İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 21. BİRLEŞİM · SALI

Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

Kemal Sağ

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 21. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Kasım 2005 · 1.011 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Sağ (CHP), 22 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 1.011 kelime.

Kemal Sağ (CHP, Adana). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 22 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-11-22-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1014 sıra sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapacak kanun tasarısının 6 ncı maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yasa tasarısının 6 ncı maddesiyle, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 58 inci maddesinin başlığıyla birlikte değiştirilmesi düşünülmektedir.

Sözlerime başlarken bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim. Cumhuriyet tarihimizde ilk defa bir kanun, hiç uygulamaya konulmaksızın değiştiriliyor. Bu ilk de Adalet ve Kalkınma Partisine nasip oluyor. Sayın AKP'liler, bu başarınızdan dolayı hepinizi tebrik ediyorum.

5018 sayılı Yasanın Parlamentoda görüşülmesi sırasında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak gerek Grubumuz gerekse şahısları adına söz alan konuşmacılarımız bu düzenlemeyle yapılmakta olan yanlışları söylemiş ve gereken uyarıları yapmışlardır; ama, o zaman dikkate almadığınız uyarılarımızı, kabul etmediğiniz birçok önerimizi şimdi yeniden Parlamento gündemine getiriyorsunuz. Bu durumu, yanlışları fark ettiğiniz için memnuniyetle karşılıyoruz; ancak, yanlışı düzeltmek için tekrar yanlış yaptığınız için de, doğrusu, üzülüyoruz. Bu durumda, bize de tekrar uyarılarımızı yapmak düşüyor.

Değerli milletvekilleri, bu maddeyle yapılmak istenen şey, 5018 sayılı Yasanın 58 inci maddesindeki harcama öncesi kontrol sürecinin tamamen kaldırılması ve yerine, ön malî kontrol sisteminin getirilmesidir. Bu düşünceyi tasarının genel gerekçesinde görüyoruz. Gerekçede, işlem sürecinin hızlandırılmasını ve etkinliğini sağlamak üzere, malî kontrol yetkilisinin sistemden çıkarılarak, ön malî kontrol fonksiyonunun malî hizmetler biriminde ve harcama birimlerinde gerçekleştirilmek istendiğini belirtiyorsunuz. Biraz önce söylediğim gibi, yanlışı düzeltmek için yeniden yanlış yapılıyor. Zira, yapılan bu düzenlemeyle, kamu gideri, giderin gerçekleşme sürecinin hiçbir aşamasında denetim altına alınamayacaktır; çünkü "ön malî kontrol süreci, malî karar ve işlemlerin hazırlanması, yüklenmeye girişilmesi, iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi ve belgelendirilmesi" şeklinde belirlenmiş; ancak, bu sürecin gerçekleştirilmesinde hangi kamu görevlilerinin yer alacağı, bunların sorumluluklarının ne olacağı ve sorumluluğun nasıl tayin edileceği belirtilmemiştir.

Değerli milletvekilleri, bu yasanın "hesap verme sorumluluğu" başlıklı 8 inci maddesi ise, ön malî kontrol sürecinde sayılan iş ve işlemler ile bu iş ve işlemleri gerçekleştirecek görevlilerin sorumluluklarını tespit etmeye ve sorumluluklarına hükmetmeye yeterli değildir. Bu nedenledir ki, değişiklik yapılmaması bile yapılmasından daha iyidir. Hiç değilse, harcama öncesi kontrol sürecinde "malî kontrol yetkilisi" adı altında bir görevli veya yetkili, harcama sürecindeki işlemleri kontrol edecek ve bir ölçüde, kamu gideri, bir birim tarafından denetlenmiş olacaktı; oysa, şimdi, değişiklik metninde getirilen ön malî kontrol sürecinde muhatap belli değildir ve bu nedenle, konu, daha karmaşık bir hal almaktadır.

Aslında, sorun ortadadır. Her nedense, bu yasada, kamu giderinin ödenmesinde malî sorumluluğu üstlenecek bir kamu görevi ve bu görevi yerine getirecek bir kamu görev unvanı bulunmamakta veya bulunması istenilmemektedir. Oysa, 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanununun 8, 9, 10 ve 22 nci maddelerinde, malî yönden sorumlular, dolayısıyla malî sorumluluk, tahakkuk memuru, sayman, ita amiri, harcama sürecinde görev alan ve belgeleri düzenleyen ve onaylayanlar olarak belirlenmişti. Bu yasayla, böyle bir belirlemeye gidilmemiş, dolayısıyla da, kamu giderinin gerçekleştirilmesi ve ödenmesi sürecinde denetimsiz bir ortam yaratılmış olacaktır. Yoksa, AKP olarak, gerçek emeliniz aslında bu mudur?! Öyle ya, denetim ve teftiş kurullarını da ortadan kaldırmak isteyen siz değil miydiniz?! Arkadaşlar, unutmayın ki, denetim olmadan doğruyu bulamazsınız.

Değerli milletvekilleri, bugüne kadar bu görevleri yürüten tahakkuk memuru, ita amiri ve özellikle saymana haksızlık yapılmış ve sonuç itibariyle saymanlık unvanı ve görevi sona erdirilmiştir. Bunun yerine, yine bu yasayla, "muhasebe yetkilisi" adı altında yetkisiz ve etkisiz bir görevli yaratılarak, kamu giderleri, maalesef, tamamen denetimsiz bırakılmış olacaktır. Bunun sonucunda, sayman arkadaşlarım belki sözde bir şey kaybetmeyecek; ama, kamu maliyesi kaybedecektir.

Diğer taraftan, idarî sorumluluk olarak nitelendirilmesi gereken bu sorumluluğu hangi kurum ve bu kurumda çalışan hangi unvandaki kişilerin alacağının belli olmamasından başka, bu tasarıda belirtildiği şekliyle, ön malî kontrol sürecinde ve malî hizmetler biriminde görev alacakların henüz böyle bir hazırlık içinde olmadıkları gibi, yeterli deneyim ve donanıma da sahip olmadıkları bir gerçektir. Bu kurumların ve çalışanlarının gerekli bilgi ve donanıma sahip olmaları için uzun bir zaman gerekecektir. Bu nedenle, bu süreçte görev alacak kamu görevlilerinin saptanması, sürecin hangi aşamasında kimlerin sorumlu olacağı, dolayısıyla da malî sorumluluğu kimlerin üstleneceğinin belirlenmesi çok önemlidir ve mutlaka gereklidir. Bu, aynı zamanda, Sayıştay yargılaması açısından da bir zorunluluktur. Aslında bir başka gerçek de, bu görevi hangi kurumun veya bu kurumun içindeki hangi birimin yapacağına karar verilmemiş olduğudur.

Bugüne kadar, bu kanunda belirtilen malî kontrol veya ön malî kontrol, merkezde Maliye Bakanlığı örgüt yapısında yer alan Bütçe ve Malî Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından, taşrada ise bu genel müdürlüğün teşkilatı olmaması nedeniyle defterdarlıklar tarafından, ödeme sırasında da saymanlık müdürlüklerince yerine getirilmekteydi. Bugüne kadar Maliye Bakanlığının bu konudaki görevlilerinin bu görevi başarıyla yaptığını ve bir maliyeci olarak, bu hakkı onlara teslim etmenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle, bütün meslektaşlarımı, bugüne kadarki emekleri için kutluyor, ülke yararına sarf ettikleri mesaileri için de teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, illa 1050 sayılı Yasayı değiştireceğiz diye, illa yapacağımız bu yasa 1050 sayılı Yasaya benzemesin diye neden hata yapıyoruz?! Bu yasayla, 1938 yılından bu yana, devletin bütün malları yönetilmiş, malî kontrol sürecinde görev alanların yetki ve sorumlulukları sorunsuzca belirlenmiş ve yönetim dönemi hesapları verilmiş, devletin kesin hesapları çıkarılmıştır.

Kamu gideri ve kamu adına harcama yapmak çok ciddî bir iştir; mutlaka deneyimli, bilgili ve işin uzmanı kişiler eliyle yürütülmesi şarttır. Yaratılacak sorumsuzluk ortamı, bu tür ortamları fırsat kollayanlar için bulunmaz bir nimet olacaktır. Bundan ciddî şekilde endişe duyuyoruz. Bizim buna fırsat vermememiz gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, biliyorsunuz, bundan bir süre önce Gelir İdaresinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanunu burada çıkardık. O süreçte de gereken uyarıları yapmıştık. Bakın, bu uyarılarımızdaki haklılığımız, bugün Gelir Teşkilatındaki yaşananlarla kanıtlanmıştır. Çalışanlar son derece huzursuz ve mutsuzdur. Çok sayıda şikâyetler geliyor. Teşkilat, âdeta parçalanmış durumda. Tecrübesiz yöneticiler sayesinde de sorun her geçen gün büyümektedir. İnanmayanlar, lütfen tebdili kıyafetle vergi idaresi başkanlıklarını biraz dolaşsınlar.

Sonuç olarak, Hazinenin Maliye Bakanlığından ayrılmasıyla başlayan parçalanma sürecinin, Gelir İdaresinin yeniden yapılanmasıyla devam ettiğini ve bütçe üzerindeki malî kontrol yetkisini bırakmasıyla da parçalanma sürecinin tamamlanacağını düşünüyoruz. CHP Grubu olarak, cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana çok büyük bir misyon üstlenmiş, yapısı ve işleviyle bütün kurumlara örnek olmuş güçlü bir Maliye Bakanlığının, bu denli parçalanarak yok edilme noktasına gelmesini yanlış buluyor ve sizleri, bu yanlış karşısında bir kez daha uyarıyoruz.

Bu nedenlerle, maddenin yeniden değerlendirilmesinde yarar olduğunu düşünüyor; her eski hükmün mutlaka değiştirilmesinin şart olmadığını belirterek, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 22 Kasım 2005

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook