Çalışma saatleri ve konuları hk.
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Şubat 2006 · 973 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 973 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-02-08-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum; Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz aldım.
Dün de, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu haftaki ve önümüzdeki hafta salı günü gündemini belirleyen bir Danışma Kurulu önerisi milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. Daha üzerinden 24 saat geçmeden, bugün yeni bir Danışma Kurulu önerisiyle, hem bu haftaki hem de gelecek haftaki gündemi belirleyen bir öneri huzurlarımıza geldi.
Değerli milletvekilleri, bu konuyla ilgili olarak, onlarca kez, bu kürsüden bu konu dile getirildi. Biz, milletvekili olarak, daha dün kabul ettiğimiz bir Danışma Kurulu önerisi varken, bugün yeni bir önerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesi karşısında, getirilen kanun tasarılarını ve tekliflerini inceleme ve araştırma fırsatını nasıl yakalayabileceğiz? Dün hiç gündemde olmayan iki kanun, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getiriliyor. Şimdi, milletvekilleri olarak bizim en tabiî hakkımız değil midir ki, daha önceden, belli bir süre öncesinden, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirilecek olan kanun teklif ve tasarılarının milletvekillerinin bilgisine sunulması gerekmektedir. Yoksa, bizler, milletvekilleri olarak, o gün Meclis açıldığında, önümüzde hangi kanun tasarıları ve tekliflerini görüşeceksek… Böyle bir Meclis çalışmasının milletimiz için, Meclisimiz için faydalı olabileceğini iddia edecek bir tek milletvekili burada bulunmuyor arkadaşlar. O nedenle, lütfen, istirham ediyorum, bundan sonra, en azından önümüzü görebilmek için, belli bir süre için hazırlık yapabilmemiz için Danışma Kurulu önerilerinin daha ciddî bir şekilde Meclis gündemine getirilmesi gerekiyor ve yine, önümüzdeki hafta salı ve çarşamba günleri denetim konularının görüşülmemesi hususu, yine Danışma Kurulu önerisiyle, oybirliğiyle alınan bir öneriyle, önümüzdeki hafta da denetim konularının görüşülmemesi söz konusu.
Değerli milletvekilleri, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, ne kanun yapma noktasında ne de denetim konusunda üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine getiremiyoruz. Layıkıyla yerine getiremememizin en güzel örnekleri de, Sayın Cumhurbaşkanından bugüne kadar görülmemiş ölçüde geriye dönen kanunlar, Anayasa Mahkemesinden geriye dönen kanunlar. İşte, böyle, hızla çalışıyoruz derken, kısa sürede bu kadar kanun çıkardık diye övünürken, bunun karşılığında, geçmiş dönem meclislerinde görülmemiş ölçüde, kanunların, hem Cumhurbaşkanından hem de Anayasa Mahkemesinden dönmesi söz konusu.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin gündemi, buradaki gündemden çok farklı. Bakınız bugün Türkiye'de neleri tartışıyoruz: Dün FIFA'nın vermiş olduğu bir karar var ve otuz kırk yıldan beri belki görülmeyen ölçüde, Türkiye'ye karşı verilmiş olan ve hepimizin vicdanını sızlatan bir karar söz konusu ve Sayın Mehmet Ali Şahin de çıkıyor, diyor ki "bu karar siyasîdir."
Eğer siyasîyse, Sayın Mehmet Ali Şahin, Sayın Bakan, niçin o siyasî kararın önünü kesecek olan gayretler içerisinde olmadınız, niçin bu konuda bir gayret göstermediniz; hani Avrupalı liderler Sayın Başbakana ön ismiyle hitap ediyordu, hani "dostum" diye hitap ediyorlardı birbirlerine; hani dünyanın her köşesini ziyaret edip orada Türkiye'yi tanıtma faaliyetlerinde bulunuyordu; ne oldu şimdi?.. Ne oldu; bugün bütün dünyanın gözü önünde Türkiye'ye verilmiş olan ve belki de kesinlikle bir ihraç kararına ramak kalınmışken, 6 maç ceza söz konusu.
Değerli milletvekilleri, bu hükümet Futbol Federasyonu seçiminde göstermiş olduğu gayretin yüzde birini bu kararın alınmasından önce göstermiş olsaydı, ben inanıyorum ki, FIFA'dan karar bu şekilde çıkmazdı. Neredeydi Sayın Başbakan?! Niçin bu konuyla ilgili girişimlerde bulunmadı?! Niçin dostu Berlusconi'ye veya Tony Blair'a veya başka liderlere bu konuyla ilgili girişimlerde bulunmadı?! Hani, dünyanın parlayan yıldızıydı, yükselen yıldızıydı Türkiye; ne oldu?! Ve sonra da, kalkıyorsunuz, Bakan olarak, bunun siyasî olduğunu iddia ediyorsunuz. Eğer FIFA siyasî kararlar almış olsaydı, İngiltere'ye, biliyorsunuz, bundan birkaç yıl önce, kulüplerinin bu tür müsabakalardan men edilmesiyle ilgili karar İngiltere aleyhine çıkmazdı.
