Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Şubat 2004 · 659 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 27 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 659 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-02-27-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkanım, milletvekili arkadaşlarımızın sormuş oldukları sorulara tek tek cevap vermeye çalışacağım.
Önce, Sayın Işık "kadro ihdası hangi usullere göre yapılacaktır" diye sordular. Bu maddede öngörülen kadro iptal ve ihdası, şu anda hâlâ yürürlükte bulunan 190 sayılı Genel Kadro Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili kanun hükümlerine göre uygulanacaktır.
Ayrıca "bu konuda mahallî idarelerle ilgili bir düzenleme yapılacak mı" diye sordunuz. Bu alanda, yani, mahallî idarelerin kadro iptal ve ihdaslarıyla ilgili basitleştirme yapılacaktır. Bu, şu demektir: Kadroların ihdası ve iptali, yerel yönetimlerin yetkili organlarının kararıyla, herhangi bir onaya gerek kalmaksızın yapılacaktır. Bu cümleyi kullandıktan sonra, akla hemen "belediyeler istedikleri kadar kadro alma hakkına mı sahip olacaklardır" şeklinde bir soru gelebilir; ama, bilindiği gibi, bu yasa tasarısıyla ve daha önceden tasarlandığı şekilde, norm kadro uygulamasına geçilecektir. Yani, İçişleri Bakanlığı, hangi belediyedeki işlerin ne kadarlık bir kadroyla yapılacağını daha önceden tespit edeceği için, bu sınırların dışına çıkılmamak koşuluyla, yerel yönetimler, bu iptal ve ihdas işlemleriyle ilgili kararlarını yetkili organlarının alması sonucu gerçekleştirebileceklerdir.
Diğer bir sorunuz daha var, izin verirseniz, onu daha sonra cevaplandırayım; çünkü, zaman süratle ilerliyor.
Sayın Karademir "bu yasa tasarısıyla yerelleşme ve özelleştirme yaygınlaşacaktır. Bu, uluslararası sermayenin işine yarar; bu, sömürgeciliği gündeme getirir" şeklinde bir değerlendirme yaptılar. Kuşkusuz ki, kendi takdirleridir, bu düşünceye de saygı duyarız; ancak, hemen şunu ifade edelim ki, küreselleşmenin avantajları da vardır, dezavantajları da vardır. Akıllı hükümet, akıllı yönetimler odur ki, bu avantajları kendi halkının ve ülkesinin adına değerlendirmek, dezavantajlarından kurtulmak için azamî dikkati sarf etmektir. Bu, sadece, hükümetlerin değil, bu ülkedeki parlamentoların da -iktidarıyla muhalefetiyle hepimizin- görevidir.
Küreselleşmeden kaçamazsınız. Yani, yağmur yağarken sokakta gezerseniz, mutlaka siz de ıslanacaksınız. O bakımdan, Arnavutluk gibi içinize kapanamazsınız. Avantajlarını, dezavantajlarını iyi bileceksiniz, iyi hesap edeceksiniz; dezavantajlarını da gerekirse avantaja çevirmek için gayret edeceksiniz. Evet, bunun riskleri vardır; Sayın Karademir haklıdır. Evet, bu bir risktir. Bugünkü...
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Özellikle son dönemde, GAP bölgemizde İsrail'e toprak satışları söz konusudur. Buna benzer...
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Karademir, doğru olabilir; yani, onu araştırmadım, elimde böyle bir rapor yok. Bu konularla ilgili teyakkuzda bulunmak gerekir; benim sizin beyanınızdan anladığım budur. Evet, Hükümet olarak biz de bu konuda dikkatli olmak ve iktidar ve muhalefet olarak, uluslararası sermayenin Türkiye üzerinde birtakım hesapları varsa, bu hesapları tersine çevirmek gibi bir gayretin içerisinde de olmamız gerekir diye düşünüyorum.
Tabiî, süratle not alıyorum, okumakta da zorlanıyorum...
Bir de, bir konuyla ilgili "Anayasaya aykırılık teşkil etmez mi" dediniz.
O soruyu bir daha sorabilirseniz... Yani, Anayasaya ne aykırılık teşkil eder, orayı anlayamadım...
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Merkezî idarenin görevlerinin yerel yönetimlere devredilmesiyle ilgili olarak Anayasanın ...
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Anladım; çok teşekkür ederim. Sağ olun,. tamam.
Şimdi, bu sorulardan şöyle bir intiba ediniyorum: Sanki, idare deyince, sadece merkezî yönetimden ibaretmiş gibi bir anlam çıkıyor. Anayasanın 123 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, gayet açık şekilde deniliyor ki: "İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır." Dolayısıyla, yerel yönetimler de idare içerisinde yer alır, merkezî yönetim de idare içerisinde yer alır.
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Bakan, merkezde zorunlu olarak yapılması gereken görevlerden bahsediyorum.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Yani, siz, "taşrada teşkilatı olan bakanlıkların bu taşra teşkilatlarını yerel yönetimlere bırakıyorsunuz, bu Anayasaya aykırı olmaz mı" dediniz. Biz, bunları kaldırmıyoruz. Biz, bunların personelini, görevlerini, yetkilerini, araçlarını gereçlerini, ödenekleriyle birlikte yerel yönetimlere bırakıyoruz. Burada, biz, bir Anayasaya aykırılık görmüyoruz; çünkü, yerel yönetim de, merkezî yönetim de idare içerisinde değerlendirilmiştir.
Sayın Akbulut'un bir sorusu oldu, bir eleştiriyi soru haline getirdiler. Anayasanın ilgili maddesi, aslî ve sürekli kamu hizmetlerinin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceğini amirdir. Biz, burayı değiştirmedik. Yine, kamu hizmetleri, aslî ve sürekli hizmetler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmeye devam edilecektir. O bakımdan, aslî ve sürekli olmayan görevlerin, şimdi, uygulamada zaman zaman rastladığımız gibi, üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve gerekirse özel sektöre gördürülmesinde Anayasaya bir aykırılık görmediğimizi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, sürem doldu mu?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 27 Şubat 2004