İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)

Mehmet Ufuk Uras

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Nisan 2008 · 670 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ufuk Uras, 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 670 kelime.

Mehmet Ufuk Uras (İstanbul). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET UFUK URAS (İstanbul)Sayın Başkan, değerli vekiller; bugün, Mecliste grubu olan partilerin toplantılarına baktığınızda zannedersiniz ki, çok güllük gülistanlık bir ortam var. Örneğin, Sakarya’da yaşadığımız vahim gelişmeler, bu ülkede söz konusu olmadı. DTP Sakarya İl Örgütü tarafından düzenlenen kültür şenliğine yönelik azgın saldırganlık uzun zamandır sistemli bir biçimde yükseltilen ve Kürt yurttaşlarımıza düşmanlığı artıran ırkçı iklimin ulaştığı boyutları gösteriyor hâlbuki. Saatler süren linç amaçlı kuşatma devam ederken yetkililer gereken müdahaleyi yapmıyorlar, şenliğin güvenliğini sağlamıyorlar. Farklı kültürlere düşman olanlar barış ve kardeşlik umutlarını yok etmeye çalışıyorlar. Irkçı saldırganlar ve teşvikçileri toplumda Türk-Kürt çatışması çıkarmak istiyor. Teşvikçiler Maraş’taki, Çorum’daki, Sivas’taki katliamların benzerlerini yaratmayı hedefliyor. Ama gruplarımız bunu görmese bile, Türkiye’nin demokrasi güçleri buna asla izin vermeyecektir! Toplumda var olan bir arada yaşama alışkanlığını ve dokusunu yıkmaya uğraşan bu anlayışları ve saldırganları teşvik edenler utanmalıdır. Bunu yapanlar ve teşvik edenler tarihin utanç bölümünde yerlerini şimdiden almışlardır; bundan hiç şüpheniz olmasın.

Kürt yurttaşlarımız bu ülkenin güzel bir gerçeğidir. Farklı kültürleri ve dilleri bu ülkenin zenginliğidir. Eşit koşullarda bir arada yaşama iradesinin güçlenmesi, demokrasimiz için çok önemli bir sınavdır. Şimdi, herkesin barış ve kardeşlik için eşit koşullarda ve insanca bir arada yaşamak için daha çok çaba göstermesi gereken bir zamandır. Şimdi, dayanışma zamanıdır.

1 Mayıs kutlamaları da demokrasimiz için başka bir sınav olacaktır. Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmetine ve Sayın Başbakana bir kez daha sesleniyoruz: Sağduyulu davranılmasını sağlayınız. İstanbul’da, 1 Mayısın, Taksim’de kutlanabilmesi için gereken önlemleri alınız.

İstanbul Valisinin yersiz, talihsiz ve gerginliği artıran açıklamaları toplumda huzursuzluk yaratmaktadır. Korku salan ve demokrat olmayan bir anlayışa yaslanan İstanbul Valisi, geçen yıl da İstanbul’u bir savaş alanına çevirmiş, âdeta sıkıyönetim uygulatmıştı. Kahvede oturan yaşlı başlı yurttaşlarımıza tokat attıran, biber gazı dumanıyla insanlara acı çektiren bu anlayışın İstanbul’da 1 Mayısı huzur içinde yönetmesi mümkün değildir.

1 Mayıs 1977 yılında 37 emekçinin hayatını kaybetmesinden bu yana tam otuz bir yıl geçti ama Taksim yasağından vazgeçilmedi. Suçlular bulunmadı ama mağdur olanlardan hâlâ intikam alınıyor. Bugün 1 Mayısı Taksim’de kutlamak isteyenlere baskılar yapan, tehditler savuran anlayış, demokrat olmayan bir anlayıştır. 1 Mayısın demokrasiye yakışır bir şekilde kutlanabilmesi için resmî tatil olarak kabul edilmesi, yıllardan beri sendikaların da taleplerine olumlu bir cevap verilmesi açısından anlamlı bir adım olacaktı. Ama, mezarda emeklilik yasasını çıkarmayı marifet sayan, Tuzla’da âdeta toplu katliama dönüşmüş iş kazaları karşısında ilgisiz kalan Hükûmet, akıl dışı bir kâr/zarar hesabıyla bu imkânı maalesef yaratmadı. Dünyanın en küresel bayramı olan ve zaten bütün dünya işçileri tarafından kutlanan 1 Mayısı, bir kurnazlıkla “Bizde tatiller çok fazla.” gerekçesiyle tatil ilan etmemek de emekçilerle alay etmenin bir diğer adı olsa gerek.

1 Mayıslar işçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kutlanacaktır. Emek her türlü üretimin vazgeçilmezi olduğuna göre, emeğin bayramı da, bayramların en anlamlılarından birisidir. 1 Mayıs, korku günü de savaş günü de değildir. Emekçilerin, ücretli çalışanların, işçilerin bayram günüdür, birlik ve dayanışma günüdür. Herkesin sağlık ve güvenli bir gelecek talebi için, ayakların baş olduğu, yani üretenlerin yönettiği, özgür, demokratik, bağımsız ve müreffeh bir Türkiye için, daha adil ve bütün halkların barış içinde bir arada yaşadığı bir dünya için; kısacası, toplumda barış, demokrasi ve sosyal adalet için hepinizin 1 Mayısını şimdiden kutluyorum.

İnsanların ne söylediğinden çok ne yaptıkları önemlidir. “İşçi dostuyum, işçi dostuyum” diyorsanız ve bunun gereğini yerine getirmiyorsanız, zaten ortada bir problem vardır. İşçi dostu olan, sabah akşam “işçi dostuyum” demez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET UFUK URAS (Devamla)Namuslu olan, sabah akşam “dürüstüm, namusluyum” demez; ne ise, onun gereğini yerine getirir. Dolayısıyla, çiviye yandan vuracak olduktan sonra çekice sarılmak bir işe yaramaz.

Bugün Cevizli Sigara Fabrikası işçileri yine ziyaretime geldiler. Bu fabrikaları Amerikan firmalarına ne kadara sattığınız belli, işçilerin ise bir ayı kaç liraya geçirdiği ve üç ay sonra geleceklerinin ne olacağı belli değil. Gün, tam da emekten yana, sosyal politikadan yana tutum alma günüdür.

Sevgili Lefter’e soruyorlar, bir maçın sonu nasıl biter, diye. “Bunu maçtan sonra konuşalım.” diyor. Umarım, 2 Mayıs tarihinde, çok daha demokratik, çok daha sosyal bir Türkiye umudunu perçinleyecek bir 1 Mayısın ertesinde yine beraber oluruz.

Ben, emekten yana bütün milletvekillerini, Taksim’de, 1 Mayısta bizlerle birlikte olmaya davet ediyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

81 konuşma daha · 29 Nisan 2008

81 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook