İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununa bir ek madde eklenmesi (s.s.179)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 99. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Haziran 2003 · 443 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 26 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNA BİR EK MADDE EKLENMESİ (S.S.179)); konuşma 443 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununa bir ek madde eklenmesi (s.s.179)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2003-06-26-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununa-bir-ek-madde-eklenmesi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir vakıf üniversitesi daha kuruluyor. 23 vakıf üniversitemiz var, 53 de devlet... Anayasamızın 130 uncu maddesinde -arkadaşlarım da söylediler- kazanç amacı gütmemek kaydıyla, vakıflar aracılığıyla üniversite kurulabileceği belirtiliyor.

Değerli arkadaşlar, insafla düşünelim, bu 23 üniversitede, gerçekten, bir kazanç amacı güdülüyor mu, güdülmüyor mu? Ben, şöyle bir ücretlerine bakıyorum -bir gazete kesiğini size gösteriyorum- Oxford Üniversitesinin bedeline erişmiş, üniversitedeki okuma bedeli. Birkaç tane örnek vermek istiyorum: Bilgi Üniversitesinde 14 000 000 0000, Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 17 500 000 000, Sabancı Üniversitesinde tüm lisans programları 15 000 000 000; böyle gidiyor. Yani, kimileri dolarla; işte, 10 000 - 15 000 dolar arasında değişiyor.

Şimdi, vakıf üniversiteleri öğretim üyesi yetiştirmiyorlar; biz, devlet üniversitelerinde öğretim üyelerine yeterli ücret vermediğimiz için de, transfer oluyor öğretim üyeleri, vakıf üniversitelerine gidiyor. Bir de, üstelik, demin bir yarıştan söz etti arkadaşım; çok doğru. Yani, bir yandan vakıf üniversiteleri olsun, biz de devlet üniversitelerini destekleyelim, yarışsınlar ve nitelik yükselsin; ama, biz, kendi üniversitelerimizi, kamunun üniversitelerini desteklemiyoruz, köstekliyoruz. Bütçeden ayırdığımız pay giderek düşüyor, son on yılın en düşük payını hem Millî Eğitimde hem de üniversiteler bütçesinde yapmışız; ama, vakıf üniversitelerinin bütçelerinin -o bütçelerin nasıl yapıldığını da bilmiyoruz- yüzde 45'i devlet tarafından ödeniyor. Şimdi, oradaki öğrenci sayısı, tabiî, düşük. Bir de devlet destek veriyor. O iyi olanaklarla, varlıklı kesimin çocukları okuyor.

Değerli arkadaşlar, tabiî ki, koşulları yerine getirmek kaydıyla, kendi yağıyla kavrulmak kaydıyla, kazanç amacı gütmemek kaydıyla üniversite açan kuruluşlara, kapital sahiplerine bizim bir sözümüz olmaz; ama, biz, önce devlet üniversitelerindeki niteliği yükseltmek zorundayız; fakat, gidiş o gidiş ki, yükseköğretimde okullaşma oranı -açıköğretim de dahil- yüzde 23; son derece düşük, Avrupa Birliği ülkelerine göre ve çağdaş ülkelere göre.

Şimdi, devlet üniversitelerinde okumak da, maalesef, son zamanlarda paralı olmuştur. Biliyorsunuz, harçlara 1983 yılında adım atıldı. Çok küçük bir miktar bu, şu kadar denildi. Şimdi, bakıyorsunuz, yavaş yavaş, bırakın, köylünün, işçinin okutmasını, bir memurun çocuğunun bile bir konservatuvarda okuması çok zordur; ikinci üniversitede okuması çok zordur.

Bakın, geçen gün, YÖK, hükümete bir öneri sundu. "Üniversite harçları yüzde 20 ile 35 arasında artırılsın" deniliyor. Hükümet de memura "yüzde sıfır zam" diyor. Memur, çocuğunu şimdi okutacak; bakalım nasıl okutacak?! En düşük harç 42 000 000 lira ve en yüksek 372 000 000 lira; ama, ikinci öğretimde -bu da devletin bir üniversitesi- 492 000 000 ile 3 804 000 000 lira arasında değişiyor. Yanlış duymadınız; devlet üniversitesindeki harç 3 804 000 000 lira.

Arkadaşlar, nerede ders araç ve gereçlerinin alımı; nerede barınma, nerede beslenme?! Peki, hani, biz, Anayasanın 42 nci maddesine göre, çocuklarımızı yetenekleri doğrultusunda geliştirecektik?! 2 nci maddesinde belirtilen bir sosyal devlet anlayışı vardı!.. Üniversiteler, giderek, ancak varlıklı kesimlerin çocuklarını okutabildikleri kurumlar haline gelmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 26 Haziran 2003

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook