Irak'ta yaşanan olaylarla ilgili
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Kasım 2004 · 1.742 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 25 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IRAK'TA YAŞANAN OLAYLARLA İLGİLİ); konuşma 1.742 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Irak'ta yaşanan olaylarla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-11-25-irak-ta-yasanan-olaylarla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Irak'ta yaşananlarla ilgili olarak, biraz önce gündemdışı konuşmayla görüşlerini ifade eden Bursa Milletvekili Abdulmecit Alp arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Tüm dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu Irak'ta yaşananlarla ilgili şahsî düşüncelerini Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden ifade ettiler. Bu, kendilerinin en doğal hakkıdır bir milletvekili olarak. Yanılmıyorsam, salı günü de, yine aynı konuda, Adıyaman Milletvekili Sayın Mahmut Göksu arkadaşımız düşüncelerini ifade etmişti.
Değerli arkadaşlarım, hepinizin bildiği gibi, komşumuz Irak'taki gelişmeleri üzüntü ve endişe içerisinde izlemekteyiz. Irak'ın geleceği, gerek ikili düzeyde gerekse Ortadoğu bölgesinde ve daha geniş planda, uluslararası barış ve istikrarı etkileyecek önemdedir. Bölgesinde demokratik değerlere bağlı ve tüm komşularıyla barışçı ilişkiler geliştirmeyi amaçlayan, bir istikrar kaynağı olan Türkiye, Irak'ın bir an önce huzur, güvenlik ve istikrara kavuşmasını, dışpolitikasının en önemli hedefleri arasına yerleştirmiştir.
Irak Geçici Hükümeti kuvvetlerinin ve Amerika Birleşik Devletleri önderliğindeki koalisyon güçlerinin yürütmekte oldukları harekâtlar, sivil halkın günlük yaşamına çok olumsuz şekilde yansımakta, âdeta -maalesef- bir katliam görüntüsü arz etmektedir. Müttefiklerimizi bu konuda uyarmak, onları itidal ve teenniye davet etmek, ilişkileri germek değil, tam aksine, ilişkilere sağduyuyu hâkim kılmanın bir şartıdır. Türkiye, bir yandan diplomatik kanallardan soruna duyarlılığını ortaya koyarken, komşu, dost ve kardeş Irak Halkına yönelik olarak insanî görevlerini de yerine getirmenin gayreti ve çabası içerisindedir. Hepinizin bildiği gibi, Türkiye, bir süre önce, Telafer'deki operasyonlardan zarar gören soydaş ve diğer Irak vatandaşlarına Kızılay eliyle yardım ulaştırmış ve bu operasyon sırasında, bir insanî yardım görevlimiz de hayatını yitirmiştir.
ATİLA EMEK (Antalya)Üçüncü sıradayız can kaybında! Şoförlerimiz öldürülüyor!
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Irak Halkına hiçbir ayırım yapmaksızın ulaştırmakta olduğumuz yardımlar çerçevesinde, önümüzdeki haftalarda, Telafer'e ikinci bir Kızılay konvoyu gönderilecektir.
ATİLA EMEK (Antalya)Üçüncü sırada kayıp veriyoruz. Hükümet ne durumda?! Böyle şey olur mu canım!
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Kızılay Derneğinin, Irak Kızılayıyla işbirliği halinde, Felluce operasyonunda mağdur olan Iraklı sivil halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik yeni bir yardım konvoyunun daha hazırlıkları içerisinde olduğunu huzurunuzda belirtmek istiyorum.
Irak'ın, kendisi ve halkıyla barışık, temsil yeteneği olan, evrensel değerlere saygılı, uluslararası toplumla dengeli ilişkiler sürdürecek bir yönetime bir an önce kavuşması gerekmektedir düşüncesindeyiz. Tarih boyunca bir arada yaşadığımız, yakın tarihimizde de karşılıklı saygı ve menfaat birlikteliği içerisinde istikrarlı ilişkiler sürdürmeyi amaçladığımız komşu Irak Halkının, belirsizlik, anarşi, kaos ve şiddet ortamına sürüklenmemesini, ulusal birliğinin çözülmemesini ve toprak bütünlüğünün zedelenmemesini sağlamaları en büyük temennimizdir.
Değerli arkadaşlarım, Irak'ın siyasî, ekonomik ve sosyal alanlarda süratle yeniden yapılandırılabilmesi için zorunlu olan güvenlik ortamının tesis edilebildiğini söylemek, maalesef, bugün için mümkün değildir. Aksine, egemenliğin Geçici Irak Hükümetine devrinden bu yana, Irak'ta başgösteren direniş ve şiddet hareketleri yaygınlaşma eğilimi göstermektedir. Kardeş Irak Halkı, hem farklı muhalif unsurların eylemlerinden hem de bunlara karşı çokuluslu güç ve Irak güvenlik kuvvetlerinin sürdürdüğü operasyonlardan mutazarrır olmaktadır. Devam eden şiddet fırtınası, ayırım yapmadan, insanî yardım hizmetlilerini, uluslararası kuruluşların memurlarını, işadamlarını, işçi ve kamyon şoförlerini ve sokaktaki sade insanları hedef almaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, Irak'ta kuvvet bulundurmadığı halde, barış ve istikrara kavuşmasına stratejik önem atfettiği komşusu Irak'ta ekonomik hayatın felce uğramasına izin vermemeye kararlıdır. Irak'a temel ihtiyaç ve insanî yardım maddeleri sevkıyatıyla devam eden imar ve bayındırlık çalışmalarını, tüm imkânlarımızla desteklemekteyiz. Zira, Irak'ta normal hayata dönülmediği ve şiddet eylemlerinin önü alınamadığı takdirde, güvenlik sorununun uygulanmaya çalışılan siyasî süreci ve geçici yönetim düzenlemelerini tehlikeye düşürmesinden ve bugünkünden çok daha vahim koşullara sürüklenmesinden ciddî endişe duymaktayız.
Türkiye, halihazırda, pek çok sektörde mal ve hizmet arzı yoluyla, Irak'ın can damarı haline gelmiştir. Irak Halkının temel ihtiyaçları ile Irak'ın imarı için gerekli olan malzeme ve altyapı hizmetlerinin temininde, içinde bulunduğumuz konumu muhafaza etmemiz gerekmektedir. Irak'ta hüküm süren olumsuz güvenlik koşullarına rağmen, ekonomik ve ticarî ilişkilerimiz son bir yıl içinde büyük ivme kazanmıştır. 2004 yılı ocak-eylül döneminde Irak'a ihracatımız 1 400 000 000 dolara ulaşmıştır. Bu rakamı ilk planda 2 milyar dolara yükseltmeyi hedeflemekteyiz; ancak, değerli arkadaşlarım, saldırılarla, Türkiye'nin Irak'taki menfaatları haleldar edilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle, ortam, ticarî ve ekonomik ilişkilerimizin daha da süratli bir şekilde geliştirilmesine müsait olduğu halde, imkân ve fırsatlar tam olarak değerlendirilememekte, bu ülkeye giden müteşebbislerimiz ve vatandaşlarımız hayatî risklerle karşılaşmakta, güvenlik tehdidi altında çalışmaktadırlar.
Son dönemde artan saldırılar neticesinde, maalesef, 60'ın üzerinde vatandaşımızın hayatını kaybettiği, bazı vatandaşlarımızın ise rehin alındığı veya akıbetlerinin meçhul olduğu doğrudur; ancak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Hükümetinin, bu gelişmeler karşısında çaresiz ve atalet içerisinde olmadığını da, bu vesileyle, Yüce Meclisin dikkatlerine getirmeyi zorunlu görmekteyim.
ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Aynen öyleyiz, aynen öyleyiz Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Dışişleri Bakanlığımız, tüm ilgili teşkilat ve kuruluşlarımızla eşgüdüm içerisinde, devletin tüm imkânlarıyla vatandaşlarımızın Irak'taki ekonomik faaliyetlerini daha güvenli bir şekilde sürdürmelerini sağlamaya çalışmaktadır. Kaybolan veya kaçırılan vatandaşlarımızın bulunması amacıyla, mevcut bütün kanallar ve imkânlar sonuna kadar kullanılmaktadır.
Vatandaşlarımızın can güvenliklerinin sağlanmasına yönelik önlemler, Irak makamları ve koalisyon güçleri de dahil olmak üzere, tüm ilgili kuruluşlar düzeyinde sürekli izlenmekte ve bilhassa, konvoylarımızın saha ve yol güvenliğinin artırılması doğrultusunda teşebbüslerde bulunulmaktadır. Buna paralel olarak, vatandaşlarımızın da Irak'ta faaliyet gösterirken, kendi güvenlikleri için risk azaltıcı tedbirlere riayet etmeleri gerektiği değerlendirilmektedir. Bu amaçla, izlenmesi gereken yöntem ve alınabilecek ilave tedbirleri açıklayan duyurular yayınlanmış, Başbakanlık direktifiyle Habur sınır kapımızda tüm ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin bulunduğu bir bilgilendirme ve koordinasyon merkezi kurulmuştur.
Hükümetimiz, Amerika Birleşik Devletleri makamlarına ve Irak Geçici Hükümetine nakliye güvenliği konusunda kolektif olarak daha müessir önlemler alabilmek ve işbirliği yapmak amacıyla, yüksek seviyeli üçlü bir diyalog süreci önermiş olup, bu görüşmelerin kasım ayının sonunda başlatılması kararlaştırılmıştır.
Değerli arkadaşlarım, geçimlerini idame ettirmekten başka gayeleri bulunmayan onlarca masum nakliyecimizin, kamyon şoförümüzün, müteahhidimizin ve işçimizin Irak'ta tehlikeli koşullarda çalışmalarından ve bunlardan bazılarının hayatlarını kaybetmelerinden, kuşkusuz ki, herkes gibi biz de büyük üzüntü duymaktayız. Kayıplarımızın Irak'ta asker bulunduran bazı ülkelerin kayıplarının dahi üzerine çıktığı bir vakıadır; arkadaşlarımız da onu ifade ettiler. Bununla beraber, komşumuzdaki yangının söndürülmemesi ve istikrarsızlığın kalıcı hale gelmesi durumunda, ülkemizin çok daha vahim kayıplarla ve ulusal güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceğinin de bilinci içerisinde, Irak'a yönelik ekonomik faaliyetlerimizin kesintiye uğratılmasına izin vermeme kararlılığımızı koruyoruz. Hükümetimiz, alınan önlemleri yeterli görmemiş, ulusal ekonomimizin ve ülkemizin kurduğu barış, dostluk ve istikrar köprüsünün Irak'taki uzantısı haline gelmiş vatandaşlarımızdan bu ülkede hayatlarını kaybedenlerin acılı ailelerinin kederini paylaşmanın yanı sıra, uğradıkları felaket neticesinde karşılaştıkları zaruret koşullarının hiç olmazsa bir nebze hafifletilmesi için alınabilecek önlemleri tezekkür etmiştir ve etmektedir.
Sayın Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanımızın hafta sonunda ana hatlarıyla kamuoyumuza iletmiş oldukları gibi, Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili kuruluşlarımız, halen Hükümetimizin de destekleyeceği can kaybına uğrayan mağdur ailelere yönelik bir sosyal yardım ve dayanışma formülü üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.
Irak'ta devam eden siyasî geçiş süreci, sadece bu önemli komşumuzun ulusal birlik ve bütünlüğünden taviz verilmeden, meşru ve demokratik bir yönetime kavuşması bakımından değil, 20 nci Yüzyıl boyunca savaş ve ihtilaflar nedeniyle büyük zarar görmüş olan Ortadoğu bölgesinde özlenen barış ve istikrarın tesisi bakımından da büyük önem taşımaktadır. Nitekim, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de, aynı anlayışla, 1546 sayılı Kararında siyasî sürece ilişkin temel prensipleri ortaya koymuş, uygulanması öngörülen geçiş takvimini de onaylamıştır. Bu takvime göre, siyasî geçiş sürecinin kısa vadedeki en önemli aşaması, 2005 yılının ocak ayında yapılması öngörülen seçimler olacaktır. Türkiye olarak biz de, uluslararası toplumun kararlarıyla uyum içerisinde, seçimlerin Birleşmiş Milletlerin yardımı ve rehberliğiyle, şeffaf ve tüm Irak Halkının katılımına açık bir şekilde gerçekleştirilmesini desteklemekteyiz.
BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)Sayın Bakan, Birleşmiş Milletler nerede?! Orada insanlar ölüyor! Birleşmiş Milletler seçim yapacak... Yapma allahını seversen!
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Bu hedefe ulaşılması doğrultusunda, başta Geçici Irak Hükümeti olmak üzere, Irak toplumunun en geniş katmanlarını temsil eden birçok siyasî parti, grup ve liderle doğrudan temaslarımızı sürdürmekte, işbirliği kapılarımızı Irak'ın barış ve istikrarına katkıda bulunabileceğine inandığımız tüm ülke ve unsurlara açık tutmakta, görüşmelerimizde temsilcileri vasıtasıyla Irak Halkını sürece sahip çıkmaya ve mümkün olan en geniş şekilde seçimlere katılmaya teşvik etmekteyiz.
Değerli arkadaşlarım, Irak'ta, bölgecilik görüntüsü altında, grup menfaatlarının, ırk ve mezhep ayrılıklarının önplana çıkarılarak, ülkedeki hassas dengelerin sarsılmasının uygun olmayacağını, Irak'ın siyasî geçiş sürecinin istisnasız ülkedeki tüm kesimleri kapsaması gerektiğini ve Irak Halkının tamamının ülkenin doğal kaynak ve zenginliklerinden eşit şartlarda ve adil bir biçimde yararlanmasının sağlanması gerektiğini vurgulamak istiyorum.
Irak Halkının tüm kesimleriyle, tarihten, akrabalıktan ve aynı coğrafyayı paylaşmamızdan kaynaklanan yakın bağlarımızı korumaya ve daha da geliştirmeye kararlıyız. Irak Halkını oluşturan tüm kesimlerin ellerindeki fırsatı değerlendirerek, ülkelerinin geleceğini ahenk içinde birlikte inşa ettiklerini görebilmeyi arzu ve temenni ediyoruz.
Bu çerçevede, Irak'ın kurucu unsurlarından biri olan ve tarih boyunca daima ülkenin birlik ve beraberliği doğrultusunda hareket etmiş olan Türkmen soydaşlarımızın da, Irak toplumunu oluşturan diğer unsurlar gibi, ülkelerinin siyasî geleceğinin şekillenmesinde hak ettikleri yeri almalarına büyük önem atfetmekteyiz.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, basından da izlemekte olduğunuz gibi, bu hafta başından itibaren bugüne kadar, Irak'ın geleceği bakımından çok önemli sonuçlar doğurabilecek bir dizi uluslararası toplantı gerçekleştirilmektedir. Bunlardan birincisi, Sayın Dışişleri Bakanımızın iki gün önce, Mısır'ın Şarm El Şeyh kentinde katılmış olduğu Irak'a Komşu Ülkeler Toplantısıdır.
Irak'ın komşularının dışişleri bakanlarını ilk kez, 2003 yılında Türkiye bir araya getirmiştir. Bugüne kadar 8 toplantı gerçekleşmiş ve bu toplantıların tümünde Irak'ın birlik ve bütünlüğünün korunması, kalıcı barış ve istikrarın sağlanması doğrultusunda gerek Irak Halkına ve siyasî liderlerine gerekse uluslararası topluma güçlü mesajlar verilmiştir.
İkinci önemli toplantı ise, yine, Mısır'da gerçekleştirilmektedir. Bu toplantıya Irak ve komşularının yanı sıra, G-8 olarak adlandırılan gelişmiş ülkeler platformu, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İslam Konferansı Örgütü ve Arap Ligi gibi bölgesel ve uluslararası toplulukların yüksek temsilcileri katılmaktadır.
Bu toplantıların amacı, Irak'ın istikrara kavuşması, siyasî sürecin kesintisiz olarak devam etmesi, seçimler yoluyla temsil kabiliyeti olan demokratik bir hükümetin işbaşına gelmesi, Irak'tan veya dışarıdan kaynaklanan her türlü terörizm tehlikesiyle etkili bir şekilde mücadele edilmesi doğrultusunda görüş ve irade birliği sağlanmasıdır. Bu konferanslar, uluslararası toplumun bölgesel ve küresel barış ve işbirliği için zorunlu asgarî müşterekler üzerinde mutabakat sağlamalarına katkıda bulunmakta, istikrarı bozucu gizli gündemlerin de güçlü mesajlarla caydırılmasını amaçlamaktadır.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti, bölge ülkelerinin yanı sıra, başta ABD olmak üzere, NATO, Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Örgütünün ileri gelen üyeleriyle de Irak'ın geleceği konusunda danışmalarını ve işbirliğini kesintisiz olarak sürdürmeye kararlıdır.
Birbirinden çok farklı rejim, coğrafya, siyasî kültür ve değerlere sahip devlet topluluklarını bir araya getiren bu uluslararası toplantının tümünde ülkemizin saygın ve etkili bir konuma sahip olduğundan ve savunmakta olduğumuz ilke ve hedeflerin tüm muhataplarımızın ilgi, takdir ve desteğini topladığından da bahsetmeden geçemeyeceğim.
Irak'taki güçlüklerin bilincindeyiz, bu güçlüklerin kolayca ve birdenbire aşılamayacağını da idrak ediyoruz. Başta kardeş Irak Halkı olmak üzere, dost ve müttefiklerimizle elbirliği yaparak, uluslararası toplumla dayanışma içinde hareket ederek, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarı temin edebileceğimize olan inanç ve kararlılığımızıysa hâlâ koruyoruz, korumaya devam edeceğiz.
Her iki milletvekili arkadaşıma, Hükümetimizin ve devletimizin Irak'ta yaşananlarla ilgili görüşlerini sizlerle paylaşma imkânı sağladıkları için teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 25 Kasım 2004