İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)

Muhsin Koçyiğit

Diyarbakır Milletvekili ·

Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Şubat 2006 · 441 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhsin Koçyiğit, 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 441 kelime.

Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2006-02-08-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1076 sıra sayılı yasa üzerinde Anavatan Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, aslında, yasa tasarısının geçici 1 inci maddesi teknik bir madde. Ben de bu teknik kısma ilişkin açıklamalarda bulunacağım, fazla uzun olmamak şartıyla; ancak, bundan önce, özellikle, gerek yasa tasarısının tümü üzerinde yaptığımız konuşmalarda ve gerekse maddeler üzerindeki konuşmamızda eleştirilerimizi getirmiştik. Gerçekten de, bu yasa tasarısı böyle yasalaşırsa, emeklilerin hiçbir derdine deva olmaz; çünkü, dün de madde üzerinde belirtmiştim, sadece ocak ayı enflasyon oranı TÜFE ve ÜFE ortalaması 1,35. Şubat ayında böyle çıkarsa, demek ki, iki aydaki artış, aşağı yukarı, yüzde 3 olacak. Bundan sonra daha dört ay var. Demek ki, daha biz emeklilere ilk altı ayda vereceğimiz yüzde 3'lük zammı almadan bunun tümü gitmiş olacak. Daha bu yasa çıkacak, yürürlüğe girecek, emekliler ondan sonra para alacak. Maalesef, daha yasa çıkmadan, yürürlüğe girmeden yüzde 3'lük kısım gitti. Demek ki, ekonomik gelişmelere ayak uydurabilmemiz için, geleceğe net bakabilmemiz için, en azından verilen önergeler doğrultusunda, bu aylık artışlarının fazla olması gerekiyordu ve bu artışlar da yüzdelik değil, maktu şekilde, seyyanen zamlar şeklinde olması gerekir. Aksi halde, hem üç Emekli Sandığı kurumu arasındaki maaş farkları açılıyor hem de aynı kurumdan maaş alan emeklilerin kendi arasındaki taban ve tavan ücretleri arasındaki fark açılıyor.

Bunları belirttikten sonra, bu geçici maddeye ilişkin olarak da, hepimizin bildiği gibi, 2004 ve 2005 yıllarında vergi iadelerine mahsuben avans şeklinde ödenmişti, bunların kapatılması yapılmamıştı. 2006 yılı bütçesinde, geçmiş yıllar avanslarının kapatılması için, 1,5 katrilyon liralık bir eködenek bırakılmıştı; fakat, görüyoruz ki, bu yasa tasarısıyla, bütçeyle ilişkili olmaksınız, bütçe dışında ek bir borçlanma programıyla, 2004 ve 2005 yıllarındaki avans kapatılıyor. Bu ne demektir; 2006 yılı bütçesine koyduğumuz 1,5 katrilyon liralık para, bir yerde, boşta kalmaktadır. Boşta kaldığı için de, hükümet, bunu istediği alanda aktarma şeklinde kullanabilir; ister geçmişte ödeneği olmayan ve yapılmış harcamalar için kullanabilir ister geleceğe yönelik olarak, istediği bir alanda, aktarma şeklinde kullanabilir. Bu da bütçe tekniğine, enflasyon hedeflemesine, gelecekteki faiz hesaplamalarına aykırıdır; aynı zamanda, şeffaflık ve açıklık ilkelerine de aykırıdır.

Hepimizin bildiği gibi, geçen yıllarda çıkardığımız Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun en temel maddelerinden birisi, ödeneği olmayan harcama yapılamazdı; ama, bu geçici maddeyle, o temel yasanın temel ilkesini de delerek, ödeneği olmayan harcama da yapabileceğiz. Bu bakımdan, bunlar, geleceğe yönelik olarak, malî disiplinden, bütçe disiplininden uzaklaşmayı sağlayacaktır. Bu bakımdan, bunun bu şekilde değil, en azından, bütçeden karşılanması gerekir. Ancak o zaman bütçedeki tüm gelir ve giderler toplu olarak kavranmış olur ve bunun da enflasyon üzerine, borçlanma programı üzerine herhangi bir etkisi olmaz. Maddeyi, biz, bu bakımdan eleştiriyoruz.

Sözlerimi burada bitirirken, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 8 Şubat 2006

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook