Türkiye tarımının temel sorunları ve çözüm önerileriyle ilgili
Şanlıurfa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 103. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Mayıs 2005 · 511 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vedat Melik (CHP), 26 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE TARIMININ TEMEL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİYLE İLGİLİ); konuşma 511 kelime.
Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Türkiye tarımının temel sorunları ve çözüm önerileriyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-05-26-turkiye-tariminin-temel-sorunlari-ve-cozum-onerileriyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, mayıs ayının son günlerine geldiğimiz bugünlerde, 22 nci Dönem Parlamentosu, üçüncü hasat dönemini yaşamaktadır; ama, tarlada izi olmadığı için, harmanda da yüzü yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşundan bugüne kadar, herhalde hiçbir dönemde, tarım bu kadar konuşulmamış ve tarım sektörüyle ilgili bu kadar çok sayıda yasa çıkarılmamıştır; ama, buna karşılık, tarım sektörü ve bu işle uğraşan insanların durumu da, o derece kötüye gitmemiştir.
Şu anda, ülkemizin birçok yerinde hububat hasadı başlamıştır. Urfa İlinin birçok bölgesinde arpa biçimi bitmek üzeredir ve yakında, buğdaylara girilecektir; ancak, arpa, piyasada 200 000 ilâ 230 000 lira arasında satılabilmektedir. Bu sabah, Urfa'da satılan 9 kilo arpayla 1 litre mazot alınabilmektedir; geçen yıl ise 4 kilo arpayla 1 litre mazot alınabilmekteydi. Yine, geçen sene, hepinizin bildiği gibi, 320 000 lira olan üre gübresi, bu sene 580 000 liradır. Geçen yıl 1 dekarın biçim fiyatı 3 000 000 lirayken -ben bunu Urfa İli için söylüyorum elbette ki- bu yıl, yüzde 33 artarak, 4 000 000 liraya yükselmiştir. Aynı durum, Çukurova için de söz konusudur; ancak, bunun tek nedeni, Toprak Mahsulleri Ofisinin alım yapmamasıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi alım yapmadığı ve tabanfiyatı belirlemediği için, arpa ve Çukurova'da buğday yok pahasına satılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, hükümet, bu yıl, buğday için tabanfiyat açıklamama kararındadır, arpadan ise hiç bahsetmemektedir. Sayın Başbakan, buğdayın piyasa fiyatının bu yıl 350 000 lira olarak tahmin edilebileceğini söylemekte ve bu fiyata ilave olarak 30 000 lira prim ödeneceğini belirtmektedir. Halbuki, buğdayın çiftçiye kilo başına maliyetinin 400 000 lira olduğu, zaten, bütün uzmanlar tarafından da belirtilmektedir. Ayrıca, bu yıl, Toprak Mahsulleri Ofisi depolarına dökülecek ürün karşılığında alınacak ürün senediyle, bankalardan kredi alınabileceği de belirtilmektedir. Peki, piyasa fiyatı nasıl oluşacaktır?.. Hangi banka, hangi çiftçiye ürün senedi karşılığında para verecektir?
Ülkemizdeki gerçekleri hepimiz bilmekteyiz değerli arkadaşlar. Eğer Ofis tabanfiyat açıklamazsa, Ofis alıma başlamazsa, o ürün yerlerde sürünecek, yok pahasına çiftçinin elinden çıkacaktır. Bu durum, geçen yıl da yaşanmıştır. Hükümet, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Çukurova bölgesinde -2004 yılından bahsediyorum- hububat hasadı hemen hemen bittikten sonra, 25 Haziran 2004 günü buğday fiyatlarını açıklamış ve Ofis de alımlara bu tarihten sonra başlamıştır; yani, güneydoğu ve Çukurova çiftçisinin elinde mal bittikten sonra alımlar başlamış, dolayısıyla, bugün güneydoğu ve Çukurova'da yaşanan olaylar geçen yıl da yaşanmıştır. Bu tarihten sonradır ki, piyasada buğday fiyatları Ofis fiyatları altına düşmemiş, Ofis de fazla mal almaktan kurtulmuştur; ama, Toprak Mahsulleri Ofisinin geçen yıl sezonun ortasında alımı durdurmasından sonra piyasa fiyatları tekrar aşağıya düşmüştür. Tekrar ediyorum; şu anda güneydoğuda ve Çukurova'da hasat devam etmektedir, ama, Toprak Mahsulleri Ofisleri açık değildir.
Değerli arkadaşlar, hükümet yetkilileri, sık sık, dünya piyasalarından bahisle, ülkemizde buğday fiyatlarının çok pahalı olduğunu, bu nedenle buğday ürünleri ihracında da başka ülkelerle rekabet edemediğimizi, Toprak Mahsulleri Ofisinin ve Ziraat Bankasının görev zararlarının tek nedeninin de çiftçiyi destekleyen tarımsal politikalar olduğunu söylemektedirler. Amerikan çiftçisi ton başına 100 dolar kazanırken bizim çiftçimizin 260 dolar kazandığını söylemektedirler. O halde ya bizim çiftçilerimiz -madem 260 dolar kazanıyorlar, Amerikan çiftçisinden fazla kazanıyorlar- gerçekleri söylememektedirler ya da kazandıkları paraları saklıyorlar veya traktör ve tarlalarını keyif için satıyorlar!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 26 Mayıs 2005