İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 18. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)

Kemal Demirel

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 18. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Kasım 2003 · 1.600 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Demirel (CHP), 13 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI GN.MD.GÜNCE YAPILACAK BÖLÜNMÜŞ YOL İNŞAASINDA UYG.USUL VE ES.(276)); konuşma 1.600 kelime.

Kemal Demirel (CHP, Bursa). “Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-demirel-22-2003-11-13-karayollari-gn-md-gunce-yapilacak-bolunmus-yol-insaasinda-uyg-usul-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA KEMAL DEMİREL (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, hepinizi en içten sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bugün görüşmekte olduğumuz, Karayolları Genel Müdürlüğünce Yapılacak Bölünmüş Yol İnşasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısı, hükümetin acil eylem planı içerisinde yer alan, 15 000 kilometre duble yol çalışmasıyla ilgili olarak Meclise gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, bugün, ülkemizde ulaşım, karayolları, demiryolları, denizyolları, havayolları olarak nitelendirilir; ama, bunu söylerken, ülkemizde, ne yazık ki, 1950'den sonra, karayollarına gereken önem verilmiş, onun dışında kalan demiryolları ve denizyolları gereken ilgiyi görememiş ve bu çerçevede de, demiryolları ve denizyollarının adeta unutulmasının neticesinde, ülke, trafik canavarına mahkûm edilmiş.

Bugün, ülkemizde, 1 851 kilometre otoyol, 31 319 kilometre devlet yolu, 30 050 kilometre il yolu, 290 998 kilometre köy yolu olmak üzere, toplam karayolu 354 218 kilometredir. Demiryolu 10 910 kilometre; denizyolu ise -ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili- 4 500 denizmili, kilometre olarak da 8 333 kilometredir. Yani, kısacası, ülkemizin bu üç ana ulaşımıyla ilgili olarak yapmış olduğumuz araştırmalarda, ne yazık ki, karayollarının yanında, demiryollarının ve denizyollarının gereken önemi alamadıklarını gördüğümüzü burada vurgulamak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugün, yine, ülkemizde karayollarında seyreden araç sayısıyla ilgili bilgi vermek istiyorum: 119 735 adet otomobil, 527 798 adet kamyon, 142 406 adet otobüs, 159 994 adet minibüs, 271 575 adet kamyonet olmak üzere ticarî amaçla karayollarında seyahat eden araç var.

Bugün, Avrupa'daysa, toplam 180 000 civarında kamyon ve TIR aracı var. Yani, kısacası, bütün Avrupa'daki araçların toplamı, bizdeki araç sayısına dahi yetişmiyor. Bu da, ülkemizdeki mevcut karayolları hem şehirlerarası hem ülkelerarası açıdan ele alındığı zaman, karayollarımızın yeterli gelmediğini gösteriyor.

Tabiî, bu hızlı gelişme çerçevesinde, Karayolları bu konuda elinden gelen gayreti göstermesine rağmen, teknolojinin hızlı gelişmesi neticesinde, yolların yetersizliğinden dolayı, bugün, ülkemizde, trafik kazaları sıkça yaşanan bir olay olarak karşımıza çıkıyor ve bugün de, duble yolla ilgili olarak bu tasarı önümüze geldiği zaman, biz de, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu konudaki araştırmalarımızı yapıp, kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, ulaşımın, bu ülkenin, artık, sadece hükümetler gelip geçtiği zaman kendi programları çerçevesinde ele alması gereken değil, tam tersine, ulaştırmayla ilgili anaplanların oluşturularak, kim gelirse gelsin, o ulaştırma anaplanının devam etmesi gereken bir konu olduğunu vurgulamak istiyorum. Yani, bugün, bu ülkede yaşananların tekrar yaşanmaması için, ülkede her geçen gün artan can ve mal kaybının önüne geçmek için, Türkiye'nin, acilen ulaştırma anaplanına ihtiyacı var.

Değerli arkadaşlarım, bugün, Türkiye'deki trafik kazalarını da kısaca belirtmek istiyorum. Her 80 saniyede bir trafik kazası oluyor bu ülkede, her 5 dakikada 1 kişi yaralanıyor, her 2 saatte ise 1 vatandaşımız hayatını kaybediyor ve ne yazık ki, trafik kazalarında biz, dünyada, birinciliği kimseye kaptırmıyoruz.

Türkiye'de ise, İstanbul 1 inci, Ankara 2 nci, İzmir 3 üncü, Bursa 4 üncü sırada yer alıyor. Yine, Türkiye, trafik kazalarında ölen 0-14 yaş grubunda ise, Amerika, Japonya ve 15 Avrupa ülkesinin arasında, yüzde 16,13'le 1 inci sırada yer alıyor. Yani, bu da şunu ortaya koyuyor: Çocukların da ölümünde, Türkiye, ne yazık ki, 1 inci sırada.

Değerli milletvekillerim, bugün, hükümet, Köy Hizmetlerinde, Devlet Su İşlerinde, Orman Bakanlığında bulunan atıl makineleri kullanarak ve personeli de değerlendirerek, bu sene içerisinde yapılacak 1 600 kilometre duble yolla ilgili bize bilgi aktardılar; ama, değerli milletvekilleri, bu çalışmaları yaparken, ne yazık ki, trafik kazalarını meydana getiren sebeplerin başında yer alan insan unsurunu asla unutmamalıyız. Bugün, trafik kazalarında başlıca unsur, insan ve yüzde 96 gibi büyük bir oran; yol yüzde 2, taşıt ise yüzde 1,1... Bu da şunu ortaya koyuyor: Yolların yapılması, trafik kazalarının önlenmesi için önemli bir etken, otoyollar etken, duble yollar etken ya da bazı yolların gözden geçirilmesi, tamir edilmesi etken. Bunlar yapıldığı zaman, trafik kazaları mutlaka aza inecek; bundan kuşkum yok.

Değerli arkadaşlarım, eğer, belleğimizi kurcalarsak, daha birkaç ay öncesinde, yine, Türkiye, ne yazık ki, büyük kazalar yaşadı. Bunlardan bir tanesi, İstanbul-Silivri arasında meydana geldi. Değerli milletvekilleri, o yol otobandı; yani, o otobanda, araçlar birbirleriyle karşı karşıya gelme şansını bulamazlar; 3 şerit sağda, 3 şerit solda... Böyle bir ortamda, bir TIR'ın minibüsle çarpışması neticesinde, 18 yurttaşımız hayatını kaybetti. Yine, Türkiye'nin otobanlarından bir tanesi, Bolu-Kaynaşlı arasında. Bolu-Kaynaşlı'da da 6 şeritli yol var ve yine, otobüslerin karşı karşıya gelmesi neticesinde, 38 kişi hayatını kaybetti. Kısacası, trafik kazalarını önlemek için yolların yapılması önemli; ama, bu yolların ötesinde bir gerçek var; o da, Sevgili Mustafa Kemal Atatürk'ün bize yol gösterdiği gibi, eğer demiryollarını gündemimize almazsak, eğer çağdaş ülkeler gibi, denizyollarına gereken önemi vermezsek, biz ne kadar yol yaparsak yapalım, trafik kazaları, yine, bu ülkenin başında, büyük bir sorun olarak var olmaya devam edecek, insanlarımız hayatını kaybedecek, maddî ve manevî büyük kayıplara uğrayacağız.

Değerli milletvekillerim, şimdi, trafik kazalarının bu ülke ekonomisine vermiş olduğu zararları kısaca belirtmek istiyorum: 1980 yılından 2002 yılına kadar bu ülkede yaşanan depremlerde ölen insan sayımız, vatandaşımızın sayısı 100 000; ama, son yirmiiki yılda trafik kazalarında ölen vatandaş sayısı 125 000. Yani, biz, yollarda, âdeta depremi yaşıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, yine, son dört beş yıllık rakamlara bakarsak, Türkiye'nin trafik kazalarındaki ekonomik kaybı 20 katrilyon civarında.

Bakın, Türkiye'de, eğer, trafik kazaları bir yıl olmamış olsaydı, bu ülkede neler yapılabilirdi; rakamlarla vurgulamak istiyorum: Bugün, bu ülkenin konut sorunu var. Konut olarak, 100 metrekareden, 882 000 tane ev yapılabilirmiş. 5 kişi oturduğunu varsayarsak 4 000 000 kişi burada kalabilir. Yine, bu ülkenin hastane sorunu var; 300 yataklı 1 339 tane hastane yapılabilirmiş; yani, 1 339 hastane!.. Yine, 5 550 000 öğrencinin dört yıllık eğitim bursu karşılanabilirmiş. Değerli milletvekillerim, yine, bugün, burada konuştuğumuz duble yolla ilgili olarak çarpıcı bir rakam; 16 000 kilometre yol yapılabilirmiş. Yani, biz, bu kazaları yüzde 10 azaltabilmiş olsak, 1 600 kilometrelik duble yolu yapmış olacağız.

Bu gerçekten hareket ettiğimiz zaman, yine, bu ülkede, öğrencilerimizin eğitimiyle ilgili olarak, eğitim şartlarının daha iyi olması noktasında hep görüşlerimizi ortaya koyuyoruz. Diyoruz ki, Türkiye'nin geleceği olan çocuklarımız en iyi şekilde eğitilmeli, okumalı; ama, okullarımız yeterli değil, bazı kentlerde 60 - 70 kişilik sınıflar var. Bunun da önüne geçmenin yolu, işte bu trafik kazalarını aza indirmekten geçer. Ne yapılabilirmiş, değerli arkadaşlarım, biliyor musunuz; 480 öğrenci kapasiteli 12 000 ilköğretim okulu yapılabilirmiş, 12 000 ilköğretim okulu!... Yani, Türkiye'nin devasa sorunları var; ama, bu sorunları aşmanın yolu, kaynaklarımızı gerçekten rasyonel şekilde değerlendirebilmek.

Ne yazık ki, bu ülkede, hâlâ uçakların inmediği havaalanlarını, üzerinden doğru dürüst araçların geçmediği yolları, otobanları gördüğümüz zaman, geçmişte, popülist politikalar uğruna yapılan bu yanlışların ülke ekonomisine vermiş olduğu zararı da görmüş oluyoruz.

Bugün, bunun için karayollarında gereken yatırımı yaparken, diyoruz ki, bu ülkede, karayollarının ötesinde, demiryolları için de kaynakların ayrılması gerekir. Bu yolların genişlemesinin, duble yolların yapılmasının, kazaların önüne geçme noktasında yeterli gelemediğini rakamlarla ortaya koymuştum. Bunun için, hükümetimizin, bu konuda, yapmış olduğu bu yolların, trafik kazalarını önlemede, aza indirme noktasında faydalı olacağını, ama, yeterli olamayacağını belirtiyorum ve kaynaklarımızı demiryolları ve denizyollarına aktararak, çağdaş ülkeler gibi ulaşımımızı gerçekleştirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, eğer, bugün 1983 ile 1993 yılları içerisindeki ulaştırma anaplanı uygulanmış olsaydı, bugün 3 000 kişi hayatını kaybetmeyecekti, 36 000 kişi yaralanmayacak, 1 500 000 ton emisyonla hava kirletilmiş olmayacaktı. Bugün, bu ülkede, yollarımızın etrafındaki çevre kirliliğini görmezden gelemeyiz. Onun için, karayollarına gereken önemi verirken, çağdaş bir şekilde, diğer ulaşım alanlarına da yönlenmemiz gerekir.

Değerli arkadaşlarım, sevgili milletvekillerim; Türkiye'nin, bugünden itibaren, ulaşımını gözden geçirmesi gerektiğini vurgulamıştım. Çevre kirliliğinde, karayolları payının yüzde 85, demiryolları payının da yüzde 5 olduğunu söyledim.

Değerli milletvekillerim, trafik terörüne son verebilmek için, bu ülkenin ulaşımıyla ilgili, altı yedi yıldan beri sürdürdüğümüz bir çalışma var. 38 vilayet dolaştım, bu 38 vilayette, trafik terörüne karşı, ülkenin demiryolu ihtiyacını vurgulamakla ilgili yürüyüşler yaptım, basın toplantıları yaptım ve görüyorum ki, herkes demiryolunu istiyor, herkes denizyollarına gereken önemin verilmesini istiyor; ama, ne hikmetse, bu konuda ileri adım atılması noktasında, yeterli gayret gösterilmiyor.

Değerli milletvekilleri, bu çalışmayla ilgili olarak bir anımı anlatmaktan geri kalmayacağım. Biliyorsunuz, Türkiye'nin en büyük trafik kazası Konya Karapınar'da gerçekleşti. Konya Karapınar'da, 49 vatandaşımız, 8 dakikada yanarak hayatlarını kaybetti. Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en büyük trafik kazasıydı; bir otobüs ile bir kamyonun çarpışması. Her yıldönümünde oraya gider, oradaki o kaza yerine gider, bir kez daha, o kazada hayatını kaybeden yurttaşlarımızın yakınlarıyla günümü geçiririm. Bir seferinde yaşadığım anımı anlatmak istiyorum: Değerli milletvekillerim, anma töreninde, çocuğu Niğde Üniversitesinde okuyan bir annenin feryadını -trafik kazalarının getirdiği boyutları, ailelerde yaratmış olduğu yıkımı ortaya koymak için- buradan bütün Türkiye'ye iletmek istiyorum. Şöyle diyordu o anne: "Ben, kızımı, bu ülkenin geleceğiyle ilgili hayırlı bir evlat olsun diye gönderdim Niğde Üniversitesine; ama, dönüşünde avucuma küllerini verdiler!" O, ağlayan annenin feryadını bütün Türkiye'ye buradan iletmek istiyorum. Böyle bir gerçek var bugün. O yoldan çok gidip geldim, orada kolay kolay trafik kazası olmaz; ancak, bu tür trafik kazalarını önlemenin yolu, demiryollarına önem vermekten geçer.

Duble yollara evet diyoruz; ama, Türkiye'de yolsuzlukları önlemek için de, duble yolları yapmak yetmez.

Değerli arkadaşlarım, değerli milletvekilleri; bugün, Sayın Bakanı komisyonda dinledik. Yıllar önce kilometresi 1 trilyon liraya mal olan karayolunun, şu anda 200 milyar liraya mal olduğunu kendileri bize iletti. Sayın Bakandan, burada, bu konuyu açık ve net olarak açıklamasını istiyoruz. Bu bakiye 800 milyar liralar nereye gitti?! Sayın Bakan, karayolunun kilometresinin daha evvel 1 trilyon liraya, şimdi ise 200 milyar liraya mal olduğunu ifade ediyor; aradaki bu farkın nereden kaynaklandığını kamuoyuna açık ve net olarak ortaya koymalıdır.

Sonuç olarak, Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin ulaşım sisteminin, ülkenin gerçekleri göz önünde tutularak, ülkenin ekonomisi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Biz, karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu, birbiriyle çelişen değil, birbirlerini tamamlayan unsurlar olarak ele alınmalıdır diyoruz. Bu ülkede trafik kazalarının, dolayısıyla maddî ve manevî kayıpların en aza indirilmesi noktasında, bölünmüş yol konusunda, Cumhuriyet Halk Partisi olarak olumlu oy vereceğimizi söylüyoruz. Yalnız, bu konuda, karayollarında gece gündüz demeden, kar kış demeden çalışan arkadaşlarımızın da haklarının alınması noktasında komisyonda bir önerge vermiştik; kabul edilmemişti. İnanıyorum ki, burada, değerli milletvekilleri tarafından böyle önergeler kabul edilir ve Karayollarında çalışan arkadaşlarımız da mağdur olmaz.

Hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

8 konuşma daha · 13 Kasım 2003

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook