2005 mali yılı bütçe kanun tas.(2 nci tur görüşmelerinde) başbakanlık,dış ticaret müsteşarlığı
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2004 · 1.393 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Faruk Bayrak (AK Parti), 21 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TAS.(2 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) BAŞBAKANLIK,DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI); konuşma 1.393 kelime.
Mehmet Faruk Bayrak (AK Parti, Şanlıurfa). “2005 mali yılı bütçe kanun tas.(2 nci tur görüşmelerinde) başbakanlık,dış ticaret müsteşarlığı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-faruk-bayrak-22-2004-12-21-2005-mali-yili-butce-kanun-tas-2-nci-tur-gorusmelerinde-basbakanlik (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET FARUK BAYRAK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık GAP İdaresi Başkanlığı bütçesine ilişkin görüşlerimi açıklamak üzere, AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, içerisinde bulunduğumuz dönem, birçok konuda muhasebe yapmak için uygun bir dönem. Türkiye, 17 Aralıkta, çok önemli bir kilometre taşını daha geride bırakmıştır. Ayrıca, hepiniz kabul edersiniz ki, Türkiye, son yılların en önemli değişimlerinden birini ekonomide yaşadı. Çok ağır bir krizin sonuçlarını telafi etme konusunda millet olarak büyük başarı gösterdik. Bugün, bir yanda enflasyon kontrol altına alınırken, diğer yanda sürdürülebilir bir ekonomik büyüme mümkün olabilmektedir. İç ve dış fiyatlardaki dalgalanmalara rağmen, tüketim talebi ve yatırımlardaki canlanma sürüyor. Enflasyon, sene sonu hedeflerini önemli ölçüde yakalayacak bir seyir izliyor. Faiz oranları, enflasyondaki olumlu gidişe paralel bir eğilim sergiliyor ve yılın ikinci çeyreğinde yaşanan istihdam artışı, henüz istenilen seviyeye erişmemesine rağmen, ekonominin yeniden istihdam oluşturma sürecine girdiğinin sinyallerini veriyor.
Değerli milletvekilleri, ülkedeki bu gelişmelerin yansıması, GAP Bölgesinde de etkisini hissettirmeye başlamıştır. Türkiye'nin 2003 yılı toplam ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 31 düzeyinde artarken, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılan ihracattaki artış yüzde 44,5 seviyesine ulaşmış ve Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. Bölgedeki 7 organize sanayi bölgesinde, yaklaşık 1 300 sanayi işletmesi, 1 milyar dolardan fazla ihracatı, GAP kapsamında planlanan hidroelektrik santrallarının yüzde 73 oranında gerçekleşmesi ve yılda yaklaşık 16 milyar kilovat/saat enerji üretimiyle sağladığı 1 milyar dolarlık katmadeğer ve bugün, yine, 17 000 000 dekarlık sulama alanında yüzde 13 gerçekleşmeyle bile Türkiye pamuk üretiminin yarısının bölgede üretilmesi gibi katmadeğerler bölge ekonomisine olumlu mesajlar vermektedir; fakat, bu olumlu gelişmelere rağmen, maalesef, GAP'tan hedeflenen potansiyelden bölgenin ve ülkemizin yeterince yararlanıp yararlanmadığını da yeniden gözden geçirmemiz gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; müsaade ederseniz, bu soruyu sizlerle paylaşarak, sadece bölgemizin değil, Türkiye'nin de kalkınmasında lokomotif olabilecek böylesine dev bir projeyi sürekli olarak gündemde tutmak ve bir marka olma yolunda büyük adımlar atan GAP bölgesindeki bazı konuları sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Marka Güçtür" sloganını âdeta birebir tanımlayan GAP, bugün, Ortadoğu'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Amerika'ya, tüm dünyanın ilgisini üzerine odaklayan bir marka olmuştur; Türk insanının, mühendisinin, işçisinin, çiftçisinin haklı gururu olarak emsalsiz bir güçtür.
Saygıdeğer milletvekilleri, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, günümüzde, projenin kısa ismi olan GAP olarak bilinmekte ve bölge, yaygın olarak da GAP ismiyle anılmaktadır. Bakın, işte, bu noktadan itibaren, markamız oluşmaya başlamıştır. Tüm bu dinamikleri bir araya getiren GAP markasıdır, başrolde ise markayı oluşturan en büyük güç halkımızdır.
Bildiğiniz gibi, Güneydoğu Anadolu Bölgemiz, sahip olduğu doğal kaynaklar, sosyokültürel yapısı, ekonomik ve sosyal açıdan geri kalmışlığı, jeopolitik konumu, sınıraşan suları, diğer ülkelerin yoğun ilgisi ve geçmişte yaşanan terör olaylarının izleriyle ülkemizin diğer bölgelerinden çok farklı ve özel bir konumdadır.
Bölgenin tarımsal üretim kapasitesi, turizm potansiyeli ve yeraltı zenginlikleri, imalat sanayiinden turizm sektörüne kadar birçok alanda yapılacak yatırımlar açısından son derece önemli avantajlar sunmaktadır.
Bölgenin her ili, farklı alanlarda, yatırımcılara değişik imkânlar ve avantajlar sunmaktadır. Maalesef, bölgemizin yüksek potansiyeline rağmen, kişi başına gayri safî millî hâsıla rakamlarına bakıldığında, bölge illerinin tamamının Türkiye ortalamasının altında olduğu gözlenmektedir.
Değerli milletvekilleri, artık, kaybedilecek zamanımız kalmamıştır. Uyuyan dev GAP'ın uyandırılarak ülkemiz kalkınmasının lokomotifi haline getirilmesi gerekmektedir. Bölgenin tüm özelliklerine ve önceliklerine rağmen, GAP kapsamındaki yatırımlarda istenilen düzeye ulaşılamamış, öngörülen hedefler gerçekleştirilememiştir. 2003 yılı sonu itibariyle enerji yatırımlarındaki fiziksel gerçekleşme yüzde 73 olmasına karşın, tarım sektöründe ancak yüzde 12 düzeyine ulaşılabilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, dünyada böyle rantabl bir proje var mıdır. GAP kapsamında bugüne kadar yaklaşık 16 600 000 000 dolarlık bir yatırım yapılmış ve bu harcamayla, projede yüzde 52 düzeyinde bir gerçekleşme sağlanmıştır. Bugüne kadar enerjide yüzde 73 gerçekleşme sağlanmıştır. Bu yüzde 73'lük gerçekleşme, yine, bugüne kadar, ülkemize, yaklaşık 13 milyar dolarlık katmadeğer kazandırmıştır. Yılda yaklaşık 16 milyar kilovat/saat enerji üretimi, ülke ekonomisine yılda 1 milyar dolardan fazla katmadeğer oluşturmaktadır. GAP'a yapılan toplam 16 milyar dolarlık yatırımın sadece yüzde 73'ü olan enerji yatırımı bile, projenin kendisini amorti etmiştir.
GAP'ın hızla canlandırılması ve ülkemizin kalkınmasına yapacağı büyük katkıların kısa zamanda gerçekleştirilebilmesi için acilen neler yapmamız gerekmektedir. GAP'ta toprak ve su kaynakları geliştirme programı temel yatırımlarını oluşturan barajlar, hidroelektrik santrallar büyük ölçüde tamamlanmış; sıra, kalkınmanın itici gücü olan sulama yatırımlarına gelmiştir. Bu, ülkemizin, bence, şu anda önünde bulunan en önemli fırsatlardan biridir. Hepiniz takdir edersiniz ki, kaynakları kısıtlı olan ülkemizde devam eden, yeni başlanması gereken yüzlerce yatırım mevcuttur, bu yatırımlar da ödenek beklemektedir.
Biz, ülkemizin her ilini, bölgesini kendi memleketimiz olarak görmekteyiz; fakat, şimdi size sunacağım GAP'taki bu tabloyu sizlerin takdirine bırakıyorum.
Bugüne kadar, GAP'taki sulama ve enerji yatırımlarına kamu bütçesinden 7,58 katrilyon lira harcanmıştır. Harcanan 7,58 katrilyonla barajların büyük bir kısmı tamamlanarak, toplam 10 000 000 dekar alanı sulayacak su, sulamada kullanım için hazır hale getirilmiştir. Artık, sulama için, sadece, basit bir ifadeyle, hortumu bağlamak kalmıştır. Kalan sulama şebekelerinin tamamlanmaması halinde ise, bugüne kadar harcanan 7,58 katrilyon liralık yatırım -barajlar, tüneller, pompa istasyonları ve ana kanallar- amacına ulaşamayacak ve âdeta ölü bir yatırım haline gelecektir.
Kısa sürede kendini amorti edebilecek, rantabl bir proje olan GAP'ta, yaklaşık 6 milyar dolar harcama yapılarak, sulama yatırımlarının tamamlanması halinde, sulamaya açılacak 17 000 000 dekar alanın, sulama faydası olarak yılda yaklaşık 2 100 000 000 dolar ve enerji faydası olarak da 1 600 000 000 dolar olmak üzere, ulusal ekonomiye, yılda, toplam 3 700 000 000 dolar katkı sağlaması planlanmıştır. Sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla o bölgede elde edilecek ürünler dolayısıyla tarımsal ürün ithalatı için harcanan yıllık 1 milyar ABD Doları ülkemizde kalacaktır. Tarımsal ürünlerin sanayie yönlendirilmesiyle yıllık katmadeğer 17 milyar doları bulacaktır. Ülkemiz, tarıma dayalı sanayi ürünleri açısından dünyanın ihracat üssü olacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP bölgesinin, ülkemize olan ekonomik katkılarının yanında, stratejik açıdan da önemli bir yeri vardır. GAP, bölgesel barış konusunda tüm Ortadoğuda bir kalkınma modeli olacaktır. İyi değerlendirilebilir ve bir an önce bitirilebilirse, GAP, bölgesel barış ve istikrarın getirilmesinde öncü bir rol oynayacaktır. Ülkemizin yer aldığı coğrafyada su ve gıda açısından Büyük Ortadoğu Projesi kapsamındaki stratejik konumu, GAP'a daha fazla önem ve öncelik kazandırmış durumdadır. Özellikle, petrole karşı suyun eşdeğer, hatta daha değerli olacağı düşüncesiyle, bölge kaynaklarının daha şimdiden etkin planlanması ve kullanılması kaçınılmaz görülmektedir. Türkiye olarak komşu ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek zorundayız. Bu ilişkilerin iyi ilişkilere dönüştürülmesinin temelini ticaret oluşturmaktadır. GAP, ülkemize, yer aldığı coğrafyada su ve gıda açısından stratejik olarak kontrol gücü sağlayacaktır.
Değerli milletvekilleri, yapılan çalışmalar sonucunda, 2005-2050 projeksiyonları, nüfus artışının bu hızla devam etmesi halinde, bu bölgede büyük bir su problemi ve gıda açığı yaşanacağını ortaya koymaktadır. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, önemli tarımsal ürün ithalatçısı ülkelerdir. Örneğin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin ve Avrupa'nın, yıllık 170 milyar dolar ithalat kapasitesine sahip Ortadoğu pazarına açılan kapısıdır.
GAP bölgesi, Ortadoğu pazarına giriş açısından son derece önemli bir konuma sahip olup, ithalatındaki öncelikli ürünler bölgeden kolaylıkla ihraç edilebilecek durumdadır. GAP'ta sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla; üretilecek bitkisel ürünler ve bu ürünlerin işlenmesiyle birlikte, ülkemiz, Ortadoğu pazarında önemli bir paya sahip olacaktır.
GAP, sadece, Ortadoğu ülkelerinde ülkemize stratejik önem kazandırmayacak, aynı zamanda, Avrupa Birliği ülkeleri ve Ortaasya ülkeleri açısından da önemli bir koz olacaktır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, uzun bir süre boyunca, Irak'a uygulanan ambargo ve çok kısa bir süre öncesine kadar Türkiye ve Suriye arasındaki zayıf ilişkiler nedeniyle ticarî potansiyeline ulaşamamıştır. Ancak, gerek Irak'a uygulanan ambargonun kaldırılmış olması, gerekse Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerde kaydedilen gelişmeler, GAP'ın dışticaretine olumlu katkılarda bulunacaktır. Anılan gelişmeler şimdiden ticaret rakamlarını etkilemeye başlamıştır.
İşte, bizim bu pazarda önemli rol oynayabilmemiz için, Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise sayılı uluslararası havalimanlarından birisi olan Şanlıurfa Uluslararası Havalimanının da bir an önce bitirilmesi gerekmektedir. Hükümetimizin, bu konuyu gerektiği gibi değerlendireceğine ve düzelen ekonomik yapımızla birlikte gerekli kaynak aktarımını yaparak, Şanlıurfa Uluslararası Havalimanının da bir an önce bitirileceğine inanıyorum.
GAP bölgesinin karayolu altyapısı da hızla gelişmektedir. Şanlıurfa-Gaziantep arasında inşa edilmekte olan 196 kilometre uzunluğundaki otobanın bir an önce tamamlanması gerekmektedir; çünkü, bu yol, GAP'ı Akdeniz'e, Akdeniz'deki limanlara ve önemli sanayi merkezlerine bağlamaktadır. Diğer yandan, Avrupa ülkeleri ile Ortadoğu ülkeleri arasında da kavşak konumda olup, önemli katkılar sağlayacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce de bahsettiğim gibi, bölgenin tarımsal üretim kapasitesi, turizm potansiyeli ve yeraltı zenginlikleri, imalat sanayiinden turizm sektörüne kadar birçok alanda yapılacak yatırımlar açısından son derece önemli avantajlar sunmaktadır.
Bakınız, GAP bölgesini yılda yaklaşık olarak 500 000 turist ziyaret etmektedir. Dünya turizm trendindeki gelişmeler gözönüne alındığında, Türkiye'nin -turizm geliri ve turist sayısında son onyedi yılda yüzde 17'lik ortalama artışla- en önemli destinasyonlardan biridir.
Doğru planlama, tanıtım ve kültürel mirasın korunarak kullanılmasıyla birlikte, GAP bölgesini, 2015 yılında, yaklaşık olarak 5 000 000 turistin ziyaret edeceği tahmin edilmektedir. Bu da, 4 milyar dolar turizm geliri ve 1 500 000 kişiye doğrudan istihdam anlamına gelmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 21 Aralık 2004