İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tarım ve köyişleri bakanlığının kooperatifler için hayvan ihaleleri hakkında

Mehmet Mehdi Eker

Diyarbakır Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Ekim 2008 · 1.513 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 23 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ KOOPERATİFLER İÇİN HAYVAN İHALELERİ HAKKINDA); konuşma 1.513 kelime.

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Tarım ve köyişleri bakanlığının kooperatifler için hayvan ihaleleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 23 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2008-10-23-tarim-ve-koyisleri-bakanliginin-kooperatifler-icin-hayvan-ihaleleri-ha (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır)Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; gündem dışı konuşmalara cevap vermek üzere huzurlarınızdayım ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) 2008’i Dünya Patates Yılı ilan etmiştir. Tabii belirli zamanlarda FAO çeşitli ürünlerle ilgili bu tür aktiviteleri yapıyor. Çünkü patates dünyanın bazı bölgelerinde önemli besin maddelerinden bir tanesidir. Dünyada yılda 320 milyon ton civarında patates üretiliyor ve Amerika Kıtası, Kıta Avrupası başta olmak üzere birçok ülkede, bu arada ülkemizde de patatesin hem üretimi hem tüketimi yapılmakta ve önemli bir besin maddesi olarak insanlar tarafından tüketilmektedir.

Türkiye dünyada patates üretiminde 13’üncü sırada. Türkiye’nin yaklaşık 4,5 milyon ton patates üretimi var ve hektara verimi de yaklaşık 28 ton civarında. Bu da aslında önemli bir miktar. Yani verim yönünden Türkiye toprakları patates için elverişli. Geçtiğimiz yıllarda Nevşehir, Niğde, Türkiye’nin bu bölgesindeki patates üretiminde patateslerde “siğil” diye bildiğimiz bir hastalık etmeni ortaya çıktı ve bundan dolayı da tabii o bölgede belirli alanlarda patates üretimi sınırlamasına gidildi. Hükûmetimiz de o çiftçilerimizin hasarını gidermek, onlara yardımcı olmak amacıyla da bir alternatif ürün desteği ödemesi yaptı.

Tabii Hükûmetimiz döneminde patatesle ilgili önemli birtakım gelişmeler sağlandı. Bunlardan bir tanesi, diğer başka ürünlerde de, hatta meyvecilikte de olduğu gibi, sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması. Neden? Çünkü sertifikalı tohumluk verimi ve kaliteyi çok önemli şekilde artıran bir unsur. Bu nedenle de Hükûmetimiz döneminde 2005 yılında başlattığımız bir uygulamayla başlangıçta dekara 18 milyon lira yani 18 YTL, daha sonra 20 YTL’ye çıkan bir rakamla çiftçilerimize sertifikalı patates tohumluğu kullandıkları takdirde destek verilmektedir. Türkiye’de kullanılan patates tohumluğunun yüzde 25’i sertifikalı.

Bu sene yeni bir uygulama yaptık ve sadece sertifikalı patates kullanan çiftçiye değil, aynı zamanda, üreten üreticiye de yani sertifikalı tohumluk üretene de bir destek uygulaması getirdik. Ona da tohumluk üretene de bir defa kilogram başına 110 bin lira yani 11 yeni kuruş destek vermekteyiz sertifikalı tohumluk kullanan üreticimize.

2003 yılından itibaren de patates siğili karantina tedbirleri çerçevesinde Nevşehir ilimizde 56 bin dekar, Niğde ilimizde de 16.600 dekar civarında bir alanda patates dikimi yasaklandı ve biz, en son 2007 yılında dekar başına 110 YTL ödemeyle 22 trilyon lira patates üreticimize alternatif ürün desteği verdik. Bu siğil görülen yerlere patates ekilmemesi, dikilmemesi gerekiyor uzunca bir süre, o arazinin temizleneceği zamana kadar. Buna karşı vatandaşımız gelir kaybına uğramasın diye, ona bir destek olmak maksadıyla da 22 milyon YTL 2007 yılında patates üreticimize biz destek sağladık.

Bugüne kadar yani 2005’ten bu yana 47 milyon YTL, patates üreticisine sadece bu işle ilgili olarak destek verdik.

Tabii, birçok tarımsal üründe, birçok diğer üründe olduğu gibi, Türkiye'nin patates ihracatında da bir azalma değil, aksine bir artış meydana geldi son yıllarda. Örneğin, 2002 yılında Türkiye 32 bin ton patates ihraç ediyordu ve bundan elde edilen gelir 2,2 milyon dolar idi. 2007 yılında Türkiye 240 bin ton patates ihraç etti -ki 38 katlık bir artış demektir bu- ve 38 milyon dolarlık bir miktara, bir değere çıktı. Biz, tabii -bu gerek desteklemeleri gerekse ürünlerle ilgili uygulamaları- yeni birtakım mevzuat kararı alırken veya yeni birtakım destekleme politikaları alırken bu ürünlerin maliyetlerini dikkate alırız ve ona göre yeni birtakım tedbirler alırız. Amacımız, çünkü, üreticilerin zarara uğramamasıdır. Bunu bütün ürünler için yapıyoruz. Patates üreticisinin de 2005 yılında net kârı dekara 225 YTL iken 2008 yılında bu 284 YTL’ye çıkmıştır.

Bu arada, Tarım Bakanlığı, 2005 yılı Kasım ayında TÜBİTAK’la bir protokol imzalamış ve üç tane üniversite sekiz tane araştırma enstitüsü ve bazı özel sektör firmalarıyla birlikte Türkiye’de ilk defa sertifikalı patates tohumluğunun bir sistemini oturtmak, buna ait yeni teknolojiler geliştirmek maksadıyla da bir proje hayata geçirmiştir ve geçtiğimiz hafta benim de katıldığım bir törenle Niğde’de bizim patates araştırma enstitüsü bünyesinde kurulan doku laboratuvarının açılmasıyla -ki onun en önemli safhası- belirli bir aşamaya gelmiş bu proje bugünlerde tamamlandı. Bu projeyle birlikte Türkiye, sertifikalı patates tohumluğu üretimini çok modern tekniklerle, doku kültürü laboratuvarında üretilen fidelerle, bu, çok ileri bir noktaya getirilmiştir ve sadece o enstitüde bununla ilgili yapılan çalışmalarda toplam sertifikalı patates tohumluğu için gerekli anaç materyalin yüzde 10’u orada üretilmektedir. Bu da bizim son birkaç yıl içerisinde patatesle ilgili yaptığımız çok önemli bir çalışmanın sonucu.

Tabii, patatesin zaman zaman Türkiye’de arz fazlası oluştuğu durumlarda tüketimle ilgili, pazarlamayla ilgili sorunları ortaya çıkıyor. Bu, çok eskiden beri olan bir konu. Biz, tabii, patateste, diğer tarımsal ürünlerde de üreticilerin ürettikleri ürünü daha yüksek bir değerle, daha yüksek bir katma değerle, daha iyi şartlarda pazarlamalarına imkân sağlamak üzere örgütlenmesini teşvik ediyoruz, bunu kolaylaştırıcı da bir kanun çıkardık. Bu kanun 2004 yılında devreye girdi ve bu çerçevede Türkiye’de tarımsal ürünlerle ilgili beş yüzün üzerinde üretici birliği kuruldu. Bu üretici birliklerinin, tabii, amacı, gerek üretimde ama özellikle de pazarlamada karşı karşıya kalınan problemleri çözmeye dönük üreticilerin güç birliği yapıp belirli noktalarda bunu kolaylaştırmaları, bunu sağlamalarıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine değerli milletvekillerimizden Sayın Ergin’in bu kooperatiflerdeki ihalelerle ilgili bazı görüşleri oldu. Bizim Hükûmetimiz döneminde Türkiye’de tarımsal kalkınma kooperatifleri çok büyük bir hamleye şahit oldu. Bunu bir mukayeseyle sizlere söyleyeceğim. Bizden önceki dönemde, bütün bir dönemde, Türkiye’de 287 tane tarımsal kalkınma kooperatifi desteklendi ve buraya ayrılan para, sağlanan destek 90 milyon YTL civarındaydı. AK PARTİ Hükûmetleri döneminde 1.491 tane tarımsal kalkınma kooperatifine destek verildi ve burada sağlanan destek miktarı da 1 milyar YTL’nin yani eski parayla 1 katrilyon TL’nin üzerinde bir para.

Burada, sadece Hükûmet döneminde, gerek Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesi, gerek genel bütçeden sağladığımız imkânlarla, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarla ilgili kooperatiflere bugüne kadar ne kadar hayvan dağıtıldı ihaleler sonucunda ve bu nereye geldi, onunla ilgili de sizlere çok kısa bir bilgi arz edeceğim. Bunlar, durduk yerde, bu gelişmeler, sağlanmadı. Örneğin, 675 tane ihale gerçekleştirildi bu dönem içerisinde, 50.663 aile -bu söylediğim büyükbaş hayvanlarla ilgili yani sığır diye tabir ettiğimiz hayvanlarla ilgili, gerek süt damızlık gerek besiyle ilgili- 128.646 büyükbaş hayvan kendilerine bu ihalelerle sağlandı, 128.646. Bu, sadece büyükbaş hayvanlarla ilgili. Küçükbaş hayvanlarla ilgili, özellikle damızlık koyun yetiştiriciliği konusunda, burada da 169 tane ihale gerçekleşti, 8.450 aile bundan istifade etti ve 280.800 baş damızlık koyun dağıtıldı.

Bununla, tabii ki hayvancılık alanında sağlanan diğer gelişmelerle birlikte, örneğin büyükbaş hayvanlarda suni tohumlama ile ilgili yapılan büyük gelişmeler, sağlanan büyük gelişmelerde de örneğin 624 bin suni tohumlama uygulaması yapılıyordu 2002 tarihinde. Bugün bu miktar 2 milyon 700 bin civarında yani suni tohumlamada çok büyük bir gelişme var, bu da tabii sağlanan desteklerle oldu.

Yem, yine verimle ilgili çok önemli bir unsur hayvancılıkta. Yemde de, mesela 35-40 milyon YTL civarında yem desteği sağlanırken bugün bu rakam 600 küsur milyon YTL’ye çıkmış. Sadece desteklemeye konu olan yem bitkileri ekiliş alanı 200 bin hektarlardan 1 milyon hektar alana çıktı, 5 katlık bir artış oldu ve değerli arkadaşlar, bununla Türkiye’de süt üretimi 8,4 milyon tondan 12,3 milyon tona çıktı. Türkiye’nin toplam süt üretiminde yüzde 50 artış sağlandı. Bu sürede, bizim Hükûmetimiz döneminde, yani biraz önce söyledim, verilen büyükbaş hayvanların sayısını söyledim, 128.646 büyükbaş hayvan, 280.800 damızlık koyun. Bizim dönemimizde kooperatifler aracılığıyla Türk çiftçisine verilen hayvanlar bunlar yani Türkiye’nin mevcut hayvan popülasyonuna, hayvan varlığına eklenen sayı bu ama Türkiye’nin süt üretimi 8,4 milyon tondan 12,3 milyon tona çıktı. Büyük bir verim artışıdır bu.

Şimdi, şöyle söyleyeyim, hayvancılık, Türkiye’de, bizden önceki dönemde toplam desteklerin sadece yüzde 4,4’ünü alıyordu. Bir başka deyişle, Türkiye’de tarımsal üretimde, tarımsal desteklemelerde hayvancılık üvey evlat bile değildi. Toplam desteğin yüzde 4’ü oraya gidiyordu, yüzde 96’sı bitkisel üretime gidiyordu, diğer desteklere gidiyordu. Biz, bunu, tam tamına bu yıl yüzde 24’e çıkardık, yaklaşık yüzde 25’e, yani hayvancılığın toplam destekler içerisindeki payını, hayvancılığa giden kısmını dörtte 1 oranına çıkardık.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Sayın Bakan, bizim köyde koyun sürüleri yok oldu. Nasıl oluyor bu? Yok, sürü yok, çoban yok.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla)Değerli arkadaşlar, burada hayvancılıkta 200… Türkiye’de et verimi de arttı -onu da söyleyeyim- süt verimi de arttı. Hayvancılık daha profesyonel, daha önemli bir alan hâline geldi ki Türkiye’de hayvancılık alanında büyük çiftlikler kurulu hâle geldi ve Türkiye’nin damızlık ihtiyacı… Şimdi, aslında sorunun bir parçası o -Türkiye’de, biz bu ihalelerde, çıkıyoruz, işte, kooperatiflere büyükbaş hayvan, damızlık hayvan veriyoruz- ihalelerdeki zaman zaman aksamanın sebebi de bu: Yeteri kadar damızlık hayvan Türkiye’de üretilmiyor yani bu talebi karşılayacak kadar bir büyüme damızlık alanında olmuyor çünkü üreticiler kendi yetiştirdikleri damızlıkları kendi çiftliklerini büyütmek için kullanıyor, dışarıya satmıyor. Problemin bir noktası bu.

Şimdi, tabii, şunu da söyleyeyim: 2007 yılında mesela, koyun ırklarının yıllık birim fiyat ortalaması –işte, Türkiye’de yetişen karaman, ivesi, kangal, akkaraman, kıvırcık vesaire bunlarla ilgili- 162 YTL ile 225 YTL arasında. 193 ortalama mesela morkaramanda, akkaramanda 224 ortalama YTL fiyatı, buna geliyor.

Şimdi…

GÜROL ERGİN (Muğla)Sayın Bakan, siz soruların hiçbirine yanıt vermiyorsunuz, sanki çocuklara masal anlatıyorsunuz. Benim sorularımın yanıtını verin.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla)Hocam, siz çocuk değilsiniz.

GÜROL ERGİN (Muğla)Niçin brusella ve tüberkülozdan…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla)Geliyorum oraya, geliyorum. Sabredin… Sabredin…

GÜROL ERGİN (Muğla)Gelemezsiniz…

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla)Müdahale etmeyin de…

GÜROL ERGİN (Muğla)Gelemezsiniz çünkü yanlış yapıyorsunuz.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) –Müdahale etmeyin de… Öyle yerinizden laf atıp insicam bozmaya çalışmayın da ben oraya geleyim müsaade edin.

GÜROL ERGİN (Muğla)Niçin kooperatifler arasında ayrım yapıyorsunuz?

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) –Size yakışmıyor. Bak, siz hocasınız.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 23 Ekim 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook