İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Uluslararası suç örgütükuruluş anlaşmasına katılmamızın uygun bulunduğuna dair kanun tas.(ss : 679 )

Mustafa Dündar

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Kasım 2004 · 909 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Dündar (AK Parti), 25 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜKURULUŞ ANLAŞMASINA KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TAS.(SS : 679 )); konuşma 909 kelime.

Mustafa Dündar (AK Parti, Bursa). “Uluslararası suç örgütükuruluş anlaşmasına katılmamızın uygun bulunduğuna dair kanun tas.(ss : 679 )”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-dundar-22-2004-11-25-uluslararasi-suc-orgutukurulus-anlasmasina-katilmamizin-uygun-bulundug (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA DÜNDAR (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Uluslararası Göç Örgütü Kuruluş Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Uluslararası Göç Örgütü, 5.12.1951 tarihinde Türkiye'nin de içinde bulunduğu 16 ülkenin katılımıyla Brüksel'de toplanan Uluslararası Göç Konferansını takiben kurulan Hükümetlerarası Göç Komitesinin devamıdır.

Örgüt, 1989 yılından itibaren Uluslararası Göç Örgütü adını almış olup, merkezi Cenevre'dedir.

Örgüte Kasım 2003 itibariyle 102 ülke üyedir. Ülkemizin de içinde bulunduğu 29 ülke ise, gözlemci statüsünü haizdir.

Komisyonumuzca, örgütün 2004 Kasım ayı sonunda yapılacak toplantısından önce üye olmamızı teminen tasarının İçtüzüğün 52 nci maddesine göre öncelikle görüşülmesine karar verilmiştir. Söz konusu anlaşmaya katılmamızla örgütteki gözlemci statüsü asıl üyeliğe dönüşecektir.

Örgüt göç hareketlerinin yasal ve düzenli bir biçimde gerçekleşmesini sağlamaya yönelik hizmet veren bir kurum olup, genel olarak, mültecilerin yerleşim işlemlerine yardımcı olmakta, özellikle sorunlu bölgelerdeki mültecilerin veya uluslararası koruma altına alınması gerek görülmeyip sığınma başvurusu reddedilenlerin geri gönderilmeleri veya başka ülkelere nakillerinde rol oynamaktadır. Dünya çapında göç hareketlerinin düzgün akışını sağlamak, göçmenlerin gittikleri ülkeye en iyi koşullarda yerleşmeleri, ülkenin ekonomik ve sosyal yapısına entegre olmalarını kolaylaştırmak açısından, göçle ilgili hizmetlerin uluslararası boyutta sağlanmasının çoğu zaman gerekli olduğu görülmektedir.

Göç ve mülteciler konularında devletler, uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliği ve eşgüdüm olması gerekmektedir.

Sayın milletvekilleri, Türkiye, mazlumlara kucak açan bir ülkedir. Seçim ilim Bursa da dışgöçlerin yoğun olduğu bir ildir. Balkan ülkelerinden, özellikle Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk ve Kosova'dan büyük göç almaktadır. Bunların, pek tabiî ki, gerek Türkiye'de idarî sorunları ve gerekse gelmiş oldukları ülkelerle ilgili sorunları bulunmaktadır. Ben, sizlerle, sadece Bulgaristan'dan gelenlerin bir sorununu paylaşmak istiyorum.

1989 zorunlu göçüyle, Bulgaristan'dan Türkiye'ye 400 000 civarında soydaşımız gelmiştir. Bu şekilde veya diğer yollarla ülkemize gelen soydaşlarımızın sosyal güvenlik haklarıyla ilgili sorunları vardır.

Bulgaristan'da geçen hizmet sürelerinin Türkiye'ye aktarılması ve hizmet sürelerinin birleştirilmesi, soydaşlarımızın en önemli sorunlarıdır. Bulgaristan, 1989 göçünde, Türkiye dışında, göç alan diğer ülkelerle bu anlaşmayı yapmıştır ve oraya giden Bulgar vatandaşlarının sosyal haklarını vermektedir; fakat, Türkiye'ye gelen soydaşımız çok fazla olduğu için, Bulgaristan bu konuda ayak diremekte ve sosyal güvenlik anlaşması yapmaya pek yanaşmamaktadır. Bu konuyla ilgili Bursa'daki sivil toplum örgütleri, hem Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına hem de -Bulgaristan'a giderek- Bulgaristan'ın bakanına bu kişilerin imzalı dilekçelerini sunmuşlardır ve eğer bu konu iki ülke arasında anlaşmayla çözülemiyorsa -sivil toplum örgütlerinin düşüncesi- bu konuyu Avrupa Birliğine taşıyacaklarını söylemektedirler.

Bunun dışında, Türkiye ile Bulgaristan arasında 4 Kasım 1998 tarihinde Ankara'da imzalanan ve 1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe giren, Bulgaristan emekli maaşlarının Türkiye'de ödenmesine ilişkin bir anlaşma vardır ve bu anlaşmaya göre, Bulgaristan'da emekli olan soydaşların maaşları Türkiye'ye transfer edilmektedir. Tabiî, bunun da kendine göre bazı şartları vardır. Yılda iki defa, burada yaşayan kişiler, yaşam belgelerini SSK aracılığıyla ibraz ettirdiklerinde maaşları Türkiye'ye gelmektedir. Bulgaristan tarafı bu evrakı çok sıkı bir incelemeye tabi tutarak, elinden geldiğince bu ödemeleri ötelemeyi düşünmektedir. Tabiî, bu kişiler yaşlı; bir kişi ölse, bir kişi bir kişidir, kâr düşüncesindedir. Bizim yapmış olduğumuz tespitlere göre, derneklerimizin bize söylediklerine göre, bu şekilde maaş alan 40 000 civarında kişiden 11 000 küsurunun maaş ödemesi, Bulgaristan tarafından iade edilmiştir. Bu 11 000 civarındaki maaş iadesinin 6 000 küsuru da, burada bizim memurlarımızın yapmış olduğu hatalardan kaynaklanmaktadır. Bu konu, beni üzmüştür ve bu konuyla ilgili durumu, Bakanımıza yazılı olarak ilettim, bu konuyla ilgili bilgi istedim. Şimdi, insan ister istemez düşünüyor; yani, Bulgaristan vermemek için direniyor, bazı nedenler buluyor; biz neden bunlara alet oluyoruz, biz neden bu işi daha ciddî incelemiyoruz?! Bu da, aslında çok büyük bir para olmamakla birlikte -kişi başına gelen maaş 30 ilâ 50 eurodur- o kişinin bu paraya ihtiyacı vardır. İnşallah, Bakanlığımız, bu konuda gerekli hassasiyeti göstererek bu sorunu çözecektir diye düşünüyorum. Yeri gelmişken, uluslararası göçü konuşurken, bunu da, burada bilgi olarak kamuoyuna arz ediyorum.

Geçici göç, dönüş göçü ve bölge içinde yapılan göçler için de bu hizmetlerin yapılması gerekmektedir. Uluslararası Göç Örgütü, çalışmalarında, ilgili hükümet ve hükümetdışı kuruluşlarla yakın işbirliği yaparak, uluslararası faaliyetlerin eşgüdümünü sağlamaktadır. Örgüt, göçmenlerin kabul şartlarının ve sayılarının devletlerin ulusal egemenlik alanlarına ait bir konu olduğunu kabul etmekte ve görevlerini yerine getirirken ilgili devletlerin mevzuatına uymaktadır.

Türkiye'nin 1999 yılından bu yana gözlemci olarak katıldığı Uluslararası Göç Örgütünün ülkemizdeki görevlerini daha iyi koordine edebilmek amacıyla devamlı temsilcilik açma başvurusu, 1991 yılında uygun görülmüştür. Bu çerçevede, Uluslararası Göç Örgütünün ülkemizdeki mevcudiyetinin belli bir hukukî statüye bağlanması, görev alanındaki katkılarını daha etkin bir şekilde yürütebileceği hukuksal durumun, ayrıcalık ve bağışıklıkların belirlenmesi amacıyla bir anlaşma yapılması kararlaştırılmıştır. 16.11.1995 tarihinde Ankara'da imzalanan 16.12.2003 tarihli ve 4984 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan söz konusu anlaşma 26.12.2003 tarihli ve 2003/6684 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe girmiştir. Üye olmadığımız halde ülkemiz ile Uluslararası Göç Örgütü arasında yakın bir işbirliği sürdürülmekte ve ülkemizdeki sığınmacıların üçüncü ülkelere nakillerinde Uluslararası Göç Örgütü önemli katkılarda bulunmaktadır. Söz konusu teşkilata üye olunması, mevcut işbirliğinin artırılması ve Uluslararası Göç Örgütünün ülkemizde daha fazla proje gerçekleştirmesine olanak sağlayacaktır. Bu bağlamda iltica ve göçle ilgili eğitim programları ve insan kaçakçılığıyla mücadele konularında teknik yardım sağlanması gibi hususlarda Uluslararası Göç Örgütünün kaynaklarına ilaveten üçüncü taraf kaynakların artırılması sağlanacak; ülkemizin, göç, insan kaçakçılığı gibi konulara ilişkin çalışmaları yönlendirme konusunda daha fazla katkıda bulunması mümkün olabilecektir. Bu suretle, özellikle insan kaçakçılığı gibi konularda ülkemize bazı çevrelerce yöneltilen eleştirilere de yanıt verilmiş olunacaktır.

Öte yandan, Avrupa Birliğine katılım sürecinde, insan kaçakçılığı gibi sorunlarla mücadele konusunda ve göç bağlantılı bazı kriterlerin yerine getirilmesinde anılan kuruluşla daha yakın ve kapsamlı işbirliğine gidilebilecek ve bundan yarar sağlanabilecektir.

Tasarıya AK Parti Grubu olarak kabul oyu vereceğimizi beyan eder, hepinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 25 Kasım 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook