İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2005 mali yılı bütçe kan.tas. (gider,gelir,denge ) maddeler

Kemal Sağ

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 42. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Aralık 2004 · 1.236 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Sağ (CHP), 27 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (GİDER,GELİR,DENGE ) MADDELER); konuşma 1.236 kelime.

Kemal Sağ (CHP, Adana). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (gider,gelir,denge ) maddeler”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2004-12-27-2005-mali-yili-butce-kan-tas-gider-gelir-denge-maddeler (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; 2005 bütçe yasa tasarısının 7 nci maddesi üzerine Grubum ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu madde, bütçe politikası ve malî kontrol hakkında makroekonomik hedefler çerçevesinde istikrarı temin etmek, tutarlı, dengeli ve etkili bir bütçe politikası yürütmek ve malî kontrolü sağlamak amacıyla, kamu istihdam politikası, harcamalarda tasarruf, ödeneklerin dağıtım ve kullanımı, gelir ve giderlere ilişkin uyulması zorunlu düzenlemeleri yapmak üzere Maliye Bakanına yetki vermektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; izin verirseniz, önce, Maliye Bakanına verilen yetkilere biraz değinmek istiyorum. Cumhuriyetin kurulmasından Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına varıncaya dek ve ayrıca, ülkenin yeniden yapılanmasında hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir gerçek var; o da, Maliye Bakanlığının, bu ülkenin ekonomisindeki, idarî ve malî yapısındaki önemidir.

Anlayamadığım bir şey, 1980 yılından bu yana, Maliye Bakanlığının yetkileri ha bire törpüleniyor. Örneğin, 1984 yılında Hazine Genel Müdürlüğünün Bakanlıktan ayrılması, son zamanlarda Kamu İhale Üst Kurulunun kurulması, Malî Kontrol Temel Yasasıyla bütçe politikası oluşturulmasına ilişkin birkısım inisiyatifin Devlet Planlama Teşkilatına bırakılması, son olarak Arsa Ofisinin Bakanlıktan ayrılması ve şimdi de Gelir İdaresine özerklik verilmesini planlayarak, Türk ekonomisinin güçlü ve geleneksel Maliye Bakanlığı eski günlerini arar duruma gelmiştir.

Bu madde, her ne kadar yukarıda saydığım konularda Maliye Bakanlığına yetki veriyor gibi görünüyor ise de, bazı yasalar bu yetkileri erozyona uğratmaktadır. Örneğin, daha önce ihale mevzuatına ilişkin birçok yetki, 4734 sayılı -yeni- İhale Yasasıyla Kamu İhale Üst Kuruluna bırakılmıştır. Örneğin, Kamu Malî Yönetimi Temel Yasası uyarınca yatırım bütçesini bir kurum, cari bütçeyi başka bir kurum, transfer bütçesini ise diğer bir kurum yönlendirmektedir; yani, bütçeleme yetkisi, Maliye, Hazine ve DPT arasında bölüşülmüştür.

Bir başka örnek, tüm saymanlıklar Maliye Bakanlığına bağlı olması gerektiği halde, Hazine Müsteşarlığı bünyesindeki saymanlıklar hâlâ Hazinede bırakılmış, Maliye Bakanlığına bağlanmamıştır.

Öte yandan, harcamaların denetimi konusunda Maliye Bakanlığı ile Sayıştayın yetkileri birçok noktada çakışıyor. Performans bütçe sistemine geçilmesi öngörüldüğü halde, henüz ortada performansı ölçecek bir denetim mekanizması oluşturulmamıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuya ilişkin tenkitlerime geçmeden önce, bütçe yasasını yakından ilgilendirdiği için, önce Kamu Malî Yönetimi Temel Yasasının birkaç zayıf noktasını belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yasa, bu haliyle, uluslararası ve AB standartlarının çok uzağındadır.

Maliye Bakanlığının malî yönetim sürecindeki rolü zayıflamış, malî denetim sürecindeki rolü ise, neredeyse ortadan kaldırılmıştır.

Hazine ve DPT Müsteşarlığına, AB standartlarına uymayan yetkiler verilmiş, Maliye Bakanlığına karşı oldukça güçlü bir konuma getirilmiştir. İlginçtir, AB standartları, sadece ve sadece Maliye Bakanlığına uygulanmıştır.

Son olarak, Maliye Bakanlığına, oluşturulan sistemin zaaflarını giderebilecek hiçbir yetki verilmemiş; doğabilecek malî tahribatı önleyecek denetim ve garanti mekanizması öngörülmemiştir.

Deminden beri sizlere bir şey anlatmaya çalışıyorum. Bu maddenin başlığı neydi; bütçe politikası ve malî kontrol. Peki, bütçe politikasını hazırlama ve malî kontrol yetkisi kime veriliyor; Maliye Bakanına veriliyor. Peki, Maliye Bakanı bu yetkiyi nasıl kullanacak; bütçe kanunu ve Malî Kontrol Kanunu hükümlerine dayanarak kullanacak. Bu yasalardaki hükümlerin nasıl erozyona uğradığını, Maliye Bakanının yetkilerinin nasıl azaldığını ifade etmeye çalışmıştım. Şimdi, bu durumda, Sayın Maliye Bakanının etkin bir bütçe politikasını nasıl hazırlayacağını, etkin bir malî denetimi nasıl yapacağını bana izah edebilir misiniz?

Bu konuyu kapatırken, önemli bir hususu daha dikkatlerinize sunmak istiyorum. Bilindiği üzere, Malî Kontrol Yasası 2005'te yürürlüğe giriyor; ancak, ne var ki, bu yasanın birkısım hükümleri askıya alınıyor. 2 nci, 4 üncü, 9 uncu ve 81 inci maddeleri uygulanmayacak. Nedeni ne biliyor musunuz; çünkü, bütçe yasa tasarısı buna uygun hazırlanmadı da ondan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; maddenin (a) bendi, kamu istihdam politikasının belirlenmesine ve uygulanmasına yön vermeye ilişkindir. 2005 bütçe yasasına göre, konsolide bütçe içerisinde yer alan dairelere, bu yıl 48 000 yeni memur alımı yapılacaktır. Geçen yıl bu rakam 40 000'di. Konsolide bütçe dışındaki dairelere ise yüzde 80 oranında memur alınacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada, bir özel görüşümü de sunmak istiyorum. Son zamanlarda kamu sektöründeki memur sayısının azaltılmasından söz ediliyor. Bunu, IMF'nin de istediği varsayılıyor ve söyleniyor.

Değerli arkadaşlar, ben şöyle bir görüş taşıyorum: Kamuda çalışan memurları emekli ediyoruz; emekli edince ne yapıyoruz; emekli ikramiyesi ödeyeceğiz, artı, mevcut fiilî maaşlarının ortalama yüzde 75'i oranında bir emekli maaşı bağlayacağız. Peki, yerine yeni bir memur alacağız. Aslında, yeni bir memurun maliyeti, yeni memurun maaşı, eski memurun emekli maaşı, artı, emekli ikramiyesinden düşen paydır. Yanlış anlaşılmasın, ben, yeni istihdam artışına asla karşı değilim; ama, kamuda memur sayısı azaltılırken, bence, hükümetimiz, bunu bir kez daha yeniden değerlendirmelidir diye düşünüyorum.

FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş)Nasıl alacağız o zaman?..

KEMAL SAĞ (Devamla)Biz öğretiriz Sayın Arıkan.

Diğer bir konu da, yıllardan beri süren norm kadroyla ilgili Bakanlar Kurulu kararınız. Bence, öncelikle bu Bakanlar Kurulu kararı yasa haline getirilerek, meseleye ciddî bir açı verilmelidir ve tüm kurumlar bir an önce bu çalışmayı tamamlamalıdırlar. Böylece, iş tanımları yapılacak, işin fonksiyonları belirlenecek ve böylece, sonuç olarak da, eşit işe eşit ücret ödeme şansı yakalanacaktır.

Söz istihdamdan açılmışken, bir cümleyle de işçilerin asgarî ücretlerine değinmek istiyorum sayın milletvekillerim. Türkiye'de milyonlarca insan yoksulluk sınırında, hatta açlık sınırının altında yaşarken, önümüzdeki günlerde ödenecek olan, karara bağlanacak olan asgarî ücretin de en azından açlık sınırı üzerinde belirlenmesini, lütfen, hükümetten de istirham ediyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu madde, geçen yıl bütçesinde yine aynen vardı. Peki, şimdi, huzurunuzda Sayın Bakanıma bütçe politikası ve malî kontrol konularında birkaç soru sormak istiyorum.

Sayın Bakanım, kamu istihdam politikasının belirlenmesine ve uygulanmasına 2004 yılında ne şekilde yön verilmiştir? Harcamalarda tasarruf sağlayıcı hangi düzenlemeler yapılmıştır? Giderlere ilişkin ödeneklerin dağıtımı ve kullanımına ilişkin önceki yıllara göre hangi farklı esaslar belirlenmiştir?

Gelir ve giderlere ilişkin kanun ve diğer mevzuatla belirlenmiş konularda uygulamaları düzenlemek üzere hangi standartlar tespit edilmiştir?

Son olarak, bütçenin uygulanmasına yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşlarının uyması gereken hangi hususlar tespit edilmiş ve bunların sonuçları nasıl olmuştur?

Bu soruların cevaplarının neler olduğu, sanırım Yüce Meclisimizce de tam olarak bilinmemektedir.

Özellikle, giderlere ilişkin, ödenek dağıtımlarında uygulanan usulün yanlış olduğunu belirtmek istiyorum. Yıl boyunca tutulan ödeneklerin yılın son birkaç gününde serbest bırakılması, kamu kurum ve kuruluşlarını sıkıntıya sokmaktadır. Yılın son günlerinde gönderilen ödeme emirleri, kurumlardaki harcama eğilimini artırmakta, yapılan harcamalar ödenek tüketmeye yönelik olduğu için israfı artırmakta, para yerli yerinde kullanılmamakta, bütçenin dengeleri bozulmakta, tasarruf anlayışından uzaklaşılmakta ve maalesef, bu kısa süre içerisinde bazı usulsüz harcamalara da vesile olunmaktadır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Buradan şu sonuca varabiliriz: Maliye Bakanlığı bütçe ödeneklerinin dağıtımı konusunda ciddî bir planlamaya sahip değildir. Kamu yönetiminin her kademesinde olduğu gibi, Maliye Bakanlığında da sanırım bir planlama eksikliği vardır. Bütçe kanununun bu maddesiyle Maliye Bakanına yetki verilmiştir. O halde, Sayın Maliye Bakanım da bu yetkisini doğru, etkin ve zamanında kullanmalıdır.

Maliye Bakanlığı, gider mevzuatının uygulanmasında, bu maddeyle aldığı yetkiye istinaden yayımladığı bütçe uygulama talimatlarında da pek başarılı değildir. Örneğin, kamu görevlilerinin tedavilerine ilişkin yayımlanan bütçe uygulama talimatı, düzenleme yapma yerine, âdeta uygulamada kaos yaratmış, kamu görevlilerinin birçoğu idarî yargı yoluna başvurarak, devletle mahkemelik duruma düşmüştür. İdare mahkemelerinin bu konudaki kararları tamamen kamu görevlisi lehinedir. Bu yolla devlet, mahkeme gideri, ücreti vekâlet ve faiz gibi yok yere masraf yükümlülüğüyle karşı karşıya kalmaktadır. Sayın Bakanım, lütfen, bu düşüncelerimizi dikkate almanızı istirham ediyorum. 2005 yılı için yayımlanacak tedaviye ilişkin bütçe uygulama talimatı, gerçeği yansıtır ve kamu görevlisini devletiyle davalı-davacı konumuna düşürmeyecek şekilde düzenlenir inşallah.

Son bir uyarıyla konuşmamı tamamlamak istiyorum. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Yasası yukarıda belirttiğimiz sorunları çözmekten uzaktır. Zaten, bütçe kanununun 38/j maddesiyle, 2005 yılı için büyük ölçüde rafa kaldırılıyor.

Geliniz, bu yasayı, tümüyle yeniden ele alalım. Bu yasayla büyük ölçüde dejenere ettiğiniz kurum ve kurulları dejenere olmaktan kurtaralım. Kamu malî yönetimini, bütün kurum ve kurallarıyla hak ettiği yere getirelim. Yoksa, bir sonraki yıl bütçe kanunuyla, 5018 sayılı Yasanın uygulama süresini tekrar uzatmak zorunda kalabilirsiniz.

Bu düşüncelerle, bütçenizin hayırlı olmasını diliyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 27 Aralık 2004

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook