Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin (s.s.904)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ekim 2005 · 1.695 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti), 27 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN (S.S.904)); konuşma 1.695 kelime.
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, İstanbul). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin (s.s.904)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-22-2005-10-27-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-s-s-904 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkini ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Tasarı üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz tasarı, başlıca vergi kanunlarında, iktisadî, ticarî hayatı düzenleyen kanunlarda, sosyal güvenlikle alakalı kanunlarda ve nihaî olarak da eğitim ve bilimle alakalı birtakım kanunlarda değişiklik öngörmektedir.
Genel olarak baktığımızda, vergi kanunları olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun belli başlı değişiklik yapılan kanunlardır. Sosyal güvenlik yasalarında her ne kadar bu tasarıda düzenleme yapılmış ise de, sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ayrı bir kanun olarak getirileceğinden, muhtemelen bu tasarıdan çıkarılacaktır. İktisadî, ticarî hayatla ilgili olan kanunlar ise, belli başlı olarak, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, 6326 sayılı Petrol Kanunu, Turizmi Teşvik Kanunu. Bilimle alakalı kanunlar ise, 2547 sayılı YÖK Kanunu, (Yükseköğretim Kurulu Kanunu) ve 278 sayılı TÜBİTAK'la ilgili kanundur.
Ancak, daha önce de ifade edildiği üzere, bu tasarı, Yasama Meclisinin tatile girmesinden önce Meclise sevk edilmiş ve komisyonlardan geçmiş bir tasarıydı. Zaman içerisinde buradaki birtakım maddeler ayrı kanunlar olarak yasalaştırıldığından, mevcut tasarıdan çıkarılmıştır ve çıkarılacaktır.
Bu tasarı, başlıca, ifade ettiğim gibi, birtakım amme alacaklarından kamunun tahsilden feragat etmesi veya bu alacakların terkin edilmesini içermektedir. Bu ihtiyaç nereden doğmuştur; bilindiği üzere, son on onbeş yıl içerisinde ülkede cereyan eden iktisadî kriz ve çevre ülkelerdeki siyasî kriz-
(x) 904 S. Sayılı Basmayazı 26.10.2005 tarihli 12 nci Birleşim tutanağına eklidir.
ler, iktisadî, ticarî hayatta, kuruluşları, firmaları, kurumları belli ölçüde sıkıntıya sokmuştur; bunların yarattığı problemler çözülmek ihtiyacı beklemektedir. Tasarı, belli başlı olarak bu alanlarda düzenlemeler içermektedir.
Birinci olarak baktığımızda, eğitimle alakalı düzenlemeler, yabancı ülkelere eğitim ve öğretim amacıyla gönderilmiş bulunan ve herhangi bir sebeple bu eğitimlerini tamamlayamamış olan, öğrencilikle ilişkisi kesilen, tamamlayıp da burada herhangi bir göreve atanmamış olan veya görev sırasındayken yaşamış olduğu bir problem dolayısıyla, kadrosuyla, göreviyle ilişiği kesilen kişilerle alakalı mecburî hizmet yükümlülüklerini düzenleyen maddelerdir.
Tasarıda yer aldığı şekliyle, yabancı ülkelere eğitim ve öğretim amacıyla gönderilmeler, bellibaşlı olarak; birinci olarak, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanunla düzenlenmiştir; ikinci olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yabancı ülkelere eğitim ve öğretim amacıyla öğrenci gönderilmektedir ve bellibaşlı olarak da, Yükseköğretim Kurulu Kanununa göre, yabancı ülkelere, eğitim ve öğretim amacıyla öğrenci gönderilmektedir.
Ecnebi memleketlere, ilişkin kanuna göre gönderilmiş bulunan bu tür öğrenciler, herhangi bir sebeple öğrencilikle ilişiği kesilmiş, öğrenciliğini tamamlayamamış veya gelip göreve başlayamamış veya görevi sırasında mecburî hizmetini tamamlamadan ayrılmış ise, bu mecburî hizmet yükümlülüklerine ilişkin olarak, parasal borçlarına ilişkin düzenleme getirilmektedir 1 inci maddeyle. Buradaki düzenleme, başlıca, 1996 yılından önceki mecburî hizmet yükümlülüklerine ilişkin getirilmiş bulunan parasal standartlar ile bu tarihten sonraki parasal standartların eşitlenmesine ve dengelenmesine yöneliktir. 1996 yılından önce, mecburî hizmetle yükümlü olarak yurtdışına gönderilenler, bu mecburî hizmete ilişkin parasal yükümlülüklerini, TL cinsinden, yüzde 50 fazlasıyla ve faizli olarak ödemekteyken, bu tarihten sonra mecburî hizmetle yükümlü olanlar, kendilerine ödenmiş bulunan dövizi, aynen, döviz cinsinden ödemekle sorumlu tutulmaktadır. Bu maddedeki düzenleme, tamamen, bu 1996 öncesi ve 1996 sonrası parasal farklılığın giderilmesine yöneliktir. Esasen, bu parasal farklılığı gidermeye yönelik düzenleme, 657 sayılı Kanunun 78 inci maddesine göre yurtdışına gönderilen öğrenciler için de aynen muhafaza edilmiş ve düzenleme yapılmıştır. Burada, 657 sayılı Kanuna göre gönderilen öğrencinin göreve başladıktan sonra istifa etmesi, çekilmesi veya herhangi bir sebeple ayrılmış olması, bu maddeden istifade etmesi için yeterli addedilmektedir.
Son olarak, yurtdışına gönderilme 2547 sayılı Yükseköğretim Kurulu Kanununa göre cereyan etmektedir. Buradaki öğrenciler de, aynı şekilde öğrencilik sürelerini ikmal edememiş ve yurda dönmüşlerse, bunlara ilişkin olarak burada ikili bir düzenleme öngörülmüştür. Birinci olarak, bu öğrenciler, en az mastır seviyesinde bir öğretim tamamlamış olmaları şartıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından kadrolarına, unvanlarına uygun bir göreve tayin edileceklerdir. İkinci olarak, bu düzeyde bir eğitim tamamlayamamış iseler, Devlet Personel Dairesi Başkanlığı, diğer mevzuattaki sınırlamaları dikkate almadan -gayet tabiî 657 sayılı Kanundaki memur olma asgarî şartlarını yerine getirmiş olmak şartıyla- yine unvanlarına ve kadrolarına uygun bir göreve tayin edecektir.
Bu kişiler, bu şekilde mecburî hizmetlerini ifa ederken, herhangi bir sebeple görevden ayrılır iseler, bu mecburiyet, bilindiği üzere parasal ödemeye dönüşecektir. Parasal ödeme de, yine aynı şekilde, bugüne kadar ödenmiş olan dövizin geri alınması şeklinde cereyan edecektir.
Yükseköğretim Kuruluna, tayin edilecek öğrencilerde YÖK'e herhangi bir inisiyatif tanınmamış olması muhalefet tarafından burada eleştirilmiştir bilindiği üzere; ancak, burada şunu hatırlatmak gerekmektedir: Bu konu, daha önce de Yüce Meclisin huzuruna gelmiş ve o tasarıda 51 inci madde olarak getirilen bu madde, sayın muhalefetin de bilgisi dahilinde ve hatta imzaladığı bir önergeyle Meclisin huzurunda müzakereye açılmıştı; ama, yasalaşmadığı için nihaî olarak bugün önümüze gelmiştir.
YÖK'le ilgili olarak diğer bir düzenleme, 2004 Martından önce kısmî statüde göreve başlayanların almış bulundukları görev tazminatlarının geri alınmasıyla ilgili bir düzenlemedir.
Tasarının 2 nci maddesi, kanunun izin vermediği şans oyunlarına ilişkin vergi getirmektedir. Bilindiği üzere, ülkemizde müşterek bahisler ve şans oyunları tanzim etme, düzenleme yetkisi üç kuruma verilmiştir. Bunlar, Millî Piyango İdaresi, Spor Toto Teşkilatı ve bir de Türkiye Jokey Kulübüdür; ancak, gelişen teknoloji, şans oyunlarına, bu oyunlara talip olan kişilere yeni bir imkân ve fırsat getirmiştir. Sanal ortamda, internet üzerinde, çoğu da yabancı düzenleyiciler tarafından açılmış sitelerde, özellikle orta ve alt sınıf grubunun şans oyunlarına ciddî ölçüde harcama yaptığı kamu otoriteleri tarafından tespit edildiğinden, bu oyunların vergilendirilmesine ilişkin olarak madde sevk edilmiştir. Buna göre, bu tür sanal ortamlarda oynanacak oyunlar üzerinden yüzde 20 nispetinde şans oyunları vergisi tahsil edilecektir. Bilindiği üzere, bir iktisadî faaliyetin kanunlarla yasaklanmış olması, o faaliyetin vergilendirilmesine mâni değildir. Başka bir ifadeyle, vergi kanunları, gayri ahlakî veya kanunla yasaklanmış bulunan faaliyetleri de vergilendirirler. Dolayısıyla burada getirilmekte olan, bu tür şans oyunlarına bir meşruiyet vermek değil, esasen kontrol edilemeyen bu oyunlara bir vergi getirmek, aynı şekilde bu vergi dolayısıyla da bir caydırıcılık koymaktır.
Bilindiği üzere Ceza Kanunu değişmiştir. Ceza Kanunu dışında birçok kanunlarda, aşağı yukarı 275'e yakın kanunda, ceza kanunlarına ilişkin ceza hükümleri bulunmaktadır. Bunlar içerisinde, gayet tabiî vergi kanunları da vardır. Vergi kanunlarının ceza maddeleri Ceza Kanunuyla uyumlu hale getirilmektedir. Bunlar, vergi mahremiyetine ilişkin kanunlardır, daha doğrusu vergi mahremiyetini ihlal edenlere ilişkin cezalardır veya vergi mükellefinin işlerini yapanlara ilişkin cezalardır.
3 üncü maddede -bugüne kadar çok konuşulan ve çok tartışılan madde- 2 adet düzenleme vardır. Bunlardan birisi, yine cezalara ilişkin düzenlemedir. 359 uncu maddeyi ihlal edenlere ilişkin cezalar burada artırılmaktadır. Artırılmanın amacı da, birinci olarak, ifade ettiğim gibi, Ceza Kanununa ilişkin düzenlemelerle dengeyi sağlamaktır. Ceza Kanunundaki düzenlemelerle, iki yılın üzerindeki, iki yılı aşkın cezayı içeren maddeler ancak mahkûmiyetle sonlanmakta, onun altındakiler mahkûmiyeti kaldırmaktadır. Öngörülen kanun, daha az bir sınırla başladığı için, ceza maddesi, burada ceza artırılmaktadır.
359/b'ye ilişkin diğer düzenleme, grup tarafından muhtemelen başka bir şekilde değerlendirileceği için, grup adına burada konuşmayı zait buluyorum; ancak, bu madde aynı şekilde kalırsa ve imkân verilirse, şahsım adına bu maddeye ilişkin görüşlerimi açıklayacağım; ancak, bu maddeye ilişkin şunu ifade etmek istiyorum: Aracılı ihracata ilişkin kanunî düzenleme, yalnızca Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda yer almıştır, Vergi Usul Kanununda aracılı ihracata ilişkin kanunî bir düzenleme yoktur. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki düzenleme de, aracılı ihracatta, bu kanundaki, yani Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundaki müeyyidelerin, imalatçı ve tedarikçi ihracatçılara uygulanacağına dairdir.
Tasarının 5 inci maddesi TÜBİTAK'la alakalıdır. Burada, ikinci görev aylığı limitini aşanlara yapılmış bulunan ödemelerin geri alınması düzenlenmektedir. Bu geri alınma tahakkuk ettiği anda da, bunlara ilişkin olarak açılmış bulunan davalar yürürlükten kalkacaktır.
Ticarî hayata ilişkin diğer bir düzenleme, Rekabet Kurumunun cezalarına ilişkindir. Burada, rekabet kurumunun ceza kestiği kişinin ödeme imkânlarını kolaylaştıran bir yapı öngörülmüştür.
Gelir Vergisi Kanununda sporculara ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, bütün profesyonel sporcular -bir ve ikinci ligdekilerin tamamı- yüzde 15 nispetinde Gelir Vergisi stopajına tabiyken, burada bir farklılaştırma yapılmış, sadece profesyonel birinci süperligdekiler ve basketbol birinci ligdekiler yüzde 15, buna mukabil ikinci ligdekiler yüzde 10, diğerleri yüzde 5 mertebesinde Gelir Vergisi stopajına tabi tutulmuştur. Buna ilişkin zannediyorum yeni bir düzenleme, maddelerin görüşülmesi sırasında gündeme gelecektir.
İhracata ilişkin işlemlerde, açıklığa kavuşturmak üzere, Katma Değer Vergisi Kanununda yapılan bir düzenlemeyle, serbest bölgelere yapılacak olan fason imalatın da ihracat istisnası kapsamında mütalaa edilmesi, daha doğrusu bu istisnaya açıklık getirilmek amaçlanmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının getirdiği iyileştirmelerden diğer bir tanesi, organize sanayi bölgelerindeki arsa teslimleri ve buradaki doğalgaz, elektrik, kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerinin teslimine ilişkindir. Bu hizmetleri ve arsa teslimlerini bu düzenleme Katma Değer Vergisinden istisna etmektedir. Bilindiği üzere, daha önce de söylediğim gibi, bunun amacı, Katma Değer Vergisi oranında, organize sanayi bölgelerindeki bu tür hizmet ve teslimlerin maliyetlerinin ucuzlatılmasıdır; ancak, buradaki süre fevkalade kısadır. Sanıyorum, maddelerin görüşülmesi sırasında da süreye ilişkin bir önerge gündeme gelecektir.
Vergi kanunlarındaki, 6183 sayılı Kanundaki güncel ve aktüel bir düzenleme, yurtdışı yasağıyla alakalıdır. Bilindiği üzere, vergi kanunları bakımından yurtdışı yasağını düzenleyen madde Pasaport Kanunundadır. Bu tasarıyla yapılan düzenleme, yurtdışı yasağını genişletmektedir. Bu şekliyle, 6183 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlar ve amme alacaklarının ödenmemesi halinde, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde yurtdışı yasağı konabilmektedir. Gayet tabiî, bu bir yurtdışı yasağı, ceza değildir, bir, amme alacağının tahsil usulüdür, yöntemidir, böyle uygulanması icap eder. Aksi takdirde, ceza olarak uygulanması, bilindiği üzere, insan temel hak ve hürriyetlerine ve Anayasadaki serbest dolaşım, serbest seyahat hürriyetine aykırılık teşkil edebilir.
Emekli Sandığı Kanununda isteğe bağlı iştirake ilişkin bir düzenleme yapılmaktadır.
Harçlar Kanunundaki bir düzenleme çok şikâyet edilen, yeniden kadastro işlemleri münasebetiyle harç alınmasına ilişkin olarak sevk edilmiş bir maddedir. Burada, harcın aslı ipka edilmekte, buna mukabil, ferileri terkin edilmektedir.
İktisadî hayata ilişkin olarak diğer bir düzenleme, hurdaya çıkan araçların ve noter senediyle el değiştiren ticarî araçların tesciline ilişkindir. Bu hurdaya çıkan araçlar il özel idarelerine teslim edildiği takdirde, bunların Motorlu Taşıtlar Vergisi ve bu vergiye ilişkin feriler terkin edilecektir. Aynı şekilde, noter senediyle el değiştirilen araçlar da bu maddedeki imkândan yararlanacaklardır.
Diğer bir düzenleme bu kanunla, mazbut vakıflara ilişkindir. Bilindiği üzere, mazbut vakıfların önemli ölçüde gayrimenkulleri vardır ve bunların kiralarından, normal olarak işyeri kiralarından yüzde 20 nispetinde vergi stopajı yapılması icap ederken, bu gereğe uymayan kiracılar ve mazbut vakıf gelirleri oluşmuştur. Bu düzenleme, belli bir tarihten önce yapılmış bulunan bu kira ödemelerine ve mazbut vakıflara stopaj yapmama imkânı getirmektedir. Beyan üzerine ikmalen veya resen yapılmış bulunan tarhiyatları da terkin etmektedir.
Yine, hatırlanacağı üzere, kamu vakıflarına ilişkin bu Meclisten geçen bir kanunla kamu vakıfları kaldırılmıştır. Ancak, bu vakıfların, kaldırılan bu vakıfların, kamu hizmeti veya kamu personeli vakıflarının geçmişe ilişkin ciddî ölçüde vergi borçları bulunmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 27 Ekim 2005