Beykoz ilçesinin sorunları ile ilgili
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 18. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Kasım 2003 · 871 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 13 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BEYKOZ İLÇESİNİN SORUNLARI İLE İLGİLİ); konuşma 871 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Beykoz ilçesinin sorunları ile ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2003-11-13-beykoz-ilcesinin-sorunlari-ile-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Algan Hacaloğlu'nun, Beykoz İlçesinin sorunları ve Beykoz Kundura Fabrikasının özelleştirilmesiyle ilgili olarak gündemdışı konuşmasına, Sayın Maliye Bakanımız bir cevap hazırlamış ve bu cevabı sizlere iletme görevini de, bugün burada görevli olmam hasebiyle bana verdiler; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yalnız, Sayın Hacaloğlu'nun konuşmasında geçen kavramların, eğer yanlış not etmediysem, birkaç tanesini sıralamak ve bir genel değerlendirme yapmak istiyorum; sonra okumak istiyorum buradaki metni: "Talan zihniyeti", "ilkesiz, kamu yararını gözetmeyen özelleştirme yaklaşımı içerisinde olan bir hükümet", "yüzdoksan yıllık geçmişi olan devasa bir kuruluşun ihmali", "bu hükümet, Beykoz Fabrikasının ipini çekmektedir", "halkımızı ancak bir kez kandırabilirsiniz", "bu fabrikaya sahip çıkınız", "talancı eyleme dur deyiniz", "eğer bunu yapmazsanız, Beykoz halkı, çalışanları ve Cumhuriyet Halk Partisi size geçit vermeyecektir."
Arkadaşlar, bu üslubun çok sert olduğu kanaatindeyim. Türkiye'de, kamunun içerisinde bulunduğu durumu, Türkiye ekonomisinde yaşadığımız hadiseleri ve dünyada meydana gelen gelişmeleri dikkate aldığımızda, Sovyet blokuna dahil ülkelerde, özelleştirme uygulamalarının 1990 sonrasında katettiği mesafeyi düşündüğümüzde, ülkemizde bu konuda gerekli adımları hızlı bir şekilde atamadığımızı ve bunun toplumumuza giderek daha büyük bir maliyet yüklediğini; bu konuda, özelleştirme konusunda yaptığımız bütün çalışmalara, eleştirilere rağmen, arzu edilen gelişmeyi sağlayamadığımızı biliyoruz; ama, bu yaklaşım tarzının, bu konuda verimli bir özelleştirme yönteminin mutlaka bulunması lazım geldiğini, verimli olmayan bu işletme tarzlarından kurtulmamız gerektiğini; ama, bunun, bir talan şeklinde, âdeta ülke kaynaklarının peşkeş çekilmesi şeklinde ifade edilmesinin de anlaşılır hiçbir tarafı olmadığını ifade ediyorum. Dolayısıyla, bu ülkenin kaynaklarını, bu ülkede yaşayan bir vatandaşın, bir hükümetin, bir parti mensubunun, böyle bir nitelemeyle elden çıkarmasını tasavvur etmek, bunu kabul etmek, böyle bir şeyi düşünmek nasıl mümkündür, ona da hayret ediyorum ve müsaadenizle, bana ulaştırılan metni okumak istiyorum.
Sümer Holding Anonim Şirketi Beykoz Deri ve Kundura Sanayii İşletmesinde ayakkabı ile bot üretilmektedir. Anılan işletme, kundura üretim birimi, deri üretim bölümü ve sunî deri ve lastik-solüsyon üretim biriminden oluşmaktadır.
Kundura üretim biriminde, 2000 yılında 429 000, 2001 yılında 483 000, 2002 yılında 250 000 çift ayakkabı üretilmiş, 2003 yılında herhangi bir üretim yapılmamıştır. Kapasite kullanım oranı, 2000 yılında yüzde 11, 2001'de yüzde 12, 2002'de yüzde 6, 2003 yılında da 0'dır.
Deri üretim ve sunî deri ve lastik-solüsyon üretim birimlerinde, 1999 yılından bu yana üretim yapılmamaktadır.
2003 yılı başından bu yana, anılan işletmede, üretim olmadığı halde, işçiler ve memurlar çalışmadan ücret almaktadırlar.
İşletmenin bulunduğu alan, toplam 182 000 metrekaredir. Bu alan, askerî güvenlik bölgesi içerisinde kalmaktadır. Mevcut imar planına göre, bu arazinin 62 000 metrekaresi yeşilalan olarak ayrılmıştır. Geriye kalan 120 000 metrekare alanda ise, gerek Boğaziçi Öngörüm Bölgesinde kalması ve gerekse bu alanla ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararlarının bulunması sebebiyle, yapılacak yapıların yüksekliği 9,5 metreyi geçmeyecek şekilde, toplam inşaat alanı, emsalin 0,5 olması nedeniyle, ancak 42 000 metrekaredir.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun 2003 yılı özelleştirme uygulamalarına ilişkin 3 Ocak 2003 tarih 2003/1 sayılı Kararı ekinde yer alan 2003 yılı özelleştirme takvim ve programında, Beykoz İşletmesinin varlık satış yöntemiyle özelleştirilmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, Beykoz İşletmesi için 19.9.2003 tarihinde ilana çıkılmış ve Türkiye'de tirajı yüksek 6 gazetede ilan verilmiş, Resmî Gazetede yayımlanmış, ayrıca Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca da ticaret odaları, borsalar, turizmciler ve çok sayıda yatırımcıya yazılı olarak da bu ihaleden bilgi verilmiştir. Diğer bir ifadeyle, ihale herkese duyurulmuştur. Son teklif alma tarihi olan 21.10.2003 tarihinde Fırat Plastik Kauçuk Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Yıldırım Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi, Toray İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Gap Turizm Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketinden olmak üzere 4 teklif alınmıştır. İhale komisyonunca tüm teklif sahiplerinden daha sonra bir revize teklif alınmış, devamında kamuoyuna açık nihai tur görüşmelerine geçilmiş, tüm katılımcılar ve izleyiciler önünde görüntülü kayıt altına alınarak yapılan açık ve şeffaf görüşmelerde başlangıçta tüm teklif sahiplerinden elemesiz bir teklif alınmış ve açık artırmaya geçilmiştir. İhale komisyonunca açık artırma başlangıç değeri 29 500 000 ABD Doları, artırım aralığı ise 250 000 ABD Doları olarak açıklanmış, ihaleye katılım Yıldırım Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi açık artırmaya 29 750 000 ABD Doları ile katılmış, diğer teklif sahipleri; Fırat Plastik Kauçuk Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi en son teklifini 12 600 000 ABD Doları, Toray İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 12 000 000 ABD Doları, Gap Turizm Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi ise 10 000 000 ABD Doları vererek ihaleden çekilmişlerdir. Sonuçta, bu ihalede Yıldırım Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketi 29 750 000 ABD Dolarıyla en yüksek teklifi vermiştir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca en yüksek teklifin 4046 sayılı Kanun gereği yapılan değerlendirme yöntemleriyle belirlenen değer tespitlerine göre makul değer aralığında kaldığı belirtilmiştir.
Şartnameye göre bu satışta, işçiler alıcıya devredilmektedir. İşçilerin kıdem tazminatları Sümer Holding Anonim Şirketi tarafından, ihbar tazminatları ise alıcı tarafından karşılanmaktadır. İşletmede halen 210 işçi, 45 memur ve sözleşmeli personel çalışmaktadır. Alıcının, satış bedelinin dışında ayrıca yaklaşık 935 milyar Türk Lirası civarında ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü ve mevzuat ve iş kanunlarından doğan sorumlulukları bulunmaktadır.
İhale sonrası en yüksek teklif veren firmanın durumu Rekabet Kurumuna bildirilmiş olup, görüş beklenmektedir.
Ayrıca, askerî güvenlik bölgesinde bulunduğundan, mezkûr işletmenin en yüksek teklif veren kişi firmaya satışına engel bir durum olup olmadığı Genel Kurmay Başkanlığından sorulacaktır. Daha sonra, tüm sonuçlar Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, Özelleştirme Yüksek Kuruluna sunulacaktır. Konu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun gündemine geldiğinde, Özelleştirme Yüksek Kurulunca değerlendirilerek bu satışın onaylanması veya iptali yönünde bir karar verilecektir.
Bana iletilen bilgiyi sizlere takdim ettim.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
8 konuşma daha · 13 Kasım 2003