İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)

Metin Çobanoğlu

Kırşehir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Nisan 2008 · 721 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Metin Çobanoğlu (MHP), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 721 kelime.

Metin Çobanoğlu (MHP, Kırşehir). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-cobanoglu-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA METİN ÇOBANOĞLU (Kırşehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 215 sıra sayılı Türk Ceza Kanunu’nun bazı maddelerinde değişiklik yapan teklifin 1’inci maddesiyle ilgili, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 301 tartışmaları ülkemizde bir süredir devam edegelmektedir. “301 ne?” dediğimizde, yeni kabul ettiğimiz yani 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesidir. Yürürlüğe girmesiyle bu kadar kısa bir süre geçen bir kanun maddesi üzerinde tekrar tartışmalar başlamış ve bu Kanun maddesinin değiştirilmesi teklifi bugün Genel Kurulumuza gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu kanun hazırlanırken biliyoruz ki bu hazırlık aşamasında, Avrupa Birliğine, yapılan hazırlıklarla ilgili görüş sorulmuş ve 301’inci madde de dâhil olmak üzere Avrupa Birliğinden herhangi bir itiraz gelmemiştir. Ama, asla tasvip etmediğimiz hunhar bir cinayete kurban giden Hrant Dink’in öldürülmesinin hemen akabinde “katil 301” diye, Türkiye’deki haykırışları hep beraber dinledik. Bu süre içerisinde, geçtiğimiz günlerde bayrağımızı yakan Ermenistan’daki göstericiler, o günlerde “katil 301” diye, Ermenistan’da da yürüyüşler yaptılar. Bu mealdeki yürüyüşlerde, mitinglerde, Yunanistan’da, Avrupa Birliği ülkelerinden Amerika’ya kadar, “katil 301” nidalarını hep beraber dinledik.

Değerli milletvekilleri, gerçekten, ülkemiz açısından vahim bir süreçten geçiyoruz. Bugüne kadar sekiz değişiklik yapılmış -159’dan itibaren- ama hiçbir zaman bu değişiklik kadar, dışarının baskısıyla, üzerimize kurulan baskılarla bu değişiklikler gündeme gelmemiş.

Değerli milletvekilleri, her 301 tartışmasıyla ilgili, ben, acaba bu 301’den kim ne istiyor, bu değişiklikleri kim istiyor diye hep düşünmüşümdür. Bu düşüncem içerisinde 301’inci maddeyi de defalarca okumuşumdur. Bakın, hep birlikte, bu kısa, anlaşılır, yoruma gerek olmayan maddeyi bir kere daha hep beraber dinleyelim. Bu madde diyor ki: “Türklüğü, Cumhuriyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisini aleni bir şekilde aşağılayanlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” Yine, devam ediyor: “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, emniyet güçlerini ve silahlı kuvvetlerini aleni bir şekilde aşağılayanlar altı aydan iki seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suç yurt dışında bir Türk vatandaşı tarafından işlenirse cezası üçte 1 oranında artırılır.” ve son fıkra: “Eleştiri amacıyla düşünce açıklamaları cezayı gerektirmez.”

Değerli milletvekilleri, şu okuduğum madde metniyle ilgili olarak acaba sizlerin bir sıkıntısı var mı? Bana göre bu madde metnini okuyup da bu ülkenin bir vatandaşı olarak bundan sıkıntı duymanın mantığını anlamış değilim değerli milletvekilleri. Ne olacak yani, şimdi, biz, kendi elimizle, kendi gazi Meclisimizdeki milletvekillerinin oylarıyla, ama Avrupa Birliğinin, küresel güçlerin ve onların Türkiye’deki yerli iş birlikçilerinin baskılarıyla bunu değiştireceğiz.

Dün de 159’u tenkit ediyorlardı, onun değişmesi gerektiğini söylüyorlardı; yapılan değişikliğe baktılar, onay verdiler. Peki arkasından ne oldu? Arkasından birtakım yazarlar 301’le ilgili mahkeme önüne çıkarılınca koro hâlinde başladılar, dediler ki: “Bu metinden de biz tatmin olmadık, 301’in tekrar değiştirilmesi lazım.”

Değerli milletvekilleri, bu anlayış yanlış, bu bakış açısı sakat. Bakın, yine Hrant Dink’in mahkemesinde Avrupa Birliği Komiserinin bize bir müstemleke ülkesiymiş gibi bakarak “Getirin artık bu 301’i.” demesi hâlâ kulaklarımızda. Barroso’yu bu kürsüde hep beraber dinledik. Ne dedi? “Vakıflar Kanunu için sizlere teşekkür ediyorum.” Vakıflar Kanunu’nun görüşmelerinde de aynı itirazlarımızı sürdürdük. Ayrıca “301 değişikliğiyle ilgili hazırlıklarınızı da memnuniyetle karşılıyorum.” dedi. Sizleri bilemiyorum ama ben bunları dinlerken sanki müstemleke bir ülkenin vatandaşıymış gibi hissettim kendimi.

Değerli milletvekilleri, gerçekten bu hiç hoş olmayan bir durum. Bakın, bunları bizden isteyen Avrupalıların hepsinin ceza yasalarında bunlar var; İtalya’da da var, Fransa’da da var, Almanya’da da var, İsviçre’de de var, İsveç’te de var. Ama onların hükümleri, cezaları bize göre daha fazla. Fakat her konuda olduğu gibi bu konuda da Avrupa Birliği, Türkiye’ye karşı ikiyüzlü, ön yargılı, çifte standartlı tutumunu sürdürmektedir. Hiçbir ülkeden istemediklerini bizden istemektedirler.

Değerli milletvekilleri, bu bizi rencide etmektedir, bu kötü gidişe bir “dur” diyebilmek durumundayız. Müktesebat açısından Avrupa Birliğinin bunu bizden isteme hakkı yoktur. Sebebine gelince: Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamında aynı maddeleri içeren veya bunun muadili hükümler yer almaktadır. Daha ağır cezaları istemektedirler. Yani bunun anlamı şudur: Bize diyorlar ki: Biz Avrupa Birliği ülkeleri olarak kendi kutsallarımızı aşağılatmayız, hakaret ettirmeyiz, edenlere gereken cezayı veririz ama siz kendi kutsallarınıza hakaret edilmesine göz yumacaksınız. Bunun anlamı budur değerli arkadaşlarım.

Bakın, biz, bu 301 muadili 159’u 1926 yılında İtalyan Ceza Yasası’ndan almışız. Mehaz kanunumuz İtalyan Ceza Yasası’dır. Bakın, İtalyan Ceza Yasası’nda biz aldığımızda “İtalyan milleti” diye bir kavram yok. Ama 1926’da Atatürk’ün de bulunduğu Meclis “Türklük” kavramını Ceza Yasamızın içerisine koymuş. Tam seksen iki yıl “Türklük” kavramı, sekiz ayrı değişiklik olmasına rağmen hiçbir değişiklikte değiştirilmemiş, “Türklük” kavramı muhafaza edilmiş. Şimdi, biz, bugün burada, getirilen bu teklifle “Türklük” yerine “Türk Milleti” “cumhuriyet” yerine “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” kavramlarını koyuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

81 konuşma daha · 29 Nisan 2008

81 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook