Güneydoğu anadolu projesi bölge kalkınma idaresi teşkilatının kuruluş ve görevleri hk. (s.s. 677)
Mardin Milletvekili ·
Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Kasım 2004 · 916 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Doğan, 4 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ BÖLGE KALKINMA İDARESİ TEŞKİLATININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK. (S.S. 677)); konuşma 916 kelime.
Muharrem Doğan (Mardin). “Güneydoğu anadolu projesi bölge kalkınma idaresi teşkilatının kuruluş ve görevleri hk. (s.s. 677)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2004-11-04-guneydogu-anadolu-projesi-bolge-kalkinma-idaresi-teskilatinin-kurulus (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUHARREM DOĞAN (Mardin)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1989 yılında, onbeş yıllığına, 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre kurulan ve 6 Kasım 2004 tarihinde yürürlük süresi dolacak olan GAP Bölge Kalkınma Teşkilatının genel durumu hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
GAP, aslında, su ve toprak kaynaklarını geliştirme programı olarak planlanan bir projedir. GAP kapsamında bulunan 9 ilin bölgesel olarak kalkınması, bölgelerarası farklılığın giderilmesi, istihdam yaratılması, bölge halkının gelir ve hayat düzeyinin yükseltilerek Dicle ve Fırat Nehirleri ile bu iki nehir arasında kalan toprakların en verimli şekilde kullanılması amaçlanmıştır.
GAP'ta 75 358 kilometrekarelik bir alan mevcuttur. Bu alan, Türkiye'nin yaklaşık yüzde 10'luk bir bölümünü kapsamaktadır. Bu alanda 22 baraj, 19 hidroelektrik santralı ve 1 700 000 hektar arazi sulaması ve yılda 27 milyar kilovat/saat elektrik enerjisi üretimi hedeflenmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulu Önder Atatürk'ün bir eseri olan ve 1930 yılında Keban Projesi olarak temeli atılan GAP'a, geçmiş tüm hükümetler sıcak bakmışlardır; ancak, bu projeye yeterli kaynak aktarılmamıştır. Fırat Havzasında kalan bölümde, Keban, Atatürk, Birecik, Karkamış Barajları tamamlanmıştır. Dicle Havzasında ise, Kralkızı, Dicle, Devegeçidi, Batman ve Göksu Barajları yapılmış olup, ancak tarla sulaması inşaatlarına tamamen başlanamamıştır. Bunlara paralel olarak, sulama projeleri çok yavaş gelişmiştir. Keza, toplulaştırma çalışmaları da yeterli hızda sürdürülememiştir. Sulama şebekeleri ve tarlaiçi geliştirme hizmetleri arasında uyum sağlanamamıştır.
Çiftçi eğitim çalışmalarının hızlandırılmasına ve yaygınlaştırılmasına şiddetle ihtiyaç vardır.
Bölgede, tarım topraklarında aşınma ve baraj göllerinde siltasyon potansiyeli tehlike oluşturmaktadır.
Bölgeye yönelik özel sektör faaliyetlerini teşvik edecek tedbirler yeterli değildir.
Bölgede, nitelikli ve yeterli eleman açığı vardır.
Bölge çiftçilerinin tarımsal kredi ihtiyaçları karşılanmamaktadır.
Güneydoğu Anadolu hayvancılık geliştirme projesi, maalesef, doğmadan ölmüştür.
Bölgeye sağlanan teşvikler ve uygulamadaki güçlükler, bir özel yatırım seferberliğinin başlatılmasına olanak vermemektedir. Yap-işlet-devret ve benzeri modellerin uygulanması mümkün kılınmamıştır. Yapısal bazda ise GAP havuzu oluşturulabilir.
Yine, GAP bütçesi ve GAP yatırım programı önerilebilir. Bunların etkin bir koordinasyon aracı olarak kullanılması sağlanabilir; ama, bugüne kadar hiçbirisi yapılmamıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca 29.8.2000 tarihinde hazırlanan çözüm önerileri konulu raporda, GAP'ın en büyük sorununun nüfus artışı olduğu beyan edilmiş ve şu görüşlere yer verilmiştir: Güneydoğu Anadolu Bölgesinin nüfus artış oranı çok yüksek. Yüzde 2,5 nüfus artış hızı, dünyanın en geri kalmış bölgelerinde rastlanan rakamlara çok yakındır. Bu durum, bölgede 0-14 yaş grubu nüfusunun çoğunluğu oluşturmasına yol açıyor. Ayrıca, terör olayları engelleyici bir endirekt etki yapmıştır diye rapor edilmiştir. Bu rapora katılıyorum; ama, sizlere soruyorum; Bakanlık ve hükümet olarak bunlar için ne yaptınız? GAP'ta, işsizlik başta olmak üzere, ağırlaşan sosyal sorunların üstesinden gelinebilmesi, ekonomik ve sosyal istikrar hedeflerine ulaşılabilmesi için bir çalışmanız var mıdır?
GAP İdaresi Başkanlığı, halen Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener'e bağlı olarak hizmet vermektedir. Sayın Şener, bir süre önce Zaman Gazetesine yaptığı açıklamada, bölgesel kalkınma kavramına ilke olarak karşı olduğunu belirterek "kişisel olarak GAP'ın görev süresinin uzatılmaması gerektiğini düşünüyorum; Türkiye'nin gelişmişlik düzeyi olarak daha kötü bölgeleri var; her bölge için ayrı bir birim kurulmaz, kalkınma projeleri Türkiye'nin genelini kapsamalı" ifadesini kullanmıştır. Sayın Şener'e buradan cevap vermek istiyorum: Evet, kalkınma projeleri Türkiye'nin genelini kapsamalıdır, katılıyorum; ancak, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin bir parçasıdır, coğrafî olarak ve Allah'ın bir lütfu olarak Dicle ve Fırat Nehirleri buradan akmaktadır; ayrıca, Çukurova konumundaki verimli topraklar bu havzalardadır. Çukurova'nın yarısı kadar olan Ceylanpınar Ovası, Derik-Kızıltepe-Nusaybin Ovalarına ait sulama kanallarının toplam uzunluğu 225 kilometredir. Çok yüksek bir maliyet teşkil etmemesine rağmen sulama kanalları yapılmamış ve baraj suları, ne yazık ki, Şanlıurfa tünellerinden ileriye doğru gidememiştir. Çaresiz kalan çiftçilerimiz ve üreticilerimiz çareyi 300-400 metre derinlikte sondaj kuyusu açmakta bulmuştur. 1 300 000 dekar olan Kızıltepe Ovasında 3 000 adet sondaj kuyusu açılmıştır ve çok yüksek elektrik faturalarına rağmen tarla sulamasını yapmakta ve kendi geçimlerini sağlamaya çalışmaktadırlar. Çiftçilerimiz ve üreticilerimiz, dönüm başına ödedikleri 60 000 000 TL ve işçilik ücretleri de eklendiğinde, elde ettikleri ürünü maliyet fiyatına satamamaktadırlar. Halbuki, sulama kanalları yapılmış olsaydı, çiftçilerimiz ve üreticilerimiz dönüm başına 8 000 000 - 10 000 000 TL ödeyeceklerdi; böylece, çiftçimizin ve üreticimizin yüzü gülecek, cebinde parası olacaktı.
Gelecek kuşaklar için kendilerine geliştirebilecekleri bir ortam yaratılmasını amaçlayan, sürdürülebilir insanî kalkınma felsefesi üzerine kurulu, kalkınmada adalet, katılımcılık, çevre korunması, istihdam, mekânsal planlama ve altyapı geliştirilmesi temel hedeflerine sahip projenin tamamlanması için çaba harcamamız ve sürenin uzun düşünülmesi gerekirken, GAP Bölge Kalkınma Teşkilatının süresinin, kanun hükmünde kararnamenin 1 inci maddesinde ve 13 üncü maddesinde geçen "onbeş yıl" ibarelerinin "onsekiz yıl" olarak değiştirilmesi; yani üç yıl gibi çok kısa bir süre uzatımı, bu projede kalan yatırımların bitirilmesinde hiç yeterli değildir. Üç yıl gibi çok az bir sürenin verilmesi, projeyi askıya almaktan ve yatırımları kapatmaktan başka bir şey değildir.
Avrupa Birliğiyle birlikte 2002 yılında yürütülmeye başlanılan ve üç bileşenden oluşan toplam 47 000 000 euro tutarındaki paranın GAP Bölgesel Kalkınma Programında kullanılması ve bu paranın da 2007 yılında bitirilmesi öngörülmüştür. Bunları dikkate alarak üç yıllık süre uzatımı verdiğinizi biliyorum.
GAP Bölge Kalkınma Teşkilatı yerine, Türkiye genelinde 26 bölge kalkınma ajansı kurulması öngörülmektedir. Bu ajansların kurulmaları, yapılanmaları, çalışmalarını etkin bir şekilde yürütebilmeleri için uyum sürecine ihtiyaçları vardır.
Böyle bir projenin uygulanmasını, yürütülmesini ve koordinasyonun sağlanmasını bölge ajansları sistemiyle çözmeye çalışmak son derece yanlıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP bölgesinde yaşayan ve bölgenin sorunlarını bilen mühendis bir arkadaşınız olarak 35 arkadaşımla hazırlayıp sunduğumuz, bölgenin gerçeklerini yansıtan kanun teklifimizde, on yıl süre uzatımı ve Bölge Kalkınma Teşkilatı merkezinin, proje uygulama yeri olan Güneydoğu Anadolu Bölgesine naklinin yapılması öngörülmektedir.
6 Kasım 1989 tarihinden bugüne kadar geçen onbeş yıllık sürede GAP'ta fizikî gerçekleşmenin, enerjide yüzde 74, ulaştırma ve haberleşmede yüzde 32,2, turizmde yüzde 27,2 düzeyinde olduğu; ancak, kalkınmanın itici gücü olan sulama yatırımlarında yüzde 13, toplam olarak da yüzde 52 düzeyine ulaşabildiği görülmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 4 Kasım 2004