İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

Mehmet Eraslan

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Haziran 2005 · 492 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Eraslan, 1 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 492 kelime.

Mehmet Eraslan (Hatay). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-06-01-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ERASLAN (Hatay)Evet Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun.

MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Az önce, Edirne Milletvekili Necdet Budak Bey, birkaç rakam verdi. Ben de, müsaade ederseniz, birkaç rakam vermek istiyorum.

Amerika Birleşik Devletlerinde, 1 kilogram buğdayla 1 litre mazot alınıyor. Bu çok önemli. Ülkemizde, 6 - 7 kilogram buğdayla ancak 1 litre mazot alabiliyoruz. Avrupa ülkelerinde 1 kilovat elektrik enerjisi, çiftçinin sulamada kullandığı elektrik enerjisi 3 - 4 sent iken, ülkemizde 8 - 9 senttir. Avrupa desteklerini 20 misli artırırken, bize, desteklerinizi kısın, sübvansiyonlarınızı kısın, transfer harcamalarınızı kısın diye -aynı zamanda IMF kanalıyla- öğüt veriyor. Amerika Birleşik Devletlerinde, 25 milyar dolar çiftçiye destek vardır.

MEHMET SARI (Osmaniye)Amerika'nın bütçesi ile Türkiye'nin bütçesi bir mi?

MEHMET ERASLAN (Devamla)Avrupa Birliği ülkelerinde, 50 milyar euro çiftçiye destek yapılmaktadır; fakat, Türkiye'de, sadece 2,5 milyar dolar destek tahakkuk etmektedir. Kendileri 20 kat fazla destek verirken, biz IMF'ye, tarım sektörünü yüzde 20'lere indireceğimizi ve sübvansiyonları kısacağımızı ifade ediyoruz. Bu da ayrı bir çelişki; Türk çiftçisine farklı yansıtılan politikaların içyüzü.

Değerli arkadaşlar, 10 hektardan az -bunlar resmî rakamlardır- toprağa sahip yoksul ve küçük çiftçilerimizin toplam arazi içindeki payı yüzde 42. Yani, Türkiye'de tarım arazilerinin yarısını küçük çiftçilerimiz oluşturuyor; 10 hektarın altında olan, yoksul ve küçük çiftçilerimiz oluşturuyor. Dolayısıyla, bu bize neyi gösteriyor; her geçen yıl, her geçen gün tarım sektörünün küçüldüğünü, arazilerin bölündüğünü ve verimsiz bir hale geldiğini, ekonomik ve rantabl olmaktan çıktığını aynı zamanda gösteriyor; ama, kanunun 17 nci maddesinde de ne deniliyor; sigorta primlerini ödemeyenler bu kanundan yararlanamaz.

Şimdi, yani, 10 hektarın altında olan çiftçilerimizin toplam arazilerin içindeki payı yüzde 42 olacak, hemen hemen yarısı olacak… Yani, bunlara biraz destek olalım. 10 hektar arazisi olan insan, zaten, ailesinin, çoluk çocuğunun geçimini temin edemez, edemeyecek. Dolayısıyla, arkadaşlar, bence -Sayın Bakanıma da rica ediyorum- biz bir ölçü koyalım ve onun altındaki güce sahip, 10 hektarın altındaki mal varlığına sahip çiftçilerimizin sigorta primleri, belli bir süre için -sürekli değil; ama, belli bir süre için- devlet tarafından karşılansın dersek, daha uygun bir kanun tasarısı çıkarmış oluruz diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, sıkı para politikaları ve sıkı maliye politikaları devam etmektedir. Transfer harcamaları, yine sıkı para politikaları kapsamında devam etmektedir ve maalesef, sulama sorunu… Ben kendi bölgemden biliyorum. Bakın, Amik Ovasında çiftçiler sulayacak suyu bulamıyor. Bu yaz, çok, böyle, dehşet şeyler de olabilir; çok, böyle, zarar ziyan noktasında gelişmeler de olabilir. Türkiye'nin muhtelif yerlerindeki sulama sorununu bir an önce çözmek durumundayız; bir an önce, sulama sorunu ve sulamaya ilişkin girdi maliyetlerini düşürmek zorundayız. Bu, elzemdir, lazımdır.

Diğer bir konu da, Toprak Mahsulleri Ofisi henüz buğday alımlarına başlamadı; ama, bakın, Hatay'da, şu an, Ofisin önünde, kilometrelerce uzunlukta, böyle, kuyruklar oluşmuş durumda; fakat, Sayın Bakanımız da burada oturuyorlar. Talimat buyururlarsa, talimat verirlerse bir an önce, bu kuyrukların daha fazla uzamaması açısından... Hava da yağışlı, yağmur da yağıyor, zarar gören ürünler de var. Bir an önce... Yani, arazilerden toplandı, ofisin önüne geldi; bunları bir an önce almaya çalışalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 1 Haziran 2005

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook