Gümrük kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:324)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 107. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Haziran 2009 · 582 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 18 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜMRÜK KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:324)); konuşma 582 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Gümrük kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:324)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-18-gumruk-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisikl-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Ben konuşmak istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 324 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, ülke ekonomisi için çok önemli bir kanunu burada görüşüyoruz; maddeler okunmuyor, ne getirdiği belli değil. Burada oy veren milletvekillerinin bırakın yüzde 100’ünü, bunu getiren Hükûmetin de bundan haberi yok. Böyle bir kanun çıkıyor Türkiye Büyük Millet Meclisinde.
Biraz önce yerimden sordum Hükûmet sözcüsü olan Bakana. Diyorum ki: “Bakın, ihraç kaydıyla Türkiye’ye mal getirip de ithal etmeyen var mıdır? Bunun içinde sizin milletvekilleriniz var mı? Ondan sonra, Teftiş Kurulu Başkanını görevden aldınız; burada bu olayların katkısı var mı?” Burada bize söylenen “Yok.” Efendim, Teftiş Kurulu Başkanı dosyaları zaman aşımına uğratmış. Bu mümkün müdür? Teftiş Kurulu -müfettiş kültürünü, bilgisini- sorumluluğuyla yetişen Türkiye'nin hiçbir evladı, hiçbir zaman, benim şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla böyle bir görev alamaz arkadaşlar, böyle bir ihmal yapamaz, devleti zarara uğratamaz ama bu teftiş kurulu başkanları veya üyeleri, müfettişler eğer sağlıklı bir görev yaparlarsa… Maalesef, bunların da en büyük düşmanları hükûmetlerdir, çünkü bunlar… İşte, daha önce de burada konuşuldu. İşte, ihraç kaydıyla çay getiren milletvekiliniz burada baskı yaptı. Biraz önce arkadaşımız da söyledi. Başka bir çay götürülerek mahkemeye bilirkişi yanıltılmış. Sonra, daha davalar devam ediyor. Ama tabii, Teftiş Kurulu Başkanı da gitti.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu milleti kim koruyacak yahu? Bu vatanın kaynaklarını kim koruyacak? Siyasi iktidarı ele geçirdiniz de… Siz siyasi iktidara geldiğinizde, gümrüklerde kendi yandaşlarınız için her şey serbest, teftiş yok evvela. Yani kendi düşüncenizde olmayan bir kişi gümrük teşkilatında görev yapıyor mu? Yapmıyor. Teftiş Kurulunda yapıyor mu, yapmıyor mu? Bir de burada o kadar büyük kaçakçılıklar var ki… Ama tabii teftiş olmayınca bunları ortaya çıkarmak da mümkün değil.
Sonra, öyle yetkiler getiriyorsunuz ki bakan her şeyin başı. Ben biraz önce, yerimden tabii, söyledim. Bakanın sorumluluğu yok. Bakın, sayın milletvekilleri, Anayasa’mızın işte 100’üncü maddesine göre bakanlar bakanlıktan da düşse, maalesef, en büyük hırsızlık da yapsa, en büyük soygunculuk da yapsa bunları yargılamak mümkün değil. Çünkü… Neden dolayı değil? Bakanları Anayasa’ya koymuşlar. İşte, bakan hakkında soruşturma yapmak için 55 tane milletvekili soruşturma önergesini verecek, Genel Kurulda önce soruşturma komisyonu açılacak, o gidecek rapor getirecek, rapor Genel Kurulda gizli oyla oylanacak ve gidecek Anayasa Mahkemesinde yargılanacak. Sizin 340 tane milletvekiliniz var. Sizden önceki bakanlardan çok hırsızlık yapan insanlar var. Kaç taneyi mahkûm ettiniz? Yok. Çünkü bu sistem işlemiyor.
Dolayısıyla, bakın, sizin İktidarınız da bildiği için, bürokrasiye sorumluluğu verse, müsteşara verse, genel müdüre verse… Çünkü buraya getirilen ve bakana söz hakkı tanınan konuların hepsinde vergi kaçakçılığı, gümrük kaçakçılığı var. Dolayısıyla burada sorumluluk bakanın imzasıyla çıktığı zaman, Türkiye’yi de, yani Türkiye'nin trilyonlarını da gümrük yoluyla ceplerine indirseler bakanlar, siyasi sorumluluğu yok, biliyorlar bunlar. Dolayısıyla, böyle devlet yönetimi olur mu değerli milletvekilleri? Olmaz arkadaşım, olmaz. Bu devletin korunması lazım, ayakta kalması lazım.
Şimdi, bunlarla uğraşacağımıza kamuoyunu başka şeylerle meşgul ediyoruz. Neymiş? Bir belge çıkmış. Belgede ne demiş? “Fethullah Gülen ile AKP’yi irticai faaliyetlerden dolayı yıpratalım.” Peki, hadi AKP denildi. Fethullah Gülen’i niye katıyorsunuz? Demek ki Fethullah Gülen’e, orduyu kendisine karşı bir savunma durumuna getirmeye çalışıyorsunuz. Bu Türkiye için çok büyük bir ayıptır. Dışarıdaki birisi, efendim, benim hakkımda yıpratmaya çalışıyor. Hangi ordu mensubu gelecek de böyle dışarıdaki bir kişiyle ilgili bir belge düzenleyecek! Bunları kimin hangi kurnazların yaptığı belli. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinde isyan çıkarmaya çalışan… Zaten kendisi de dedi, “Yakında çok büyük olaylar olur.” Şimdi, bir Fethullah Gülen’i Türkiye’de bu kadar gündeme getirmenin bu ülkeye yakışan bir tarafı var mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 18 Haziran 2009