Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2010 · 641 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 28 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 641 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-28-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 497 sıra sayılı Anayasa Değişiklik Teklifi’nin 26’ncı maddesine bağlı geçici 18’inci madde üzerine kişisel söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, tabii bundan önce konuşan arkadaşımız hukukçu ama bu hukuk tahsilini nerede yaptığını ben de merak ediyorum! Yani… Bakın, bir kural vardır, hiçbir kimse bir suç işlediği zaman “Aman ben suç işlemişim, gelin beni cezalandırın.” diye hiçbir hukukta, hiçbir devlette böyle bir hukuk kuralı konulmaz. Siyasi partiler suç işleyecek, ondan sonra gidecek, gelecek diyecek ki: “Yahu tamam, ben suç işledim, beni kapatın.” Böyle bir mantık en ilkel toplumlarda olmaz.
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Öyle demedi, çarpıtıyorsun! Onu söylemedi ki, nerden çıkarıyorsun onu?
KAMER GENÇ (Devamla)Değerli milletvekilleri, şimdi burada Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir geçmişi vardır; Osmanlı Devleti’nin parçalanması üzerine kurulmuş, belli bir rejimi değiştirmiş, çağdaş, laik, devrimci bir devlet anlayışıyla kurulmuş bir devletimiz. Bu devleti baştan beri yıkmaya çalışan hain emeller var. Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkıp yerine kendi ideolojilerine uygun bir sistem getirmek isteyen, işte İslamcı liberal, ta Tanzimat’tan beri gelen, 1908 tarihinden beri gelen böyle bir akım var.
Şimdi burada Anayasa yapılırken bir sistem koymak lazım. Denilebilir ki: “Siyasi partiler kapatılmasın kardeşim.” Bu bir ilke, bu dürüstçe bir ilke. Ama evvela, efendim, siyasi partileri kapatalım, kapatalım ama kim kapatacak? Parlamento karar verecek. Peki, bu Anayasa’da hukuk devleti ilkesi var mı? Hukuk devletinin en önemli özelliklerinden birisi de kuvvetler ayrılığı değil midir? Kuvvetler ayrılığında yargı yetkisi kime aittir? Bağımsız yargıya aittir. Yasama da Meclise aittir. Peki, diyorsunuz ki siz: “Efendim, Cumhuriyet Başsavcısı nasıl olur da ülkenin bölünmez bütünlüğünü, laik düzeni koruyor da 550 milletvekilli korumuyor? Şimdi bu, o kadar ilkel bir düşünce tarzı ki. Bakın, başsavcı oraya bir günde gelmiyor, o, uzun zaman hâkimlik görevini yaptıktan sonra, belli bir hukuk kültürü, belli bir hukuk nosyonu ve deneyiminden geçtikten sonra oraya geliyor ve tarafsız bir kişidir, ne kadar kim ne derse desin. Kaldı ki, başsavcı bir mütalaa veriyor, o mütalaa da gidiyor Anayasa Mahkemesinde karara bağlanıyor.
Şimdi, siyasi partiler -biz burada hepimiz siyasileriz- burada bir siyasi partide hangi siyasi partili bir milletvekili çıkıp da genel başkanının isteklerinin aksine bir karar veriyor? Dürüst olalım arkadaşlar. Yani şimdi, yarına AKP veyahut da herhangi bir parti, farz edelim CHP, kapatma kararı geldi buraya, bir milletvekili çıkabilir diyebilir mi ki: “Yahu, bu partiyi kapatalım.” Der mi arkadaşlar? Bu, çok mantıksız, dünyada emsali olmayan… İşte siz yeni bir şey icat etmiş gibi kamuoyunun karşısına insanları kandırarak, göz boyaması yaparak geliyorsunuz. Şimdi, Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlar var. Şimdi siz, ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı eylemleri suç olmaktan çıkarıyorsunuz. İdari eylem ve işlemleri suç olmaktan çıkarıyorsunuz. Yahu, bu tamamen, bu Anayasa değişikliği, AKP’nin kapatılmaması için hazırlanan özel bir yönetmelik maddesi. Çünkü idari eylem ve işlemleri kim yapıyor? İktidar yapıyor. İktidarda kim var? Siz varsınız. Yani siz burada getireceksiniz, devletin temel niteliklerini bozan bir… Yarın bir Diyanet İşleri kanununu getireceksiniz, belki orada öyle düzenlemeler de yapacaksınız ki göreceğiz, Türkiye’nin laik düzenini ortadan kaldırıp yerine bir şeriat düzeni getirebilecek bir davranış da yapabilirsiniz, düzenleme yapacaksınız. Peki, Anayasa Mahkemesi eğer bu konuda bir karar verirse nasıl karar verecek? “Sen kararın önünü kesmişsin.” diyecek.
Şimdi burada, ayrıca da partilerin denetimini Anayasa Mahkemesinden alıyorsunuz Sayıştaya veriyorsunuz. Biraz önce yaptığım konuşmada da söylemiştim. Sayıştayın tamamen kadrosu değiştirilmiş. Türkiye’de şimdi RTÜK nasılsa Sayıştay da öyledir, AKP’nin tamamen seçtiği ve kendi seçtiği üyeler. Onlar sizin ideolojiniz paralelinde ve size uygun. Ayrıca da yeni alınan tetkik… Şey, tetkik elemanı mı diyorlar, neyse…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Denetçiler…
KAMER GENÇ (Devamla)Yani denetçiler de -hep sizin zamanınızda alınan- özel tarikat ve cemaat mensubu. Hepsi değil de büyük bir kesimi tarikat ve cemaat mensubu insanlar.
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Nereden biliyorsun?
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi ne yapacaklar? Bunlarda, özellikle belli bir tarikat ve cemaate bağlı olarak eğitim gören insanlarda adalet duygusu çok zayıf oluyor. Onların tek hedefleri, kendi cemaat ve tarikatlarının başarıya ulaşması için…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
91 konuşma daha · 28 Nisan 2010