Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 51. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Ocak 2010 · 723 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 21 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 723 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-01-21-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 418 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın aleyhinde oyumun rengini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Aslında kanunun başlığı “Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün…” demiş. E, üniversitede de sağlık personeli var. Bence “sağlık personeli” deseydi daha iyiydi. Üniversitedeki sağlık personeli dışındaki mesela bir hukuk personelinin de burada statüsünü düzenlemiyorsunuz ki.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii bir “temel kanun” adı altında gelen ve Türkiye'de 70 milyon insanı, bütün nüfusu ilgilendiren bir kanunun burada enine boyuna tartışılmaması ve burada âdeta halktan kaçırılması; bu kanunun esas, hakkında düzenleme getirdiği sağlık personelinin, doktorların buna karşı çıkması ve burada da enine boyuna tartışılmaması bu kanunun aleyhinde bulunmayı gerektiren en temel unsurdur.
Şimdi, ben bir soru sordum. Şimdi Sayın Bakan diyor ki: “Efendim, Etlik’te ve Bilkent’te büyük kampüsler yapıyoruz.” E niye? “Çünkü Numune Hastanesi müsait değil, Büyük Doğum Hastanesi müsait değil, Yüksek İhtisas…” Anlaşılıyor ki bu büyük kampüsleri inşa edecekler, buradaki bu hastanelerin de arsalarını, arazilerini yine getirip yandaşlarına verecekler, orada büyük rant sağlayacaklar.
Şimdi, bu Hükûmet zamanında sağlık üzerinde çok büyük oyun oynandı. Şimdi, tevatür çok. İşte “Efendim, şu hastanenin sahiplerinin arasında falanca, AKP’nin en büyüğünün karısı ortak” diyor. Doğru mu yanlış mı bilmiyoruz, çok şayia var. Çünkü kapalı bir rejim, AKP’yle beraber rejim kapalılaştırıldı. Dolayısıyla, bu konuda sağlıklı bir bilgi de almamız mümkün değil.
İşte burada getirildi, güya, sağlık personelinin… İşte bu radyasyonda çalışan arkadaşlarımız her vesileyle diyorlar: “Biz yirmi beş saat çalışıyorduk, şimdi haftada otuz beşe… Yani bizi kansere mi mahkûm etmek istiyorlar?” Yani bunun bir mantığı var mı? Durup dururken, personel eksikliği, memlekette işsizlik varken, sokakta bir sürü sağlık personeli işsiz gezerken niye çalışma saatlerini artırıyorsunuz? Pekâlâ bunları düzenleyebilirdiniz, daha azaltabilirsiniz. Bu poliklinikleri kapatıyorsunuz, diyaliz merkezlerini kapatıyorsunuz; oradaki alet ve edevatlar, orada çalışan insanları açıkta bırakıyorsunuz.
AGÂH KAFKAS (Çorum)Bir yerin kapandığı mapandığı yok, sen anlamıyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Dolayısıyla, bu kanun sıkıntı içinde bulunan insanların derdine çare bulabilecek nitelikte bir kanun değildir.
Biz istiyoruz ki, halka, nitelikli ve o insanların sağlığını en iyi şekilde değerlendiren, halka rahatlık getiren kanunlar getirilmesi lazım. Ama bu Hükûmetin bir hedefi var: Nerede, ne kazanç sağlar? Bütün mesele buraya geliyor. Bir: Hastaneleri birleştiriyorlar kendi adamlarını başına getirmek için.
Bakın, bu İstanbul Sağlık Müdürlüğüne getirdikleri bir Doç. Dr. Ali İhsan Dokucu var; bu kişi, kendisi Şişli Etfal Eğitim Hastanesi başhekimiyken, 3,5 yaşındaki çocuğun ameliyatını bırakıyor, ezan okundu diye gidip iftar açıyor. İşte sizin, bakın, belli bir yere getirdiğiniz insanların kalitesi ve cemaatin niteliği belli. Yani, bir ameliyat masasında, ezan okundu diye hemen gidip de iftar açmaya koşan bir hekimde isabetli bir şey var mıdır?
AGÂH KAFKAS (Çorum)Sen gerçekten hasta bir adamsın!
KAMER GENÇ (Devamla)Tamamen sizlere bir mesaj veriyor ve siz de o tipteki insanları sağlığın başına getiriyorsunuz.
MUHYETTİN AKSAK (Erzurum)Yalan söylüyorsun!
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, Sayın Başkandan, ben bugün, bu hafta için Davos’la ilgili bir gündem dışı istemiştim, vermedi. Şimdi arkadaşlar, bu Davos’a da bir iki cümle dokunmak istiyorum. Biliyorsunuz, Tayyip Bey, eskiden…
AHMET YENİ (Samsun)Ya kanunla ne alakası var konuştuğunun?
KAMER GENÇ (Devamla)Bu, hükûmet politikasını tenkit ettiğim için…
Tayyip Bey eskiden Davos toplantılarına katılmak için can atıyordu, katıldı da bir tanesine. Sonra birdenbire, geçen sene bir panel düzenlendi; bu panele kimi davet etti? Panelci Türkiye’ye geliyor, AKP’lilerle görüşüyor. Şimdi, İsrail’le Türkiye arasında bir panel düzenlenmesi için bir neden yok.
AHMET YENİ (Samsun)Kanunla alakası ne konuştuğunun?
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, neden biliyor musunuz? Şimdi, bir parti, Gazze’de yapılan olaylarla ilgili olarak İstanbul’da büyük bir miting düzenledi, bu mitingden AKP müthiş ürktü.
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)Kanunla ilgisi yok.
AHMET YENİ (Samsun)Kanunla ne alakası var?
KAMER GENÇ (Devamla)Ne yapalım? Buna karşı bir şey yapalım dediler; tuttular, o paneli mahsus Davos’ta düzenlediler. Tayyip Bey çıktı, İsrail Cumhurbaşkanına “Siz adam öldürüyorsunuz, siz çocuk öldürüyorsunuz.” dedi.
AHMET YENİ (Samsun)Yanlış mı dedi?
KAMER GENÇ (Devamla)Bakın, İsrail’in Filistin’de yaptıklarını şiddetle kınıyorum, ama…
AGÂH KAFKAS (Çorum)Sayın Genç…
KAMER GENÇ (Devamla)…bir devletin milletine bu kadar hakaret edilmez. Onlar ne yaptı şimdi? Onlar, yani, tabii Tayyip Bey orada güya bir şey yaptı.
AHMET YENİ (Samsun)Kimi tutuyorsun kimi?
KAMER GENÇ (Devamla)Bakın, Türkiye Büyükelçisini çağırdılar, Türk milletine hakaret ettiler…
AHMET YENİ (Samsun)Kimden yanasın?
KAMER GENÇ (Devamla)…ve ondan sonra da efendim özür dilediler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 21 Ocak 2010