T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Şubat 2006 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 531 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-02-08-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum. Ancak 86 ncı maddeye göre söz hakkı bulabildim; o nedenle, bu kanunla ilgili görüşlerimizi, maalesef, ifade etme imkânı bulamadık.
Ancak, ben, bundan önce biraz önce Sayın Mehmet Ali Şahin Bakanımızın burada yapmış olduğu açıklamayla ilgili bir cümle söylemek istiyorum: Ben, FIFA'dan çıkan kararla ilgili olarak, hükümetin, Avrupa'da, dünyada bir lobi faaliyeti yapması gerektiğini söylemiştim. AK Parti olarak böyle bir faaliyet içerisinde olmalarını değil, Türkiye'yi temsilen, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Hükümeti olarak, böyle bir konuda lobi faaliyetinde bulunmaları gerektiğini söylemiştim. Sayın Bakan da böyle bir faaliyet içerisinde olmadıklarını ifade etti ve bundan da büyük bir üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum.
Bugünkü gündemle ilgili olarak, Sayın Anadol da, gündemde herhangi bir değişiklik olmadığını ifade ettiler. Ben, dünkü, Adalet ve Kalkınma Partisinin dağıtmış olduğu gündemle ilgili programı ve bugünkü programı Sayın Anadol'a takdim edeceğim; orada, nasıl, bugün görüşülmemesi gereken iki kanunun daha ön sıralara geldiğini Sayın Kemal Anadol da rahatlıkla görebilecek.
Değerli milletvekilleri, toplumumuzun çok büyük bir kesimini ilgilendiren bir kanunu görüştük. Bu kanunla ilgili olarak, iktidar ve muhalefet partisi milletvekilleri görüşlerini açıkladılar. Gönül, bu kanun tasarısının emeklilerimizin daha lehine olabilecek bir şekilde çıkmasını arzu ederdi, hep beraber arzu ederdik; ancak, hep söylenen şu: "Enflasyon oranının üzerinde maaşlarına zam yaptık." Şimdi, ben, bir iddiada bulunmak istiyorum. Biliyorsunuz, enflasyonla ilgili endeksteki maddelerin büyük çoğunluğu değiştirildi. Eğer, o değiştirilmemiş olsaydı, eski endeks içerisindeki maddelerle enflasyon oranı hesaplanmış olsaydı, 2005 yılı yılsonu enflasyonu yaklaşık yüzde 11 civarında olacaktı. Ancak, o değişiklikten dolayı, enflasyon oranı Türkiye'de yüzde 8'ler seviyesinde olmuştur; yani, endeksteki o maddelerin değiştirilmesiyle, enflasyon oranı, Türkiye'de, yüzde 3 gibi çok önemli bir oranda, sunî olarak düşürüldüğü gözden uzak tutulmamalıdır. Siz, yüzde 8 enflasyon oranını hesaplar ve emeklilere yüzde 3, yüzde 3 zam verdiğinizi ifade ederseniz, bunun, emeklilerin hiçbir derdine çare olmadığını emeklilerimiz yüksek sesle haykırır.
Bakınız, Devlet İstatistik Enstitüsünün rakamları -şimdi Türkiye İstatistik Kurumu- hane halkı bütçe anketi: Yoksulların genel nüfusa oranı 2002'de yüzde 26,96'dan 2003 sonunda yüzde 28,12'ye çıkmış. Bu, resmî rakam. Eğer Türkiye'de her şey iyi gidiyorsa yoksulların oranı niçin Türkiye genelinde oransal olarak artmaktadır ve yine ocak-kasım ayları içerisinde sadece kiralardaki artış -dikkatinizi çekmek istiyorum değerli milletvekilleri- yüzde 19,3. Onbir ayda, 2005 yılında, Türkiye'de kiralardaki artış yüzde 19,3. O, 7 000 000, bahsetmiş olduğunuz SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin belki yüzde 60'ı, 70'i kirada oturan vatandaşlarımız. Sadece onbir ayda kiradaki artış yüzde 19,3 olursa, sizin vermiş olduğunuz yüzde 3 + yüzde 3 zammın onların dertlerine bir deva olmayacağı çok açık bir şekilde ortadadır.
Bakınız, kasım ayında -yine resmî rakamlardır okumak istiyorum- manto fiyatı yüzde 14,8 artmış, palto fiyatı yüzde 9,9 artmış, erkek botu yüzde 6,72 artmış, bayan çizmesi yüzde 6,42 artmış. Sadece kasım ayında, emeklilerimiz, dullarımızın, yetimlerimizin, sadece bir ay içerisinde zaruri olarak almak istedikleri ve mutlaka kullanması gereken ürünlerin fiyat artışlarının nerelerde olduğunu gördükten sonra, yüzde 3 + yüzde 3'ün ne kadar anlamsız olduğu çok açık ve net bir şekilde ortaya çıkar.
Bakınız, yine Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarını veriyorum: Reel ücretlerin gerilemesiyle ücretli ve maaşlı kesimde -bunun altını çizmek istiyorum- yoksulluk oranı yüzde 13,64'ten yüzde 15,28'e çıkmış. Bunlar resmî rakamlar. Maaşlı ve ücretli kesimde yoksulluk oranı artıyor değerli milletvekilleri. Yani, bütün rakamlar gösteriyor ki, bahsedilenin dışında, farklı olarak…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 8 Şubat 2006