Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Nisan 2008 · 1.055 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 1.055 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun grup önerisi üzerinde, aleyhte söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, tabii bazı şeyleri sık sık tekrarlamanın anlamı yok. Bu Meclis çalışmalı, bu Meclis ülkenin sorunlarına çözüm üretmeli. İktidarıyla muhalefetiyle bu sorunların çözümüne -hukuk zemini- kanun çıkartarak gereken desteğin verilmesi hepimizin sorumluluğu, buna hiç itiraz etmiyoruz ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, Meclis Genel Kurulunun ve komisyonların yoğun biçimde çalışarak ülkemizin, toplumumuzun ve halkımızın sorunlarının çözümü konusunda katkı vermeyi bir görev biliyoruz, sorumluluk biliyoruz ve gereğince de davranıyoruz.
Ancak, değerli milletvekilleri, her defasında burada bir soruyu soruyoruz: Hükûmetin öncelikleri doğrultusunda İktidar Partisi Grup yöneticilerinin belirlediği öncelikleri yani Genel Kurulun gündemini oluştururken neye bağlı kalarak bir belirleme yapıyorsunuz; halkın önceliklerine göre mi yoksa başka sebeplere göre mi? Sorguladığımız temel husus budur.
Bu Genel Kurulun sağlıklı çalışmasını, huzurlu çalışmasını ve gerçekten sorunlara çözüm üretecek kanunları birlikte çıkartmasını, demokrasimiz açısından, Meclisimizin saygınlığı açısından, siyasete duyulan saygınlığın, güvenin devamı açısından çok önemsiyoruz. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun, her defasında “Ben yaptım oldu.”, “Ben böyle düşünüyorum.” dayatmasıyla -affedersiniz- sayısal çoğunluğunu bir baskı aracı olarak kullanmasını da şiddetle reddediyoruz.
Meclisin iki haftasını programlıyorsunuz bu grup önerisiyle. Öncelikle şu sorunun cevabını -aşağıda sordum, burada da soruyorum- veremiyorsunuz: Önümüzdeki hafta, belirlediğiniz bu gündeme uyacak mısınız, uymayacak mısınız? Önümüzdeki hafta, birtakım başka talepler doğrultusunda yeniden bir Danışma Kurulu kararıyla bugün belirlediğiniz bu gündemi değiştirip değiştirmeyeceğinizi -daha önceki haftalarda sorduğumuz gibi- bu defa da cevaplandıramıyorsunuz. Dolayısıyla, her defasında milletin huzurunda birtakım güzel sözler söyleyerek, “uzlaşma” gibi “diyalog” gibi birtakım güzel sözler söyleyerek… Ama her defasında “Ben yaptım, oldu.” mantığıyla bu Genel Kurulun gündemini belirlemeye demokrasi anlamında hakkınız yok; böyle bir hukuk da yok, hak da yok.
Bakınız, size bir muhtemeli ifade edeyim: Bugün, Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Grup Başkan Vekili Danışma Kurulu davetine icabet etmedi, katılmadı. Bu tavrınız devam ettiği takdirde, kendiniz çalar kendiniz oynarsınız, biz de katılmayız bu davetlere. (MHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, bitime kadar çalışmanın, tamamlanıncaya kadar çalışmanın örneklerini hep beraber yaşadık. Hiçbirinizin tasvip etmeyeceğinden emin olduğum birtakım olayları burada, birlikte yaşadık. O olayların daha beterini geçmişte de yaşadık. Yani geleceği öngöremeyen bir siyaset, yönetim bence doğru değil, hak değil, topluma saygısızlık olur.
Bu milletvekillerini bu salonda on saat çalıştırmak, hangi aklın, hangi mantığın, hangi hakkın ve hukukun gereğidir? Nasıl çalışılacak? Çalışılmıyor, görüyorsunuz. Sonuçta, siz sayın milletvekilleri, kişisel olarak kesinlikle yapmayacağını bildiğimiz birtakım davranışlar içerisine giriyorsunuz. Milletin vekilleri olarak, milletin huzurunda, milletin kürsüsünde, milletin sorunlarını çözmek için kanun çıkartırken girdiğiniz davranışlar Meclis Genel Kurulunun çalışma saatleriyle oluşan bir sonuçtur. “Saat 23.00’e kadar, bugün bitime kadar.” deniliyor. Gecenin kaçında biteceği belli olmayan bir mesaiye, bu milletvekillerini, kendi sayın milletvekillerinizi müstahak kılmaya ne hakkınız var? Böyle bir şey var mı?
Değerli milletvekilleri, çok çalışalım ama millet için çalışalım. Bu 301’i niye getiriyorsunuz? Hafta sonu her biriniz bir ilde idiniz. Hangi vatandaş size “301’i çıkartın yoksa biz açlıktan ölüyoruz.” veya işte, “Sorunlarımızı 301’i çıkartırsanız çözeceğiz.” dedi? Böyle bir şey konuşuldu mu? Denizli’de Sayın Başbakana çığlık çığlığa bağıran vatandaşımızın, çiftçimizin sorusuna cevap vermeyi siz önemsemiyor musunuz? Hatay’da, Adana’da, Mersin’de çiftçilerimiz, ziraat odası başkanları ısrarla soruyorlar, Sayın Bakana soracağız birazdan: Bu destekleme primlerini ne zaman açıklayacaksınız? Ne kadar açıklayacaksınız? Hangi üründe açıklayacaksınız? Çiftçi hangi ürünü ekecek?
Değerli milletvekilleri, halkın sorunlarını çözmek için burada bulunuyoruz. Başkalarının keyfine keder, başkalarının talepleri doğrultusunda burada parmak kaldırmak, millet indinde, Allah indinde bir sorumluluk getirir; bunu size hatırlatıyorum. Bu 301 bu ülkenin hangi sorununu çözecek? Bana bunu lütfen… Birazdan görüşmeye başlayacağız. Bu gündemin başına bu 301’i koyarken “Çalışalım.” diyen Sayın Milletvekilime, Sayın Grup Başkan Vekiline soruyorum: Ülkenin ihtiyacı 301 mi yoksa çiftçinin… İşçiler sokakta, gençler işsiz geziyor, toplum cinnet geçiriyor, anası çocuğunu, kızı anasını boğazlıyor. Bunlara çözüm üretecek hukuki düzenlemeleri yapmak sorumluluğu öncelikli değil midir?
Değerli milletvekilleri, doğru yapmıyorsunuz. “Ben yaptım, oldu.” Mantığı, inanınız ki, size fayda getirmez. Toplum ibretle seyrediyor, gülümseyerek seyrediyor sizi. Bu sorunun cevabını vermenizi istiyoruz burada: Bu 301 hangi ihtiyacı binaen getiriliyor? Neyi yapmak istediniz? Milletten yana, toplumdan yana, ülkeden yana neyi yapmak istediniz de 301’in bu şekli elinizi kolunuzu bağladı? Kim istiyor sizden 301’i çıkarmanızı?
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Barroso!
MEHMET ŞANDIR (Devamla)301’in bu şeklinden kim rahatsız?
Sayın milletvekilleri -sizi tenzih ederim- Türklüğe hakaret edilmesini cezalandırmaktan vazgeçme sebebiniz nedir? Niye böyle bir mecburiyeti duyuyorsunuz? Sayın Grup Başkan Vekiliniz, grup yöneticileriniz sizleri gecenin 23.00’lerine kadar, gece yarılarına kadar çalıştırarak… Milletin hiçbir kesiminin talep etmediği bu 301’i çıkartmak için bu Meclisi çalışmaya, hukuksuz bir şekilde çalışmaya mecbur ediyorsunuz?
Dolayısıyla, girdiğiniz bu süreç, girdiğiniz bu yol doğru değil. Eğer ülkenin gündeminde bir sorun varsa, bu sorunun çözülmesi için, çözüm üretilmesi için bir kanun çıkartılması gerekiyorsa, ben inanıyorum ki, bu Genel Kurulda, bu Mecliste bulunan her parti grubu sonuna kadar, sabahlara kadar çalışmaya hazır. Ama şu getirdiğiniz kanunlara bakın, çiftçinin sorunlarını çözecek bir kanun var mı bunların arasında, işçinin sorununu çözecek bir kanun var mı? Ülke teröre her gün kurban veriyor, terörle ilgili bir kanun var mı yoksa getirdiğiniz kanun terörü teşvik mi ediyor? Bu soruyu kendi vicdanlarınıza sormak mecburiyetinde değil misiniz?
Analar ağlarken her gün şehit cenazelerinde canhıraş çığlıklarla, hepinizin yüreğinin yandığını biliyorum. Bunları çözebilmek için buraya bir kanun teklifi getirin, sabahlara kadar çalışalım. Ama, ne yazık ki, kim söylüyor bilemiyorum, sizleri tenzih etmek istiyorum ama kim nerede ne düşünüyor ve buraya getirip sizin yönetiminize, sizlere, bizlere bir zorunluluk olarak önümüze bir gündem koyuyorsa buna isyan ediyorum. Bu doğru değil. Buna isyan etmemiz lazım, bu milletin önünde isyan etmemiz lazım. Bugün getirin, işçinin meselesini tartışalım, terörü tartışalım, esnafın meselesini tartışalım, onun kanunlarını getirin, çalışalım. Ama bu 301 neyin gerekliliği? Hangi mecburiyet? Kim rahatsız 301’den?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Sayın Başkanım…
BAŞKANBuyurun.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Değerli milletvekilleri, tabii ki her defasında Danışma Kurulunda şu konuşmayı yapıyoruz: “Uzlaşalım, birlikte götürelim, birlikte önerelim. Hatta, bu kanun değişikliği tekliflerinize, tasarılarınıza, gelin, komisyonlar kuralım, üzerinde çalışalım, önergeleri beraber verelim.” Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, uzlaşmanın, hoşgörünün ve diyaloğun egemen olduğu bir muhalefet yapacağımızı söylüyoruz, ama millî konularda, bir millî duruş sergilenmesi gereken konularda, inanız ki sizinle tüm ilişkilerimizi gözden geçireceğimizi de ifade ediyoruz. Bu 301’i niye getirdiğinizi bu Genel Kurulda açıklamak mecburiyetindesiniz. Niyet ne? Sahip kim? Nereye ulaşmak istiyorsunuz? Bunu burada açıklayacaksınız. Aksi takdirde, burada görüşmeye getirdiğiniz hiçbir kanunda uzlaşma veya hoşgörü diyaloğu bizden beklememelisiniz.
Değerli milletvekilleri, bu grup önerisine, bu niyetle getirildiği için itiraz ediyor, ret oyu vereceğimizi ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 29 Nisan 2008