İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Devlet güvencesine güvenerek mevduatlarını imar bankasında değerlendiren bankazedelerin mağduriyetleri hk.

Muharrem Kılıç

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ekim 2003 · 640 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Kılıç (CHP), 16 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET GÜVENCESİNE GÜVENEREK MEVDUATLARINI İMAR BANKASINDA DEĞERLENDİREN BANKAZEDELERİN MAĞDURİYETLERİ HK.); konuşma 640 kelime.

Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Devlet güvencesine güvenerek mevduatlarını imar bankasında değerlendiren bankazedelerin mağduriyetleri hk”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-10-16-devlet-guvencesine-guvenerek-mevduatlarini-imar-bankasinda-degerlendir (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM KILIÇ (Malatya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İmar Bankası mağdurlarıyla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Alınan 3.7.2003 tarihli kararla İmar Bankasının bankacılık faaliyetlerine son verilerek, bankanın yönetim ve denetimi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmiştir. Aynı gün alınan kararla, 15.1.2001 tarihinden bu yana 50 000 000 000 TL'yle sınırlı olan mevduat sigortası kapsamı, bir yıl için geçerli olmak üzere, mevduatların tamamını kapsayacak biçimde genişletilmiştir. Açıklamanın devamında da, İmar Bankası nezdindeki mevduatların tamamının ödeneceği belirtilmiştir. Bu açıklamalardan sonra üç ayı aşkın bir süre geçmiştir. Bu süre içinde mudiler, hesapların gerçekliliği konusunda araştırma yapıldığı belirtilerek oyalanmışlardır. O yaz sıcağında vatandaşlar, Pamukbank şubeleri önlerinde uzun kuyruklar oluşturarak çile çekmişlerdir. Bu uygulamalar sonucunda İmar Bankasında 380 000 adet mevduat sahibi olduğu saptanmıştır; ancak, bugüne kadar, bu mevduat sahiplerinin paraları ödenmemiştir. Yapılan düzenlemelerle bu vatandaşlarımızın mevduatları güvence altına alındığına göre, hükümetin, bu düzenlemelere uyarak derhal, bu vatandaşlarımızın mağduriyetine son vermesi gerekmektedir.

Devlet adamlığı ciddiyet ister. Oysa, gerek Başbakan ve gerekse bakanlar, maalesef, bu ciddiyeti göstermemektedirler. Sayın Başbakan, vatandaşların bu konudaki şikâyetlerine "parayı yatırırken bize sormuyorsunuz, kaptırdıktan sonra 'ben ne yapacağım' diyorsunuz" diye cevap vermektedir. Vatandaş hangi bankaya para yatıracağını Başbakana mı soracaktır?! Eğer özel bankalar riskli ise, tüm özel bankacılığı yasaklayalım. Kaldı ki hükümet, bir taraftan kamu bankalarını hızla özelleştireceğini söylemekte, bir taraftan da özel bankalara para yatıran vatandaşları suçlamaktadır; bu beyanatıyla, zaten zor durumda olan bankacılık sistemini iyice zora sokmaktadır. Bir taraftan mevduata sağlanan güvenceyi yargılamakta, diğer taraftan ise, mevcut 50 000 000 000 TL'lik güvencenin sınırlarını limitsiz olarak genişletmektedir.

Bankaya para yatıran vatandaşların çoğu, banka sahibinin kim olduğunu bile bilmez. İmar Bankası mağdurları, paralarını bu bankaya yatırırken, banka sahiplerine değil, devlete güvenerek yatırmışlardır. Bu mudiler, banka sahiplerinin yakını veya banka sahiplerinin partisinin üyeleri değildirler.

Sayın Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, 22 Temmuz 2003'te yaptığı açıklamada, İmar Bankası mudilerine, ödemelerin 2 hafta içinde yapılacağını söyleyerek vatandaşa söz verdiği halde, bu açıklamadan sonra 11 hafta geçmesine rağmen, henüz bu ödemeler yapılmamıştır.

Hükümetin bu çelişkili açıklamaları karşısında İmar Bankası mudileri iyice umutsuzluğa kapılmışlardır. Şu anda, 380 000 mudi ve aile fertleriyle birlikte yaklaşık 1 500 000 insan, büyük mağduriyet içindedir. Hükümet, bu soruna çözüm bulmak zorundadır. İktidar, sızlanma yeri değil, çözüm yeridir.

Hükümet, İmar Bankasından devlet tahvili ve hazine bonosu alan vatandaşlarımızın da mağduriyetini gidermelidir. Zira, bu vatandaşlarımız da, tahvil ve bonoları, devletin denetim ve gözetimindeki bir bankadan satın almışlardır. Devlet güvencesini bir yıl için 50 000 000 000'ın üzerine çıkaran hükümetin hazine bonosunu ve devlet tahvillerini kapsam dışında bırakması, eşitlik ilkesine aykırı, haksız ve adaletsiz bir uygulamadır.

Bu iktidardan önce de, bankacılık sisteminde 20'den fazla bankaya elkonulmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlar mısınız.

MUHARREM KILIÇ (Devamla)Ancak, diğer hükümetler tarafından, elkonulan bu bankalara para yatıran vatandaşlarımızın paraları ödenerek, mağdur edilmemişlerdir. İmar Bankasında parası bulunan vatandaşlarımızın büyük bölümü, küçük ölçekli mevduat sahipleridir. Bunlardan bir kısmı, emekli ikramiyesini bankaya yatırarak, faiz gelirini emekli maaşına katkı sağlamaya çalışmış; bir kısmı, evini veya arabasını satmış, faiz geliriyle öğrencisini okutmaya, evin geçimini sağlamaya çalışmış; bir kısmı, çocuklarının nafakasından keserek, karşılaşabileceği zor günler için birikimlerini bankaya yatırmış kişilerdir. Bu insanlar, çok büyük mağduriyet ve çaresizlik içerisindedirler.

Hükümet, banka sahiplerinin yolsuzluklarını ve sahte kayıtlarını gerekçe göstererek, bu vatandaşların parasını ödemekte gecikemez. Kaldı ki, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından, İmar Bankası sahiplerinin yaklaşık 10 katrilyon liralık mal varlığına ihtiyatî tedbir kararı koydurulmuştur; ancak, burada da, yeni bir durum doğmaktadır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, hükümetin kararıyla, İmar Bankası mudilerinin parasını ödemediği takdirde alacaklı olamamakta, alacak davası açma veya icra takibi yapma hakkı doğmamaktadır. Alacak davası açılamaması ve icra takibi yapılamaması durumunda ise, Bankalar Kanununun 14 üncü maddesine göre, banka sahiplerinin mal varlığına konulan ihtiyatî tedbir kararı, tedbirden itibaren altı ay süre geçtikten sonra, kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Böylece, devletin alacakları da riske girecektir.

Konuyla ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Başkanvekilleri ve Genel Başkanımız defalarca açıklama yapmasına rağmen, bugüne kadar bir yanıt da verilmiş değildir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 16 Ekim 2003

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook