İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Chp grup önerisinde

Mehmet Sefa Sirmen

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 109. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Mayıs 2006 · 831 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Sefa Sirmen (CHP), 31 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 831 kelime.

Mehmet Sefa Sirmen (CHP, Kocaeli). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sefa-sirmen-22-2006-05-31-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET SEFA SİRMEN (Kocaeli)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerisi lehinde, ben de söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, 17 Ağustos 1999 depremini bizzat yaşayan ve o dönemin belediye başkanı olarak o acıları yaşayan bir insan olarak, Allah, hiç kimseye, öyle bir felaketi, öyle bir acıyı yaşatmasın diyorum.

O günlerde, o günkü iktidar, o günkü yönetimler, o günkü yöneticiler, o felaketten bir ders çıkartılması doğrultusunda, işte, büyük sloganlar üretilerek "unutmayacağız, unutturmayacağız" şeklinde billboard'lar, ilanlar, reklamlar… Ama, geldiğimiz noktada, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisinin, dört yıla yakın iktidarında, deprem bölgesiyle ilgili, ne yazık ki, hiçbir girişimi, hiçbir çalışması, hiçbir yatırımı söz konusu olmamıştır.

Özellikle, bundan evvelki iktidarlar tarafından "Deprem Vergisi" adı altında toplanan vergiler… Bu iktidar döneminde de, bu vergi toplanmaya devam edilmiş; ama, bütçeye baktığınız zaman, deprem bölgelerine, bu vergiden, en ufak bir pay ayrılmamış, en ufak bir harcama yapılmamış. Bu üçbuçuk-dört yıllık iktidarda, sadece, AKP İktidarı, deprem bölgesine yönelik, Sayın Bayındırlık Bakanının, Sayın Faruk Özak'ın, iş merkezlerinin fiyatlarını yarıya düşürerek, Dünya Bankası konutları ile Bayındırlık Bankası konutlarının arasındaki fiyat farkını eşitleyerek, bir katkı yapmıştır; onun dışında, en ufak bir katkı yapılmamıştır. İnanın, özellikle, o günlerde esnaflık yapan esnaf arkadaşlarımız, o günkü iktidarın yanlış tercihleri nedeniyle, yanlış yerlere iş merkezleri yapması nedeniyle, hâlâ, esnaflar mağduriyetlerini giderememiş; bugün, sadece Gölcük'te 3 000 esnafın 2 900'ü icra kapılarında, çaresizlik içinde varlıklarını devam ettirme mücadelesi içindeler.

O tarihlerde, belediyelere yapılan haksız uygulamalar, Afet Yardım Fonundan ödenen paralar, siyasî nedenle, partizanlık da yapılarak, hak etmeyen belediyelere ödemelerin yapıldığı, hak eden belediyelere, sırf partizanca düşüncelerle ödeme yapılmadığı herkesin gerçek malumudur.

O günlerde, bugün Hükümet üyesi olan Sayın Osman Pepe, bu konuyla ilgili -tutanak özetlerinde de ifadeleri var- o günkü iktidara ağır eleştiriler içinde bulunmuş; hatta, Gölbaşı Belediyesine afet yardımı yapılırken "Gölbaşı'ndaki göl taştı da bizim haberimiz mi olmadı" diye eleştiri de getirmiştir. Şimdi, o gün muhalefetteyken söyleyen, eleştiren Sayın Bakan bugün iktidarda. O gün, yine, 1998'deki iktidar partisinin yöneticileri SEKA'yı kapatırken, Sayın Pepe, o zaman, yine, muhalefet milletvekili olarak "SEKA bizim namusumuzdur, kapatılamaz" diye, buradan, kürsüden ve Kocaeli'nde mikrofondan SEKA'lılara seslenmiştir; ama, bugün, iktidar olunca, ne hikmetse, muhalefetteyken söyledikleri unutuluyor. Bunun örneklerini çoğaltmak mümkün. Aynı şey, Sosyal Güvenlik Yasasında da… Bugünkü uygulamalarla baktığımız zaman, o gün eleştirenler, bugün, çok daha ağır şartları kabul eder duruma gelmişlerdir. Bunlar doğru şeyler değillerdir. Bunlar halkımız tarafından takip ediliyor ve zamanı geldiğinde de bunların hesabı sorulacaktır.

Gerçekten, Kocaeli'nde çok büyük haksızlıklar yaşandı. Saddam Hüseyin 10 000 000 dolar para gönderdi, Irak konutları yapıldı. O günkü Valilik yönetimi lojman olarak başladı; halbuki, depremzedelere gönderilmiş bir paraydı. Lojman inşaatı gibi başlandı, sonra tepkiler başladı, depremzedelere dağıtıldı. Onların akıbetinin ne olacağı belli değil. O gün, Alman Kızılhaçı tam teşekküllü bir hastane kurdu Yeniköy'de. Gerçekten, bugün 4-5 milyon dolara yapamazsınız; ama, bugün, Kızılhaçın getirdiği, bağışladığı bu hastane Türk Kızılayına devredildi. Ne hikmetse, Türk Kızılayı üç yıldır burayı çalıştırmadığı gibi, şimdi de ihale açarak -bir müteahhide- bu tesislerin Sudan'a kurulması konusunda bir faaliyet içindeler. Halbuki, o bölgede çok ihtiyaç olan bir hastane. AKP'li milletvekillerimiz bu konuda çaba da sarf ettiler; ama, bu gerçekleşmedi, Kızılayın uygulaması devam ediyor.

Bütün bunların gün ışığına çıkarılması için, gerçekten, Meclis araştırmasının… Bölgede -sadece Kocaeli'nde değil, Düzce'siyle, Yalova'sıyla bütün bölgede- geçmişe yönelik-yapılan yapılmayan eksikliklerin incelenmesinde çok büyük bir yararı vardır. Aslında, bugüne geldiğimizde bayağı gecikmiş bir olay; ama, yine de zamanımız var; çünkü, deprem, artık, hayatımızın bir parçası. İstanbul'un, önümüzdeki tarihlerde bir depremle karşı karşıya olduğunu hepimiz biliyoruz. Kocaeli'nin de ona sınır olması nedeniyle, en azından depreme hazırlıklı olma anlamında, bu kurulacak araştırma komisyonunun, bugüne kadar orada gerçekleşmiş olayların tespit edilmesi, yanlışlıkların düzeltilmesi, orada en azından konuşlanmış binaların yapılması ve korunması… İnanın, prefabriklerde yaşayan insanlar -20 metrekarelik prefabrik; zaten, yazın kavruluyor, kışın soğukta donuyor; ama- çaresizlikten oturuyor. Bu İktidar, oradaki insanların elektriğini keserek, suyunu keserek, çaresiz durumda bırakarak sokağa bırakmıştır, perişanlık içindedir insanlar; bir deprem de bu İktidarın baskısıyla, uygulamasıyla yaşamış oldular.

O zamandan kalan barakalar, prefabrikler çürümeye terk edilmiş, birsürü altyapı yatırımları yok edilmiş. Bütün bunların tespit edilmesi lazım, araştırılması lazım. Bunu da yapacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Burada, siyaset yapmadan, geleceğe yatırım yapmak adına -en azından, olası bir depremde İstanbul'un veyahut da onun bitişiğinde Kocaeli'nin de zarar göreceğini düşünerek- şimdiden ciddî hazırlıkların yapılmasında yarar görüyorum.

İstanbul, medyanın katkısıyla, desteğiyle depremini gündemine alıyor, belli bir zaman günlerce tartışılıyor; ondan sonra, soğumaya bırakılıyor ve yapılanlar, yapılacak olanlar ihmal ediliyor, unutuluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yıllardan beri dile getirdiği depremle ilgili yaptığı hazırlıklar, birsürü yatırımlar, birsürü boşa harcanan paralar ne oldu, ne durumdadır bilinmemektedir. Aynı şey, Kocaeli için geçerli, Düzce için geçerli, Yalova için geçerli. Bütün bunların, bir elden derlenip toparlanması lazımdır.

Kocaeli'nde, yine aynı şekilde, en büyük SSK hastanesi olan Sopalı Hastanesi, depremde ağır hasar almıştır; yedi senedir, maalesef, olduğu gibi bırakılmıştır. Bugünlerde, ihalesi yapıldı, yapılacak, söyleniyor. Bu İktidar da yaklaşık dört yılını tamamladı, bu İktidar da henüz bir şey yapmadı.

Gerçekten, depremde, çok imkânı geniş aileler yok oldu gitti. O gün çocuklarını özel okullarda okutan aileler, şimdi o imkânlarını yitirdi, çaresizlik içinde; maaşlı iş bulduğu zaman, maaşlı çalışma mecburiyetine düşmüş…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 31 Mayıs 2006

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook