İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Dünya sağlık örgütü tütün kontrolü çerçeve sözleşmesinin uygun bulunduğuna dair kanun tas.( ss . 684 )

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 22. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Kasım 2004 · 1.286 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 25 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ TÜTÜN KONTROLÜ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİNİN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TAS.( SS . 684 )); konuşma 1.286 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Dünya sağlık örgütü tütün kontrolü çerçeve sözleşmesinin uygun bulunduğuna dair kanun tas.( ss . 684 )”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-11-25-dunya-saglik-orgutu-tutun-kontrolu-cerceve-sozlesmesinin-uygun-bulundu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Grubum adına ve kişisel olarak tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Dünya Sağlık Örgütünün hazırladığı tütün ve tütün ürünlerini denetlemeyle ilgili bir uluslararası sözleşmeyi görüşüyoruz. Bizim Grubumuz adına genel olarak konuşan arkadaşımız da, bu sözleşmeye olumlu oy vereceğimizi söyledi.

Gerçekten de, sigaranın zararlarını görmemek olanaksız. Türkiye'de sigaradan yılda ortalama 100 000'e yakın insan ölüyor ve bir sigara insan yaşamından 5,5 dakika alıp götürüyor. Dünyada da yılda yaklaşık 5 000 000 insan sigaradan ölüyor; bu, savunulamaz bir şey ve giderek de Türkiye'de sigara tüketimi -gelişmiş ülkelerde azalırken- artıyor. Örneğin, Birleşmiş Milletlerin, Kasım 2004'te, 6 000'in üzerinde lise 2 nci sınıf öğrencisi üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye'de sigara içen gençlerin oranı şöyle: Birinci sırada Diyarbakır yüzde 57; ikinci sırada Ankara yüzde 53,7; üçüncü sırada İzmir yüzde 50,1; dördüncü sırada İstanbul yüzde 48,3, beşinci sırada Adana yüzde 41,9. Türkiye'de 28 000 000 insan sigara tüketicisi. Çocuklarımız, gençlerimiz de bu sigaradan olumsuz etkileniyor. Bütün bunlar doğru. Ulusal önlemler de alınmalıdır, uluslararası bu tür anlaşmalara da destek olunmalıdır; ama, ben, işin bir başka yönü üzerinde durmak istiyorum. Tütün üreticilerinin durumunu arkadaşlarımız da söyledi. Yaklaşık 400 000 aile tütünden geçimini sağlıyor. Şimdi, sigara zararlı, içindeki nikotin açısından yabancı sigara yerliden daha çok zararlı. Türkiye'de birçok alanda olduğu gibi, tütün üreticisinin eli kolu bağlandı, yabancı sigara tekellerine teşvik geldi; yani, kendi tütünümüzden içmeyelim, yabancı tütünü teşvik edelim!.. Tabiî, yasada böyle bir şey yazmıyor; ama, sigara tekellerinin Türkiye pazarında yıllardır oynadıkları oyun buraya geliyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, Türkiye reji düzeninden ulusal tekel düzenine geçti. Reji, türkülerimize konu olmuştur. Kendi ülkemizde, yabancılar, tütün kaçakçısını ve yerli sigara içiyor diye insanları öldürmüşlerdir, yaralamışlardır. Devlet, vergisini toplayamaz bir duruma gelmiştir ve bakın, onun üzerine Tekel kurulmuştur. Geldiğimiz noktada Tekeli özelleştiriyoruz, hatta, sigara bölümünü yabancılaştırıyoruz; geçen sefer kaleden döndü. Tekelin içki bölümü gitti, şimdi, sigara bölümü altın tabak üzerinde sunulacak.

Değerli arkadaşlar, sigara zararlı, gerçekten zararlı; ama, 400 000 üretici aileden 200 000'i benim memleketimde, Ege'de yaşamaktadır ve örneğin, Güney İlçesinde insanların yüzde 90'ı bu tütün işiyle uğraşmaktadır. Onlar, tütünü sigara olarak görmezler, geçim olarak görürler; ekmek kapısıdır. Yani, onun için tütün yaşamdır, geçimdir; onun için tütün, çocuk okutmaktır, eve ekmek almaktır...

Seçenek ürün diyorsunuz... Değerli arkadaşlar, Türk tütünleri küçük yapraklı, altın gibi tütünlerdir; kıraç arazilerde ve taşlı topraklarda yetişir. Bakın, bizim sulanmayan toprakta yetişen iki ürünümüz var; biri tütün, ikincisi üzüm; yani, bağ. İkisi de ekmektir, ikisinin de üreticisi şu anda perişandır.

Biz ne yaptık? Bakın, 80'li yıllarda önce sigara kaçakçılığını önleme gerekçesiyle Türkiye'nin kapılarını açtık yabancı sigara üreticilerine. Hatta, Tekele dedik ki: En küçük kasabalara, köylere bile bunları dağıtın -80'li yıllar, Özal yıllarını düşünün- ve sigara alışkanlığı yaratıldı halkımızda, damak ve dudak zevki yaratıldı. Kendi elimizle, kendi ulusal kuruluşumuzla, İstanbul'da birkaç otelde yapılan sigara kaçakçılığını önleme gerekçesiyle yabancı sigaraların dağıtımı yapıldı. O zaman da bas bas bağırmıştık. Ben 70'li yıllarda milletvekili olduğumda "sigarada yenileşme" adı altında yabancı sigara geliyordu. Bir genel görüşme istemiştik arkadaşlarımızla. Bu sefer de milletvekili olur olmaz arkadaşlarımızla birlikte Şubat 2003'te tütün konusunda bir araştırma önergesi verdik; ama, maalesef, şu Meclise Tütün Yasası, tütün üreticileri konusu getirilemiyor, getirilmiyor. Özellikle de yapılıyor. Yabancılara, önce dışarıya satmak kaydıyla burada sigara yapılabilir denildi, sonra da, hem içeride hem dışarıda satabilirsiniz denildi.

Bakın, 90'lı yıllara geldik. 1993'te kota koyduk, sınır koyduk, yasak koyduk. Değerli arkadaşlar, tütüne, toprağın durumuna bakılmadan, tütünün niteliğine bakılmadan, kalitesine bakılmadan yasak koymak çok yanlıştı. Kota konulabilir. Kota nereye konulur; sulak arazilerde, topraklarda Virginia ve Burley tipi geniş yapraklı yabancı tütünler Türkiye'de üretilmeye çalışılıyor ya da tütünler, kıraç topraklarda değil, başka ürünlerin yetiştirildiği sulak yerlerde yetiştiriliyor. Bize, bunu, öğretmen okulunda "toprak kültürünü değiştirme" diye öğretmişlerdi. Türkiye'nin toprak kültürü, böyle, kendi kültürü içerisinde yetişen ürünü -bir moda deyim- seçenek ürün... Seçenek ürün de, o taşlı, kıraç yerde tütünden ve bağdan başka bir şey olmuyor. O da geçim, o da ekmek değerli arkadaşlar.

Şimdi, 1993'te de, o yıl 180 000 ton oldu diye, yarı yarıya bütün Türkiye'de inecek denildi ve yasak konuldu; askerdeyse, dönüşünde tütün diktirilmedi. Ben, böyle, göçe zorlanan insanlar gördüm memleketimde; yani, ekmeksiz kaldıkları için, ekemedikleri için, dikemedikleri için, tütüncülük yapamadıkları için göç edip gittiler memleketlerinden.

Değerli arkadaşlar, şimdi, bakın, Tekeli de özelleştirdiğimiz zaman, tütün üreticisi, tamamen tüccarın insafına kalacak. İki yıldır Türkiye'de sözleşmeli tütün dikimi yapılıyor.

Burada yasası çıktı; kendi tütün üreticimiz yasaklandığı gibi, kendi tütününden sigara yapmaya da yasak vardır fiilen. 2 milyarın üzerinde, 2 milyar adet sigara yapamıyorsanız, hiçbir firma sigara üretemez. Bu, ne kadar yanlış bir şey!.. İlle devlet yapmasın; ama, hiç olmazsa, kendi üreticilerimiz yapsın.

Bakın, Türk tipi tütünler, şark tipi tütünler, Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya ve Türkiye'dedir. Yıllarca söyledik, bu tütün üreticisi ülkeler işbirliği yapmalıdır. Neye karşı; Virginia ve Burley tipi tütünleri yetiştirenlere karşı. Böyle dayanışmalar, uluslararası anlaşmalar yapılmalıdır. Çocuklara, elbette sigara içirtilmemelidir; toplu yerde içilmemelidir; ama, 28 000 000 insan durmadan sigara içiyorsa Türkiye'de ve dünyada milyarlarca insan sigara içiyorsa, kendi tütününü öldüreceksin, toprağın kültürünü değiştireceksin, yarın Tekel de ortadan kalktığı zaman, fiyatlar da bir ölçüde alıp başını gidecek. Toprağı bizim, içeni bizim, kazananı yabancıların olacak. İşte bu olmadı!.. Elbette, sağlık açısından yapılan uluslararası bu anlaşmalara destek vermek doğrudur; ama, Türk tütüncüsünü, üreticisini korumak gerekir. Tekelde yaklaşık 30 000 kişi çalışıyor şu anda. Bayram öncesi yaklaşık 70 kişi kapıya bırakıldı.

Şimdi, değerli arkadaşlar, o Tekel ki, hazineye gelir getiriyor. Bakın, en büyük 500 firmadan biri, altın yumurtlayan tavuk. Siz, bunu... Keşke yerlilere verilse, yerliler de, şimdi, gazetelerden okuyoruz, "biz daha fazla para vereceğiz" diyorlar. Şimdi, ben AKP'yi bir kere daha testten geçireceğim. (AK Parti sıralarından "AK Parti, AK Parti" sesleri)

Hayır, sözlükte AKP'dir, biliyorsunuz. (AK Parti sıralarından "AK Parti" sesleri)

Peki, peki... Benim fikrime bakın, yani, AK'ı, AKP'si değil, benim söylediğim doğru mu yanlış mı ona bakın.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Ne dersen de!..

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Siz de "CHP" diyorsunuz, biz alınıyor muyuz?!

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Yani, öyle laf atmak, oradan oturduğun yerden, çok doğru olmuyor. Sen acaba, seçim bölgende tütün üreticisinin karşısında, yani, o tütün üreticisini koruyacak bir şey yapabiliyor musun?! Buraya muhtarlar geldi, Türkiye'nin her yerinden, Türk-İşte toplantı yaptı. Hatırlıyorum ben, bütün partilerin muhtarları karşı çıkıyordu. Şimdi, siz geldiniz, Tütün Yasasını kaldıracaktınız, söz verdiniz. Hani nerede?! Hani nerede?! İki yıl geçti aradan. Tamam, uluslararası sözleşmeleri kabul edelim, insan sağlığına zararlı diyelim...

Değerli arkadaşlar, geçen yıl 1 000 000 liraya tütün satıldı, bakın. Açık artırma yöntemiyle tütün satışı var Türkiye'de şu anda. Tütün Kurulu, kâğıt üzerinde, oturmuş, sizin de etkiniz yok, efendim, "açık artırmada alıcı bulunmamıştır." Böyle bir açık artırma yapılmıyor, yapılmadı benim memleketimde. Ben, Başbakana Beyağaç'tan telgraf çektim, bakın, burada açık artırma falan yapılmıyor dedim ve elde kalan tütünleri, eğer sözleşme yapamamışsa, zavallı tütün üreticisi ne denildiyse onu yapıyor.

Değerli arkadaşlar, sigara elbette sağlığa zararlı. Tütün ürünlerini çocuklarımız içmesin, insanlarımız içmesin, onları koruyalım; ama, Türkiye büyük bir pazar olup yabancı sigara tekellerine açılacaksa, kendi tütüncülüğümüzü öldürüp, onun yerine yabancı sigara tekellerinin ürünleri satılacaksa, bu yanlıştır. O zaman, tarih de bizden hesap sorar, toprak da hesap sorar, üretici de hesap sorar. Bugün gelinen nokta odur. Bakın, Türkiye, tütün satarken, sigara satarken, tütün alan ve sigara alan ülke durumuna geldi. Amerika Birleşik Devletleri kendi ülkesinde tütün dikimine sınır getiriyor, birtakım önlemler koyuyor, benim ülkemde pompalıyor.

Ben size daha acı bir şey söyleyeyim. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisine çocuklarınızla gittiğinizde kapıda bir levhayla karşılaşırsınız. O levhada "buranın onarımı ve yapımı -bir yabancı sigara tekeli tarafından- Philip Morris tarafından yapılmıştır" deniliyor. Çok acı bir durum değerli arkadaşlar! Bakın, Türkiye'nin geldiği, getirildiği nokta... O Kurtuluş Savaşı ki, emperyalizme karşı ve reji düzenine karşı verilmiştir. Oranın onarımını bir yabancı sigara tekeli yapıyor ve levha da orada duruyor. Bu bizim için ayıptır!

Sigaranın zararları konusunda iki grup birbirinden ayrı düşünmüyor zaten, hiç kimse düşünmüyor; ama, sorun, tütün üreticisi, Türk tütününün dünya pazarlarında satılması, Türk sigara sanayiinin yaşatılması. Bu konuda ne yapılıyor, önemli olan bu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 25 Kasım 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook