İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · SALI

Bazı kanun hükmünde kararnamelerde değ.yap dair kan tas.(ss.427)

Mehmet Nuri Saygun

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 104. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Haziran 2004 · 902 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Nuri Saygun (CHP), 22 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞ.YAP DAİR KAN TAS.(SS.427)); konuşma 902 kelime.

Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “Bazı kanun hükmünde kararnamelerde değ.yap dair kan tas.(ss.427)”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2004-06-22-bazi-kanun-hukmunde-kararnamelerde-deg-yap-dair-kan-tas-ss-427 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 427 sıra sayılı Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum.

Tasarıyla ilgili konuşmaya başlamadan önce, az önce dinlediğimiz ve ülkemizdeki herhangi bir yörede yaşayan tüm vatandaşlarımıza duyduğumuz hassasiyeti bir kez de ben dile getirme ihtiyacı duydum. Ensar Beyin söylediği şekilde, Ardahan'daki bu felakette, manen, maddeten, fiziken veyahut da yaşam açısından kayıplarımız olduğunu duydum. Kaybettiğimiz insanların yakınlarına başsağlığı diliyorum ve ekonomik anlamda da verilebilecek destekler konusunda, az evvel Bakanımın da açıkladığı gibi, hükümetimizin ve Meclisimizin gerekli hassasiyeti göstereceğini umuyorum, ümitle bekliyorum.

Efendim, görüşülmekte olan bu tasarı, aslında, farklı 4 kanun hükmünde kararnamenin aynı mahiyetteki değişikliklerini içeriyor. Bunlar, az evvelki konuşmacı arkadaşımın da söylediği üzere, Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Coğrafî İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname.

Önce, bu kanun hükmündeki kararnamelerle neyin amaçlandığını kısaca bir özümsemek gerekir diye düşünüyorum. Efendim, gerek sanayide gerek tarımda gerekse ticarette ve mal ve hizmet sunumlarında yaratıcılığı teşvik etmek ve yaratıcı unsurları, bireyleri, ekipleri korumak adına birtakım yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. İşte bu yasal düzenlemeler, yasalarımızla ve bu 4 kanun hükmünde kararnameyle organize edilmiş, bütünleştirilmiş; böylece, yaratıcı düşüncenin daha başarılı, daha özgün ve daha cesur hareket etmesine imkân sağlanmış. Biz, bu tasarıyı, Adalet Komisyonu üyeleri olarak da, komisyonda görüştüğümüz süre içerisinde destekledik ve onayladık; ancak, bütün bunlara rağmen, bir kısmına muhalefet şerhi koyma ihtiyacı da duyduk.

İzin verirseniz, önce, bu tasarıdaki olumlu hususları çok kısa bir şekilde özetlemek istiyorum:

Bir kere, özellikle, Patent Enstitüsü hakkında açılacak olan davalarda, yargı yoluna gitmelerde bir yetki kargaşasının yaşanmasının önüne geçecek şekilde, yetkili mahkeme olarak "Ankara ihtisas mahkemeleri" ibaresinin eklenmiş olması, yargı yoluna başvuracak olan insanlara hata yapma şansını tanımamıştır. Bu yönüyle, doğru bir eklentidir, doğru bir uygulamadır.

Yine, bizim komisyonumuz tarafından eklenen 3 üncü maddeyle, özellikle, ilaçların ruhsatlandırılması ve gerekli test ve deneyler de dahil, buluşu içeren deneme amaçlı fiillerin bu kapsam altına alınmış olması ve bu kanunla korunmuş olması da, araştırma ve geliştirme yöntemlerini ciddiyetle savunan ve bu konuda hizmet sunan kurum ve birimlerin daha cesur, daha rahat olabilme imkânlarını sağlamıştır.

Az evvel Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına konuşma yapan arkadaşımın bir husustaki ifadesinde bulduğum eksikliği de dile getirmek istiyorum. "Efendim, yasa tasarısının 17 nci maddesiyle, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 165 inci maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılması istenilmiştir ve yürürlükten kaldırıldı" şeklinde bir ibare geldi. Hayır; bu konuda son komisyon metninde, bu madde gündemden çıkarıldı; çünkü, daha önce, bir asliye hukuk mahkemesinin Anayasa Mahkemesine başvurusu üzerine, 165 inci maddenin üçüncü fıkrası, zaten Anayasaya, 36 ncı maddeye aykırı bulunmuştu ve bu aykırılık nedeniyle, o fıkra, zaten hükümsüz hale gelmişti. Bu nedenle, Adalet Komisyonu, bu konudaki tasarı metnini tasarı bütününden çıkardı.

18 inci maddede bir ilave yapıldı; bu ilaveyle de, özellikle kurumların yargı yoluna gittiklerinde çektikleri zorlukları önlemek adına "delil tespit davası" tarzını "delil tespit talebi" haline getirmek suretiyle, insanların yargı önünde birtakım şekil kuralları altında ezilmelerinin önüne geçildi, daha rahat, daha özgürce talepte bulunmalarına imkân sağlandı.

Bütün bu saydıklarımızla, aslında, bu yasa tasarısının olumlu taraflarını dile getirmiş oluyoruz; ancak, bir husus, Cumhuriyet Halk Partili komisyon üyeleri tarafından komisyondaki görüşmeler sırasında da sağlıklı bulunmadı ve bu konuda muhalefet şerhi verdik. Bu hususu Yüce Meclisin takdirlerine de sunmak istiyorum ve umarım, yasa tasarısının ilgili maddeleri görüşülürken, bizim muhalefet ettiğimiz bu husus dikkate alınır, değerlendirilir ve bizim hata olarak gördüğümüz, yanlışlık olarak gördüğümüz bu yönü de ortadan kaldırırız ve hep birlikte, doğru, ülke menfaatına ulaşabilecek bir yasa halinde çıkarırız diye düşünüyorum.

Efendim, itiraz ettiğimiz husus şu: 4 kanun hükmünde kararnamenin aynı mealde organize edildiği, planlandığı bir yasa tasarısı; farklı maddelerde, her üç beş maddede, yeni bir kanun hükmünde kararnameyle ilgili görüşme yapılıyor; ama, ortak olan şu: Gerek 2 nci madde gerek 6 ncı madde gerek 9 uncu madde ve gerek 15 inci madde cezaî hükümleri içeriyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu cezaî hükümler, Türk hukuk sisteminin ceza mantalitesiyle ne yazık ki bağdaşmıyor. Neden; efendim, şu şu şu suçu işleyenler hakkında; bir, şu kadar para cezası verilebilir; iki, şu kadar hapis cezası verilebilir veya her ikisi de verilebilir...

Hukuk sisteminde, bu kadar geniş serbesti tanıyan ve bu kadar fazla yoruma açık bir ceza sisteminin sağlıklı bir sonuç doğurabilmesi mümkün değil. Bunu, terditli bir ceza anlayışı olarak kabul etsek bile, aralarındaki makas, aralarındaki cezaî yöntem temeli ve cezanın ölçütleri birbirine uygun değil. Eğer, bu ve benzeri nitelikte, yargıya zaman içinde, süreç içinde intikal edecek olan hususlarda yargı farklı kararlar alır ise, yani, aynı nitelikli suçlara, mademki bu kadar terdit hakkı tanınmış, bazı ihtisas mahkemelerince hapis cezası, aynı suça bazı ihtisas mahkemelerince para cezası ve aynı suça bazı mahkemelerce her ikisini de içeren para ve hapis cezasının verilmesi halinde, adalet mekanizmasında kolay kolay telafi edilemeyecek ciddî bir yara açılır diye düşünüyoruz.

Bu nedenle de, yasanın, az evvel sözünü ettiğim bu cezaî müeyyideleri içeren maddelerindeki terditli ceza tasnifinin bir kez daha, en azından, değişiklik önergesiyle ele alınmasını ve bu konuda daha hassas, daha sağlıklı, daha adilane ve birbirine daha yakın sonuçlar doğuran bir ceza yönteminin yaratılmasını düşünüyorum; ama, sözlerimin başında da söylediğim gibi, temelde 4 kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapmayı planlayan bu yasa tasarısını Cumhuriyet Halk Partisi olarak da onaylıyoruz ve bu değişikliklerin yapılması halinde, sanıyorum, çok daha sağlıklı, çok daha düzenli ve ülkede yarın kaos yaratmayacak nitelikte bir yasa haline dönüşeceğini düşünüyorum.

Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 22 Haziran 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook