İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 31. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2006 yılı merkezi yönetim, 2004 mali yılı genel bütçe kanunu (s.s.1028,1029,1030)

Mehmet Mustafa Açıkalın

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 31. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Aralık 2005 · 1.376 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti), 14 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 YILI MERKEZİ YÖNETİM, 2004 MALİ YILI GENEL BÜTÇE KANUNU (S.S.1028,1029,1030)); konuşma 1.376 kelime.

Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, İstanbul). “2006 yılı merkezi yönetim, 2004 mali yılı genel bütçe kanunu (s.s.1028,1029,1030)”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-22-2005-12-14-2006-yili-merkezi-yonetim-2004-mali-yili-genel-butce-kanunu-s-s-1028 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 bütçesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi adına görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, bütçe, gelirlerin toplanmasına, harcamaların yapılmasına ve bunlara ilişkin uygulama esaslarını belirleyen düzenlemeler ihtiva eden bir kanunî metindir. Bazı müelliflere göre, bütçe, bir idarî tasarruftur, bazı görüşe göre de, hem bir kanun, kısmî olarak bir kanun, kısmî olarak da bir idarî tasarruftur. İster kanun, ister idarî tasarruf olsun, bütçe politikaları, ekonominin tümü üzerinde muhtelif etkiler, tesirler oluşturmakta, özellikle de, kısa ve uzun dönemli istikrar sağlamak için hükümetler tarafından bir maliye politikası aracı olarak kullanılmaktadır.

Bütçe politikalarıyla, başlıca, kaynak dağılımı, toplam talep, fiyatlar genel seviyesi, gelir dağılımı, üretim kapasitesi üzerinde doğrudan etkiler yapılabilmektedir. Bütçe politikasıyla, bir yandan özel kesimden, kamu kesimine kaynak aktarılırken, bir yandan da, gelir dağılımı ve ekonomideki kaynakların dağılımı değiştirilebilmektedir.

Günümüzde bütçe politikalarının üstlendiği görevler artmış ve bütçe politikalarının kapsamı genişletilmiştir.

Bir iktisat politikası aracı olarak, bütçe politikasının başlıca amaçları şunlardır:

Birinci olarak, ekonomide fiyat istikrarını ve tam istihdam seviyesinde iktisadî istikrarı gerçekleştirmek.

İkinci olarak, düzenli bir adil gelir ve servet dağılımını sağlamak ve sonuçta da, iktisadî kalkınmayı gerçekleştirmek. Elbette, bu iktisadî kalkınmayı gerçekleştirirken, kaynakların etkin kullanımını ve dağılımını temin etmek bir araç olarak kullanılacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 bütçesi ülkemizde yapılırken, dünyada iktisadî gelişmelerin izlediği seyri dikkate almakta ve buna kısaca bir göz atmakta yarar olduğunu düşünüyorum.

2005 yılının ilk yarısında dünya ekonomisi 2004'teki seviyesini tutturamamakla birlikte, yavaş da olsa büyümesini sürdürmeye devam etmiştir. Avrupa bölgesindeki iktisadî faaliyetlerde göze çarpan bir iyileşme olmamış, buna mukabil Çin ve Amerika Birleşik Devletlerinde büyüme eğilimi yüksek seyretmiştir. 2004 yılının ortalarından itibaren artan petrol fiyatlarındaki yükselme, 2005'te de yükseliş eğilimini devam ettirmiştir, ağustos ayı ortalarında varili 70 dolara kadar ulaştıktan sonra tekrar düşüşe geçmiştir. Bilindiği üzere, bunun başlıca sebepleri, yanıbaşımızda, komşuda -Irak'ta- ortaya çıkan kriz, petrol arzının kısa vadede artırılamaması, dolayısıyla, arza ilişkin kaygılar, düşük stok seviyesi, aynı şekilde, rafinaj kapasitelerinin kısa sürede artırılamaması ve dünyadaki doların izlediği değer kaybıdır. Sadece petrol fiyatlarında değil, ayrıca metal fiyatlarında da dünyada ciddî artışlar olmuş; bilhassa altın, onsu 500 doları aşarak yılın en yüksek seviyesine ve değerine ulaşmıştır. Bütün bu artışlar fiyat istikrarını bozmasa da, petrol ve dolayısıyla enerji fiyatlarındaki artışlar enflasyon üzerinde ciddî ve hissedilir bir etki yaratmıştır.

Gelişmiş 7 ülkedeki yıllık fiyat artışları, eylül itibariyle yüzde 3,2'yle, son onüç yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Aynı şekilde, euro bölgesinde gerçekleşen yüzde 2,6 nispeti de bu bölgede ortaya çıkan en yüksek fiyat artışıdır ve bu fiyat artışı Avrupa Merkez Bankasının belirlemiş olduğu yüzde 2 seviyesinin oldukça üstündedir.

Dünya ekonomisinin büyüme hızına baktığımızda, 2005 yılında bu rakamın 4,3 olarak tahmin edildiğini görüyoruz. Bu ortalama bir rakam olmakla birlikte, gelişmekte olan ülkeler bu ortalamanın biraz daha üzerinde, yani, yüzde 6,4 seviyesinde gelişme göstermiş; buna mukabil, gelişmiş olan ülkeler de ortalamanın altında, yüzde 2,5 mertebesinde bir iktisadî büyüme gerçekleştirmişlerdir.

Dünyada, bir taraftan Almanya, Japonya, Çin ve Rusya gibi ülkelerin ve buna ilave olarak, petrol ihracatçısı ülkelerin cari işlem fazlaları varken, diğer yandan da, Amerika Birleşik Devletleri gibi rekor seviyede cari işlemler açığı veren ülkeler bulunmaktadır. Bu dengesizlik ciddî bir risk ortamı oluşturmakta ve aynı zamanda da, küresel yatırım-tasarruf dengesini bozmaktadır.

Dünyadaki bu gelişmelerin ışığında 2006 bütçesinin özellikleri nedir, getirdiği yenilikler nelerdir? Bunlara baktığımızda karşımıza birinci olarak, bu Parlamento tarafından kabul edilmiş bulunan 5018 sayılı Malî Yönetim ve Kontrol Kanunu çıkmaktadır. Bu kanunla bu bütçeye akseden yenilikleri özetlemek istersek, birinci olarak, bütçe türleri uluslararası standartlara uygun olarak yeniden tanımlanmıştır ve tasnif edilmiştir. Bilindiği üzere, katma bütçeli idareler kaldırılmış, daha doğrusu, katma bütçeler kaldırılmış, idarî ve malî statülerine göre bütçeler, genel veya özel bütçeli hale getirilmiştir.

Diğer yandan, malî yönetim ve kontrol sisteminin yapısını ve işleyişini bu kanun yeniden ele almış, bütçelerin hazırlanma, uygulanma ve kontrol işlemleri ve bunların muhasebeleştirilmesiyle raporlanması yeniden kurallara bağlanmıştır.

En önemli değişikliklerden bir tanesi, Parlamentonun bütçe hakkının daha iyi yerine getirilmesi amacıyla bütçe kapsamı genişletilmiştir.

Diğer bir prensip veya yenilik, kamu idarelerinin bütün gelir ve giderlerinin bütçelerde yer alması, bütçelerde açık ve şeffaf bir biçimde gözükmesi imkânı getirilmiştir.

Aynı şekilde, kalkınma planları ile bütçeler arasında daha sıkı bir bağ kurulması hedeflenmiştir.

Bütçenin diğer bir özellik ve yeniliği, bütçe harcamalarının uygulama sürecinde idarelere inisiyatif ve esneklik sağlanmasıdır.

Bütçe uygulayıcılarının çok yakındığı Maliye Bakanlığı ve Sayıştay tarafından gerçekleştirilen harcama öncesi vize ve tescil işlemleri kaldırılmıştır.

Aynı şekilde, denetimde ihtisaslaşma ve harcama öncesi iç denetim bir yenilik olarak benimsenmiştir.

Diğer yandan, mahallî idareler ve sosyal güvenlik kuruluşlarının, fonların, dönersermayelerin bütçe büyüklükleri Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulmaya başlanmıştır ve ilk defa olarak da 2006 bütçesinde bu büyüklükler yer almıştır.

Aynı şekilde, muhtelif vergi kanunlarıyla tanınmış bulunan vergi muafiyeti, vergi istisnası ve indirimlerinin ne tür bir vazgeçilen rakamlara tekabül ettiği bütçelerde yer almaya başlamıştır. Bu da ilk defa 2006 bütçesinde düzenlenmiştir ve ilk defa olarak bütçe çokyıllı bir bütçedir, bilindiği üzere.

Bundan önceki bütçe görüşmeleri sırasında ciddî olarak muhalefet tarafından tenkit edilen, eleştirilen ve bir gelenek olarak uygulanan bütçede yer alan; ancak, bütçeyle doğrudan ilgisi bulunmayan, kanunlarda yapılmış bulunan değişiklikler, bu bütçeyle en aza indirilmiştir. Dolayısıyla, bütçeyle ilgili olmayan kanunların, ilgili bulundukları kanunlarda düzenleme yapılmak suretiyle, bundan böyle bütçede yer almalarına son verilmiştir.

Diğer bir yenilik ve değişiklik bu bütçede, daha önce yapılmış bulunan Taşıt Kanunundaki değişikliğe paralel olarak, bundan böyle, bütçelerdeki taşıt araçları, satın alma yerine, ana prensip olarak kiralama yöntemiyle kamu hizmetine kazandırılacaktır.

Sağlık Bakanlığıyla ilgili olarak yapılmış bulunan bir kanun muvacehesinde, bundan böyle, bu bakanlığın binaları da, satın alma yerine kiralama, hizmet kiralaması suretiyle temin edilecektir. Umarım, bu uygulama diğer bakanlıklar ve kamu gayrimenkulleri için de kısa dönemde yaygınlaştırılır.

2006 bütçesinde diğer bir özellik, özel bütçeli idareler ve düzenleyici ve denetleyici kurumların nakit varlıkları, nakit imkânları ve buradan yapacakları harcamalar içeren bir finansman cetveli bütçeye eklenmiştir.

4749 sayılı Kanuna göre yapılacak garantili imkân limiti 3 milyar dolar olarak bu bütçede sınırlandırılmıştır. Aynı şekilde, ikrazan özel tertip devlet içborçlanma senetlerinin ihracı da "2006 yılında bütçe başlangıç ödeneklerinin yüzde 1'ini aşamaz" olarak düzenlenmiştir bütçede.

Diğer bir bütçe disiplinine ilişkin düzenleme, merkezî yönetim dahil, kamu idarelerinin aktarma yapacakları tertiplerdeki ödeneğin yüzde 20'sine kadar kendi bütçeleri içerisinde ödenek aktarabilme imkânları bu idarelere verilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamu maliyesinde sağlanan disiplin, bugün AK Parti İktidarının başarısının temel anahtarıdır. 2002 yılı sonrasında kararlılık ve tutarlılıkla uygulanan bu sıkı maliye politikası sayesinde, kamu açıkları ve kamu borç stokunun millî gelire oranı önemli derecede azalmıştır.

2003-2004 döneminde kamu kesimi faizdışı fazlasının millî gelire oranı yüzde 6,6 iken, 2005 yılında bu oran yüzde 5 olarak hedeflenmiş ve bu hedefe ulaşılması aşağı yukarı kesinleşmiş bulunmaktadır.

Faizdışı fazla, kamu borçlanma gereğini azaltarak reel faizlerin düşmesini ve borç servis yükünün azalmasını da sağlamıştır. Son üç yıldır, faiz ödemeleri bütçe ödeneklerinin altında gerçekleşmiştir. 2003 yılında 65,5 milyar Yeni Türk Lirası faiz harcaması ödeneği öngörülmüşken, yıl sonu gerçekleşmesi 58,6 milyar olmuştur ve bu sayede 6,8 milyar dolarlık bir tasarruf elde edilmiştir. Aynı şekilde 2004 yılında 66,1 Yeni Türk Lirası cinsinden faiz harcaması bütçede öngörülmüşken, yıl sonunda bu rakam 56,5 olarak gerçekleşmiş ve 9,6 milyar Yeni Türk Lirası cinsinden bir tasarruf elde edilmiştir. İçinde bulunduğumuz 2005 yılında da faiz harcaması için öngörülen rakam 56,4 milyar dolardır. Yıl sonu gerçekleşecek rakam ise, 46,4 milyar Yeni Türk Lirası olup, bu yıl da yaklaşık 10 milyar civarında bir tasarruf beklenmektedir. Böylece, son üç yılda faiz harcamalarında toplam 26,4 milyar dolar tasarruf sağlanmış bulunmaktadır.

Bu gelişmeler sonunda, faiz harcamalarının millî gelire oranı 2002 yılında yüzde 18,2 iken, bu oran 2005 yılında yüzde 9,5'e, önümüzdeki yıl ise yüzde 8,6'ya gerilemesi beklenmektedir. Aynı şekilde, faiz dışı fazla ve faiz ödemelerindeki bu olumlu gelişmeler, toplam kamu kesimi borçlanma gereğine de yansımıştır. 2001 yılında yüzde 16,3 olan toplam kamu kesimi borçlanma gereğinin millî gelir içindeki payının 2005 yılında yüzde 0,9 seviyesine gerilemesi beklenmektedir. 2006 yılında ise, toplam kamu kesimi borçlanma gereği, bu konudaki istatistiklerin tutulduğu 1975 yılından beri ilk defa kamu kesimi dengesinde fazla olarak hedeflenmiştir.

Sağlanan bu malî disiplin, makroekonomik istikrar ve güven ortamı, borç yükünün azalmasına önemli bir katkıda bulunmuştur. Net kamu borcunun millî gelire oranı, 2001 yılında 90,5 seviyesindeyken, 2005 yılında bu oranın yüzde 57,7'ye düşmesi beklenmektedir.

Aynı şekilde, bu yıl yapılan iç ve dış borçlanmaların maliyeti de, geçen yıllara kıyasla önemli ölçüde azalmıştır. 2002 yılı başında yüzde 70 seviyesinde olan iç borçlanma ıskontolu ortalama ihale faizi, 22 Kasım 2005 itibariyle yüzde 13,8'e gerilemiştir. Reel faiz oranları da, söz konusu dönemde yüzde 35'lerden yüzde 8 düzeyine kadar gerilemiştir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 14 Aralık 2005

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook