İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · SALI

Maliye bakanlığı, gelir bütçesi

Kemal Kılıçdaroğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 35. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Aralık 2003 · 1.090 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 23 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ); konuşma 1.090 kelime.

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Maliye bakanlığı, gelir bütçesi”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2003-12-23-maliye-bakanligi-gelir-butcesi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun süre, yani, 10 dakikayı doldurmak için konuşmayacağım.

Az önce, Sayın Bakanımız burada konuşma yaparken, çocuklara verilen süt parasının, daha doğrusu sütün, sadece 4 ilde olduğunu, diğer illerde süt dağıtılmadığını ve bu nedenle, adaleti sağlamak için süt uygulamasının kaldırıldığını söyledi, Adalet ve Kalkınma Partisine bağlı değerli milletvekillerimiz de bu uygulamayı alkışladılar ve Sayın Bakan, CHP sıralarına dönüp "sizin yaptığınız, sizin adalet anlayışınız budur; siz, sadece 4 ile süt dağıtmakla yetindiniz" dedi.

Birinci nokta, Cumhuriyet Halk Partisi, hiçbir zaman, 4 ilde öğrencilere süt dağıtılmasını asla savunmadı. İkinci nokta, Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir uygulamayı hiç yapmadı. Üçüncü nokta, Cumhuriyet Halk Partisinin istediği, sadece 4 ilde değil, bütün illerde sütün dağıtılmasıdır. Ücretsiz kitap dağıtıldı diye, biz, Adalet ve Kalkınma Partisini eleştirmedik. Eksiklikleri eleştirmek de bizim bir görevimiz; ama, siz, eğer "eksiklikleri de, gelin, burada övün" diyorsanız, o ayrı; o da sizin adalet anlayışınız.

Şimdi, Sayın Bakanın adalet anlayışı şu: Toplumu refahta değil, yoksullukta birleştirmek, yoksullukta eşit kılmak, sefalette eşit kılmak.

Sayın Bakana baktığımız zaman, 2004 yılı bütçesi öyle bir bütçe ki, 2004 yılı sonunda Türkiye Cumhuriyetinde hiçbir sorun kalmayacak; işsizlik ortadan kalkacak, kişi başına gelir 3 600 dolara çıkacak... Hatta, bir değerli milletvekili geldi, burada konuştu -biraz da tebessümle izlemek zorunda kaldım- "otuz yılda çözülemeyen sorunları, biz, bir yılda çözdük" dedi.

Yani, arkadaşlar, bunun neresini düzelteceksiniz? Elbette ki, eleştiri olacak, elbette ki hükümetin yaptığı bazı doğru uygulamalar var. Biz, bu doğru uygulamaları eleştirmedik, hiçbir dönemde de eleştirmedik; ama, eksiklikleri söylemenin bir muhalefet partisi olmanın gereği olduğunu, sadece siz kabul etmeseniz de, bütün dünyada böyledir ve böyle kabul edilir.

Bu bütçe samimî bir bütçe değil arkadaşlar. Bu bütçede öngörülen gelirler yanlış dağıtılmış. Bakınız, sosyal güvenlik harcamalarına, daha doğrusu sosyal güvenlik kuruluşlarına aktarılacak miktarlara; neredeyse geçen yıldakiyle aynı miktardadır. Peki, açıklar küçülüyor mu; hayır. Emekli daha mı az olacak; hayır, daha fazla emekli olacak. Sayın Bakanımız bu kürsüden açıkladı "12 000 kişi emekli olacak" dedi, sadece Emekli Sandığından. Peki, SSK ve Bağ-Kurdan emekliler de var. Haa, şu olabilir tabiî: Biz, onların emekli aylıklarında hiçbir artış yapmayacağız, onlar 2003'te aldıkları aylıkları, 2004'te de aynen alacaklar diyorsanız, doğru; bu bütçe doğrudur ve samimîdir; ama, herhalde, hiçbir iktidar partisi emeklileri gözardı edecek bir uygulamayı yapmaz; biz, buna inanmak istemiyoruz. Emeklinin aylığında, en azından normal kalkınma hızında ve enflasyondan arındırılmış, küçük de olsa reel bir artış öngörülmesi gerekiyor.

Değerli arkadaşlar, bu bütçe, Sayın Bakanımız yine burada söyledi, kayıtdışı ekonomiyle mücadele yılının da bir parçası olacak. Fakat, her ne hikmetse, Sayın Bakanımız "kayıtdışı ekonomiyle mücadele edeceğiz" dedi; ama, bu kayıtdışı ekonomiyle nasıl mücadele edeceğini biz bilmiyoruz. Ben Plan ve Bütçe Komisyonunda da Sayın Bakanımıza sordum, acaba kayıtdışı ekonominin boyutu, miktarı nedir; bunu bize açıklayabilir misiniz?!. Bakınız, bu ülkede Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı kayıtdışı ekonominin ne kadar olduğunu bilmez, bu ülkenin üniversiteleri bilmez, bu ülkenin Maliye Bakanı bilmez, bu ülkenin Merkez Bankası bilmez. Peki, biz bunun için de mi IMF'ye gideceğiz!

CAVİT TORUN (Diyarbakır)Kim biliyor?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)IMF!

CAVİT TORUN (Diyarbakır)Sizin bilmeniz gerekmez mi?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Çok üzgünüm; IMF uzmanları "kayıtdışı ekonomiyi nasıl önleyeceğiz" diye öneriler için geçen ay buraya geldiler. Şimdi, eğer, siz, bu ülkede, kayıtdışı ekonominin nasıl önleneceğini de IMF'ye ihale ettiyseniz, sanki bu bütçedeki başarılar hükümetin başarısıymış gibi!..

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)CHP'nin başarısı mı?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlar, bu başarıların arkasında...

ÜNAL KACIR (İstanbul)IMF var!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)...sizin söylemeye cesaret edemediğiniz -tabiî, başarı diyorum, aslında biz başarı olarak görmüyoruz- sizin söylediğiniz başarıların arkasında IMF var.

Değerli arkadaşlar, bakın, çok basit bir örnek vereceğim: Bu Parlamentoda bizim de desteklediğimiz bir yasayı geçirdik, Kamu Malî Yönetimi Yasasını geçirdik. Kamu Malî Yönetimi Yasasını acaba niye böyle apar topar geçirdik; çünkü, son dilimi, daha doğrusu, bundan önceki dilimi, bu yasanın geçmesine bağlamıştı IMF. Eğer ben yalan söylüyorsam, Sayın Bakanımız burada; Sayın Bakan, "hayır, IMF'nin böyle bir talebi yoktu, muhalefet partisi de bunu doğru söylemiyor" diyebilir; biz de bunun doğru olduğunu kanıtlarız.

Demek ki, arkadaşlar, hükümet, kendisine özgü politikaların hiçbirini üretmemiştir.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale)IMF'yi kim getirdi?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hükümet ekonomiyi de bilmiyor. Çok samimî söylüyorum, hükümet ekonomiyi de bilmiyor.

RESUL TOSUN (Tokat)IMF'yi AK Parti mi getirdi?!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)- Değerli arkadaşlarım, ben dün Bingöl'den geldim. Bingöl'deki bir manzarayı size söyleyeceğim, başka hiçbir yorum yok.

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu)10 000 konut yapıldı.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Değil... Değil... Sayın milletvekilim, 10 000 konut değil, 5 500 civarında bir konut yapılmış. Eğer çok merak ediyorsanız size çok basit bir örnek vereceğim.

Değerli milletvekilim, Bayındırlık Bakanlığı ihale yapıyor. Konut başına ihale maliyeti 42 milyar lira. Aynı projeyi, aynı yerde, hemen 15 metre ötede, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği de yaptırıyor ihaleyle; konut başına maliyeti 29 milyar lira.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Müteahhitleri kim?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Ben niçin size Adalet ve Kalkınma Partisi... Daha buraya Bingöl dosyasını getireceğiz; hiç endişeniz olmasın, Bingöl dosyası buraya gelecek.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Müteahhitler kim?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Biz size niye ekonomiyi bilmiyorsunuz diyoruz; bunun için diyoruz arkadaşlar. Odalar ve Borsalar Birliğine "arkadaşlar, ihaleyi siz yapın, biz istediğimiz müteahhide verelim" deseydiniz; samimî söylüyorum, daha ucuza yapardınız.

CAVİT TORUN (Diyarbakır)Sayın Kılıçdaroğlu, 42 milyar doğru değil, 35 milyar; ben bunu çok iyi biliyorum.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)35 olsun; birisi 29, birisi 35. Ne fark eder; aynı yer.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Niye indin 35'e? 42 doğruydu da 35'e niye indiniz? Sizin dediğiniz doğruysa 35'e niye indiniz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hayır, ben 42 diyorum, sizin milletvekiliniz...

ÜNAL KACIR (İstanbul)Demek ki bilmiyorsun.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bakın, değerli milletvekilim, ben 42 diyorum, siz 35 diyorsunuz, Odalar Birliğinin yaptığı 29.

Siz "efendim, var da; ama, çok az" diyorsunuz. Ben, size, o ihalede 38 olduğunu da söyleyeyim, 38 de var, 42 de var, hatta ben size bir şey daha söyleyeyim; tek konutlarda 17 milyar da var.

Değerli arkadaşlar işin doğrusu şudur.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Onları bırak da doğrusunu söyle.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Evet, doğrusunu söylüyoruz.

Bu bütçe, 2004 yılında, sokaktaki yurttaşın sorununa çare olacak bir bütçe değildir. Bu bütçe, hiçbir zaman, işsize iş kapısı açacak bir bütçe değildir. Bu bütçe, yapılması gereken kamu yatırımlarının yapılmasını öngörecek ödeneklere sahip bir bütçe değildir.

Sayın Bakanımız "biz, köylere, vatandaşın arasına gidiyoruz, geziyoruz" diyor. Sayın Bakana bir müjde vereyim: Eskiden ev temizliğine kadınlar giderdi, şimdi artık erkekler de gitmeye başladı. Neden; işsizlikten. Sayın Bakanımız bir de işsiz kahvelerini gezsin, amele pazarlarını gezsin, oradaki insanların dramlarını görsün. Yoksa, gidip de Şişli'deki kahveyi gezmek herhalde Sayın Bakan için, beklediği yanıtları alması bakımından uygun bir yerdir.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 23 Aralık 2003

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook