Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2010 · 1.310 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 28 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 1.310 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-28-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi aleyhine söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. Söz hakkını bana devreden Sayın Nuri Yaman’a da teşekkür ediyorum.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, belediyeler çok zor durumda, özellikle iktidar partisinde olmayan belediyeler çok zor durumda görev yapıyorlar. Bu zorluğun sebebi, tabii, mahallinde gerekli gelir kaynakları olmadığı için, orada imar rantları olmadığı için çok sıkıntı içinde bulunmaktadırlar.
Bu konuda mesela bizim Tunceli’den örnek verirsek, biraz önce Şerafettin Halis Arkadaşım bahsetti, Darıkent Belediyesinin içinde bulunduğu durumu kendisi izah etti, aynı fikirlere katılıyorum. Ama Akpazar Belediyesi var, AKP’nin. Oraya yıl başında 50 milyar lira gitti. Çemişkezek’te AKP belediye başkanı var, 80 milyar lira gitti. Ama öteki belediyelere bir şey gitmiyor. Yani bu doğru bir yaklaşım değil. Öte tarafta bir belediye memuru sekiz ay, dokuz ay, on ay ücret almıyor.
Diğer taraftan, tabii -daha önce de burada dile getirmiştim- İstanbul Belediyesi yaptığı ihalelerde yolsuzluk yaptığı, bütün yol, kavşak ihalelerini özel davetiyeyle kendi yandaşlarına verdiği için Danıştay tarafından Belediye Başkanı hakkında soruşturma açılması konusunda karar var. Bu kararın cumhuriyet başsavcısı tarafından hemen uygulanması lazım. Karar, bir hayli zaman oldu ama daha hâlâ bir ses yok. En azından böyle bir soruşturma açılsaydı basına da intikal ederdi. İşte, maalesef, savcılar korkutulduğu için, ürkütüldüğü için bu gibi soruşturmalar yapılmıyor.
Ankara Belediye Başkanının, biliyorsunuz, en azından 4,5 katrilyon lira devlete borcu var, o tahsil edilmiyor. Ama öte tarafta devlet gidiyor, faizle para alıyor. İşte, böyle bir keşmekeşlik içinde devlet gidiyor. Dolayısıyla devletin yönetimi çok sağlıklı değil. Belediyelerde çalışan birçok insan maaşlarını almamakta, bizim bölge öyle. Ama tabii karşımızda ciddi bir hükûmet olmadığı için bunları dile getirsek bile bir sonuç alamıyoruz.
Şimdi, değerli milletvekilleri, dün burada tabii, Anayasa’nın geçici 15’inci maddesini kaldırdık. Şimdi, Komisyon Başkanı Burhan Kuzu diyor ki: Ben güya Komisyona gitmişim. Efendim, Danışma Meclisi üyelerinin de işte 15’inci maddeye göre dokunulmazlığı kalkacak. “Kamer Genç geldi, çok huzursuzdu.” diyor. “Bana dedi ki -kendisi burada söylüyor- ya Sayın Başkan, sen çok ünlü hukukçusun, acaba bu geçici 15’inci maddeden kimler yararlanıyor?” Ben, bir defa Burhan Kuzu’yu öyle pek ünlü hukukçu kabul etmiyorum. Biliyorsunuz işte, Alemdaroğlu’nun yanında danışmandı, Alemdaroğlu’nun da kimliği belli ama birdenbire dönüş yaptı. Nedense AKP’nin içine dönüş yapıp da giden çok kişi var. Yani ondan sonra “Sen 82 Anayasası’na başlangıçta ret vermişsin. Sonra askerden de korktuğun için bunu çekimsere çevirmişsin.” diyor. Ben de demişim ki “İspat edersen istifa ederim.” O da, “Ya, korktuğunu, askerlerden korktuğunu iddia edemem ama çekimser verdiğini ispat ederim.” demiş.
Şimdi, arkadaşlar, o kadar yani hayâsızca bir şeyler yapılıyor ki evrak bile sahte düzenleniyor. Bakın, şimdi normal olarak Kanunlar bilirler, kabul oyu verenler, reddedenler, çekimserler. Bir şey bastırmışlar burada, “Kabul edenler”, arkasından “çekimserler”, arkasından “reddedenler” denmiş. Çekimserlerle reddedenlerin isimlerinin başını değiştirmişler, baş harflerini. Hâlbuki çekimser 12, reddeden 7 ve bunun içinde de ben varım. Ama tabii Burhan Bey buraya geldi, on dakikanın aşağı yukarı yedi dakikasını buna ayırdı. Yani böyle bir şey olur mu sayın milletvekilleri? Bir Anayasa Komisyonu Başkanı da böyle sahte evraklardan yararlanırsa, bir de insanlara iftira atarsa… Ya, ben neden çekineceğim?
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Genç, sahte bir evrak mı? Sahte mi o evrak Sayın Genç?
KAMER GENÇ (Devamla)Tabii sahte, buyur, al bak.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Tutanaklardan gösterebiliriz.
KAMER GENÇ (Devamla)Burhan Kuzu verdiğine göre kimden aldığı belli. Ben getirdim doğrusunu verdim de ondan sonra… Hayır, bir yerlerde yanlış çıkmış.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Kuzu gelir birazdan.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, işte söyleyin kendisine, Meclisin kayıtları var, dolayısıyla yani bu kadar gerçek dışı belgeler düzenleyerek üzerimize gelmenin anlamı yok.
Sonra diyor ki ben tedirginmişim. Arkadaşlar, ben tedirgin değilim, ben ne tedirgin olacağım. Ben, tamam, Danışma Meclisi üyeliğine gittim, müracaat ettim, istifa ettim, hesabını da Tunceli halkına ve Türkiye halkına veriyorum. Bakın, Tunceli halkı… Yiğitliğiniz varsa, bakın, ben orada altı defadır seçilip geliyorum, halkın oyuyla seçiliyorum. Dar bölge sistemi… Dar bölge sisteminde yani gidip de parti…
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Darbecilere hizmet için nereye müracaat ettiniz?
KAMER GENÇ (Devamla)Ya şimdi siz konuşmayın. Şimdi gidip de yani Tayyip Bey’in elini öperek milletvekili olan bir insan değilim. Ondan sonra, Tayyip Bey’in elini öperek burada gelip milletvekili olduktan sonra da yiğitlik taslamak kadar yani insan haysiyetiyle, onuruyla bağdaşmayan bir davranış biçimi olmaz.
Şimdi, ben böyle bir şey söylemediğim hâlde… Bir de yani Burhan Kuzu’nun benim bildiğim kadarıyla kendisi üniversitede ders verirken verdiği derslere bile itibar edilmiyormuş, onların derslerinde çocuklara imtihan sorusu sorulmuyormuş, o kadar bu konularda yetersiz. Zaten burada söylediği, Anayasa’yla ilgili söylediği şeylerde de yetersiz bir kişi olduğu ortaya çıkıyor. O tezini nerede hazırlamış? Sorbonne’de morbondan bahsediyor ama yani ben hafiyelik de yapmak istemiyorum.
Şimdi, arkasından Ertuğrul Günay çıktı, tabii çok böyle hararetli bir konuşma yaptı. Efendim, dedi ki: “Bu Parlamento…
AHMET YENİ (Samsun)Muhteşem bir konuşma yaptı.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, tabii ben Ertuğrul Günay’ı çoktan beri tanıyorum, beraber aynı partide görev yaptık.
BURHAN KAYATÜRK (Ankara)Biz de seni tanıyoruz.
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, diyor ki: “Bir Parlamento milletin namusu ve şerefedir. Bu Parlamentoyu korumak milletin namusunu ve şerefini korumak demektir.” Çok güzel bir laf ama Parlamentoyu korumak demek, o Parlamentoda senin Genel Başkanın olan kişi, efendim evrak sahtekârlığından, ihaleye fesat karıştırmaktan, kalpazanlık yapmaktan eğer hakkında dosya varsa…
KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van)Yalan söyleme!
KAMER GENÇ (Devamla)…ve bu dosyalar bu Meclis tarafından bir sonuca bağlanmıyorsa, dokunulmazlık zırhı altında bunlar korunuyorsa, sana soruyorum ey Sayın Turizm Bakanı, Sayın Ertuğrul Günay, bunlar şerefli bir davranış mıdır? Bunlar şerefli bir davranışsa o zaman ben bir şey demiyorum.
Yani askerlerin, tamam, diyorsunuz ki: “Onların dokunulmazlıklarını kaldıralım.” Tamam kaldırdık. O zaman evvela iğneyi kendimize, sonra çuvaldızı başkalarına batıralım.
BURHAN KUZU (İstanbul)Ben geldim Sayın Başkan.
KAMER GENÇ (Devamla)Yani bu milleti böyle… Efendim, yiğitlik yapmak kolay.
AHMET YENİ (Samsun)Burhan Hoca geldi, burada.
KAMER GENÇ (Devamla)Ben bu kürsülerde de çok bulundum. Hep bulunduğum bu kürsülerde bir şeye şahit oldum sayın milletvekilleri, kendilerini böyle bir çoğunluk içinde gördükleri zaman aslan kesilirler ama bir korku karşısında kuyruklarını siner, otururlar yerlerine. İşte, benim beğenmediğim, benim tasvip etmediğim, insan onuruyla bağdaşmayan davranış biçimleridir bunlar.
Burada bir Anayasa değişikliğini getirmişsiniz. Anayasa değişikliği, yani 12 Eylül Anayasası’nın çok ve çok gerisinde. Biz Anayasa değişikliğine karşı değiliz. Biz diyoruz ki: Çağdaş, laik, demokrat, insan haklarına saygılı bir Anayasa getirelim ama getirdiğiniz Anayasa’da… Bir defa, burada Anayasa tartışılmıyor.
Bakın, bizim bir tek önergemiz burada işleme girmiyor. Anayasa müzakeresinde önemli olan o maddelerin enine boyuna tartışılması, bunun uygulamasında ne gibi sıkıntıların meydana gelebileceğinin tahmin edilmesi lazım ama AKP’liler önergeleri getiriyorlar, veriyorlar. Bizim önergemiz gelmiyor, konuşma hakkımız yok. Yani 550 milletvekilinin içinde 2 milletvekili söz alacak ve ondan sonra da beş dakikayla bir Anayasa yapacağız.
Komisyona gittik, Komisyon Başkanı bu Anayasa müzakeresinde doğru dürüst müzakere açmıyor. Efendim, bir laf alıyorsunuz, oradan o laf atıyor, bilmem o laf atıyor. Böyle bir terör havasının estirildiği bir Parlamentoda Anayasa yapılmaz.
Şimdi, niye biz sizin Anayasa yapmayacağınızı biliyoruz? Çünkü işte, Tayyip Bey diyor ki: “Ben İstanbul imamıyım.” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karar verdiği zaman “Yahu, yok, bu senin işin değil.” diyor, “Bu din adamlarının işidir.” diyor. Ondan sonra diyor ki: “Ben demokrasiyi bir amaç değil de bir araç olarak kabul ediyorum, yani hedefe ulaşmak için.” Ondan sonra “laiklik” diyor, “Bu memlekette insan ya laik ya dindar olur.” diyor. Şimdi bu tıynetteki, bu düşüncedeki insanın yapacağı Anayasa’nın sonucu ortada çünkü siz 335 milletvekilisiniz, bir tek Tayyip Erdoğan var. İçinizde, Çankaya’ya gönderdiğiniz kişi de dâhil bir tanesi acaba Tayyip Erdoğan’ın yaptığı hatalı bir harekete “Yahu, Tayyip Bey, bunu yanlış yapıyorsun.” diyebilecek cesareti var mı? Yok. Ertesi gün kapının önüne koyuyor, ertesi gün.
Geçen gün işte, bedelli askerlikle ilgili bir Bakanınıza birisi soru soruyor: “Yahu, bu ne haddimize. Burada tek karar mercisi Tayyip Bey efendim. Biz nasıl karar vereceğiz?” diyor.
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Bakanın öyle bir açıklaması yok, yok!
KAMER GENÇ (Devamla)Tayyip Bey nasıl bir insan? Getiriyor, 23 Nisanda bir çocuk yerine oturuyor, diyor: “İstediğini kes, istediğini as.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
91 konuşma daha · 28 Nisan 2010