan sonra bu insanları… Yani kırk yaşında, kırk iki yaşındaki insanların ekmeğiyle oynamak insan vicdanına sığar mı? Maalesef, işte, söylüyoruz söylüyoruz ondan sonra bunlar şey etmiyor.
Şimdi, Sayın Bakan burada “Biz yatırım yapıyoruz...” Bakın, bizim Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde, Mazgirt ilçesinde üç tane sulama projesi var. Bu sulama projelerinin niye ihalesini yapmıyorsunuz? Bunların üretimi… Keban Barajı’nda su seviyesinin 831 metrenin altına düşmemesi lazım, 831 metrenin üstünde olunca o çevredeki arazileri suluyorsunuz. Ama siz, elektrik üretiminde bunu zorladınız, 830’un altına düşürdünüz. Dolayısıyla, orada sulama yapılamadı.
Yani devleti yönetecek insanların o ülkenin gerçeklerini bilmesi lazım, onları yakından incelemesi lazım. Bilinmiyor, ondan sonra da biz burada dile getirince birileri alınıyor. Alınırsan alın kardeşim, bana ne yani! Ben aklımdan geçen doğruları, soruları söylüyorum. Sonra ben yıllarca bu kürsüde konuşan, inceleyen, araştıran kişiyim. Olabilir yani tabii tek kişi olduğum için, partim de olmadığı için bazı şeylerde ufak tefek yanlış bilgim olabilir ama buraya daima doğru şeyleri getirdim. Siz bu memleketi dürüst yönetin, doğru yönetin, biz de sizi çıkalım, burada tebrik edelim. Bunun doğrusu bu. Ama burada söylediğimiz şeyler ortada: Memlekette her taraf huzursuzluk içinde, insanlar yarınımızın ne olacağı kuşkusu içinde, memlekette bir ciddi terör var, ciddi bir güvensizlik var. Bunları burada söylemeyelim mi yani?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 9 Temmuz 2008