Siz, hükümet olarak, güvenlik güçleri olarak, daha havaalanına inildiği andan itibaren İsviçre Millî Takımının can ve mal güvenliği noktasında üzerinize düşen görevi bihakkın yerine getirseydiniz, İstanbul'un ana caddelerinde otobüslere yumurtayla saldırmalarının önüne geçseydiniz, hükümet olduğunuzu gösterseydiniz, iktidar değil muktedir olduğunuzu gösterseydiniz, saha içinde maçın bitiminde gerekli tedbirlerle ilgili hassasiyeti göstermiş olsaydınız hükümet olarak, iktidar olarak, bugün FIFA'dan öyle bir kararın çıkması kesinlikle söz konusu olmazdı. Ancak, sizler, Futbol Federasyonu Başkanının kim olacağı noktasında bütün hükümet üyeleri olarak gayret gösterirken, âdeta, nerede bir dernek varsa, Kanarya Sevenler Derneğinin başkanının bile kendinizden olmasını istediğiniz günlerde FIFA'nın vermiş olduğu bu karar karşısında eğri oturup doğru konuşmalısınız.
Değerli milletvekilleri, bakınız, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı döneminde, 3,5 yıllık dönemde, sporla ilgili olarak hiçbir başarıya imza atılmamıştır. Avrupa Futbol Şampiyonasına gidilememiştir. Dünya Kupası finallerine gidilememiştir. Güreşte bozgun yaşanmıştır. Halterde, tarihimizde görülmemiş ölçüde, doping meselelerinden dolayı Halter Millî Takımımız, resmî yarışmalardan men edilmiştir. Basketbolda Avrupa ikincisi olan Millî Takımımız bugün ne hallerdedir! Avrupa ikincisi olan Voleybol Millî Takımımız bugün ne hallerdedir! Sporun bütün branşlarında büyük bir çöküntü yaşanırken, hükümetin tek gayesi, Futbol Federasyonu Başkanının kimin olacağı şeklindeki bir çalışma içerisine girilmiş olmasıdır.
Değerli milletvekilleri, gündemimizde o kadar çok önemli konular var ki! Dün benim burada yapmış olduğum konuşmada da dile getirdiğim, narenciyeyle ilgili, getirin Meclise demiştim; çok teşekkür ediyorum, gelmiş; önümüzdeki hafta bu konu görüşülecek.
Arkadaşlar, Çukurova'ya gidin. Ben, beş kez Adana'ya, Mersin'e gittim. Narenciye dalında bekliyor. Vatandaş, üretici perişan…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Getirdik…
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Size de teşekkür ederim Sayın Anadol, gündeme alınmış. Ancak, bakınız, (10/81), (10/234), (10/286); bunlar verileli yıl oldu Sayın Anadol. Bugüne kadar niçin İktidar Partisi bu meseleyi Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine… 15 Şubata yaklaşıyoruz, artık, narenciyeyle ilgili, bundan sonra yapılacak olan çalışmaların narenciye üreticisine katkısı ne olacaktır? Bu sene de kaybetmiştir narenciye üreticisi. Onun için, Türkiye'nin gündemiyle Meclisin gündeminin birbiriyle örtüşmesi lazım.
Değerli milletvekilleri, bakınız, elimde bir gazete var. Bugün, Ege'de yayınlanan ve Ege'nin en büyük gazetesinin başlığı: "Yürüyecekler" Başlık, sür manşet: "Yürüyecekler" Kim yürüyecek değerli milletvekilleri; Ege Bölgesindeki sanayiciler, Ege Bölgesindeki tekstilciler yürüyeceklerini söylüyorlar. "Artık bıçak kemiğe dayandı" diyorlar. 12 milyar dolarlık ihracat yapan tekstil sektörü, 3 000 000 insana istihdam sağlayan tekstil sektörü çökmek üzere. Ben Denizliliyim, Denizli Milletvekiliyim; tekstilde, Denizli'nin Türk ekonomisinde çok büyük ağırlığı vardır. Sanayicimiz, tekstilcimiz kan ağlıyor. Düşük kur, yüksek faizden dolayı, Türkiye bir ithalat cenneti oldu. Tekstilin bütün ara maddeleri, şu anda ithal edilir vaziyete geldi. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçüde, 73 milyar dolarlık hammadde ve ara madde ithalatı yapıldı. Bu yapılan her hammadde ve ara malı ithalatı, Türkiye'de bunları üreten KOBİ'lerimizin, esnaflarımızın, sanayicilerimizin çökmesine sebebiyet veriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 8 Şubat 2006