İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · SALI

İlköğretim ders kitaplarının bedava dağıtılması ve ders kitaplarıyla ilgili

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Temmuz 2003 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 15 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İLKÖĞRETİM DERS KİTAPLARININ BEDAVA DAĞITILMASI VE DERS KİTAPLARIYLA İLGİLİ); konuşma 516 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “İlköğretim ders kitaplarının bedava dağıtılması ve ders kitaplarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2003-07-15-ilkogretim-ders-kitaplarinin-bedava-dagitilmasi-ve-ders-kitaplariyla-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; son zamanlarda, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından gündeme getirilen ve uygulamaya konulan, ilköğretim ders kitaplarının bedava dağıtılması ve ders kitaplarıyla ilgili diğer konularda gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, dünyanın bütün ülkelerinde, ilk ve ortaöğretimle ilgili ders kitapları stratejik bir araç olarak değerlendirilmektedir; o nedenle, ders kitaplarının, hazırlanmasından dağıtılmasına ve okutulmasına kadar her aşaması, adı Millî Eğitim olan bir bakanlık için önemlidir; bizim gibi, ulusal kimliğini eğitim üzerinden kurmaya çalışan bir ulus için daha da önemlidir.

Elbette ki, Anayasamızın öngördüğü biçimde, zorunlu ve bedava olan ilköğretimde okutulacak kitapların da devlet tarafından karşılanması takdir edilecek bir girişimdir. O nedenle, Millî Eğitim Bakanlığımızın başlattığı ilköğretim kitaplarının bedava dağıtılması projesi, özü itibariyle doğrudur. Ne var ki, konuyla ilgili gelişmeler yakından takip edildiğinde, bu uygulamanın bu denli masumane olmadığı anlaşılmaktadır. Ders kitapları piyasası bugün 250 trilyonu aşan bir pazara sahiptir. Millî Eğitim Bakanlığı, bu piyasanın 160 trilyonluk kısmını son uygulamayla kendi kontrolüne almış bulunmaktadır. 24 Haziran 2003 tarihinde yapılan ihaleyle, bedava dağıtılacak olan kitapların 63 milyon adedini 100 trilyon artı KDV karşılığı özel yayınevlerinden temin etme yoluna gidilmiştir. Buraya kadar herhangi bir sorun görünmemektedir. Sorun, Sayın Bakanın 2004-2005 öğretim yılı için okutulacak ders kitaplarını değiştireceğini söylemesi ve Talim Terbiye Kurulunda bu yönde çalışmaların şimdiden başlatılmış olmasıdır. Programlar değişeceğine göre, ders kitapları da değişecek demektir. Böylece, bir yıl sonra, 100 trilyona özel yayınevlerinden temin edilecek olan kitapların çöpe atılması gerekecektir. Başlangıcı masumane olan bu girişimin ortaya çıkardığı birinci gerçek, devletin 100 trilyon zarara uğratılmasıdır; devletin cebinden özel yayınevlerinin cebine bu paranın aktarılmasıdır.

Değerli milletvekilleri, düşünüyorum; Sayın Bakan, o çok düşündüğü velilerden ve öğrencilerden, neden, kayıt, nakil, onarım, karne, kırtasiye, yakıt ve yılda 30 000 000 katkı payı adı altında para toplamayı engellemeyi düşünmez; bu paraların toplanmasında öğretmene baskı yapılmasını durdurmaya çalışmaz; bunlara şimdiden önlem almaz!

Zaten, yoksul aile çocuklarının ders kitapları devlet tarafından bedava dağıtılmaktaydı. Halkın öncelikli talepleri bunlarken, neden, halkın bir talebinin olmadığı ders kitaplarını, öncelikli proje olarak ele alır; bu soruya verilecek cevap, bu masumane isteğin arkasında bulunan ikinci önemli konunun içerisindedir.

Sayın Bakanın bu girişimiyle, önümüzdeki öğretim yılında neleri tartışacağımız da belli olmuştur. Sayın Bakan, 28 Şubat sonrası Talim ve Terbiye Kurulunun onay verdiği ders kitaplarını dil ve içerik yönünden kabul edilemez bulduğunu her fırsatta dile getirmiştir. Benim korkum, Sayın Bakanın, 1970'li yıllarda epeyce gündemimizi işgal eden "dilde arınma" tartışmasına takılıp kalmış olmasıdır. Bu özelliği, önemli sorunlar doğuracaktır; çünkü, Sayın Bakan kendi duyarlılıklarını ders kitaplarında görmek istiyor.

Bir önceki Parlamento döneminde kendisinin öncülüğünde dönemin Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'na yönelik verilen gensorudaki ifadeler bugünkü uygulamaların arka planını bizlere açıklamaktadır. Bakınız, ne diyordu Sayın Bakan: "Gelin görün ki, Talim ve Terbiye Kurulu, âdeta, Türkçeyi katledecek uygulamalara sahne olmaktadır. Önce, yönetmelik oyunlarıyla, Talim ve Terbiye Kurulunun 70 küsur eski uzmanı, çeşitli bahanelerle okullara gönderildi. Talim ve Terbiye Kuruluna uzman olarak atananlar, özellikle tecrübesiz öğretmenlerden ve ideolojik kıstaslara göre seçildi. Solcular, her konuda enternasyonalci görünürken, oldum olası, dil konusunda ırkçı olagelmişlerdir. Ders kitaplarının tespitinde, yardımcı ders kitaplarının tavsiyesinde yegâne yetkili olan Talim ve Terbiye Kurulu, ders kitaplarında -tabir yerindeyse- Türkçe yerine kuşdili kullanmayı zarurî hale getirmiştir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 15 Temmuz 2003

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook