2006 yılı merkezi yönetim, 2004 mali yılı genel bütçe kanunu (s.s.1028,1029,1030)
Elazığ Milletvekili · Dyp
Genel Kurul, 31. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Aralık 2005 · 464 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Kemal Ağar (Dyp), 14 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 YILI MERKEZİ YÖNETİM, 2004 MALİ YILI GENEL BÜTÇE KANUNU (S.S.1028,1029,1030)); konuşma 464 kelime.
Mehmet Kemal Ağar (Dyp, Elazığ). “2006 yılı merkezi yönetim, 2004 mali yılı genel bütçe kanunu (s.s.1028,1029,1030)”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kemal-agar-22-2005-12-14-2006-yili-merkezi-yonetim-2004-mali-yili-genel-butce-kanunu-s-s-1028 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET KEMAL AĞAR (Elazığ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülen bütçe aleyhinde söz almış bulunuyorum; şahsım ve Doğru Yol Partisi adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Uzunca bir zamandan beri bütçeyle ilgili görüşmeler devam ediyor, rakamlar uçuşuyor, analizler, mütalaalar gelişiyor; ancak, bakıldığı vakit, meselenin lehinde, olumlu olarak halka ne vereceğine dair bu bütçenin henüz hükümet canibinden hiçbir şey duymadık. İnşallah, Sayın Başbakanın konuşmasında milletimizin beklediklerine cevap verici sözleri duymaya gayret ediyoruz; yoksa, şu ana kadar olan görüşmelerin, ne Menderes Havzasında, Söke'de çiftçi Ali'nin ne Antalya'da pamuk peşinde koşan Ahmet Ağanın ne Amik Ovasında çorak topraklarda su diye inleyen, sondaj kuyularının etrafında esir olmuş Memik Ağanın, Harran Ovasında çiftçi Reşo'nun, Diyarbakır Ovasında Şehmuz'un, Trabzon'da Fiskobirlik'in hâlâ umutsuzca destek vereceğini bekleyen, 7 000 000'dan başlayıp aşağıya doğru giden fındık fiyatlarının çilesini çeken Temel'in ne de Trakya topraklarında ayçiçeğini bekleyen Hüsmen'in meselelerine bir çözüm getirmiyor. Ona bir çözüm getirmediği gibi, milyonlarca emekli gibi, Eskişehir'de oturan Demiryolu emeklisi Arif Beyin de, İzmir'de oturan emekli hoca hanım Seniha Hanımın da meselelerine bir çare getirmiyor. Kredi kartı mağdurları arasında yer alan milyonlarca insan gibi -ki, bunun toplamı 11 milyar dolar- batak halinde olan, şu anda 1,5 katrilyon civarında olan, geleceğini ipotek altına almış, bazen hepimizi yürekten üzen, cinnet geçiren, ailesini, kendisini yok eden ailelerin sorunlarına henüz bir çözüm getirmiyor.
Kendi verdiğiniz cevaplar çerçevesinde, 2003'ten 2005'in ilk dokuz ayı dahil olmak üzere, toplam, bugüne kadar 21 180 şirket kapanmış. Esnaf açısından da, bugün besmeleyle sabah dükkânını açıp, akşam evine ekmek götürme çabasında olan insanların da meselelerine bir çözüm getirmiyor, toplamda 332 000 civarında -ki bakanların soru önergelerimize vermiş olduğu cevaplardır- hiçbirine bir çözüm getirmiyor.
Geçen seneki bütçe konuşmalarının sonunda İktidar Partisindeki arkadaşlarıma söylemiştim, bu tarım politikalarına, bu çiftçiyle, köylüyle ilgili politikalara bu ölçüler içerisinde devam ederseniz işiniz zor demiştim. İktidara geldiğinizden bu yana mazota yüzde 62, gübreye yüzde 60, tohumluk buğdaya yüzde 50, traktöre yüzde 93 ve yeme de yüzde 111 civarında; sürekli zamlanarak devam ediyor. 30 000 civarında traktör satışını bir övünç vesilesi gibi, zaman zaman, Sayın Başbakan ve bakanlar ortaya koyuyorlar; 1998'deki 48 000 rakamına ulaşabilmeniz için daha epeyce fırın ekmek yemek gereği ortada.
Sizlere o zaman dedim ki, değerli arkadaşlar, bu mesele hepimizin meselesi. Çiftçi, köylü bir partinin tekelinde değil. İktidar Partisi olarak bu meselelerin çözüm yeri sizdedir, bunları yapmanız lazım. Aksi takdirde, önümüzdeki yaz Anadolu'da köye, kasabaya, kıra gidemezsiniz dedim. Şimdi, diyeceksiniz ki "biz gittik." Gidemediniz, olmadı, rahat edemediniz. (AK Parti sıralarında "gittik" sesleri)
Gittiniz de, bazı köylüler size karşı çıkınca mahkemeye verdiniz, tevkif ettirdiniz adamları. (AK Parti sıralarından gürültüler) Söylemeyeyim, ben söylemeyeyim. Ayıp olur, arkadaşımız mahcup olur burada, ayıp olur.
FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Yok öyle bir şey.
MEHMET KEMAL AĞAR (Devamla)Şimdi, araştırırsınız, sorarsanız. Yoksa, yok diye gelip biriniz burada bana cevap verirsiniz. Öyle "yok" demekle olmuyor.
Köy kahvelerine gidemediniz, kasabalara giremediniz… (AK Parti sıralarında gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
10 konuşma daha · 14 Aralık 2005